Havacılık Bülteni-121 – Boarding Info

Written by 23:00 Havacılık Bültenleri

Havacılık Bülteni-121

BRITISH AIRWAYS’TE SEKS İŞÇİSİ KABİN MEMURU SKANDALI!

İngiltere’nin milli havayolu British Airways, bu hafta büyük bir skandalla sarsıldı. Şirketin kabin memurlarından birinin aynı zamanda seks işçisi olarak çalıştığı ve müşterilerine uçuş sırasında “yetişkin eğlencesi” vaat ettiği; hatta uçuşta iç çamaşırlarını bile sattığı ortaya çıktı. Havayolu, çıkan haberler üzerine, durumun kabul edilemez olduğu ve personelin kimliğinin belirlenmesi için soruşturma başlatıldığını duyurdu.

İngiliz The Sun gazetesinin haberine göre; kabin memuru, verdiği hizmetlerin reklamını, üniformasıyla sosyal medya üzerinden paylaştığı fotoğraflarla yapıyor. Londra Heatrow merkezli uçuşlarda görev yaptığını duyuran kabin memurunun, iç çamaşırları için 25 pound istediği belirtiliyor. Kabin memurluğunun yanı sıra ikinci iş olarak seks işçiliği yapan kadının sosyal medya hesabında, buluşmak için teminat bedeli olarak 50 pound istediği; gelen taleplere bağlı olarak fiyatların değişebileceği ve asla pazarlık yapılamayacağını belirten ifadelerin kullandığı paylaşımları bulunuyor.

Bir kabin görevlisinin part-time seks işçiliği yapması hem meslektaşlarının tepkisine yol açtı hem de bu skandal British Airways’te büyük yankı uyandırdı. Ancak gazeteye konuyu yorumlayan bir havayolu çalışanı ise, ilginç bir çıkış yaparak; Covid-19 nedeniyle şirketin maaşlarda yaptığı kesintileri çıkarmaya çalışıyordur diyerek, British Airways yönetimini suçladı.

Kabin memurunun kimliğinin tespit edilmesi için soruşturma başlatan British Airways yönetiminden, “her zaman tüm çalışanlarımızdan en üst standartta davranışlar sergilemelerini bekliyoruz. Ortaya atılan iddiaları araştırıyoruz” açıklaması geldi.

PANDEMİ SONRASI UÇUŞLARDA BÜYÜK TEHLİKE: PİLOTLAR!

Hafta içinde Bloomberg tarafından yayımlanan bir rapor, pandemi nedeniyle uzun süredir kokpitten uzak kalan pilotların, sektörün geleceği ve toparlanması konusunda bir tehdit oluşturduğunu öne sürüyor.

Konunun fitilini ateşleyen detay ise 15 Eylül’de, Lion Air’ ait bir Airbus A330’un, 307 yolcu ve 11 mürettebatıyla Medan’a inişinin ardından pistten çıkması ve Endonezya ulaşım güvenliği otoritesinin konuyla ilgili başlattığı soruşturma oldu.

Soruşturma sonucunda, uçağın kaptan pilotunun, uçuştan önceki 90 gün içinde toplamda üç saatten daha az uçtuğu ve yardımcı pilotun 1 Şubat’tan beri hiç uçmadığını ortaya çıktı. Neyse ki bu ihmalkar davranışlara rağmen pistten çıkan uçakta kimse yaralanmadı.

Olay ile ilgili hazırlanan ön rapora göre, kaptan pilot, yaklaşık 17.000 saatlik uçuş deneyimine sahip 48 yaşında aynı zamanda Airbus A330’da uçuş eğitmenliği de yapan tecrübeli bir pilottu. Uçuşta yardımcı pilot olarak bulunan pilot ise, Mart ayında Endonezya’ya taşınmadan önce Thai Lion Air’de kaptan olarak çalışan 46 yaşında, benzer uçuş saati ve tecrübesine sahip bir pilottu. Yaklaşma sırasında, fırtınalı hava nedeniyle pilotlar pist değişikliği talep etti.

Yaklaşık 1.000 feet irtifada, yardımcı pilot, uçağın kontrolünü kaptan pilota devretti. Daha sonra uçağın pistin soluna doğru yaklaştığını fark edip, kaptan pilota müdahale etmesini söyledi. Her ne kadar dümeni sağa kırmak için gerekli hamleler yapılsa da sol ana iniş takımı pistten çıktı ve pist ışıklarından ikisini kırdı.

Bloomberg’e göre Lion Air’in yaşadığı bu olay, havacılık endüstirisi tüm enerjisini COVID-19 süreci ve sonrasına çevirmişken; sektörde gözden kaçan önemli endişe kaynaklarını vurguluyor. Hava yolu seyahatlerine talebin aşırı düşmesi nedeniyle, uçaklarını ve dolayısıyla pilotlarını yere indiren havayolları operasyonlarını azalttı. Bu nedenle pilotların uçuşları ciddi şekilde kısıtlandı.

Endonezya Ulusal Ulaşım Güvenliği Komitesi, Lion Air olayına ilişkin hazırladığı ön raporunda, salgının pilot yeterliliği ve uçuş deneyimini sürdürme konularını zorlaştırdığı bilgisine yer verdi.

Lion Air’in olayın yaşandığı A330 uçağı için bir simülatörü yok. Pilotları Endonezya, Malezya ve Singapur’daki başka şirketlerin eğitim merkezlerine gönderiyor. Bloomberg raporuna göre, COVID-19 nedeniyle getirilen seyahat kısıtlamaları bu eğitim tesislerine erişimi zorlaştırdı.

Havacılık güvenliği uzmanları, pilotların düzenli uçuş yapmalarının, zihinlerini kokpitte tutmasının en önemli adımı olduğu görüşünde. Bu kadar uzun süre uçuşlardan uzak olmanın, rahatlık ve rehavet getirdiğini düşünen uzmanlar; pilotlarda gelir kaybı, işini kaybetme endişesi; çalıştığı havayolunun geleceği hakkındaki belirsizlik ve virüs kapmaktan korkmak gibi faktörlerin de ekstra stres yarattığı; stres seviyelerindeki artışın da yeterliliklerini düşürdüğü görüşünde.

Dünya genelinde ticari yolcu uçaklarının yaklaşık üçte biri aylardır yerde bekliyor. Bu esnada, binlerce pilot işten çıkarıldı veya işten çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya. Hala çalışmakta olan şanslı azınlık ise hava yolu seyahatlerinde düşen talep nedeniyle, normale göre çok daha az uçuyor.

Pilotlar ile ilgili yaşanan bu sorunun, Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı EASA’nın Mayıs ayında Karaçi’de Pakistan Havayolları’na ait A320’nin yaptığı ve 99 kişinin hayatını kaybettiği kazada da olası bir faktör olduğunu belirtmesi nedeniyle daha önce de gündeme geldi. EASA, pilotların, uçuş için gerektiği kadar verimli olmadıklarının gözlendiğini açıklamıştı.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, pilotların güncel kalabilmelerini sağlamak üzere simülatörlere erişebilmeleri için, uçuş mürettebatının resmi olarak kilit çalışanlar kategorisine alınması için hükümetlere çağrıda bulundu. Böylece seyahat kısıtlamalarından etkilenmeden, sertifika, deneyim ve yeterliliklerini korumak için simülatörler dahil eğitim tesislerine erişebilirler.

Ticari uçak pilotları için, dünya genelinde geçerli kural; son 90 gün içinde en az 3 kalkış, yaklaşma ve iniş yapmadıkça yolcu taşıyan bir uçağın kullanılamayacağı yönünde. Bu 90 günlük süre, pilotun bir tip yetkisi öğretmeninin ya da kontrol pilotunun nezareti altında hat uçuşu gerçekleştirmesi koşuluyla, en fazla 120 güne kadar uzatılabiliyor. Ancak pilotların lisanslarının güncel kalmasının en ekonomik yolu simülatörde saklı. Pilotlar yaklaşık bir saat içinde teknik olarak güncel kalmalarını sağlayan üç kalkış ve inişi gerçekleştirebiliyor. Bu durum, havayolu için çok daha hızlı ve ucuz bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Uzmanlara göre, pilotların pek çok eğitimle birlikte özgüvenlerini ve beceri seviyelerini geri kazanmaları yaklaşık bir aylık düzenli uçuş ile mümkün olabilir. Uçuşa odaklanılamadığı durumlarda, alınan kararlar gecikebileceği ve yalnızca birkaç saniyenin, güvenli bir uçuş ve kaza arasında bir fark yaratabileceği vurgulanıyor.

737 MAX YENİDEN SİPARİŞ ALMAYA BAŞLADI!

Geçtiğimiz haftalarda, FAA’den yeniden uçuşa elverişli onayı alan Boeing 737 MAX yeni siparişler almaya başladı. İrlanda merkezli Ryanair, liste fiyatı 9 milyar $ ‘ın üzerinde bir anlaşma ile 75 adet MAX siparişi verdi. Böylece havayolunun toplam MAX siparişi 210’a çıktı. Bu sipariş MAX için 2018’den beri alınan tek seferde en büyük sipariş olarak kayıtlara geçti. Ryanair’in alacağı tüm uçaklar, sadece bu havayoluna özel olarak üretilecek 197 koltuklu MAX 200 modeli olacak.

Boeing CEO’su David Calhoun Washington’da düzenlenen bir imza töreninde “Siparişlerin, FAA onayı ve sektörde toparlanmanın başlamasıyla giderek artacağına her zaman inandım” dedi.

Ryanair CEO’su Michael O’Leary ise 737 MAX siparişini “yeni yüzyılın anlaşması” olarak nitelendirdi. Daha önce önemli bir indirim durumu olursa yeni MAX siparişleri vermeyi düşünebileceklerini açıklamıştı Ryanair yönetimi liste fiyatı 125 milyon dolar olan uçaklar için ne kadar ödeme yapılacağını açıklamadı.. Endüstri kaynakları, sipariş vermek isteyen havayollarının, liste fiyatının yüzde 50’sinin altında fiyatlara uçağı satın alabileceklerini öne sürüyor.

Ryanair’in, uçağın güvenli olduğuna dair algının oluşturulmasına katkıda bulunmak gibi potansiyel sonucu olacak bu siparişler için liste fiyatının üçte ikisinden daha büyük bir indirim almış olabileceği konuşuluyor. O’Leary, müzakere edilen indirimin bir kısmının, MAX’ın ilk teslimatındaki 18 aylık gecikmenin tazminatı olacağını söyledi.

MAX’ın liste fiyatının çok altında şartlarla imzalanmış olsa bile, bu anlaşma Boeing için, elinde teslim edilmeyi bekleyen 450 adetlik uçak stoğunun eritilmesi, uzun süredir devam eden nakit sıkıntısına çare olması gibi sebeplerle, bir can simidi olarak nitelendiriliyor. Ryanair’e, ilk teslimatın 2021’in başında ve son teslimatın ise 2024’ün sonunda yapılması planlanıyor.

Dublin merkezli düşük maliyetli havayolu, önümüzdeki 18 ay içinde başka bir büyük MAX siparişi için pazarlık yapmayı umuyor. O’Leary, 2025’e kadar 230 koltuklu MAX 10’u uçurmayı hedeflediklerini duyurdu. Ancak, otoritelerin, tasarım incelemelerini daha da sıkılaştırması nedeniyle, MAX 10’un teslimatının 12-18 ay ötelenebileceği konuşuluyor.

ABD’li United da yakın zamanda 8 adet MAX’i teslim alarak, uçaklar yere indirildikten sonra MAX teslimatı yapılan ilk ABD’li havayolu olmaya hazırlanıyor. American Airlines, Miami ile New York arasındaki ilk yolculu 737 MAX seferini 29 Aralık tarihine planlamıştı. Filosunda şu anda 24 MAX bulunduran American Airlines da bu ay içinde Boeing’den 8 yeni 737 MAX teslim almayı hedefliyor.

American Airlines, bünyesindeki 2.600 adet 737 pilotunu 2.5 saatlik simülatör eğitiminden geçirdiği için uçakları kademeli olarak yeniden uçurmaya başlayacağını açıklamıştı. Ayrıca, havayolu, haftanın 7 günü, 3 vardiya halinde çalışan, 260 uzmanı ile 7-10 gün içinde uçaklarını FAA gereksinimlerine uygun hale getirmek için yoğun bir şekilde çalışıyor.

BERLİN BRANDENBURG HAVALİMANI’NDA PİST VE TERMİNAL KAPANIYOR!

9 yıllık gecikmenin ardından, 31 Ekim’de kapılarını açan Berlin Brandenburg Havalimanı’nda, yolcu trafiğinin, salgın öncesi seviyelerin sadece yüzde 10’unda olması nedeniyle, pistlerinden ve terminallerinden birinin kapatılması kararı alındı. Seyahat talebinde bir iyileşme görülmemesi halinde, pist ve terminalin bir yıl kapalı kalması öngörülüyor.

Böylece, Brandenburg Havalimanı’nın Terminal 5’i olarak yeni bir statü kazanan, eski Schönefeld Havalimanı terminali, 2021’in başından itibaren, ikinci bir emre kadar kapanacak. Bu terminal, Ryaniar ve Wizz Air gibi düşük maliyetli Avrupalı ​​taşıyıcıların uğrak yeriydi.

Havaalanı işletmecisi, başlangıçta Terminal 1 ile aynı zamanda hizmete açılması planlanan Terminal 2’nin, yolcu talebinin az olması nedeniyle 2021’e kadar açılmayacağını duyurmuştu. Yeni kararlar ile birlikte, sınırlı hava trafiği nedeniyle yeni güney pisti de “mümkün olan en kısa sürede” geçici olarak kapatılacak.

Brandenburg Havalimanı’nda kapatılma kararı alınan güney pisti, 4 Kasım’da çeşitli aksiliklerle açılmıştı. Pistin ilk resmi kullanıcısı olan Qatar Airways uçuşunu karşılamak için basın ve davetlilerin bir araya geldi. Qatar Airways, bu özel uçuş için Airbus A350 uçurdu. Ancak kötü hava koşulları nedeniyle iniş iptal edildi. Aynı gün, easyJet’e ait Airbus A320 güney pisitnden kalkışı sırasında kuş çarpması nedeniyle kısa süre sonra geri dönmek zorunda kaldı.

Pist ve terminal kapatma kararının uygulamaya geçmesi ile birlikte, Almanya’nın başkenti Berlin, savaş zamanları hariç, 100 yıldır ilk kez, tek bir aktif havaalanı pisti ile hizmet verdiği dönemi yaşayacak. Havaalanı yönetimi, 2021 yılında yaklaşık 9 milyon yolcuya hizmet verilmesini planlıyor. Bu da hedeflerin üçte birinden daha az yolcu sayısına karşılık geliyor.

Havalimanındaki Terminal 1, tek başına yılda 28 milyon yolcu kapasitesine sahip. Bu nedenle, havalimanının geleceğine dair projeksiyonlar, 2021’in tamamında büyük olasılıkla tek pist ve tek terminalin hizmet vereceğini gösteriyor.

Yeni havalimanının hizmete açılmasından 1 hafta sonra, 7 Kasım 2020’de şehrin tarihi havalimanı Tegel, 60 yıllık hizmetin ardından kapılarını sonsuza dek kapatmıştı.

LUFTHANSA’DAN EKONOMİ YOLCUSUNA KONFORLU SEÇENEK!

Bugünlerde havayolu ile seyahat etmek isteyen herkesin zihnini, uçakta sosyal mesafenin nasıl sağlanacağı sorusu meşgul ediyor. Kabinde kendimize ait alanlara sahip olmak daha önce hiç bu kadar önemli olmamıştı. Bu yüzden bir çok farklı havayolu, ekonomi sınıfında seyahat eden yolculara, ekstra ücret ödeyerek yanındaki koltuğu boş bırakma hakkı sunuyor. Böylece yolcu parasını verip, yan koltuğu bloke edebiliyor. Daha konforlu ve daha az endişeli şekilde seyahatini tamamlıyor.

Almanların milli havayolu Lufthansa, durumu başka bir boyuta taşıdı. Havayolu, Sleeper’s Row konseptini, Frankfurt-Sao Paulo uçuşlarında denemeye başladı. Konseptin amacı, ekonomi sınıfında seyahat eden yolcuların, bir sıradaki üç ya da dört koltuğu satın alabilmeleri ve uçuşta bu koltuklara rahatça uzanıp, gökyüzünde business class benzeri bir konfora kavuşabilmeleri. Havayolu, yolcularına bu konforu en üst düzeye çıkarabilmeleri için battaniye, yastık gibi ürünler verirken; ayrıca uçağa öncelikli biniş imkanı da sunuyor.

Yolcuların bu hizmeti satın alabilmek için, havalimanında, check-in sırasında veya uçağa biniş kapısında, 260 Dolar ekstra ödeme yapmaları gerekiyor.

Ancak bu konsept yeni değil. Air New Zealand benzer bir konsepti Economy Skycoach adıyla 2011’den beri müşterilerine sunuyor. Konsepti, özellikle aile olarak seyahat eden yolcuları için mükemmel bir fırsat olarak tanımlayan şirket, ödenecek ekstra ücreti ise uçuşa bağlı olarak değiştiriyor.

Airbus da 2019’da Settee Corner konseptini özel bir lansman ile duyurmuştu. Üç koltuklu standart bir ekonomi koltuk sırasını, ortalama bir business class koltuğuna göre daha az yer kaplayan ve daha hafif bir hale getiren konsept, yolculara bir kanepede yatarak seyahat etme imkanı vereceği iddiasıyla tanıtılmıştı.

Son olarak bu yılın başında, Air New Zealand, ekonomi sınıfı için “Economy Skynest”  isimli yeni bir konsept hayata geçirmek için patent ve ticari marka başvurularında bulunduğunu açıklamıştı. Konsepte göre, ekonomi kabininde, içinde 6 adet gerçek yatak bulunduran uyku bölmeleri oluşturulması planlanıyor.

(Visited 100 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info