TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, Boarding Info’da konuştu: “Atatürk Havalimanı’nın kapanması bizi kamçıladı”
Uçak Mühendisi Dr. Muhammed Yılmaz’ın YouTube kanalı Boarding Info’da hazırlayıp sunduğu “Havacılığın Zirvesi” programının konuğu, TAV Havalimanları Holding İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan oldu.
Kaptan; TAV’ın Ankara Esenboğa Havalimanı’ndaki yatırımlarını, Atatürk Havalimanı’nın kapanmasının ardından izledikleri büyüme stratejisini, yurt dışındaki yatırım fırsatlarını ve Fransız ADP ile ortaklıklarını anlattı. Röportajda, seyahat alışkanlıklarına ve havacılık sektöründeki kişisel deneyimlerine de değindi.
Esenboğa’ya 235 milyon Euroluk yatırım
TAV’ın Ankara Esenboğa Havalimanı’nda 20’nci yılını doldurduğunu ve önümüzdeki 25 yıl boyunca terminal işletmeciliğini sürdüreceğini hatırlatan Kaptan, Anadolu’nun merkezindeki Ankara’dan beklentilerinin çok büyük olduğunu söyledi.
AJet ve Pegasus Hava Yolları’nın Esenboğa’daki uçak sayılarını artırmasının ve uçuş ağlarını genişletmesinin, Ankara’nın TAV’ın gelecek planlarındaki yerini değiştirdiğini belirtti. Esenboğa için yaklaşık 235 milyon euro yatırım yaptıklarını ifade etti.
Ankara’nın çevre illerle birlikte çok geniş bir hinterlanda sahip olduğunu dile getiren Kaptan, hızlı tren hatlarının gelişmesi ve Esenboğa metro projesiyle hem iç hem de dış hatlardaki yolcu potansiyelinin daha da artmasını beklediklerini söyledi.
“Atatürk Havalimanı’nın kapanması bizi kamçıladı”
Kaptan, ihalesi 1997 yılında yapılan ve Ocak 2000’de operasyonların başladığı İstanbul Atatürk Havalimanı’nı TAV’ın doğum yeri olarak tanımladı. Atatürk Havalimanı’nın kendisi için de her şeyin başladığı ve işi öğrendiği yer olduğunu anlattı.
Kapandığı dönemde 68,5 milyon yolcuya ulaşan ve artık kabına sığmayan Atatürk Havalimanı’nın kapanış sürecinin 2013 yılında başladığını belirten Kaptan, o tarihten itibaren kapanış sonrasında büyümeyi nasıl sürdüreceklerini planladıklarını söyledi.
Mayıs 2018’de Antalya Havalimanı’nda yüzde 50 hisse satın alarak portföylerini dengelemeye başladıklarını anlatan Kaptan, Atatürk Havalimanı’nın yerini tek seferde, tek bir havalimanıyla doldurmanın mümkün olmadığını belirtti.
Atatürk Havalimanı’nın kapanacağını 2013’ten itibaren bilmenin şirketi daha hareketli hâle getirdiğini söyleyen Kaptan, bu süreçte daha fazla fırsat aramaya başladıklarını, risk algılarının değiştiğini ve daha cesur adımlar attıklarını anlattı.
TAV’ın büyüme üzerine kurulu bir şirket olduğunu belirten Kaptan, Atatürk Havalimanı kapanmasaydı da büyümeye devam edeceklerini, ancak kapanma kararının bu konuda kendilerini biraz daha kamçıladığını söyledi.
“Turistin Türkiye’ye gelmesi daha önemli”
Kaptan, terminal işletmecisi olarak Türkiye’de faaliyet gösterdikleri havalimanlarının tamamında iç hatlardan elde ettikleri gelirin aynı tarifeye bağlı olduğunu söyledi.
Kendileri için asıl önemli olanın turistin Türkiye’ye gelmesi olduğunu belirten Kaptan, turistin Bodrum, İzmir veya Antalya üzerinden giriş yapması arasında bir ayrım gözetmediklerini anlattı. Katıldıkları fuarlarda da Türkiye’yi bir bütün olarak tanıtmaya çalıştıklarını ifade etti.
Türkiye’de yeni yatırım fırsatları
Kaptan, yakın dönemde Türkiye’nin batısında özelleştirme veya kamu-özel sektör iş birliği modeliyle hizmete başlayacak yeni bir havalimanı bulunmadığını söyledi. Doğudaki havalimanlarının kârlılık düzeylerinin ise TAV’ın yatırım beklentilerine uygun olmadığını belirtti.
Kısa vadede Türkiye’deki havalimanları arasında yeni bir yatırım fırsatı görmediklerini dile getiren Kaptan, mevcut işletmelerde hisse satışı gündeme gelmesi hâlinde ilgilenebileceklerini söyledi.
ADP ortaklığı ve karar alma bağımsızlığı
TAV’ın Fransız ADP ile ortaklığına da değinen Kaptan, şirketin karar alırken ne kadar bağımsız olduğu sorusunu yanıtladı.
ADP’nin, bünyesindeki şirketlerle dünyanın en büyük özel havalimanı işletmecisi olduğunu belirten Kaptan, TAV ve Hindistanlı GMR da dâhil edildiğinde grubun geçtiğimiz yıl dünya genelinde 360 milyonun üzerinde yolcuya hizmet verdiğini söyledi.
TAV’ın küresel bir şirket olmasına rağmen havalimanı işletmeciliğinde daha bölgesel bir yaklaşım benimsediğini anlatan Kaptan; Doğu Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya’da faaliyet gösterdiklerini ve bu bölgelerde büyümek istediklerini belirtti. Amerika’da veya Güneydoğu Asya’da bir havalimanı satın alma hedeflerinin bulunmadığını söyledi.
