Havacılık Bülteni-66

UÇAKLARDA SİVİL POLİS DÖNEMİ

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Tescilli Sivil Hava Araçlarında Bulundurulan Özel Eğitimli Silahlı Güvenlik Görevlilerinin Görev, Yetki ve Sorumluluklarına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bundan böyle Türk tescilli uçaklarda, dış hat uçuşlarında, yolcuların güvenliğini tehlikeye atan yasa dışı müdahale eylemlerine karşı, özel eğitimli silahlı polis bulunacak. Polislerin bulunacağı uçuş rotaları ve ülkeler SHGM’nin görüşüne bağlı olarak İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Polis memuru ve daha üst rütbeden seçilebilecek personelin, en az 5 yıl çalışmış olması ve uçuş için sağlıklı olduğuna dair rapor alması gerekiyor. En az önlisans mezunu olacak hava polisleri, seçim sürecinde fiziki yeterlilik ve atış sınavına tabi tutulacak.

Başarılı olanlar, havacılık terminolojisinden, uçakların özelliklerine; rehineye müdahale ve müzakere yönteminden, silahsız saldırı ve yakın dövüş tekniklerine kadar kapsamlı eğitimden geçirilecek.

Sivil kıyafetle görev yapacak hava polisleri, kokpit, mürettebat, yolcu can güvenliğini sağlamak ve yasa dışı müdahale eylemlerini önlemek için orantılı olarak uygun koruyucu güvenlik tedbirlerini almakla sorumlu olacak.

Uçuş polisi her uçuştan sonra rapor hazırlayacak. Kaptan pilot ve uçuş mürettebatına hiyerarşik olarak bağlı olmayacak. Yolcu gibi koltuklarda oturacak hava polisleri, mürettebat tarafından bilinecek ancak yolcular onları bilmeyecek. Uçuşlarda görevli hava polisi sayısı ikiden az olmayacak. Gerektiğinde sayıları artırılabilecek.

Uçakta görev yapacak sivil polislerin bilet bedelleri havayolu şirketi tarafından sağlanırken; iaşe ve konaklama giderleri ise Harcirah Kanunu çerçevesinde belirlenecek. Ayrıca uçuş polislerinin görev ve dinlenme süreleri Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulacak bir yönerge ile belirlenecek.

BAŞKA ÜLKELERDE DURUM NE?

Air Marshall ya da sky Marshall olarak bilinen uçuş polisi uygulaması dünyanın farklı ülkelerinde çeşitli şekillerde uygulanıyor. İsrail’de milli havayolu El-Al’in tüm uçuşlarında sivil polis bulunurken; görevli polislerin her türlü masrafı havayolu tarafından karşılanıyor. ABD, İngiltere, Almanya, Avusturya, Kanada, Hindistan ve Pakistan’da ise masrafları hükümetin değişik birimleri tarafından finanse edilen uçuş polisi birimleri bulunuyor. Bu ülkelerde herhangi bir tehdit benzeri durum oluştuğunda uçuş polisleri uçaktaki yerlerini alıyor.

HAVAYOLLARINDA İFLAS REKORU

Son yıllarda iflas eden havayollarının sayısı ciddi şekilde arttı. 2007’den bu yana Dünya genelinde 284 havayolu batarken özellikle geride bıraktığımız son 5 yıl içinde Flybmi, Monarch, Thomas Cook Airlines, Transaero, Air Berlin ve Primera gibi büyük havayollarının iflasına şahit olduk. Önümüzdeki süreçte bu listeye yenilerinin ekleneceğine kesin gözüyle bakılıyor. Havacılık analistlerine göre, bugün Avrupa’da pazarın büyüklüğü ile mevcut havayolu şirketinin sayısı dengesiz. Pazarda gereğinden fazla havayolu bulunması ve hepsinin de pazar paylarını koruyabilmek için çok ciddi çaba sarf ediyor olması bu iflas listesine yenilerinin eklenmesine neden oluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde, beş ana havayolu pazarın yüzde 80’inden fazlasını domine ediyor. Önümüzdeki süreçte Avrupa pazarının da benzer bir şekle bürüneceği öngörülüyor.

Son olarak geçtiğimiz hafta Fransa’nın en büyük ikinci havayolu şirketi Aigle Azur ve bir başka Fransız havayolu XL Airways’in iflasları kesinleşti. Paris Orly Havaalanı merkezli uçuşlar gerçekleştiren Aigle Azur, buradan başta Cezayir ve Orta Doğu olmak üzere Avrupa ve Afrika’da 20’den fazla noktaya uçuyordu. Geçen yıl 1,9 milyon yolcu taşıyarak rekor kıran havayolu 2019’da iflas ettiğini açıklayan 13 havayolundan biri oldu. Aigle Azur’un 19 bin yolcusunun yurtdışında mahsur kaldığı sanılıyor.

Slovenya’nın milli havayolu Adria Airways de Eylül ayının ikinci yarısında uçuşlarını önce iki günlüğüne durdurma kararı almıştı. Ancak bu karar mali sorunları çözmek için yeterli olmadı ve Alman yatırım şirketi 4K Invest’a ait olan Adria Havayolları da iflas eden havayolları kervanına katıldı. Adria, endüstrideki aşırı kapasite ve buna bağlı olarak güçlü rekabet koşulları ve yüksek yakıt fiyatları nedeniyle uzun zamandır finansal sıkıntılar yaşıyordu. Şirket son bir hafta içinde 15.000’den fazla yolcuyu etkileyen 400’den fazla uçuşunu iptal etti.

Slovenya Ekonomi Bakanı Zdravko Pocivalsek, Adria’nın iflasının, Slovenya ekonomisi ve turizmine çok büyük zarar verdiğini, hükümetin ülkenin uluslararası bağlantılarını iyileştirmek için yeni bir havayolu şirketi kurmayı düşündüğünü açıkladı.

Slovenya hükümeti, 2016 yılında Adria’yı 4K Invest’e sattı. Yatırımcı şirket, o günden sonra tüm uçaklarını satışa çıkardı ve kiralanan uçaklarla birçok Avrupa destinasyonuna uçuş yapıyordu. Slovenya medyasına göre, Adria’nın yaklaşık 90 Milyon Euro borcu var. Hükümet yetkilileri, Avrupa Birliği’nin devlet yardımı kurallarının, hükümetin Adria’ya yardım etmesini engellediğini belirtiyor.

AIRBUS’TAN HAMBURG’A YENİ TESİS!

Avrupalı imalatçı Airbus, A320 uçakları için Hamburg’da yeni bir montaj hattı açtı. Özellikle uzun menzilli A321LR modeli için daha uzun gövde parçalarının üretimine odaklanılan yeni tesiste, 20 robot, yeni bir lojistik konsept, lazer ölçümü ile otomatik konumlandırma ve dijital veri toplama sistemi bulunuyor. Bunlar, Airbus’un üretim sistemine ciddi bir dijitalleştirme düzeyi getirirken, üretimde hızı, kaliteyi ve verimliliği de artırıyor.

Hamburg’daki yeni tesis, tek koridorlu yolcu uçaklarının gövdelerini oluşturan tüm parçaların birleştirilmesinden ve son montajından sorumlu. Yeni tesiste Flextrack adı verilen modüler, hafif otomatik sistem sayesinde, sekiz robot uzun bağlantı parçaları üzerinde 1,100 ila 2,400 delik açıyor. Bir sonraki üretim adımında, her biri yedi eksende çalışan 12 robot, ana bileşenleri oluşturmak için parçaları birleştiriyor.

Robot kullanımının yanı sıra, Airbus aynı zamanda üretimi optimize etmek, ergonomiyi geliştirmek ve teslim sürelerini kısaltmak için malzeme ve parça lojistiğinde yeni yöntemler ve teknolojiler de uyguluyor.

Hamburg’taki tesiste monte edilen uçak parçaları, gerekli elektrikli ve mekanik sistemler ile donatıldıktan sonra Fransa, Almanya, Çin ve ABD’deki son montaj hatlarına gönderiliyor.

BOEING 737 NG’DE ÇATLAK BULUNDU!

737 MAX uçakları yüzünden tarihinin en büyük krizini yaşayan Amerikalı imatlatçı Boeing’e, 737’nin bir önceki nesli olan Next Generation serisi uçaklarından da olumsuz haber geldi. Amerikan Federal Havacılık İdaresi FAA, Boeing 737 NG uçaklarında tespit edilen ve yapısal bütünlüğü olumsuz yönde etkileyebileceği düşünülen bir çatlak için yönerge hazırladı.

35 binden fazla uçuş yapan bir Boeing 737-800 NG modelinin, yolcu uçağından kargo uçağına dönüşümü sırasında tespit edilen çatlağın ardından yapılan ilk incelemelerde 36 bin ve üzeri uçuş yapan en az üç uçakta daha benzer çatlarlar tespit edildi.

Gövdeyi kanatlarla birleştiren ve ciddi bir gerilime maruz kalan bir nevi uçağın süspansiyon sistemi görevi gören çatalsı yapılar normalde uçağın tüm servis ömrü olan 90.000 uçuşa dayanacak şekilde tasarlandı.

FAA şimdi tüm 737-600, -700, -700C, -800, -900 ve -900ER uçaklarında, bahsedilen yapıların incelenerek çatlak tespiti olup olmadığının belirlenmesini ve çatlak varsa gerekli güçlendirme çalışmasının yapılmasını, ayrıca bundan böyle her 30 bin uçuştan önce bu kontrolün yapılmasını zorunlu kıldı. Sorunun giderilmemesinin uçağın temel yapısal sistemine zarar verip uçağın havada kontrolünün kaybedilmesine neden olabileceği düşünülüyor.

Boeing şimdi bu sorunun arkasındaki nedenin malzeme kaynaklı mı, tasarım veya üretim hatası mı olduğunu araştırmak zorunda. Dünya genelinde operasyonlarına devam eden 6345 uçağı etkileyen bu karar ve yapılacak incelemenin havayolları için son derece maliyetli olacağı düşünülüyor.

Öte yandan Boeing CEO’su Dennis Muilenburg 30 Ekim’de Boeing 737 MAX kazalarıyla ilgili ABD Kongre’sinin bir komitesine ifade verecek.

HAVA KARGODA YERLİ YAZILIM

1994 yılında kurulan ve tamamı Türk mühendislerin elinden çıkan yeni nesil havayolu ve seyahat yazılım çözümleriyle dünyanın beşinci büyük havacılık bilişim teknolojileri firması olan Hitit, yeni ürünü Crane Cargo yazılımı ile 25 yıllık tecrübesini kargo sektörüne taşıdı.

İlk olarak, Pakistan Havayolları tarafından kullanmaya başlanan yazılım sayesinde Hitit, havayolları ve tedarik zincirindeki tüm paydaşlar için hava kargo yazılımı üreten ve ihraç eden ilk Türk teknoloji şirketi oldu.

Crane Cargo özellikle havayollarının, kargo yer hizmetleri firmalarının ve tedarik zincirinde yer alan tüm paydaşların lojistik hizmet alma aşamasında ihtiyacı olan tüm fonksiyonları içeren entegre bir sistem sunuyor. Crane Cargo, sektörün ihtiyacı olan inovatif, akıllı ve süreçleri kolaylaştıran yapıya sahip. Türkiye’de ve dünyada var olan yazılım çözümlerinden çok daha kapsamlı teknolojisiyle hava kargo taşımacılığının tüm ihtiyaçlarına cevap veren bir altyapı sağlıyor.  Tedarik zincirindeki tüm süreçleri basitleştiren yazılım, uluslararası kargo regülasyonlarına uyumlu çözümler de üretiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir