Havacılık Bülteni-39

BOEING 737 MAX UÇAKLARI NEDEN DÜŞÜYOR?

Etiyopya Havayolları filosunda yer alan Eko Tango-Alfa Viktor Juliet tescilli Boeing 737 MAX 8 uçağı, 10 Mart’ta 149 yolcu ve 8 mürettebat ile ET302 sefer sayılı Addis Ababa-Nairobi uçuşu için havalandıktan 6 dakika sonra düştü. Kalkışın ardından 8150 feet irtifa ve 400 knot hıza ulaşan uçak bir anda radardan kayboldu. Uçağın o ana kadarki hız verileri incelendiğinde özellikle ‘dikey hızında’ ciddi tutarsızlıklar göze çarpıyor. Uçağın radarla irtibatı kesilmeden önce, kokpit ekibinin kuleye acil durum bildirdiği ve Addis Ababa’ya geri dönüş izni istediği biliniyor.

Uçağın kaptan pilotu Yared Getachew, 2010 yılının Temmuz ayında havayolunda göreve başlayıp Kasım 2017’de kaptanlığa terfi etmişti. Toplamda 8000 saatin üzerinde uçuş tecrübesine sahipti. Yardımcı pilot Ahmed Nur Mohammed’in ise 200 saatlik uçuş deneyimi vardı.

15 Kasım 2018’da fabrikadan çıkan ve havayoluna teslim edilen uçak, 17 Kasım’daki ilk Dubai uçuşuyla hizmete başlayıp kazaya kadar 1.200 saat uçmuştu. Kaza yapılan sefer, uçağın ilk Nairobi seferiydi. Kazadan bir önceki seferinde ise uçak, birkaç saat önce Johannesburg’tan gelmiş ve kokpit ekibi tarafından herhangi bir arıza raporlanmamıştı. Uçağın ilk önemli bakımı yani A Check işlemi ise 4 Şubat 2019’da tamamlanmıştı.

Düşen uçağın, olaydan 2 gün önce yani 8 Mart’ta 2860 ve 2861 sefer sayılı Pointe Noire uçuşları için planlandığı ancak bilinmeyen bir nedenle bu uçuşlardan alınarak o günü Addis Ababa’da yerde geçirmesi kafalarda bir soru işareti oluşturuyor olsa da bu durumun kazayla ilişkilendirmek mümkün mü bu henüz bilinmiyor. Uçağın kara kutusu da bulundu ve merkezi Paris’te bulunan Fransız uçak kazaları araştırma ajansı BEA’ya gönderildi.

Kazada hayatını kaybeden yolcular arasında 32’si Kenyalı, 18’i Kanadalı ve 8’i Amerikalı olmak üzere tam 35 farklı milletten insan bulunuyordu. Etiyopya Havayolları’nın filosunda kazaya karışan uçak da dahil olmak üzere 5 tane 737 MAX uçağı bulunuyordu. Kazanın ardından havayolu ilk iş olarak diğer 4 uçağını da operasyonlardan çekti.

29 Ekim 2018’de Lion Air filosundaki Boeing 737 MAX 8’in Endonezya’da kalkışından çok kısa bir süre sonra Java Denizi’ne düştüğü ve 189 kişinin can verdiği kazanın üzerinden henüz 5 ay bile geçmeden meydana gelen ikinci MAX 8 kazası, sektörde gözleri bir anda Amerikalı imalatçı Boeing’e çevirdi.

Etiyopya Havayolları’nın düşen MAX 8 uçağı fabrikadan henüz dört ay önce çıkmış ve 1200 saat uçmuştu. Lion Air’in düşen uçağı ise kazadan 11 ay önce fabrikadan çıkıp; sadece 800 saat uçmuştu.

Dünyanın en eski ve belki de en güçlü uçak imalatçısının piyasaya sürdüğü en yeni uçak modelinin 5 aydan kısa bir süre içinde iki kez düşmesi ve yaklaşık 350 insanın yaşamını yitirmesi hem bu iki kazayı birbiriyle ilişkilendirmek hem de uçağın güvenliği ile ilgili kuşkuların oluşması için yeter de artardı.

Kazanın ardından ilk önemli hamle Çin Sivil Havacılık İdaresi’nden geldi. Yapılan bir açıklama ile tüm ulusal taşıyıcılardan MAX 8 uçaklarının operasyonlarını durdurmaları ve uçakları yere indirmeleri istendi. Çinli havayolları, filolarında yer alan 96 tane MAX 8 uçağı ile bu uçakların en büyük müşterileri arasında. Bugüne kadar MAX uçaklarının teslimatlarının neredeyse dörtte biri Çinli havayollarına yapıldı.

Çinin ardından çeşitli ülke ve havayollarından uçakları yere indirme ve hava sahalarını MAX uçaklarına kapatma kararları yağmur gibi gelmeye başladı. Cayman Airways, Endonezya ve Singapur kararın diğer öncüleri arasında yer aldı.

Amerikalı havayollarının yanı sıra Orta Doğulu FlyDubai’den Boeing’e destek veren açıklamalar ve 737 MAX operasyonlarına devam edeceği bilgisi geldi.

Zaman geçtikçe tepkiler çığ gibi büyüdü. İngiltere başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi hava sahalarını MAX uçaklarına kapatma kararı aldı. Hatta bu karar alındığında İngiltere’ye giden Türk Hava Yolları’nın MAX 8 uçakları geri dönmek zorunda kaldı.

Avrupa Sivil Havacılık Ajansı EASA yayımladığı acil kodlu bir direktifle uçağın tüm Avrupa hava sahasından men edildiğini açıkladı. Havayollarının yolcusuz seferlerle en fazla üç uçuş gerçekleştirerek uçaklarını kendi merkezlerine çekmesini emretti.

EASA’nın kararından hemen önce uçağın Türkiye’deki iki operatörü THY ve Corendon’un yetkilileri de SHGM ile yaptıkları toplantının ardından uçakları yere indirme kararı aldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da Türk hava sahasının MAX uçaklarına kapatıldığını duyurdu.

THY’nin toplam 75 adet Boeing 737 MAX siparişi var. Bunlardan 65’i MAX-8; 10 tanesiyse daha uzun gövdeli MAX-9 modeli. Şu ana kadar 11 tanesi MAX-8 ve 1 tanesi MAX-9 olmak üzere 12 uçak teslim alındı. İkinci bir emre kadar yerde kalacak uçaklar İstanbul Havalimanı’nda park pozisyonuna alındı. Bu arada bir başka Türk havayolu SunExpress de ilk MAX 8 uçağını Nisan ayında teslim almaya hazırlanıyordu.

Uçakları son ana kadar uçurmaya devam eden ABD, Kanada ve Panama da en sonunda gardını düşürdü ve Amerikan Federal Havacılık Dairesi ve FAA anlaşıp bir karara vardı. Dünya genelinde operasyonlarına devam eden 371 tane 737 MAX uçağının tamamı operasyondan çekilerek yere indirildi.

Boeing’e borsada yüzde 20’ye yakın değer kaybettiren ve birkaç gün içinde şirket tarihinin en büyük krizi haline gelen olayların nedenlerine gelelim:

İlk uçuşunu 1967’de yapan 737 uçaklarını zaman zaman yeni sistemler ve daha verimli motorlarla güçlendiren Amerikalı imalatçı, 737 ailesinin dördüncü nesli olan 737 MAX 8’in ilk uçuşunu 29 Ocak 2016’da yaptı ve 22 Mayıs 2017’de ilk kez Malindo Air filosunda aktif olarak hizmete başladı. MAX ailesi uçakları için kısa sürede 5012 sipariş aldı. Bu bilgiler, 737 MAX’i Boeing tarihinin en hızlı satılan uçak modeli yapmak için fazlasıyla yetiyor.

Üretim maliyetlerini düşürmek ve tek koridorlu uçak pazarında Avrupalı rakibi Airbus A320 ile rekabette geri kalmak istemeyen Boeing, 737 MAX’lerin yeni sistemler ve verimli motorlarla güncelleştirilmesi sürecinde bazı tasarımsal problemlerle karşılaştı.

Yeni uçak ile hedeflenen yüzde 14’lük yakıt tasarrufu için geliştirilen yeni nesil Leap 1 motorları daha önceki modellerde kullanılan motorlara göre daha büyüktü. Bu sebeple uçağın iniş takımları yükseltildi, motor biraz daha öne itildi ve gövdeden uzaklaştırıldı. Ancak bütün bunlar aslında uçağın ağırlık merkezinin değişmesine neden oluyor; bu da uçuş performansına yansıyordu. Özellikle tırmanış sırasında uçağın hücum açısı gereğinden fazla artabiliyordu.

Bu tehlikeli duruma bağlı olarak uçağın süratsiz kalarak stall denilen anormal duruma girmesini önlemek için MCAS (Manevra Karakteristikleri Takviye Sistemi) Boeing uçakları tarihinde ilk kez hayata geçirildi. Yani hücum açısı yükselip, uçağın burnu yukarı kalktığında, uçak otomatik olarak trim ayarı yapıyor burnunu aşağıya doğru bastırıyordu.

737 MAX pilotların eğitim süreleri ve maliyetlerini de azaltmıştı. Bu uçakta uçacak 737 pilotlarının 15 saatlik ekstar yer dersi ve bir sortilik uçuş ile 737 MAX uçurması mümkündü.

Ardından olaylar birbiri ardına gelmeye başladı. 29 Ekim 2018’de yaşanan Lion Air kazasıyla ilgili soruşturma halen devam ediyor. Şu ana kadar kaza ile ilgili yayımlanan ön rapor, pilotların kalkış sırasında sürat saati ve bazı diğer ekipman arızalarını takiben uçağın kontrolünü korumak için mücadele ettiklerini gösteriyor. Hatalı veri okuması nedeniyle MCAS’ın devreye girdiği, uçağın dik bir açıyla dalış kumandası aldığı, pilotların da uçağı dalıştan kurtaramadığı düşünülüyor. Boeing, bu konuda eğitim eksikliği yorumu yaparken geçtiğimiz hafta Etiyopya kazası yaşandı.

Biri kalkıştan 11 dakika diğeri 6 dakika sonra yaşanan kazalar ile ilgili artık en önemli başlık MCAS sistemi. Boeing de yaptığı açıklama ile MCAS sisteminin yazılımıyla ilgili en kısa sürede bir güncelleme yapılacağını bildirdi.

MCAS sistemi, uçuş kontrol kaideleri, pilot göstergeleri, operasyon manuelleri ve uçuş ekip eğitimini kapsayacak bu güncellemelerle zaten güvenli olan uçağın daha da güvenli hale getirileceği bildirildi. Güncelleme sonrası uçak, gelen hücum açısı bilgilerini işledikten sonra irtifa dümeninin konumunu korumak için uçağın burun aşağı bastırılması komutuna bir sınırlama getirilmiş olacak. Boeing, yazılımda yapılacak güncelleme işlemlerinin 1-2 hafta içinde tamamlanıp havayollarına ve otoritelere bildirileceğini açıkladı.

Yani 737 MAX uçakları yaklaşık bir ay operasyon yapamayacak. Bu esnada havayollarının uğrayacağı maddi zararın nasıl telafi edileceği ise bir başka önemli konu. Sigorta şirketleri ve Boeing’in yaşanacak kayıpları havayollarına ödemesi gerekiyor.

Boeing 737 MAX uçaklarını uçuran pilotların da uçakla ilgili ciddi sorun ve kaygıları olduğu ortaya çıktı. NASA tarafından kurulan ve pilotların isimsiz olarak yaşadıkları olayları kaydetmelerine olanak tanıyan Havacılık Güvenliği Raporlama Sistemine (ASRS) veritabanı incelendiğinde, dünyanın dört bir yanından pilotların son 15 ay içinde Boeing 737 Max uçağı hakkında çok sayıda şikayet girişi yaptıkları görülüyor. Sistemin web sitesinde yayınlanan birden fazla raporda, pilotların uçağa bir türlü adapte olmadıklarını ve uçağın kontrolü konusunda bazı kafa karışıklıkları yaşadıkları görülüyor.

Kazayı yapan Etiyopya Havayolları’na biraz daha yakından bakarsak; Afrika’daki en büyük havayollarından biri ve Afrika içi pazarda geniş bir coğrafyada uzun menzilli uçuşları da olan çok önemli bir havayolu olduğunu söyleyebiliriz. Filosundaki beş 737 MAX 8’e ek olarak, havayolunun aynı uçak tipi için Boeing’e 25 tane daha siparişi bulunuyordu. Havayolunun ayrıca 13 Airbus A350-900, iki 787-9, bir 777 kargo ve on BombardierQ400 siparişi bulunuyor.

Havayolunun filosunda aktif olarak görev yapan uçaklarsa 23 tane Boeing 737, on A350, beş 767-300ER, 19 tane 777 ki bunların dördü 777-300ER modeli ve 22 tane 787 Dreamliner.

Etiyopya Havayolları 1996’dan bu yana iki ölümlü kaza yaşadı. Bir hava korsanı tarafından kaçırılan Boeing 767-200ER’ın havada yakıtı tükendi ve 23 Kasım 1996’da Mombasa yakınlarında denize düştü. Uçaktaki 175 kişinin 125’i hayatını kaybetti. 25 Ocak 2010’da ise Boeing 737-800 kalkışından çok kısa bir süre sonra Akdeniz’e düştü. Kaza raporuna göre, pilotlar hızı, irtifayı ve rotayı tam olarak kontrol edemedi, uçak stall denen anormal duruma girdi ve tamamen kontrolden çıkarak düştü. Uçaktaki 90 kişinin tamamı yaşamını yitirdi.

BOEING 777X’İ SESSİZCE FABRİKADAN ÇIKARDI!

Etiyopya’da yaşanan 737 MAX kazası ve tüm uçakların dünya genelinde operasyonlardan çekilmesi Boeing’in 13 Mart Çarşamba günü gerçekleştirmeyi planladığı 777X uçaklarının görkemli lansmanının iptal edilmesine de neden oldu. Dünya genelinden çok sayıda davetli ile gerçekleştirilecek ‘roll out’ yani fabrika çıkış töreniyle Boeing en yeni uçağını dünyaya duyuracaktı.

Yaşanan durum sonrası klasik Boeing mavisi renklere boyanmış olan 777X, Seattle’da, sadece çalışanların katıldığı mini bir seremoni ile fabrikadan çıkarıldı. Uçağın önümüzdeki ay ilk kez gökyüzü ile buluşması bekleniyor.

General Electric GE9X motoruna sahip olan ve rakiplerine oranla yüzde 12 yakıt verimliliğine sahip olan uçak aynı zamanda ilk kez piyasaya sürülen kıvrılabilir kanat yapısıyla dikkat çekiyor. 365 ile 425 arasında koltuk kapasitesine sahip olacak uçak için Boeing şimdiye kadar 8 havayolundan 358 sipariş aldı. Uçağı 2020 yılında filosuna katacak ilk havayolu Lufthansa olacak.

İSTANBUL HAVALİMANI’NA TAŞINMA NE ZAMAN?

Açılışı 29 Ekim’de görkemli bir törenle gerçekleşen İstanbul Havalimanı’na yapılacak büyük taşınmanın önce 31 Aralık’ta yapılacağı duyurulmuştu. Ardından 3 Mart’a ertelenen taşınma yine gerçekleşmemişti. Hafta içinde Türk Hava Yolları’nın hem sosyal medya araçları aracılığıyla hem de Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı’nın beyanatları doğrultusunda taşınma operasyonunun 5 Nisan Cuma gecesi saat 03:00’te başlayacağı açıklandı.

Bing bang olarak adlandırılan ve havacılık tarihinde benzeri görülmemiş büyüklükteki taşınma operasyonu toplamda 45 saat sürecek ve 6 Nisan Cumartesi gecesi saat 23:59’da tamamlanacak. Büyük Göç’ün planlanan şekilde başarıyla gerçekleşmesi için 6 Nisan gecesi saat 02:00 ile 14:00 arasında Atatürk Havalimanı ve İstanbul Havalimanı tüm tarifeli yolcu uçuşlarına kapatılacak.

Atatürk Havalimanı’ndan yapılacak son sefer ise Türk Hava Yolları’nın 6 Nisan saat 14:00’te Singapur’a yapacağı uçuş olacak. Büyük Göç sonrası gerçekleşecek ilk uçuş ise İstanbul Havalimanı’ndan Ankara Esenboğa’ya yapılacak.

Büyük Göç’te, Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yaklaşık 47.300 ton ağırlığında malzeme taşınacak. 44 ton ağırlığındaki uçak çekme aparatlarından hassas aletlere kadar, 10 bin parçadan fazla malzemenin oluşturduğu bu yük 5 bin TIR hacminde malzemeye eş değer. Bu yükü taşıyacak TIR’ların 45 saatte kat edeceği mesafe ise 400 bin kilometre olarak hesaplandı. Yani Tırlar taşınma esnasında dünyanın çevresini 10 kez turlamaya eş değer bir yol kat edecek. Bu büyük operasyonda 1800’den fazla çalışan görev alacak.

Taşınma sonrası 6 Nisan günü 03:00 itibarıyla Atatürk Havalimanı’nın kullandığı IATA kodu olan IST; İstanbul Havalimanı’na verilecek. Kargo ve VIP yolcu uçuşlarının gerçekleşmeye devam edeceği Atatürk Havalimanı ise ISL kodunu alacak.

AIRBUS FANS-C TEKNOLOJİLİ İLK UÇAĞI TESLİM ETTİ!

Avrupalı imalatçı Airbus, ilk FANS-C donanımlı A320 uçağını easyJet’e teslim etti.

FANS-C, uçakların güzergahlarını optimize etmelerini, hava trafiğinin daha akıcı hale gelmesini, uçakların kontrolü ve yönetilmesini kolaylaştırarak yakıt tasarrufu sağlanması ve gürültüyü azaltmak için geliştirilen teknolojinin adı. FANS-C iki ana bileşenden oluşuyor: Otomatik  veri iletimi ADS-C ve hava trafik kontrolörüyle pilot Veri Bağlantı İletişimi -CPDLC. Geliştirilen teknoloji sayesinde 3 boyutun yanında zamanın da sisteme eklenmesiyle ortaya çıkan 4 boyutlu bilgi, isteğe bağlı veya otomatik olarak aktarılıyor.

Son dönemde iyice sıkışan Avrupa hava sahasında, uçuşların verimliliği, güvenliği ve zamanında kalkış performansını arttırmanın yollarını arayan sektör temsilcileri, Avrupa genelinde SESAR Hava Trafik Yönetimi araştırma programını başlattı. Bu programın bir parçası olarak, FANS-C teknolojisiyle donatılan uçaklar, Airbus liderliğinde başlatılan DIGITS projesinde yer alacak. Proje kapsamında bu teknolojiye sahip uçakların öngörülen rotalarındaki tüm verileri anlık olarak hava trafik kontrolörleri ile paylaşılacak.

Özellikle, belirli güzergahlarda bu verilerin kule ile paylaşılması son yaklaşma ve “Terminal Manevra Alanlarında” zaman kaybının önüne geçecek sonuçlara neden olacak.

2020’nin ortasına kadar, DIGITS projesine Air France; British Airways; easyJet; Iberia; NOVAIR; Thomas Cook; ve Wizz Air olmak üzere yedi Avrupalı havayolu katılacak ve toplamda 100 kadar A320 uçağına FANS-C teknolojisi entegre edilecek. Bir yıldan daha uzun süre boyunca 20 binden fazla uçuştan veri toplanarak tüm hava operasyonlarının düzenlenmesinde kullanılması planlanıyor.

Ardından teknoloji diğer tüm Airbus uçaklarına da entegre edilecek. FANS-C teknolojisi için uçağa Data transferini sağlayan router görevi yapan ATSU, gelişmiş bir uçuş yönetim sistemi FMS ve data iletişimine uyumlu kokpit ekranı DCDU yerleştiriliyor.

ATLAS AIR’IN BOEING 767 KARGO UÇAĞI NEDEN DÜŞTÜ?

Amazon Prime adına uçan Atlas Air’e ait Boeing 767 kargo uçağı, 23 Şubat’ta Miami’den kalkışını gerçekleştirmiş ve Houston için alçalma sırasında Trinity Körfezi’ne düşmüştü. Kazaya dair ön rapor hafta içinde tamamlandı. Yapılan ilk incelemeler sonucunda, uçağın kalkışından itibaren normal seyir iniş ve varış prosedürleriyle havalimanına yaklaştığı, ancak kötü hava koşulları nedeniyle, pilotların uçağın burnunu kaldırdıktan sonra çok dik bir açıyla dalışa geçtikleri belirlendi.

ADS-B ve kara kutuda uçuş bilgilerinin kaydedildiği FDR verilerine bakıldığında, pilotların kuleden gelen tüm talimatlara uyduğu görülürken, uçağın şiddetli türbülansa girdiği, pilotların bunun üzerine uçağa tam takat vererek tırmanmaya çalıştığı belirtildi. Ardından da dalışa geçtikleri belirlendi.

 

ÜNİVERSİTE SÖYLEŞİLERİM SÜRÜYOR!

Geçtiğimiz hafta İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde kariyer planlaması üzerine söyleşideydim.

Gelişim Üniversitesi Tayyare ve Uzay Kulübü’nün davetiyle Havalı Bir Kariyer Herkesin Hakkı isimli konferansım için üniversiteli dostlarımla bir araya geldim. Oldukça verimli ve keyifli geçen söyleşide mezun olduktan sonra ne yapacağını planlamaya çalışan üniversite öğrencisi kardeşlerime, kendi kariyer yolculuğumdan anektodlar da içeren bazı bilgiler aktararak neyi nasıl yapmaları ve yapmamaları gerektiğini anlatmaya çalıştım. Siz de üniversitenizde bu konferansın düzenlenmesini istiyorsanız lütfen yilmazmuh@yilmazmuh.commail adresi aracılığıyla irtibata geçin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir