Aşı Pasaportu Uygulaması Adil mi? – Boarding Info

Written by 20:16 Araştırmalar, SEYAHAT

Aşı Pasaportu Uygulaması Adil mi?

Yirmi yılı aşkın bir süre sonra, standart aşılar listesine yeni bir aşı ekleniyor: COVID-19. Seyahat etmek, halka açık etkinliklere katılabilmek ve hatta belki iş yerlerimize girebilmek için, COVID-19 aşı durumumuzu gösteren kanıt sunmamız gerekecek. Son bir yılda elde ettiğimiz deneyimler, “aşı pasaportu” sisteminin hayata geçirilmesi için birçok geçerli neden sunuyor. Ancak insanların bir kısmı, böyle bir sistemin hayatımıza girmesini istemiyor gibi görünüyor. Peki bu yeni aşı, neden daha önceki aşılar için kabul edilen rutin gereksinimlerden farklı şekilde değerlendirilmeli? Bunu da Portsmouth Üniversitesi’nden Sağlık ve Etik Bölümü Öğretim Görevlisi Simon Kolstoe yanıtlıyor…

Belki de kabul edilmesi gereken ilk şey, aşı tereddütünün yeni bir fenomen olmadığı. İnsan sağlığını korumanın en etkili yollarından biri olmasına rağmen, vücuda yabancı bir madde enjekte etme eylemi, anlaşılır bir şekilde insanlarda endişe yaratıyor. Bu nedenle, birçok aşı programı gönüllü olarak hayata geçiriliyor. Sağlık sistemleri, insanları aşı yaptırmaya ikna etmek için yasa çıkarmak yerine onları ikna etmeyi tercih ediyor. Yetişkinlerde, zorunlu aşılar genellikle yalnızca belirli mesleklerle (çoğunluğu sağlık alanında) bağlantılı veya Dünya’nın belirli bölgelerine seyahat edenler için uygulanıyor.

Bu durum göz önüne alındığında, hiç bir aşıyı olmak istemeyen bir kişi, belirli meslekleri icra etmemeyi veya bazı yerlere seyahat etmemeyi tercih ederek, aşı olmaktan kaçabilir. Bu aşıları yaptırmamış olması, o kişiyi halka açık etkinliklere katılmak, insanların toplu olarak yer aldığı alanlara erişmek ya da popüler tatil yerlerine seyahat etmekten men etmez.

Ancak COVID-19 söz konusu olduğunda durum tamamen farklı. Bahsedilen eylemleri gerçekleştirmenin, artık aşı statüsüne tabi olması muhtemel. Peki ama bu adil mi?

Bilinen en yaygın “adalet” anlayışı fırsatla bağlantılıdır. Farklı insanlar, bir şeyleri elde edebilmek için aynı fırsatlara sahipse durum genellikle adil olarak kabul edilir. Bunu COVID-19 aşı pasaportlarıyla ilişkilendirirsek, adalet, aşı ve dolayısıyla pasaport elde etmek için eşit fırsata sahip olmak şeklinde yorumlanabilir.

Bir çok ülkede, 18 yaşın üzerindeki tüm yetişkinler, aşı olma fırsatına sahip. Ancak elbette, adil bir aşı pasaportu sisteminin, birilerinin -tıbbi veya başka bir nedenden ötürü- aşı olamayacağı durumlarını da hesaba katması gerekir. Ayrıca adil bir sistemin, ilgili otoriteler tarafından onaylanan aşı türlerinden herhangi birini yaptıran insanların, bu pasaportu elde edebilmesine de izin vermesi gerekir.

Bu adalet kavramı altında, endişe oluşturabilecek en net alan, aşı almak için sınırlı fırsatlara sahip ülkelerden gelen ziyaretçiler olacak. Bu tür kişilerin, herhangi bir ülkeye vardıklarında, aşıyı temin etme ve ardından zorunlu bir karantina süresi gibi hafifletici düzenlemeler olmaksızın o ülkeye girişinin reddedilmesi “haksızlık” olarak kabul edilebilir.

Ancak adaletin fırsat eşitliğinden daha fazlası olduğunu iddia edenler veya aşı olmak konusuna ahlaki bakış açısı üzerinden ya da başka türlü itirazları olan insanlar ne olacak? Onları dışlamak adil mi?

Bu sorunun yanıtını bulmak için, Amerikalı filozof John Rawls’un önerdiği bir düşünce deneyi yardımcı olabilir. Bu düşünce yapısında, insanlar, kendi kişisel konumlarını korumak için, geçerli olan tüm toplumsal normları unutur. Bu cehalet penceresinden bakılarak, adil bir düzenlemenin nasıl olacağına karar vermek neredeyse imkansızdır.

Aşıya karşı ahlaki açıdan itirazı olan bireyin, aşı olmamak için kendi kişisel nedenlerini göz ardı etmeye çalışmasını ve bunun yerine bir bütün olarak toplum için en iyisinin ne olacağını düşünmesi gerekir.

Son bir yılda COVID-19’un neden olduğu inanılmaz zarar göz önüne alındığında, aşıların ölümleri önlemek ve hastalığın en ciddi etkilerini azaltmak konusunda getireceği yararları göz ardı etmek imkansız. Aşıların güvenliği ve aşı almak için eşit fırsat konusunda sunulan muazzam başarı düşünüldüğünde, aşı pasaportu kavramına karşı çıkmak olduka zor görünüyor.

Ancak her şeye rağmen, kötü uygulanmış bir aşı pasaportu sistemi, çok adaletsiz olabilir. Öngörülemeyen ve istenmeyen bir çok olumsuz duruma da neden olabilir.

Şu anda, COVID-19 aşılarının farklı türlerinin ve hatta farklı serilerinin tanınması/tanınmaması ile ilgili bir takım endişeler var. Ancak genel olarak bu konudaki bakış açısı, adil uygulamalar hakkındaki argümanlar ile bir bütün olarak, kavramın adaletiyle ilgili argümanlar arasında ayrım yapmanın gerekliliği üzerinde yoğunlaşmalı gibi görünüyor…

(Visited 92 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info