Havacılık Bülteni-169 | Boarding Info

Written by 11:00 Havacılık Bültenleri

Havacılık Bülteni-169

SCHIPHOL’DE UÇAKLARA KUŞ ÇARPMASINI DOMUZLAR ÖNLEYECEK!

Londra Stansted – Bologna uçuşu yapan Ryanair’e ait 9H-QDG tescilli Boeing 737-800, Marconi Havalimanı’na iniş sırasında balıkçıl kuşlarından oluşan bir sürüye girdi. Uçağın sağ motoru alev aldı ve uçakta ciddi yapısal hasarlar oluştu. Uçak sorunsuz şekilde inmeyi başardı.

Havacılıkta “Bird strike” olarak bilinen kuş çarpmaları, her uçuşun kabusu durumunda. Kuş çarpmalarını önceden kestiremiyor olmak, olayı en tehlikeli hale getiren detay olarak öne çıkıyor. Uçuş emniyetini etkileyen kuş çarpmaları, büyük maddi hasara, yolcuların yaralanmasına ve bazı durumlarda can kayıplarına bile yol açabiliyor. Bu yüzden dünyanın her yerinde, kuş çarpmalarını azaltmak ve engellemek için çeşitli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaların en güncel olanı Amsterdam Schiphol Havalimanı’nda bir domuz çiftliğinden getirilen 20 domuz ile yapıldı.

Domuzlar, Schiphol Havalimanı’nın iki pisti arasında, yakın zamanda şeker pancarı hasadının yapıldığı beş dönümlü bir arazide otlatıldı. Böylece kaz gibi büyük kuşların, pistten uzak tutulmasına nasıl bir etkisi olacağı gözlendi. Projede domuzların kullanılması ile hem kuşları pist çevresine çeken besin kaynakları ortadan kaldırıldı hem de et yiyen domuzlar, kuşlar için bir tehlike ifade ettiği için kuşlar pist çevresinden kendiliğinden uzaklaşacağı varsayıldı.

6 hafta süren pilot proje kapsamında toplanan veriler önümüzdeki günlerde incelenecek ve yıl sonuna kadar, domuzların havalimanlarında daha uzun süreli kullanımına ilişkin karar verilecek. Projenin başarısı, domuzların bulunduğu ve bulunmadığı süre boyunca bölgedeki kuş aktivitesinin karşılaştırılması üzerinden ölçülecek. Schiphol Havalimanı’nda 2020’de yaklaşık 150 kuş çarpması vakası yaşandı.

Schiphol’de ayrıca kuşları uçaklardan uzak tutmak için lazer ışınları ve özel seslerin kullanıldığı 20 farklı kuş kontrolörü bulunuyor. Ayrıca havalimanı pistlerini kuşlar için çekici olmayan hale getiren özel çim türleri de ekiliyor.

Uçak ve kuş çarpışmaların büyük çoğunluğu iniş ve kalkış anlarında meydana geliyor. Birçok olası kuş çarpması, kuşların son anda yön değiştirmeleriyle önleniyor. Yüksek hızda meydana gelen bir kuş çarpması etkisi, uçağa atılan bir taşın etkisi ile aynı.

Kuş çarpması vakalarının %65’inde uçağın gövde ve motor pallerinde küçük hasarlar meydana geliyor. Çoğu vakada kuş uçağın ön camına çarpıyor ya da motor tarafından emiliyor. Kuşun motorun kabine hava alınan kompresör kademelerine kaçması durumunda kabinde kötü bir koku duyuluyor. Darbenin kuvveti, çarpan hayvanın ağırlığına, darbe esnasındaki hız farkına ve yönüne bağlı. Darbe enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artıyor.  Özellikle çarpışma bir kuş sürüsü ile yapılmışsa durum, uçuş güvenliği açısından çok daha vahim. Aynı anda birçok hasar meydana gelebiliyor ve hatta uçağın tüm motorları birden zarar görebiliyor. Kuş çarpması olaylarındaki etkiyi azaltmak için havacılıkta 3000 metre altı uçuşlarda saate 450 km hız sınırı var. Kuş çarpması olaylarının büyük çoğunluğu, göçmen kuşların göç hareketlerinin başladığı dönemlere denk geliyor. Böyle zamanlarda Hava Trafik Kontrol kuleleri, pilotları muhtemel sürülere karşı uyarıyor.

AIRBUS A340 ANTARKTİKA’YA İNDİ!

Tarihte ilk kez Antarktika’ya bir Airbus A340 indi. Hi Fly Havayolları’na ait A340(9H-SOL) Güney Afrika’nın Cape Town şehrinden beyaz kıtaya yaklaşık beş saatlik bir uçuşla ulaştı ve Wolf’s Fang Runway’e (WFR) başarılı bir şekilde indi.

Portekiz ve Malta’da iki ayrı merkezi bulunan Hi Fly, müşterilerine uçak, mürettebat ve bakım ekibi sağlayan bir kiralama şirketi. Yalnızca Airbus uçaklarını filosunda bulunduran Hi Fly’ın 801 sefer sayılı Antarktika uçuşu, önümüzdeki yaz sezonundan önce Antarktika’da kurulması planlanan tatil merkezi Wolf’s Fang’a malzeme ve destek götürmek için gerçekleştirildi. Uçuşta, Hi Fly şirketinin başkan yardımcısı Kaptan Pilot Carlos Mirpuri kokpitteydi.

Mirpuri ve uçuşta görev yapan diğer mürettebat üyeleri, bu tarihi uçuş öncesi her şeyin kusursuz olduğundan emin olmak için kabin ve ikramlar dahil uçuşun tüm aşamalarını denetledi.

Yaklaşık 4500 km menzile sahip uçuşun A340 ile gerçekleştirilmesinin sebebi, uçağın 4 motora sahip olması ve menzilinin uzunluğu olarak açıklandı. Normalde 3 saat sonra dönüş uçuşu için havalanması planlanan A340, yer hizmetleri, uçuş operasyonları ve bakım ekiplerinin üstün performans göstermesi ile daha kısa sürede havalanmayı başardı. Cape Town’a dönüş uçuşu, 10 dakika daha kısa sürdü.

Bildiğimiz anlamda herhangi bir havaalanı bulunmayan Antarktika’nın bazı bölgelerinde uçakların inebileceği buzla kaplı pistler bulunuyor. Daha önce Boarding Info’da detaylı şekilde anlattığımız üzere, Antarktika’da bulunan ve mavi buz pisti olarak adlandırılan bu pistlere operasyon yapmak oldukça zor. A340 gibi dev bir uçağı buz piste indirmek ve sorunsuz şekilde durdurmak da beklendiği üzere zor oldu. Pisti havadan tespit etmek hiç kolay değil. Ancak bir şekilde pisti görmemiz ve inişe geçmeniz gerekiyor. A340’ın indiği 3.000 metre uzunluğundaki Kurt Dişi Pisti’nde kesinlikle hiçbir navigasyon yardımcısı yok. Bu yüzden pilotların yaklaşık 20 milde görsel temas halinde olması gerekiyordu. Ayrıca buz pistin üzerinde, inişe yardımcı olması için ince kanal ve oyuklar açıldı. Sorrunsuz bir iniş için, tamamen kitaba uygun bir şekilde uçuldu ve uçak tam olarak planlandığı şekilde bir performans gösterdi. İniş tamamlanıp, taksi hızına ulaşıldığında kabinden güçlü alkış sesleri duyuluyordu.

Hi Fly, Airbus A340 ile bu sezon az sayıda turist, bilim insanı ve temel ihtiyaç malzemesinin beyaz kıtaya ulaştırılması için yeniden Antarktika uçuşları yapılacağını açıkladı.

A340’ın Antarktika’ya inişi, havacılık endüstrisi için büyük bir atılıma işaret ediyor. Çünkü kıtaya gelen ziyaretçilerin yüzde 90’ından fazlası mevcut altyapı eksikliğinden dolayı gemiyle seyahat etmek zorunda. Uçaklar sayesinde beyaz kıta çok daha ulaşılabilir hale gelecek.

A340 uçakları, ilk uçuşunu 1991’de gerçekleştirdi. 2011’de Airbus, A340 üretiminin, halefi A350’nin lansmanından önce sona ereceğini duyurmuştu.

DUBAI AIRSHOW’DA AIRRBUS-BOEING REKABETİNİ KİM KAZANDI?

Pandemi başladıktan sonra gerçekleştirilen ilk büyük küresel havacılık organizasyonu olan Dubai Airshow, dokuzuncu kez kapılarını ziyaretçilerine açtı. Fuara 148 ülkeden, 1200’ün üzerinde şirket katılırken; 160’ın üzerinde hava aracı sergilendi. Salgının gölgesinde gerçekleşen organizasyona 120 binin üzerinde ziyaretçi katılırken; fuarda imalatçılar rekor sayıda sipariş almayı da başardı.

İki dev imalatçı Airbus ve Boeing, uçak siparişleri konusunda, 2019’daki rakamları aşmayı başardı.

Avrupalı Airbus, Dubai Airshow’u 404 uçak siparişi ile kapattı. Amerikalı rakibi Boeing ise 101 uçak siparişi aldı. 2019’daki fuarda Airbus 220; Boeing ise 97 sipariş almıştı. Havayollarının fuarda verdiği siparişlerin liste fiyatının 80 milyar Dolar’ı bulduğu sanılıyor.

Bölgesel uçak üreticisi ATR, 72-600 modeli için 7 adet; Brezilyalı Embraer ise E175 modeline, 3’ü opsiyonlu 6 adet sipariş almayı başardı.

Ev sahibi Dubai’nin ulusal havayolu Emirates ise imalatçılara 25 milyar Dolar sipariş vererek, 2 yıl önceki fuarda olduğu gibi yine fuardaki ilgiyi üzerine çekmeyi başardı.

Airbus fuarın ilk günü Indigo Partners şirketlerinden A321neo ailesi uçakları için toplam 255 adet sipariş almayı başardı ve harika bir başlangıç yaptı. Bu siparişlerin 29 adedi A321 XLR için geldi. 255 siparişin dağılımı ise Macar Wizz Air’e 102, ABD’li Frontier’e 91, Meksika Volaris’e 39 ve Şilili JetSMART’a 23 uçak şeklinde dağıtıldı. Fuarın ikinci günü uçak kiralama şirketi Air Lease Corpotation, 7 adet A350 kargo uçağı da dahil olmak üzere toplam 111 uçak için sipariş verdi. Böylece A350’nin kargo versiyonunun lansman müşterisi oldu. ALC’nin 111 siparişinin dağılımı ise 25 adet A220-300, 55 adet A321neo, 20 adet A321XLR ve 4 adet A330neo oldu. Fuarın üçüncü günü ise Kuveytli Jazeera Airways 28 adet Airbus A321neo almayı taahhüt ederken, Nijeryalı Ibom Air de 10 adet A220 siparişi verdi.

Buna karşılık gözler Boeing’in Dubai Airshow’da ilk kez görücüye çıkan 777X modelindeydi. Yeni uçak fuarın ilgi odağı olsa da, ABD’li imalatçı, fuarda bu uçak için sipariş almayı başaramadı.

Boeing’in fuarda almayı başardığı siparişler kargo odaklıydı. Fuarın ilk gününde İzlandalı kiralama şirketi Icelease, 11 adet yolcudan kargoya dönüştürülmüş 737-800 siparişi verdi. İkinci gün DHL Express, 9 adet yolcudan kargoya dönüştürülmüş 767-300 siparişi ile bunu destekledi. İkinci gün ayrıca Emirates, iki yeni Boeing 777 kargo uçağı siparişi verdi. Fuarın üçüncü gününde Sky One, 3 adet 777-300 satın aldı. Air Tanzania 1 adet Boeing 787 Dreamliner, 1 adet 767 kargo uçağı ve 2 adet 737 MAX uçağı sipariş etti. Boeing’in yüzünü fuarın son günü, Hintli yeni havayolu girişimi Akasa Air güldürdü. Şirket 72 adet Boeing 737 MAX uçağı sipariş etti.

1000’İNCİ ROLLS ROYCE TRENT XWB-84 TESLİM EDİLDİ!

İngiliz motor üreticisi Rolls-Royce, 1000’inci Trent XWB–84 uçak motorunu teslim ederek önemli bir kilometre taşına ulaştı. Airbus A350-900 uçaklarına güç sağlayan motor, şirketin İngiltere’nin Derby kentindeki son teknoloji Üretim Test Tesisinde üretildi.

Uçak motorları arasında aktif hizmetteki en verimli motor olan Trent XWB-84, Trent ailesi motor modelleri arasında 1000’inci üretim sayısına en hızlı ulaşan motor oldu.

2015 yılında hizmete girmesinin ardından Trent XWB-84, kısa sürede tüm zamanların en hızlı satan büyük motoru oldu. Şu anda 30’dan fazla operatörün uçağında hizmet veren bu motorlarla sekiz milyondan fazla uçuş saatine ulaşıldı. Motorlar kısa menzilli segmentlerden 18 saati aşan ultra uzun menzilli uçuşlara kadar bir dizi farklı rotada sorunsuz uçarak çok yönlülüğünü ve kabiliyetini gösterdi.

Trent XWB-84, ilk Trent motoruna göre yüzde 15 yakıt tüketimi avantajına sahip. Ayrıca sınıfında lider performans ve gürültü seviyeleri sunuyor. Motor, gelecekte havayollarının kullanımına daha uygun hale gelmesi planlanan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları ile de çalışmaya hazır durumda. Trent XWB-84 motorları, piyasaya sürüldüğü 2015’ten bu yana 10 milyon tondan fazla CO2’nin havaya karışmasını engelledi. Bu miktar her yıl yaklaşık iki milyon eve elektrik sağlamak için gereken CO2 miktarıyla aynı.

BOMBARDIER CHALLENGER 3500 İDDİALI GELİYOR!

Kanadalı iş jeti üreticisi Bombardier, Challenger 350 modelini yeniden tasarladı ve Challenger 3500 olarak yeni ismiyle piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Uçakta yapılan revizyonlar olukça dikkat çekici. Bombardier’nin Challenger 3500 ile amacı Citation Longitude, Gulfstream G280, Embraer Praetor 500 ve 600 modelleriyle kafa kafaya rekabet edebilmek. Süper orta ölçekli segment çok rekabetçi olduğu için Bombardier’in bu pazara yönelik yeni bir model ortaya koyması bir süredir bekleniyordu.

Challenger 3500’ün tasarımında, Bombardier’in ultra uzun menzilli Global 7500 modelindeki lüks özellikler tamamen kullanılmış. Bombardier’in 30 yıllık süreçte ilk yeni iş jeti koltuğu tasarımı olarak lanse ettiği Nuage koltuklar da Challenger 3500’te yerini almış. Bu koltuklar, alt sırttaki baskıyı azaltmak için “sıfır yerçekimi” pozisyonuna getirilebiliyor. Bombardier tasarımcısı Alexandre Curthelet, bu koltuk tasarımı sayesinde yolcuların ağırlık merkezini daha dengeli hale getirmesinin mümkün olacağı görüşünde. Uçakta ayrıca standart kablosuz telefon şarj cihazları, kabin içinde ışıklar, sıcaklık, eğlence sistemi ve çok daha fazlası için sesli komut sistemi ile sınıfının en büyüğü olan 24 inç büyüklüğünde ve 4K kalitesinde ekranlar yer alıyor. Uçakta kabin içi basıncı 4,850 ft eşdeğerine kadar düşürüldüğü için yolcular çok daha konforlu bir uçuş gerçekleştirebilecek.

Challenger 3500’ün tasarımında Covid’den etkilenen tasarım öğeleri de öne çıkıyor. Tüm kabin düğmeleri, akıllı telefon düğmelerine benzer şekilde tasarlanmış. Yalnızca daha şık değil, aynı zamanda temizlenmesi daha kolay olan bu tuşlar, dokunsal algısı güçlü camlarla değiştirildi. Tasarım ekibi ayrıca mobilyaların etrafında geniş bir alan bırakmak, galley aksesuarları arasındaki boşlukları ortadan kaldırmak, kapak ve çekmecelerde daha büyük mandallar kullanarak, uçak içi temizlik ve dezenfeksiyonu kolaylaştırmış.

Challenger 350, son yedi yılda en çok satan süper orta boy iş jeti oldu. Bombardier bu başarıyo, güvenilirliğe ve uçağın ekonomik performansına bağlıyor. Challenger 3500’ün ilk teslimatlarının 2022’nin ikinci yarısında yapılması bekleniyor. Kanadalı imalatçı selefinin cazibesini korumayı da sürdüreceğini taahhüt ediyor. Hem kiralık hem de fraksiyonel kullanımlar için harika bir uçak olması beklenen uçağın tıpkı Challenger 350 gibi 26.7 milyon Dolar liste fiyatına sahip olması,  Bombardier’in en dikkat çekici hamlesi oldu.

(Visited 41 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info