Terminal işletmeciliği ve servis şirketleri birlikte değerlendirildiğinde TAV’ın 30’dan fazla ülkede, 100’den fazla havalimanında hizmet verdiğini hatırlatan Kaptan, Türk ve Fransız bayraklarını birlikte taşımanın özellikle finansman konusunda büyük fayda sağladığını anlattı.
Şirket içindeki karar alma süreçlerinde ise yüzde 100 bağımsız olduklarını belirtti.
Türkiye’de öğrenilenler yurt dışına, yurt dışındaki deneyimler Türkiye’ye
Muhammed Yılmaz, geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren TAV’ı, yurt dışında gördüklerini Türkiye’ye getiren bir şirket olarak mı, yoksa Türkiye’de geliştirdiği yöntemleri yurt dışına taşıyan bir şirket olarak mı tanımlamak gerektiğini sordu. Kaptan, “Aslında hepsinin karışımıyız” yanıtını verdi ve bu yaklaşımı örneklerle anlattı.
Türkiye’de maliyet yönetimini çok iyi öğrendiklerini söyleyen Kaptan, hem yerel hem de küresel krizlere nasıl tepki verecekleri konusunda da deneyim kazandıklarını belirtti.
Almatı Havalimanı’nın mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu hatırlatan Kaptan, burada daha önce uygulamadıkları bir işletme modelini hayata geçirdiklerini anlattı. Arazi ve bina satın alarak gayrimenkul geliştirme üzerine çalışmaya başladıklarını söyledi.
Almatı’da edindikleri deneyimleri, uzun süreli işletme haklarına sahip oldukları yurt dışındaki havalimanlarında veya Türkiye’de nasıl uygulayabilecekleri üzerine fikir geliştirdiklerini belirtti.
“İyi ki girmemişiz” dedikleri pazarlar: Rusya ve Suriye
TAV Yönetim Kurulunda gündeme gelen, ancak sonradan “İyi ki girmemişiz” dedikleri bir pazar olup olmadığı sorusuna Kaptan, Rusya yanıtını verdi.
2018 yılında Rusya’da, portföyünde beş havalimanı bulunan bir holdingle ilgilendiklerini ve bu pazara girmeyi çok istediklerini anlattı. Ukrayna Savaşı’nın ardından Rusya’ya yönelik ambargolar başlayınca, bu yatırımı yapmamış olmalarını olumlu değerlendirdiklerini söyledi.
Kaptan, 2011 yılında Suriye’deki Şam ve Lazkiye havalimanları için de güçlü bir iyi niyet anlaşması yaptıklarını belirtti. Suriye’nin de sonradan “İyi ki girmemişiz” dedikleri pazarlardan biri olduğunu, ancak bugün Suriye’deki havalimanlarıyla ilgilenebileceklerini ifade etti.
TAV neden riskli coğrafyalarda büyüyor?
Havacılığın krizlerden ilk etkilenen sektör olduğunu söyleyen Kaptan, ticaretin bir parçası olması nedeniyle krizden ilk çıkan sektörün de havacılık olduğunu belirtti.
TAV’ın terminal işletmeciliğinde neden riskli coğrafyaları tercih ettiğini de açıklayan Kaptan, gelişmekte olan bölgelerin krizlerden en çok etkilenen, buna karşılık büyümenin de en yüksek olduğu yerler olduğunu söyledi.
TAV’ın faaliyet alanının riskli bölgeler olduğunu belirten Kaptan, yatırımcıların da şirketten bu bölgelerde ticaret yapmasını beklediğini anlattı.
Gelirlerin yüzde 47’si servis şirketlerinden geliyor
Kaptan, TAV’ın gelirlerinin yüzde 47’sinin servis şirketlerinden, yüzde 53’ünün ise havalimanı terminal işletmeciliğinden geldiğini söyledi.
Yeni bir pazara girerken servis şirketleri üzerinden mi, yoksa terminal işletmeciliği odağında mı karar aldıkları sorusuna ise servis şirketlerinin, TAV’ın işlettiği bir havalimanının çatısı altında faaliyet göstermesini tercih ettikleri yanıtını verdi.
Serkan Kaptan’dan kişisel notlar
İlk uçak yolculuğunu 1984 yılında İstanbul-Bodrum hattında Bonanza tipi bir uçakla yaptığını söyleyen Kaptan, ilk yurt dışı seyahatini ise 16 yaşında KKTC’ye gerçekleştirdiğini anlattı.
Gitmekten en çok keyif aldığı şehrin New York olduğunu belirten Kaptan, uzun uçuşlarda uyuyarak vakit geçirdiğini, hatta çoğu zaman uçak henüz yerdeyken uykuya daldığını söyledi.
Uçakta yolculara ücretsiz bir şey dağıtma hakkı olsa neyi seçeceği sorusuna, eski iPod’lar gibi müzik dinlenebilecek taşınabilir bir cihaz dağıtacağı yanıtını verdi.
Geniş gövdeli uçaklarda cam kenarı koltukları tercih ettiğini belirten Kaptan, kabin bagajıyla seyahat ettiğini ve son dakika yolcusu olduğunu anlattı. Atatürk Havalimanı’nda iki kez uçak kaçırdığını da paylaştı.
TAV’da görev yaptığı süre boyunca unutamadığı günün, Atatürk Havalimanı’nın kapandığı gün olduğunu söyleyen Kaptan, kendisini uykusuz bırakan konunun ise operasyonlardaki emniyet ve güvenlik riskleri olduğunu belirtti.












