Havacılık Bülteni-182

PEGASUS KAZASININ NİHAİ RAPORU TAMAMLANDI!

5 Şubat 2020’de, İzmir-İstanbul seferini yapan Pegasus Havayolları’na ait Boeing 737, yaptığı sert inişin ardından Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pistten çıkmış ve gövdesi üç parçaya ayrılmıştı. 3 kişinin hayatını kaybettiği ve 180 kişinin yaralandığı kaza ile ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı. Uçak kazasına ilişkin 157 sayfalık resmi Kaza kırım raporu tamamlandı ve savcılığı teslim edildi. Kaza kırım raporuna TRT Haber ulaştı.

Uçağın kara kutusunun Hannover’deki bir laboratuvarda çözümlenmesi ile ortaya çıkan nihai raporda, hava trafik kontrolörünün iniş öncesi mevcut hava koşullarını, pilotlara aktarırken Türkçe konuştuğu ortaya çıktı. Bu durumun, yabancı uyruklu yardımcı pilotun Türkçe anonsları anlamamasına ve uçuş komutlarına müdahale edememesine yol açtığı belirlendi. Ayrıca inişe geçmeden 6 dakika önce uçağa bir yıldırım isabet ettiği de öğrenildi. Rapora göre, bu da pilotlardaki stresi artırdı. Yardımcı pilotun, Pegasus teknik birimi ile bir irtibat sağladığı ve bunun da telaşını bir miktar daha artırdığı belirtildi.

Raporda uçağın son yaklaşma ve iniş safhasında sürat ve pozisyonunun da uygun olmadığı belirlenirken, taksi yolu civarında uçağın kuyruk hızının anormal artışa geçtiği de raporda yer aldı. Pilotların, pistin tam zıt istikametinde iniş yapmak için harekete geçtiği bilgisine yer verildi.

Kaptan pilotun frenleme sistemini inişten önce devre dışı bıraktığı ve 6 saniye gecikmeli olarak manuel frenleme yaptığı, bu manuel frenlemenin de pistin sonuna gelinirken yavaşlamayı sağlamadığı belirtildi.

Raporun bilirkişiye gönderilerek eksiklerinin tamamlanması ve ardından savcının olayla ilgili iddianamesinin hazırlaması bekleniyor.

MALEZYA UÇAĞINI RUSYA MI DÜŞÜRDÜ?

17 Temmuz 2014’te, Malezya Havayolları’nın, 283 yolcu ve 15 mürettebatı ile MH17 sefer sayılı Amsterdam-Kuala Lumpur uçuşunu yapan Boeing 777-200ER, Donbas Savaşı sırasında, Rusya yanlısı isyancılar tarafından kontrol edilen bölge üzerinde, bir Buk uçaksavar füzesi tarafından vuruldu. Uçakta bulunan 298 kişinin tamamı, yaşamını yitirdi. Ölenler arasında 196 Hollanda ve 38 Avustralya vatandaşı da bulunuyordu.

Rusya sınırından yaklaşık 50 km uzaklıktayken uçakla temas kayboldu ve uçağın enkazı Ukrayna’nın Donetsk Oblastı Bölgesi’ndeki Hrabove sınırının 40 km yakınında bulundu.

Avustralya ve Hollanda, bu olayın ardından Rusya Federasyonu’ndan tazminat ve özür talep ederken, uluslararası soruşturmanın elde ettiği bulgulara rağmen iddiaları reddeden Rusya, Ekim 2020’de iki ülke ile müzakerelerden tek taraflı olarak çekildi. Uluslararası araştırmalar, uçağı vuran Buk füzelerinin Rusya’dan geldiğini söylüyor.

Hafta içinde Hollanda ve Avustralya hükümetleri, olaydan Moskova’yı sorumlu tutma çabalarını yenilemek için, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ICAO nezdinde, Lahey ve Canberra’da yeni bir dava süreci başlattı. Bu yasal süreç, Rusya’yı iki ülke ile durdurduğu müzakerelere yeniden katılmaya zorlayabilir ve Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Rusya’nın cezalandırılmasına neden olabilir. Hayatını kaybedenlerin yakınlarının da Rusya’dan tazminat taleplerinin yolunu açabilir.

Hollanda ve Avustralya hükümetleri, yaşanan olayda, Rusya’nın “sivil bir uçağa karşı yasadışı bir şekilde silah kullanarak, havacılık hukukunun temelini oluşturan Chicago Sözleşmesi’nin 84. Maddesi’ni ihlal ettiği” görüşünde. Her iki ülke de, dava sürecinin başlatılmasının mevcut Rusya-Ukrayna savaşıyla hiçbir ilgisi olmadığını ve bu adımın uzun bir hazırlıktan sonra atıldığını iddia ediyor. Füze sisteminin, Rusya Federasyonu’nun 53. uçaksavar askeri tugayına ait olduğuna ve eğitimli bir Rus askeri ekibinin bu sisteme eşlik ettiğine dair kanıtlar, mahkeme heyetine sunulacak.

RUSYA YABANCI UÇAKLARI KENDİ TESCİLİNE ALIYOR!

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sivil havacılığa destek amacı taşıyan yasayı imzalayarak, Rus havayollarına kiraladıkları yabancı uçakları Rus tesciline geçirme ve Rus sivil havacılık otoritesine de bu uçaklara yerli uçuşa elverişlilik sertifikası verme hakkı tanıdı.

Rus Havacılık Kanunu’nda ve diğer bazı yasal düzenlemelerde yapılan bu değişikliklerle Rus havayolları yabancı uçak filosunu elinde tutarak, iç hatlarda operasyonlarına devam edebilecek. Sivil hava araçları, sertifikalandırma merkezleri ve test laboratuvarları kullanılarak, gereksinimleri Ulaştırma Bakanlığı tarafından belirlenecek şekilde sertifikalandırılacak.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı’na göre şu anda Rusya’da 739’u yabancı sicile kayıtlı toplam 1.367 uçak operasyon yapıyor. Bu uçakların 745’i çeşitli vergilerden kaçınmak için Atlas Okyanusu’ndaki küçük bir ülke olan Bermuda tesciline kayıtlı.

Rus havayollarının filosundaki uçakların 515’i, bazı Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki kiralama şirketlerinden kiralanmış durumda. Toplam değeri 12 milyar Dolar’ı bulan bu uçakların yarısı, İrlanda merkezli şirketlere ait. AB’nin, Rusya’ya yönelik yaptırımların bir parçası olarak Rusya’ya uçak satışını veya kiralanmasını yasaklandı. Kiralama şirketlerine Rusya’daki mevcut sözleşmeleri sona erdirmeleri için 28 Mart’a kadar süre verildi. Rus hükümeti ise uçakları kiralama şirketlerine iade etmek yerine, yurt dışında uçaklara el konulma riski nedeniyle; havayollarına uçaklarını ülke dışına çıkarmamalarını tavsiye etti. Kiralık uçakların 425’inin, savaşın başladığı 24 Şubat itibariyle Rusya sınırları içinde olduğu biliniyor.

Batılı ülkelerin yaptırımları, Rus havayollarına yedek parça ve bakım hizmeti sağlanmasını da engelliyor. Uçakların şu anda sigortalı olup olmadığı belirsizliğini koruyor.

Rusya’daki bu uçaklar çıkan yasa ile Rus tesciline geçirilerek, iç hatlarda uçurulacak. Uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten çıkarıldığı için uçakların kira bedelleri de ödenmeyecek.

Rusya’nın uçakları kendi tesciline geçirmesi, Moskova’yı, bir uçağın aynı anda birden fazla ülkede tescilli olmasını yasaklayan uluslararası kurallarla çelişecek. Bu durum kriz sona erdiğinde, Rus havayolları, uçak kiralama ve sigorta şirketleri arasında büyük bir hukuksal mücadelenin kapısını aralayacak. Tüm küresel havacılık endüstrisinde dengeleri değiştirecek bu hamleleri ile Ruslar, tarihin en büyük temerrüdü riski ile karşı karşıya. Bakalım gökyüzündeki Rus ruleti nasıl sonuçlanacak…

RUSYA’YA KAÇ YABANCI HAVAYOLU UÇUYOR?

Rusya Ulaştırma Bakanlığı, hafta içinde yaptığı açıklama ile altı Rus havayolunun uluslararası uçuşlara devam ettiğini ve 29 yabancı havayolunun Rusya uçuşlarını sürdürdüğünü duyurdu.

Bazı ülkelerin hava sahalarını kullanmalarına yönelik kısıtlamalara rağmen, altı Rus hava yolu şirketi, Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kırgızistan, BAE, Tacikistan, Türkiye ve Özbekistan’a haftada yaklaşık 250 uçuş gerçekleştiriyor. Rus havayolları bu uluslararası uçuşlarda, 147 adet Rus yapımı Sukhoi Superjet 100 de dahil olmak üzere yurtdışında el konulma riski olmayan batılı ülkelerin ürettiği uçaklarını kullanıyor.

Ayrıca Cezayir, Ermenistan, Bahreyn, Belarus, Venezuela, İsrail, Hindistan, Irak, Kazakistan, Katar, Kırgızistan, Fas, Moğolistan, BAE, Sırbistan, Suriye, Tacikistan, Türkmenistan, Türkiye ve Özbekistan’dan 29 farklı havayolu da Rusya’ya uçuşlarına devam ediyor.

Öte yandan bakanlık, Rusya’ya dönmekte güçlük çeken Rus vatandaşları için devlet hizmet portalı Gosuslugi üzerinden bir takip form oluşturarak, ülkeye dönmek isteyen vatandaşların uçak biletlerini düzenlemek ve nerede oldukları hakkında veri almak için bir sistem başlattı.

Rusya’nın ulusal havayolu Aeroflot, geçtiğimiz hafta içinde Antalya ve İstanbul’dan tahliye uçuşları yaptı. Havayolu, alternatif rotalarda, diğer Rus taşıyıcıların uçuşlarındaki yolcuları da ülkeye taşıyacak. Karayipler ve Tayland’da mahsur kalan Rus vatandaşları 18 Mart’ta ülkelerine geri getirilmeye başlanacak. Mısır ve Sri Lanka’dan, 989 Rus vatandaşı, Aeroflot Group’un bir parçası olan Rossiya Havayolları tarafından ülkeye getirildi.

Ayrıca Rus havayolları, iç hatlardaki talebi de sorunsuz karşılıyor. Rusya sivil havacılığı yetkilileri, ülke içinde hava ulaşımında kesinlikle bir sorun olmadığını; COVID-19 sırasında kazanılan deneyimin, mevcut koşullarda Rusya’daki nüfusun, hava ulaşımına erişimi ve hareketliliğini iyileştirmek için gerekli kararların alınmasını kolaylaştırdığını iddia ediyor.

RUSYA YERLİ UÇAKLARINA YOĞUNLAŞACAK!

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali binlerce insanın ölümüne, 3 milyondan fazla insanın da göç etmek zorunda kalmasına neden olurken; dünyanın en büyük iki nükleer gücü Rusya ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ciddi bir kriz oluşturdu. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’nın küresel yaptırımlarıyla birlikte Rusya, 1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşünden bu yana en ağır ekonomik krizle karşı karşıya kaldı.

Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov yaptığı açıklama ile MC-21 ve Sukhoi Superjet gibi uçak projelerine odaklanarak yerel sivil havacılık sektörünün gelişimini hızlandıracaklarını söyledi. Rusya’nın askeri havacılık endüstrisinin, Kırım’ın ilhak edildiği 2014’ten bu yana yaptırımlar altında olmasına rağmen büyüdüğünü belirten Borisov, pek çok projenin uluslararası işbirliğine bağlı olduğu için sivil sektör için durumun daha zor olduğunu kabul etti.

Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra, Rusya’nın bir zamanlar güçlü olan havacılık sektörü bir kargaşaya sürüklendi. Başkan Vladimir Putin 1999’da iktidara geldiğinden beri Boeing ve Airbus’tan pazar payını geri almaya çalıştı. İlk olarak 2011’de duyurulan, Rusya’nın ana yerli yolcu uçağı Sukhoi Superjet 100, Airbus, Bombardier ve Embraer ‘e rakip olarak geliştirildi. Bölgesel uçağın koltuk kapasitesi 100’ün altında.

Boeing 737 ve Airbus A320 dar gövde uçaklara rakip olarak geliştirilen, koltuk kapasitesi 200’ün üzerinde olan orta menzilli Irkut MC-21’in ise bu yıl hizmete girmesi bekleniyor. İlk olarak ABD yapımı motorlarla uçması hedeflenen uçak, Aralık 2020’de Rus yapımı turbofan motorlarla ilk kez uçtu.

Her iki uçak da United Aircraft Corporation’ın (UAC) bir parçası olan Irkut Corporation tarafından inşa edildi ve motorlar ise tamamen Rusya’nın devlet havacılık ve savunma holdingi olan Rostec’e ait olan United Engine Corporation tarafından üretildi.

DELTA’DAN AIRBUS’IN HİDROJENLİ UÇAĞINA DESTEK!

ABD’li havayolu Delta, Avrupalı ​​uçak üreticisi Airbus’ın, 2035’te hizmete girmesini planladığı hidrojenle çalışan yolcu uçağı geliştirme projesine destek verecek ilk ABD’li havayolu oldu. Atlanta merkezli Delta, ortaklık kapsamında herhangi bir finansal yatırım yapmayacak.

Delta, filo ve uçuş ağı beklentileri konusunda danışmanlığın yanı sıra, hidrojen yakıtı ile çalışan ticari uçaklar geliştirmek için gereken operasyonel ve altyapı gereksinimlerini belirlemek için de destek verecek.

Delta, Hidrojen yakıtlı uçakların teknik ve ekonomik uygulanabilirliğini araştıracak. Bu uçakların filo ve operasyonlara giriş yollarını belirleyecek ve uçakların Delta filosundaki potansiyel performansını analiz edecek. Bunu da uçuş menzili sınırları, yakıt ikmal süresi ve havaalanı uyumluluğu gibi zorluklar üzerinden gerçekleştirecek.

Havacılık Ekosistemi anlamında, yeşil hidrojeni geliştirmek, ölçeklendirmek ve ülke çapında havalimanlarında uygulamak için ihtiyaç duyulacak altyapıyı değerlendirecek olan Delta; ayrıca ilerleme için net bir yol belirlemek üzere regülasyonları ve maliyetleri analiz edecek

Delta ayrıca, endüstrinin kilit paydaşları ile hidrojen üretimine giden yollar da dahil olmak üzere havacılıkta karbondan arındırılmış bir geleceğin savunulması konusunda destek verecek.

Havacılığı karbondan arındırmak için teknolojinin nimetlerini doğru bir şekilde kullanmak ve dinamik bir hidrojen eko sistemini geliştirmek gerektiğini düşünen uzmanlar, hidrojen yakıtın statükoyu yeniden tanımlama potansiyeline sahip heyecan verici bir kavram olduğu ve bu somut adımların, yeni nesil havacılığın temelini oluşturduğu görüşünde.

adbanner