100 Saatte Dünya Turu Platin’de

Muhammed Yılmaz, Türkiye’nin en dinamik ekonomi dergisi Platin için, 19-23 Kasım tarihleri arasında Singapur Havayolları’nın özel davetiyle 100 saatte yaptığı dünya turunu yazdı. Türkiye’den bu daveti alan tek kişi olan Yılmaz, dünya turu kapsamında dünyanın en uzun non-stop seferi olan Singapur-New York uçuşunu da deneyimledi…


100 SAATTE DÜNYA TURU

100 saatte dünya turu yapmak mümkün mü? Kulağa pek mümkün değilmiş gibi gelse de pazartesi günü saat 14:30 ile Cuma günü 18:30 arasındaki 100 saatlik sürede, 3 kıtada, 4 şehir ve 6 havalimanı dolaşıp; 4 farklı uçak tipiyle 4 ayrı uçuşta toplam 37 saat uçup, dünyanın çevresinde bir tam tur atmayı başardım!

Dünyanın en uzak destinasyonlarını birbirine non-stop uçuşlarla bağlamak, sınırları kaldırıp insanları birbirleriyle daha kolay buluşturmak gibi sosyal bir meselenin ötesinde, havayolları için çok ciddi bir prestij ve uçak imalatçıları için olağanüstü bir gövde gösterisi aynı zamanda.

Yaklaşık 20 saat havada kalabilen ultra uzun menzilli yolcu uçaklarının hayatımıza girmesiyle, ses hızını aşmayan ticari havayolu seyahatlerinin sınırına ulaşmamıza ramak kaldı. Avustralya kıtasının batı yakasındaki Perth şehrinden uçağa binip kendimizi Londra’da bulabildiğimiz günümüz şartlarında; ulaşılması gereken hedef olarak sadece kıtanın doğusundaki Sydney ve Melbourne gibi şehirleri; Londra, Paris, Cape Town, New York ve Rio de Janeiro gibi şehirlere non-stop uçuşlarla bağlayabilmek kaldı. Havayolları ve yolcular için ekonomik, verimli ve konforlu bu seyahatlerin de 2022 yılında başlatılarak ses altı hızlardaki küresel havacılığın sınırlarına ulaşılacağı öngörülüyor.

Singapur Havayolları, 2004 yılında, sadece 100 business class koltuğu bulunan özel bir donanıma sahip Airbus A340-500 uçaklarıyla icra ettiği seferlerle Singapur ve New York’u birbirine bağladı. Ancak artan yakıt fiyatları ve yükselen maliyetler, uçuşların verimliliği ve karlılığını düşürdüğü için, havayolu 2013 yılında uçuşlara son vermek zorunda kaldı. New York – Singapur uçuşları, o günden sonra Frankfurt aktarmalı gerçekleştirilmeye başlandı.

Ancak havacılık endüstrisinde yaşanan gelişmeler havayolunun imdadına yetişti. Singapurlular, yeni teslim aldığı Airbus A350-ULR (ultra long range-ultra uzun menzilli) uçaklarıyla, 11 Ekim’de yeniden bu iki şehri birbirine bağladı ve dünyanın en uzun non-stop uçuşu unvanını eline geçirdi.

Singapur Havayolları’nın Türkiye ofisinden Singapur ile New York arasındaki bu özel seferi deneyimleme şansı sunan karşı konulmaz bir davet aldım. Üstelik davet yalnızca bu uçuşu deneyimlemekle sınırlı değildi. Aynı zamanda kısa sürede tamamlanacak bir dünya turu davetiydi. Türkiye’den tek katılımcı olmak da cabasıydı. Elbette düşünmeden kabul ettim!

  1. UÇUŞ: İSTANBUL-SİNGAPUR (SQ 391)

Macera, pazartesi günü 14:30’da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda, SQ391 sefer sayılı uçuşu icra eden Boeing 777-200ER uçağında başladı. Yaklaşık 10 saatlik keyifli bir uçuşun ardından, yerel saatle sabah 06’da Singapur’un dünyaya açılan kapısı Changi Havalimanı’na indim.

Kısa bir istirahatin ardından, öğleden sonramı Singapur Havayolları’nın kabin personelinin eğitim merkezine kısa bir ziyaret ve bu şirin şehir devletinin sokaklarını arşınlamaya ayırdım. Dünyanın en gözde turistik noktalarından biri olan Marina Bay Sands’in ünlü seyir terasında güneşi batırıp; dünya turunun ikinci ve en önemli ayağını gerçekleştirmek üzere yeniden Changi Havalimanı’na geçtim.

  1. UÇUŞ: SINGAPUR-NEW YORK (SQ 022)

Singapur’un yeniden New York’a bağlanmasını sağlayan A350ULR, Avrupalı imalatçı Airbus’ın yeni nesil geniş gövde modeli A350 üzerinde yapılan bir dizi iyileştirmenin ardından ortaya çıktı.

Yaklaşık 18 bin kilometre menzile sahip olan ve 20 saatten daha uzun süre non-stop uçabilen A350ULR, en uzun menzile sahip uçaklar listesinin zirvesinde.

A350 ULR’nin değiştirilmiş yakıt sistemi, mevcut A350-900 uçaklarındaki yakıt hacmini 24.000 litre artırarak 165.000 litreye çıkardı. Böylece ek yakıt tanklarına ihtiyaç duyulmadan uçağın menzili ciddi şekilde uzatılmış oldu. Uçak üzerinde ayrıca, genişletilmiş kıvrık kanat uçları (winglet) da dahil olmak üzere bir dizi aerodinamik geliştirme yapıldı. Bu sayede yakıt tüketimi ve buna bağlı olarak zararlı gaz emisyonlarında yüzde 25’e varan iyileştirme sağlandı.

Uçuş esnasında yolcu ve mürettebat konforunu da eksiksiz olarak sunan uçağa, Rolls-Royce Trent XWB motorları güç veriyor. Müşterisine daha düşük bakım maliyeti sunan uçak, muadillerine göre çok daha sessiz. Kabinde ayrıca yeni havalandırma ve ışıklandırma sistemleri de yer alıyor.

Havayolu A350 için verdiği 67 siparişin 7’sini ULR modeline çevirdi ve bu modelin şimdilik tek kullanıcısı durumunda. Çünkü sadece New York değil, Los Angeles ve San Francisco gibi destinasyonlar da Singapur’a bağlanıyor. Toplam 161 yolcu taşıyan uçakta ekonomi sınıfı yok! Business class sınıfında 67 ve Premium Ekonomi sınıfında 94 koltuk var!

138 yetişkin ve 1 bebek yolcu ile birlikte 4 pilot ve 13 kabin görevlisinin yer aldığı Singapur-New York uçuşum, yerel saatle 00:40’ta başladı. Pasifik üzerinden ilerleyip, 16637 kilometre yol kat ettiğimiz uçuş, 16 saat 57 dakika sürdü. Yerel saatle 05:00’te New York Newark Liberty Havalimanı’na teker koyduk. Uçuş boyunca uçağımız tam 97.7 ton yakıt tüketti.

Uçuştan önce gökyüzünde 17 saatin nasıl geçeceği hakkında biraz endişe duysam da; yemek, film ve uyku üçlüsü ile yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadım. 7-8 saatlik bir uzun menzil uçuşun yarattığı hissiyata sahip olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Uçuş sonrası konuştuğum herkes, benimle aynı düşüncedeydi.

  1. UÇUŞ: NEW YORK – FRANKFURT (SQ 025)

New York’ta kendime ayırdığım 1,5 günlük vaktin ardından, geri dönüş yolculuğum başladı. Perşembe akşamı yerel saatle 20:15’te New York J.F.Kennedy Havalimanı’ndan Frankfurt’a yaptığım uçuşla, tura başladığım kıtaya yani Avrupa’ya geri döndüm. Singapur’dan New York’a Pasifik üzerinden gelmiştim. New York’tan Frankfurt’a ise Atlantik üzerinden dönerek dünya çevresinde neredeyse bir tam turu tamamlamış oldum. Bu uçuşu özel kılan bir diğer önemli detay ise dünyanın en büyük ticari yolcu uçağı olan Airbus A380 ile uçmamdı. Yaklaşık 7 saatlik keyifli bir yolculuğun ardından; iki katlı süper jumbo, yerel saatle sabah 09:30’da Frankfurt’a teker koydu.

  1. UÇUŞ FRANKFURT-İSTANBUL (TK1618)

Frankfurt Havalimanı’nda 3 saatlik bekleme süresinin ardından, yerel saatle 13:45’te Türk Hava Yolları’nın Airbus A320 uçağı ile gerçekleştirdiği İstanbul Sabiha Gökçen uçuşuna katıldım. Türkiye saati ile 18:30’da; yani pazartesi günü Singapur’a hareketimden tam 100 saat sonra Sabiha Gökçen Havalimanı’na teker koyduk. Böylece bu muhteşem deneyimi 100 saatte başarıyla tamamladım.

SİZ DE BU TURU YAPMAK İSTER MİSİNİZ?

Singapur Havayolları, bu dünya turu konseptini yolcuların hizmetine sunma hazırlığı içinde. Sunulacak olan hizmet benim katıldığım turun tam tersi yönünde. Yani bulunduğunuz şehirden başlayacak olan turunuza Frankfurt uçuşuyla başlıyorsunuz. Frankfurt’tan Airbus A380 ile Atlantik üzerinden New York’a uçuyorsunuz. New York’tan Singapur’a Pasifik rotasında Airbus A350ULR uçağı ile dünyanın en uzun non-stop uçuşunu deneyimliyorsunuz. Son olarak da Singapur’dan bulunduğunuz şehre dönüyorsunuz.

Böylesi bir dünya turunun maliyeti ise; Premium Ekonomi sınıfı için 3500 Euro; business class sınıfı için ise 6500 Euro fiyat belirlenmiş. Biletleri havayolunun internet sitesinden değil, havayolunun anlaşmalı acentaları üzerinden satın almak mümkün.

Top 10 | Dünyanın En Uzun Non Stop Uçuşları

  1. Singapore Airlines:Singapur-New York –15344 km
  2. Qatar Airways: Auckland- Doha – 14535 km
  3. Qantas: Perth-Londra – 14449 km
  4. Emirates: Auckland-Dubai –14200 km
  5. United: Los Angeles-Singapur – 14113 km
  6. United: Houston-Sidney – 13834 km
  7. Qantas: Dallas-Sidney – 13804 km
  8. United: San Francisco-Singapur – 13593 km
  9. Delta: Johannesburg-Atlanta – 13581 km
  10. Etihad: Abu Dabi-Los Angeles – 13502 km

Dünyanın en uzun non-stop seferlerini sıralarken uçuşun ne kadar sürdüğü değil; uçuşun menzili üzerinden değerlendirme yapmak daha doğru bir yöntem. Çünkü uçuş süresini, dünyaya hakim olan rüzgar akımları (jet stream) başta olmak üzere çok sayıda meteorolojik ve teknik faktör değiştirebiliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir