Havacılık Bülteni-62

PİLOTLAR KOKPİTTE SİGARA İÇEBİLİR Mİ?

Havayolu seyahatlerinin altın çağı denildiğinde, çoğumuzun aklında porselen tabaklardan nefis yemekler yiyen; en şık kıyafetlerini giymiş yolcuların içinde yer aldığı bir kabin resmi canlanıyor. Ancak, zamanına göre aşırı lüks sayılabilecek bu ortamlarda havanın genellikle ağır şekilde dumanlı olduğunu unutmamak gerek. Çünkü 1971 yılına kadar, dünyanın her yerinde uçağın hem kabini hem de kokpitinde sigara içmek serbestti.

1971’de Air Canada; 1973’te ise ABD’li United, uçak kabinlerinde sigara içilmeyen ayrı bölümler kurmaya başladı. Ancak uçak kabinlerindeki hava dönüşümlü olduğu için kabinde ayrı bir bölge oluşturmak diğer yolcuların sigaradan etkilenmesine engel değildi. O dönemde uçaklardaki kabin basıncını düzenleyen çıkış valfleri çoğu zaman katran ve nikotin nedeniyle tıkanıklık problemi yaşıyor ve bu valfler bakım ekipleri tarafından belli periyotlarda temizleniyordu. 1988’de Northwest ve Delta Havayolları iç hat uçuşlarında sigarayı yasakladı.

1996’da Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ICAO, tüm ulusal ve uluslararası uçuşlarda tütün mamullerinin kullanımını yasakladı. Kuzey Amerika, İskandinavya, Yeni Zelanda ve Avustralya bu yasağa uydu. Ancak Avrupa, Ortadoğu ve Asya uçuşlarında yolcular sigara içmeye devam etti. 4 Ocak 1998’de Yunan Olympic Havayolları’na ait 747 ile Atina-New York seferinde Dr. Abid Hanson isimli yolcu sigara içen diğer yolcuların dumanından astım krizine girerek hayatını kaybetti. Olay üzerine 1998 yılı içinde Türkiye’nin de dahil olduğu tüm Avrupa ülkelerinde de uçuşlarda sigara yasaklandı. 1999’daAmerikan Federal Havacılık DairesiFAA de tüm iç ve dış hat uçuşlarında sigara içilmesine yasak getirdi. 2008 yılındaTürkiye’de “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair”  4207 sayılı kanun kapsamında tüm kapalı alanlarda tütün kullanımı yasaklanmasının ardından Türk Hava Yolları’nda dönemin Uçuş İşletme Başkanı Kaptan Pilot İbrahim Başar imzalı bir yazı ile kokpitte sigara içilmesi de resmi olarak yasaklandı.2011 yılında ise dünya genelinde uçaklarda elektronik sigaralar da yasak kapsamına dahil edildi. Uçuşlarında sigarayı en son yasaklayan ülke ise Küba oldu. Devlete ait milli havayolu Cubana’da uluslararası uçuşlarda sigara içmek 2014 yılına kadar serbestti.

Ancak hafta içinde ilginç bir gelişme yaşandı. munich_aerospace isimli Instagram hesabından taksi yapan bir THY uçağı paylaşıldı. Ancak olayı ilginç hale getiren ise Camı açık olan uçakta taksi sırasında kaptan pilotun sigara içiyor olmasıydı. Hesabın sahibi tarafından fotoğrafın altına yorum olarak birkaç yıl önce çekildiği eklense de kokpitte sigara içmenin yasak olduğu bir dönemde çekildiği belli oluyor.

Ancak tüm bu yasaklara rağmen kokpitte sigara içen pilot haberlerine ara sıra rastlıyoruz. Son dönemde Fas’ın milli havayolu Royal Air Maroc, Cezayir’li havayolu Air Algerie ve son olarak da birkaç ay önce Çin’in en büyük ikinci havayolu China Eastern pilotlarıyla ilgili benzer haberler yayılmıştı. Pilotların sigara içmesi durumunda özellikle kokpitin hemen arkasında oturduğu koltuk için binlerce dolar ödeyen first ve business class yolcular rahatsız oluyor. China Eastern uçuşunda yaşanan olayda da yolcuların şikayeti üzerine durum anlaşılmıştı.

Pilotların kokpitte sigara içtiğinin raporlanması durumunda havayoluna ülkenin sivil havacılık otoritesinden ciddi para cezası kesilirken; sigara içen pilotları da yüklü para cezasından lisans iptaline kadar geniş yelpazede bir ceza sistemi bekliyor. THY sigara içerken görüntülenen pilotla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Öte yanda Türk Hava Yolları’nın Perşembe günkü İstanbul-Miami seferini gerçekleştirecek Boeing 777-300ER uçağı, yolcular arasında elektronik sigara tartışması nedeniyle pist başından geri döndü. Uçağa polis çağırıldı. Tartışan üç yolcu uçaktan indirildi. Uçak 1 saat 5 dakika gecikmeli olarak seferini gerçekleştirdi.

DUBAI AL MAKTOUM HAVALİMANI İNŞAATI DURDU!

Dünyanın en büyük havalimanı olması planlanan Dubai Al Maktoum Uluslararası Havalimanı inşaatı, ekonomik gerekçeler yüzünden durduruldu. Şehir merkezinin yaklaşık 40 km dışında bulunan ve Dubai World Central projesinin de kalbi niteliğindeki meydanın 2013 yılında ilk fazı tamamlandı. Hizmete başlayan ilk terminalde tek pistle, çoğu düşük maliyetli sadece 11 havayoluna hizmet veriliyor. Yıllık 26.5 milyon yolcu kapasiteli terminali yılda yaklaşık 1 milyon yolcu kullanıyor.

Körfez bölgesindeki ekonomik durgunluk nedeniyle alındığı duyurulan kararın ardından, 36 milyar dolara mal olması planlanan havalimanı inşaatının hizmete giriş tarihi de 5 yıl ötelenerek 2030’a çekildi. Projede inşaata ilk başlandığı dönemde, havalimanının hizmete başlama tarihi 2017 olarak planlanmıştı.

El Maktum Havalimanı, 27 Haziran 2010 tarihinde bir kargo seferiyle hizmete başlamış ve ardından Emirates dahil olmak üzere, Dubai varışlı tüm kargo uçuşları El Maktum Havalimanı’na kaydırılmıştı. Bugün 30’dan fazla hava kargo şirketi bu meydana operasyon yapıyor. 27 Ekim 2013 tarihinde ise Wizz Air’in Budapeşte – Dubai uçuşu ile El Maktum Havalimanı’nda yolculu seferlerin startı verilmişti.

Havalimanı yönetimi, uzun vadeli ana planının gözden geçirdiğini ve sonraki adımların kesin zaman çizelgelerinin ve detaylarının henüz kesinleşmediğini duyurdu. Havalimanında tüm fazlar tamamlandığında, beş pist bulunacak ve yıllık yolcu kapasitesi 260 milyon, kargo kapasitesi ise 12 milyon ton olacak.

Dubai ekonomisinin büyüme oranları, 2010 yılından bu yana, jeopolitik gerilimler ve düşük petrol fiyatları nedeniyle oldukça düştü. Buna bağlı olarak da turizmin de duraklama dönemine girdiğini söylemek yanlış olmaz. Şehri ziyaret eden turist sayısı 2017’den bu yana neredeyse hiç değişmedi.

Dubai’nin merkezli Emirates Havayolları da son dönemde bir durgunluk içinde. Tüm uçuş ağı ve filo yapısının gözden geçiren Emirates, A380 için daha önceden verdiği siparişlerin bir kısmını A350 uçaklarıyla değiştirmişti. Bunun üzerine Airbus A380 uçaklarının üretimini durdurma kararı almıştı. Emirates’in yaşadığı durgunluk da El Maktum Havalimanı’nın geleceğini etkileyen bir başka önemli unsur olarak görülüyor. Öte yandan Emirates hafta içinde yaptığı bir açıklama ile filosundaki 2 A380’i emekliye ayıracağını duyurdu. Emekliye ayrılan uçaklar parçalanarak filoda hizmet veren diğer A380 uçaklarının yedek parça temininde kullanılacak. Böylece Singapur Havayolları’nın ardından filosundaki A380 uçaklarını emekliye ayırıp parçalayan ikinci şirket Emirates olacak.

SABİHA GÖKÇEN’DE BİYOMETRİK GEÇİŞ DÖNEMİ!

2002 yılından bu yana 30’dan fazla ülkeden binlerce projenin değerlendirildiği, Amerika’nın en prestijli organizasyonları arasında gösterilen Stevie Ödülleri bu yıl 16’ınci kez düzenlendi. Başvuru yapan 4 bin proje, alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi. Sosyal sorumluluk ve iletişim alanında önemli çalışmalar yapan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, Stevie’de 5 ayrı kategoride toplam 5 ödüle layık görüldü. “Hayvanlar ve Biz” isimli sosyal sorumluluk projesi ile Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde ve 2018 yılındaki iletişim çalışmalarıyla da “Yılın İletişimi” kategorisinde 2 ayrı altın ödülü kazanan İSG, “Yılın Ulaştırma Şirketi” kategorisinde Gümüş Stevie ödülünün sahibi oldu. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı CEO’su Ersel Göral “Dünyada Yılın Ulaştırma Yöneticisi” kategorisinde bronz ödülün sahibi olurken; İSG Kurumsal İletişim Departmanı ise “Yılın İletişim Ekibi” kategorisinde Bronz Stevie almaya hak kazandı.

Yolcu sayısı bakımından ülkemizin ikinci en işlek meydanı olan Sabiha Gökçen hayata geçirdiği teknolojik çözümlerle hem yolculara zaman kazandırıyor hem de terminal kapasitesini artırıyor.

Bu amaçla Biyometrik Otomatik Geçiş Sistemi‘ni mayıs ayında faaliyete alan İSG, hafta içinde bu konuyla ilgili bir video yayımladı. Yolcuların yeni çipli pasaportlarının yanı sıra, daha önceden sisteme kayıt ettikleri parmak izlerini ve yüzlerini, özel hazırlanan pasaport bankolarında taratarak geçtikleri sistemde, yolcuların parmak izi ve yüzü, veri tabanındaki kayıtla eşleştiriliyor.

Sistem sayesinde her yolcunun pasaport kontrolünü bir ilâ bir buçuk dakikaya indiren sistemin kısa süre içinde, yurtdışı geliş tarafına da yerleştirilmesi planlanıyor.

AIR CANADA’YA FRANSIZCA CEZASI!

Kanada, iki resmi dili olan bir ülke. İngilizce ve Fransızca’nın, iş dünyası başta olmak üzere eşit öneme sahip olmasını gerektiren çok sayıda yasa bulunuyor.

Air Canada da hafta içinde bu konuyla ilgili çok ilginç bir olayla havacılık gündeminde yer aldı. Air Canada’nın yaptığı iç hat uçuşlarında, Fransızca ikaz ve işaretlere yeterince yer verilmemesi ve özen gösterilmemesi gerekçesiyle Ontario eyaletinde yaşayan Michel ve Lynda Thibodeau çifti, 2016 yılı içinde havayolu hakkında tam 22 şikâyet başvurusunda bulundu.

Hâkim, Air Canada’nın, ülkedeki çift-dil yasalarını ihlal ettiğine hükmetti ve Air Canada’yı 15.700 Dolar tazminat ödeme ve bir özür mektubu yazma cezasına çarptırdı.

Dava dilekçesinde; emniyet kemerindeki “kaldırın” ibaresinin sadece İngilizce lift ibaresinin kullanılması, çıkış anlamına gelen “exit” kelimesinin Fransızcasının bulunmaması, uçuş emniyet videosunun İngilizcesinin, Fransızca versiyona göre daha kapsamlı olması gibi unsurlara dikkat çekildi.

Bu havayolunun ilginç davalarının ilki değil. Daha önce de Fransızca olarak kabin memurundan 7Up istediğini ancak kabin memurunun kendisine Sprite servisi yaptığı için havayolunu şikayet eden yolcu oldu. Ayrıca pilot tarafından varış zamanı ve hava durumu hakkında yapılan bilgilendirme anonsunun Fransızcasının yapılmaması konusunda da havayolu bir dava ile karşı karşıya kalmıştı. Bu bile onların Air Canada aleyhindeki ilk davası değildi. Bundan önce, 2000 yılında, Montreal’den Ottawa’ya yapılan bir uçuşta Fransızca konuşmayan bir uçuş görevlisinden bir 7Up sipariş etmeye çalışırken, Fransızca’nın hizmetini reddettiği iddia edildi.

İLK UÇUŞUNDA EĞİTMENİ BAYILDI! UÇAĞI İNDİRMEYİ BAŞARDI!

Avustralya’nın Perth şehrinde uçuş derslerine yeni başlayan pilot adayı bir öğrenci ilk uçuşunda çok büyük bir sürprizle karşılaştı. 28 yaşındaki Max Sylvester isimli pilot adayının yaptığı ilk uçuş dersinde eğitmeni fenalaştı ve bayıldı. Bunun üzerine Sylvester kuleye imdat sinyali gönderdi. bu Cessna tipi eğitim uçağına ilk kez binen ve daha önce hiç iniş denemesi yapmayan Sylvester, bir saat kadar havada kaldıktan sonra, uçağı kulenin talimatlarıyla Jandakot Havalimanı’na güvenli bir şekilde indirmeyi de başardı.

İniş sırasında havalimanında ambulans ve itfaiye ekipleri hazır bekletilirken, uçak hasarsız bir şekilde yere indi. Korkunç olay, pilot adayı için unutulmaz bir tecrübe olarak kayıtlara geçti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir