Drone ile Uçak Düşer mi?


İngilizlerin başı dronelar ile dertte! 2018’i, şehrin ikinci büyük havalimanı Gatwick’te yaşanan ve yüz binin üzerinde yolcunun mağdur olduğu bir drone kriziyle kapatan Londra, geçtiğimiz günlerde benzer bir sorunu bu kez Heathrow’da yaşadı.

Peki droneler havalimanları ve uçaklardan neden bu kadar uzak tutulmaya çalışılıyor? Küçük bir drone dev bir yolcu uçağını düşürebilir mi?

Havalimanlarının 1 kilometre yakınına kadar drone uçurulması yasak olan; uçuş güvenliğini tehlikeye sokanların 5 yıla kadar hapisle cezalandırıldığı İngiltere’de, 19 Aralık Çarşamba gecesi, Gatwick hava sahası çevresindeki çitlerin üstünde iki insansız hava aracı tespit edildi ve uçuşlar durduruldu. 32 saatlik kriz süresince İHA’lar tam 50 kez hava sahasına girdi. Bu süre içinde iptal edilen uçuş sayısı 1000’i; krizden etkilenen yolcu sayısı 140 bini geçti.

Geçtiğimiz hafta ise Londra’nın en büyük havalimanı Heathrow yakınlarında izinsiz uçan bir drone sebebiyle havalimanında uçuşlar 1,5 saat durduruldu.

Gatwick ve Heathrow’a yaklaşık 5 milyar Sterlinlik bir yatırımla drone tarama ve tespit sistemi yerleştirilecek.

Havacılık sektörünü yakından takip edenler, uçakların iniş ve kalkış sırasında nadir de olsa kuş çarpması vakaları yaşadıklarını ve bunun uçuş güvenliği için ne kadar tehlikeli olduğunu bilirler.

Yapılan araştırmalar ise dronların, uçaklar için kuşlardan çok daha büyük bir risk oluşturduğunu gösteriyor. Havada uçağa herhangi bir nesnenin çarpması ciddi bir olaydır. Çarpan nesnenin boyutu büyüdükçe uçağın da boyutuna bağlı olarak, sonuçlar felakete dönüşebilir.

Olası bir drone uçak çarpışmasını, uçağa kuş çarpmasına benzetmek doğru olabilir. Ancak çarpacak olan dronenin büyüklüğü, ağırlığı ve sahip olduğu elektronik componentlerin yaratabileceği etkiler, sonuçları daha dramatik hale getirebilir. Yakıt tankına zarar verebilecek ya da motora girebilecek bir drone bu nedenle kuştan çok daha tehlikeli.

Dayton Üniversitesi Araştırma Enstitüsü’nde, insansız hava aracı ile kuş çarpmalarının uçak üzerindeki etkisini karşılaştırmak için laboratuar simülasyonları yapıldı ve dronenin uçağa çok daha fazla hasar verdiği tespit edildi.

Deney kapsamında, hobi olarak drone uçuranların en fazla tercih ettiği model olan DJI Phantom 2, saatte 383 km hızla hareket eden, küçük bir pervaneli uçak olan Mooney M20 uçağının kanadına çarptı. Bu tür bir çarpışmada uçakların ortalama bu hızlarda seyrediyor olacağı başka bir çalışma ile tespit edildi.

Deneyin sonuçları endişe verici, drone kanat üzerinde büyük bir delik açarak kanadı adeta yırtıyor. Drone kesinlikle paramparça olmazken; kanadın içine tamamen girip gömülüyor. Böylece kanatta çok ciddi bir hasara yol açıyor.

Uzmanlar, her şeye rağmen böylesi bir senaryoda uçağın dronun çarpma etkisinden kurtulabileceğine inanıyor. Ancak daha yüksek hızda seyreden bir uçak için o kadar umutlu olmak mümkün değil. Uçağın hızı arttıkça, drone kanat içindeki yakıt tanklarına zarar veriyor. Sonrası elbette korkunç…

Bugüne kadar hiç ticari bir yolcu uçağı ile drone çarpıştı mı derseniz; neyseki henüz olmadı. Ancak pilotların uçağa çok yakın drone tespit ettiklerine dair raporlarının sayısı 2010’da 4’tü; 2017’de 92 oldu. Yani durum endişe verici. Tehlike kapımızda!

2018 yılının Ekim ayında, bir drone Virgin Atlantic Havayolları’na ait Boeing 787-9 Dreamliner uçağının tam 10 metre yakınına kadar geldi. 264 yolcusuyla Londra Heathrow Havalimanı için yaklaşık 400 km hızla alçalan uçağın 10 metre yakınında drone tespit edildiği kokpit ekibi tarafından raporlandı. Neyseki uçak güvenli bir şekilde indi, dronenin sahibi asla bulunamadı.

Droneler, uçuş güvenliğini yalnızca uçağa çarptığı durumlarda tehlikeye atmaz. İniş ve kalkış süreçlerinde, tüm dikkatlerini toplaması gereken pilotlar, uçuşun bu aşamalarında aniden bir drone ile karşılaşılması durumunda, konsantrasyonlarını kaybedip hata yapabilir.

Bomba ya da kimyasal silahlar taşıyabilen daha karmaşık sistemlere sahip insansız hava araçlarının neden olabileceği olaylar var ki insan onları düşünmek dahi istemiyor.

Elimizde bu tür silahlarla donatılmış bir drone uçuran kötü niyetli birilerini durduracak çok fazla bir şey yok. Ama neyse ki, böyle senaryolar da bugüne kadar hiç yaşanmadı.

Peki dronelerin pilotların kule ile yaptıkları telsiz iletişimine müdahale etme yetenekleri olup olmadığını sorarsanız, uzmanlar buna net olarak ‘’hayır, çünkü o kadar gelişmiş değiller’’ diye cevap veriyor.

Yapılması gereken şeyin, dronelerde yapısal değişiklikler olduğu görüşü hakim. Droneler daha kırılgan bir hale getirilirse, uçakla çarpışma anında parçalanarak, uçağa daha az verir ve kuş çarpmalarındakine benzer bir etki yapabilirler. Belki de riskleri en aza indirmenin anahtarı budur.

Türkiye’de durum ne derseniz, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü talimatlarına göre, Türkiye’de irtifaya bağlı olmaksızın havalimanlarında, pistin kenarından 9 km mesafeden daha yakın bir alanda drone uçurmak yasak. İşin ucunda para cezası ve hapis var. Bu konuda yaşanmış örnekler de var.

Lütfen kimsenin canını tehlikeye atmadan dronenizi başka yerde uçurun!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir