Havayolları Arasındaki Doktor Rekabeti

Küresel havayolları, uçakta sundukları hizmetler konusunda her geçen gün yepyeni uygulamaları hayata geçiriyor. Özellikle uzun mesafeli uçuşlarda, bazı meditasyon uygulamaları ve çeşitli egzersizlerle yolcular için havayolu seyahatlerinin olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olmak isteyen havayolları, sundukları uçuş içi sağlık programları, daha kaliteli yastık, battaniye ve uyku setleri, bitkisel çaylar ve sağlıklı yemeklerle bu adımlarını desteklemeye çalışıyor.

Özellikle son dönemde küresel havayolları arasındaki rekabette yeni bir sayfa daha açıldı. Doktorlar! Öyle ki havayolları doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarını, çeşitli bilimsel temelli programları hayata geçirebilmek amacıyla kontratlıyor ve onlarla iş birlikleri yapıyor.

Örneğin Türk Hava Yolları, küresel marka gücünü Emmy Ödülü sahibi “The Dr. Oz Show” adlı sağlık talk şovuyla tüm dünyada milyonlarca insanın tanıdığı Dr. Mehmet Öz ile güçlendirmeye çalışıyor.

Singapore Havayolları, eski bir genel cerrah olan ve şu anda ABD’deki lüks sağlıklı yaşam yaşam markası Canyon Ranch’ta sağlık inovasyonunun başında yer alan Dr. Richard Carmona ile çalışıyor.

Air France ise kendi havacılık doktorları ve psikologlarıyla birlikte çalışmalar yürütüyor.

Peki bu çalışmalar ve üretilen programlar yolculara gerçekten yardımcı oluyor mu? Yoksa tüm bunlar özellikle fayda gözetmeksizin havayolları için güçlü birer halkla ilişkiler kampanyası mı? Dürüst olmak gerekirse her ikisinin cevabı da evet. Hadi başlayalım…

YOLCU SAĞLIĞI MI PR MI?

Uçuşta yolculara dağıtılan atıştırmalıkların ve ikram edilen yemeklerin yolcu sağlığı ve uçuş üzerindeki etkilerini değerlendiren uzmanlara göre bütün bunların, zamanın gerisinde kalmış olsa da, daha sağlıklı bir kabin ortamı ve uçuş deneyimine yönelik olumlu hareketler olduğunu söyleyebiliriz. Fakat havayollarının buradan elde edilen olumlu sonuçları bir övünç malzemesi haline getirip PR olarak pazarda rekabet gücünü artırmak için kullandığı da yadsınamaz bir gerçek.

Havayollarının ikram kalitesini, yemeklerini, koltukları, zamanında kalkış performanslarını ve daha pek çok şeyi derecelendiren ve bu konuda çeşitli çalışmalar yapan bazı araştırma kuruluşları ve web siteleri olsa da henüz hiç kimse havayollarını uçuş sırasında yolcu sağlığına verdikleri önem ve sağlıklı yaşam programları üzerinden derecelendirmedi. Ayrıca bu tür programların kullanılabilirliği ve verimliliğinin yolcuların rezervasyonları ve havayollarını tercih etme konusuyla ilişkilendiren çalışmalar veya yayınlanmış raporlar da yok. Havayolları kendi yaptıkları yolcu memnuniyeti anketlerinin sonuçlarını da genellikle halka açıklamıyor.

Havayollarına danışmanlık yapan doktorlar, uçak yolculuğu ile ilgili sağlık sorunlarıyla başa çıkmak için kendi klasik kriterlerini kullanıyor. Tüm araştırmaların sonuçları da aslında uçak kabinlerindeki en büyük filin hala sirkadiyen saat yani biyolojik ritim olduğunu ortaya koyuyor. Yani insan vücudunun biyolojik saatinde yaşanan sapmalar ve değişimler jet lag olarak bilinen sinir bozucu duruma yol açıyor. Çünkü insan vücudu kısa sürede birkaç farklı saat dilimine adapte olabilecek şekilde tasarlanmadı. Bu yüzden yapılan tüm çalışmalar genlerimizde olmayan bir şeye vücudumuzu ikna etmeye çalışmaktan ibaret gibi görünüyor.

THY MEHMET ÖZ İLE ÇALIŞIYOR!

Havayollarının son dönemde bu konuda yaptığı bazı çalışmalara yakından bakalım. THY’nin 5 duyu isimli reklam filminde oynayan Türk cerrah Mehmet Öz, aynı zamanda havayoluyla yolcuları için seyahatlerini daha rahat ve sağlıklı geçirmelerini hedefleyen “Fly Good Feel Good” projesi kapsamında işbirliği yapıyor. Bu çerçevede Dr. Öz, THY yolcularına sağlıklı beslenme ve egzersiz tavsiyelerinde bulunuyor.THY’ninresmi sitesi, sosyal medya hesapları ve uçak içi eğlence sistemleri üzerinden gösterimi yapılan projenin temelini uzman tavsiyelerinin bulunduğu kısa videolar ve basılı materyaller oluşturuyor. Hava yolculuğunun beş duyu üzerindeki etkisinin yanı sıra kişinin zihin durumu üzerindeki etkisini de düşünerek yola çıktığını söyleyen Öz, tıbbi bilgi ve tecrübelerini konuyla nasıl başa çıkabileceği üzerine alternatifler geliştirmek için kullanmış.

Bazı havayolları markalarla yaptıkları çeşitli iş birlikleri nedeniyle uçakta yolcularına bazı bitki çaylarını dayatıyor ya da bir başka deyişle ikram ediyor. Ancak Öz havayolu seyahati yapacak insanlar için tıbbi açıdan ekstra yararları olabilecek otlar aramış. Bunun sonucu olarak da stresi azaltmaya yardımcı olabilecek kalsiyum ve magnezyum içeren bir Afrika çalısı olan Roybos çayı, sıvı ve elektrolit dengesine katkıda bulunarak şişkinliği azaltan bir Sudan bamyası türü olan roselle çayı ve vücuttaki fazla sıvının atılımına yardımcı olmak için yeşil çayı tarçın, zencefil, mısır ipeği ve garam masala gibi bitkilerin karışımından elde edilen çeşitli çayları ortaya koymuş. Bu çaylar THY uçaklarında ikram ediliyor mu bilmiyorum. Ben hiç denk gelmedim. Ayrıca Dr. Öz Türkiye’de kendi yetişme dönemindeki deneyimleri de programa dahil ederek dünyanın en sağlıklı gıdaları arasında olduğu kanıtlanan Akdeniz diyetinden çok sayıda gıda maddesine de uçuş için hazırladığı programda yer veriyor. Ek olarak, Oz, kabinde daracık ve rahatsız alanlarda uzun saatler boyunca oturmak zorunda kaldığımız için ortaya çıkacak zararlı etkileri ortadan kaldırmak için baştan ayağa bir dizi egzersiz de öneriyor. Nemlilik oranı düşük kuru ve dönüşümlü havanın kabinde dolaşımda olmasının yarattığı etkiler de düşünülmüş.

SİNGAPUR HAVAYOLLARI DR CARMONA’YA EMANET!

Singapur Havayolları ise Dr. Carmona ve Canyon Ranch’te beraber çalıştığı ekipten, egzersiz, daha iyi yemek ve daha iyi uyku stratejileri de içeren, 30 bin feette sağlıklı yaşam stratejileri konseptli kişiselleştirilmiş çeşitli sağlık programları geliştirmelerini istedi.

Bildiğiniz gibi Singapur Havayolları Singapur’dan-Newark’a yaklaşık 19 saat süren dünyanın en uzun ticari rotasında hizmet veriyor. Benim de havayolunun davetlisi olarak deneyimlediğim bu uçuşun videosunu yeni izleyen insanlardan bazıları hala yorum kısmına en uzun uçuş bu değil Avustralya’dan haberin yok galiba mealinde yorumlar yapmaya devam ediyor. Ancak bir kez daha söylemek gerekirse bu uçuş menzil ya da mesafe olarak dünyanın en uzun ticari seferi. Süre olarak bundan daha uzun süren seferler olabilir ancak rüzgar, meterorolojik faktörler ve daha pek çok şey uçuş süresi üzerinde olumlu ya da olumsuz etki yapabiliyor. Yani aynı uçuşu iki farklı günde yaptığınızda bile aralarında anlamlı bir süre farkı yaşanabilir. Burada aslolan havacılık sektöründe en uzun uçuşun menzile bakılarak belirleniyor olması ve bunun da şuan için Singapur-Newark uçuşu olması. Neyse devam edelim.

Carmona, uçuş sırasında sağlık durumunun kişiselleştirilmesi fikrinden bir soruyu gündeme getirmiş. Soru şu: havayolu seyahatleri nasıl demokratikleştirilebilir?” Kendisine ve ekibine “Ekonomi sınıfında uçan yolcuların first ve business class sınıfında uçan yolcularda olduğu gibi sağlıklı yaşam ve uçuş olanaklarına sahip olmalarını nasıl sağlayabiliriz diye sormuş. Bu düşünceler sırasında ortaya çıkan bir cevap ise onları çalışmalarında yeni genetik bulguların nasıl kullanılacağını araştırmayı içerebileceği sonucuna götürmüş.

Teori şu: vücudun biyolojik ritmini kodlayan genleri tanımlayabilirlerse, her yolcuya göre diyet programları ve çevresel faktörlerin etkilerine yönelik önerilerde bulunmak mümkün olabilir. Kimbilir önümüzdeki 5-10 yıl içinde, insanların genomik ayak izi yani DNA profillerinden yola çıkarak sadece uçuşlarında geçirdikleri vakti değil yaşamlarını bir bütün olarak bile iyileştirmek mümkün olabilir.

QANTAS DAHA UZUN VE SAĞLIKLI UÇUŞLAR PEŞİNDE!

Avustralya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan ve önümüzdeki yıllarda çok daha uzun uçak yolculukları yapmayı planlayan Qantas da Sydney Üniversitesi’ndeki çok sayıda doktor ve akademisyenle bu konu üzerinde ciddi bir çalışma yürütüyor. Bu çalışmalarda disiplinlerarası bir yaklaşım izleniyor. Kardiyo-metabolik sağlık; uyku; bağışıklık fonksiyonları ile bilinç ve ruh hali bu programın temelini oluşturuyor. Biyolojik saat üzerine çalışan biyologlar, uyku hekimleri, biyokimya mühendisleri, immünologlar ve bilişsel davranışları inceleyen araştırmacılar bu çalışmada birlikte yer alıyor.

Uzun uçuşlarda yer alan yolcuların uyku, uçak içindeki aktivite ve oturdukları süre boyunca durumları kaydedilip bu verilerin anlamlı bir bütün oluşturması süreci üzerinde ciddi şekilde çalışılıyor. 2.000 kişilik bir deney grubu üzerinde devam eden çalışmada henüz profesyonel bir bilimsel yayın haline gelebilecek kesin kanıtlara ulaşılamadı. Altı ay gibi bir süre içinde daha net sonuçlara ulaşılması planlanıyor.

AIR FRANCE ENDİŞELERİ GİDERECEK!

Havayolunun resmi doktoru Dr. Vincent Feuillie’nin yönettiği Air France sağlık ekibi ise yolcuların hava yolculuğuyla ilgili endişelerini dengelemek konusuna odaklanmış durumda. Bu ekibin yaptığı çalışmalar yolcuların ruhsal durumunu olumsuz etkileyen uzunca bir liste ortaya koydu. Katı güvenlik kuralları ve uzun kuyruklar, hava trafiğindeki kalabalık ve karmaşalar, uçağa binemeden havaalanlarındaki tüm süreçler için artan bekleme süreleri, uçakta özellikle ekonomi sınıfında yolcuya düşen alanların giderek daha da daralması ve daha pek çok şey yolcuların olumsuz etkilenmesine neden oluyor. Air France uzmanları bu tip sorunların yolcular üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri gidererek onlara keyifli ve sağlıklı bir uçuş vadedebilecekleri kanısında.

İşte tüm bunlar başarılı olmuş ya da potansiyel olarak başarılı olması muhtemel çalışmalardan bir kaçı. Ancak dünya genelinde bir grup uzman da her şeye rağmen havayollarının bu programlara yaptıkları yatırımların ne kadar iyi niyetli olursa olsun, asla değmeyeceği görüşünde. Illinois Üniversitesi’ndeki Egzersiz, Teknoloji ve Biliş Laboratuvarı’nda çalışan bir grup uzman da uçuşta zihinsel ve fiziksel refahı arttırmak gereken çeşitli programları denediklerini ama insanların bundan çok da etkilenmediği gibi sonuçlar aldıklarını iddia ediyor.

Havayollarının geliştirdiği programları gereksiz bulan uzmanlara göre, uçak içinde yolcunun fiziksel aktivitesini artırıp, hareketsiz zamanını azaltması, zihinsel durumunu böylesi dar bir alanda iyileştirmenin en iyi yolu. Alternatif olarak, bazı gürültü önleyici kulaklıklar veya ritmik nefes almanızı kolaylaştıran ve farkındalığızı artıran çeşitli mobil uygulamaları da öneriyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz havayolları doktorlarla yaptıkları iş birliğinde gerçekten neyi amaçlıyor? Başarılı olma şansları var mı? Siz kabinde daha keyifli ve sağlıklı bir uçuş için ne yapıyorsunuz? Yorumlarınızı mutlaka bekliyorum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir