Written by 20:42 Havacılık Bültenleri

Havacılık Bülteni-87

HAYALET UÇUŞ NEDİR?

Tüm dünyada hava trafiğini felç eden ve durma noktasına getiren Coronavirus salgını ile birlikte sektörde en çok konuşulan konulardan biri “Hayalet Uçuş” kavramı oldu.

Havayolu şirketlerinin belli rotalarda uçuş haklarını kaybetmemek için, bir yolcu bile olmayan uçaklarla yaptığı operasyonlara hayalet uçuş adı veriliyor. Havayolları, bir uçuş yılı içerisinde önceden planlanan ve belirlenen uçuş tarifelerinin %80’ine bağlı kalarak operasyonlarını gerçekleştirmezse, havaalanındaki ‘slot’larını kaybetme riskiyle karşılaşıyor.

Uygulamanın en dikkat çeken örneklerinden biri, geçtiğimiz günlerde British Airways’in Londra-Cardiff arasında, hiç yolcusu olmayan uçuşu icra etmesi oldu. Havayolu, Heathrow Havalimanı’nda yaklaşık değeri 2 milyon Sterlin olan slotu kaybetme riskini almak istemediği için uçağı boş da olsa uçurdu!

Slot, bir havalimanında belirli bir gün ve saatte, iniş veya kalkış amacıyla havalimanı alt yapısının tamamını kullanmak üzere, havalimanı işletmecisi veya ilgili sivil havacılık otoritesi tarafından, havayolu şirketlerine tahsis edilen iznin adı. Özellikle yoğun talep görülen havalimanlarında slotu bulunan havayolları için bu hak adeta bir yatırım aracı durumunda.

Havayolu şirketleri, hem bu havalimanlarına rağbet fazla olduğu için operasyonlarını yüksek dolulukla gerçekleştirip iyi para kazanıyorlar hem de olası bir durumda bu slotları başka havayollarına ciddi fiyatlara satabiliyorlar.

Hollanda’nın milli havayolu KLM, 2016 yılında, Londra Heathrow’daki tek bir slotunu Oman Air’e 75 milyon Dolar’a satmıştı. Kısa bir süre önce Air New Zealand’ın, yine Heathrow’daki slotlarından birini, adı açıklanmayan bir bayrak taşıyıcı havayoluna 27 milyon Dolar’a sattığı biliniyor.

Salgın, seyahat planlarını engellese ve uçuşlar toplu olarak iptal edilse de havayolları, uzun vadeli iş planını korumak için uçuş yapmak zorunda kalıyor. Ancak bu kez de operasyon maliyeti, yakıt ve personel giderleri nedeniyle finansal olarak zarara uğruyor. Öte yandan boş yere harcanan binlerce galon yakıt nedeniyle, çevreye de gereksiz yere zarar veriyorlar.

Avrupa Komisyonu ve Amerikan Federal Havacılık İdaresi FAA; salgınının ekonomi üzerindeki etkisini azaltmak için, havayollarını boş ‘hayalet uçuşları’ yapmaya zorlayan bazı kuralları askıya almaya karar verdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, slotlar için kullanılan ‘kullan ya da kaybet’ şeklinde tariflenen kuralların geçici olarak gevşetileceğini duyurdu. Havayolları bu karalar üzerine derin bir nefes aldı.

Uçuşlarla ilgili kurallar, daha önce 11 Eylül saldırıları, SARS salgını ve 2008 mali krizi sırasında askıya alınmıştı.

Slotlar ile ilgili uç ya da kaybet kuralının arka planında ise havacılık sektöründe faaliyet gösteren nispeten daha küçük havayollarının, en çok talep gören dev havalimanlarına operasyon yapma konusunda, büyük havayolları karşısında eşit şartlara sahip olabilme şansı sunmak ve adil olma misyonu bulunuyor.

İngiltere merkezli araştırma şirketi OAG tarafından her yıl düzenli olarak, havayollarının en çok gelir elde ettiği uçuş rotaları araştırılıyor. Araştırmanın 2019 yılı sonuçlarına göre, havayollarının en çok gelir elde ettiği uçuş rotası, British Airways’e kazandırdığı 1.2 Milyar Dolar gelirle, Londra-New York uçuşları oldu.

Qantas’ın Sidney-Melbourne uçuşları ise dünyanın en çok gelir getiren ikinci uçuş rotası olmasının yanında en çok gelir getiren iç hat rotası durumunda. Bu güzergahta yaptığı uçuşlarla Qantas, 849 milyon Dolar’ın üzerinde gelir elde etti.

Listenin üçüncü sırasında ise Emirates tarafından gerçekleştirilen Londra-Dubai uçuşu yer alıyor. Dubai merkezli havayolu 2019’da bu güzergahta yaptığı uçuşlardan 829,7 milyon Dolar gelir elde etti.

Listenin ilk 10 sırasında yer alan uçuşların beşinde Londra Heathrow Havalimanı’nın yer alması ise bir başka ilginç özellik olarak öne çıkıyor.

AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN ABD’YE UÇUŞLAR YASAKLANDI!

Küresel salgının İtalya ve İspanya başta olmak üzere Avrupa’daki hızlı yayılma karakteri, ABD yönetimini endişelendirdi. ABD Başkanı Trump, Avrupa Birliği ülkelerinin salgınla ilgili önlemler konusunda geç kalması nedeniyle ülkelerindeki vaka sayısının artışını gerekçe göstererek, çok katı bir önlemi hayata geçirdiklerini açıkladı.

26 Avrupa ülkesi ile ABD arasındaki seyahatler, 30 gün süreyle askıya alındı. ABD başkanının açıklaması, Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüsün küresel bir pandemi olduğunu resmen açıklaması sonrasında geldi.

13 Mart Cuma günü 23: 59’da yürürlüğe girecek kısıtlama kapsamında Schengen bölgesini oluşturan 26 Avrupa ülkesinden (Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İtalya, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda , Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, İspanya, İsveç ve İsviçre) ABD’ye yapılan uçuşlar durduruldu. İngiltere ve Türkiye kapsamın dışında tutuldu. Ayrıca kargo uçuşları da yasak kapsamında yer almıyor.

Alınan karar üzerine Avrupalı havayolu şirketleri adeta kazan kaldırdı. Birçok havayolu, salgının başladığı gün itibariyle finansal gücünün büyük bir kısmını ABD uçuşları üzerinden elde ederken, Trump’ın kararıyla büyük bir yıkım yaşandı. Havayolları, hükümetlerden ciddi hacimlerde sübvansiyonlar beklediklerini ve girecekleri zararın devlet tarafından karşılanması için resmi başvurular yaptı. Konuyla ilgili nasıl bir formül bulunacağı merak konusu. Sürecin Avrupa’da yeni iflaslar getireceğine kesin gözüyle bakılıyor. Fısıltı gazetesinde Avrupa’da büyük bir havayolunun iflas sürecine başladığı ama henüz açıklanmadığı konuşulmaya başlandı bile. Tahminler Alitalia ya da Norwegian üzerinde yoğunlaşıyor.

PEGASUS KAZASININ ÖN RAPORU BELLİ OLDU!

5 Şubat’ta Sabiha Gökçen Havalimanı’nda meydana gelen ve 3 kişinin hayatını kaybettiği ve 180 kişinin yaralandığı İzmir’den gelen Pegasus’un Boeing 737 kazasına ilişkin ön rapor ortaya çıktı. Rapora göre, inişten yaklaşık 6 dakika önce uçağa düşen yıldırımın, uçakta herhangi bir sorun oluşturma ihtimali nedeniyle, pilotlardaki stresi artırdığı ve bir an önce iniş yapmak istedikleri belirlendi!

Uçağın kara kutusunu oluşturan uçuş veri kayıt cihazı FDR ve kokpit ses kayıt cihazı CVR çözümlemelerinin ardından, kulenin verdiği ilk bilgilerin, Hollanda vatandaşı yardımcı pilot tarafından anlaşılmadığı, bilgilerin İngilizce değil Türkçe yapıldığı ortaya çıktı. Son telsiz görüşmesinde İngilizce olarak 270 dereceden 22 knot rüzgar ve iniş serbest bilgisi verildiği, pist başında uygun bir noktaya teker koyulduğu; kokpit ekibinin frenleme ile ilgili prosedürleri 6 saniye gecikmeli yaptığı tespit edildi.

Frenleme yapıldığı anda sürat göstergesinin 57 knot olduğu; rüzgarın da etkisiyle yer hızının 84 knot olduğu andan itibaren negatif ivmelenmenin yeterli olmaması sebebiyle, uçağın pisti yaklaşık 60 knot hızla terk ettiği anlaşıldı.

Pist içinde duramayan uçağın önce ILS antenlerine daha sonra nöbetçi kulübesine çarpıp yaklaşık 30 metre derinlikteki alana düştüğü ve gövdesinin 3’e bölündüğü raporda yer aldı. Motorların ve iniş takımlarının koptuğu, kuyruk takımı parçalarının hasarlandığı belirtilen uçağa dair sağ motor tarafında küçük çaplı bir yangın çıktığı havanın yağışlı olması nedeniyle yangının kendiliğinden söndüğü kaydedildi.

Uçağın bakım kayıtlarında eksiklik ve yakıt planlamasında herhangi bir sorun olmadığı da belirlendi. Uçağın kaptan pilotu, geçtiğimiz haftalarda çıkarıldığı mahkemede taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan tutuklanmıştı.

BOEING 737 MAX’IN KABLOLAMA SİSTEMİ YENİLENECEK!

Amerikalı imalatçı Boeing, hizmete geri dönmeden önce 737 MAX uçaklarının kablo demetlerinin ayrılmasına karar verdi. Daha önce federal havacılık idaresi FAA, potansiyel kısa devre riski nedeniyle Boeing’e bu durumu raporlamıştı.

Kilit uçak sistemlerini kontrol eden kablolama kümelerinin değiştirilmesi kararı, uçakların hizmete geri dönüş sürecini de uzatacak gibi görünse de Amerikalı imalatçı aynı fikirde değil.

Boeing, değişikliklerin uçak başına yaklaşık bir hafta sürmesini planlıyor. Ancak uçakların yeniden uçuşlara hazır hale getirilmesi süreçlerinde başka işlerle eş zamanlı gerçekleştirileceği için ekstra zaman kaybı yaratmayacağını iddia ediyor.

737 MAX uçakları üzerinde kablo demetlerinin birbirine çok yakın olduğu yaklaşık 12 ayrı nokta tespit edildi. Bu noktaların çoğu, kokpitin altında yer alan elektrik panolarında bulunuyor. Boeing’in, FAA’in kablo demetlerini ayırma tavsiyesini reddetmesi halinde, sorunu çözmek için yedek bir strateji geliştirmek ve uygulamak için çok daha ciddi zaman kaybedeceği düşünülüyor.

Aynı kablo demetlerinin 1997’den beri hizmette olan ve herhangi bir kablolama sorunu olmadan 205 milyon uçuş saatini aşan 737 NG modellerinde olduğu da kaydedildi. NG modelleri için nasıl bir aksiyon alınacağı şimdilik belirsiz.

Öte yandan ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Boeing’e 737 uçaklarının bazılarında test edilmeyen ve onaylanmayan sensörlerin tespit edilmesi nedeniyle yaklaşık 20 milyon dolar ceza kest. FAA, 618 adet Boeing 737 NG ve 173 adet Boeing 737 MAX uçağı olmak üzere toplam 791 uçağa hatalı sensörler içeren Collins Head-up Guidance Systems entegre edilmesi nedenyile 19.68 milyon Dolar ceza verilmesini uygun buldu.

Collins Aerospace üretimi baş üstü göstergeleri, pilotların göz seviyesinin hemen üzerine yerleştirilen, hava hızı ve irtifa gibi uçuşa dair önemli verileri görüntüleyen isteğe bağlı ekipmanlar. Sistem, pilotların verileri dikkati dağılmadan okumasını sağlıyor. Uçuş seviyesi ve hücum açısı sensörü gibi, uçağın dışardaki sensörlerinden gelen verileri gösteriyor.

AIRBUS ŞUBAT 2020’Yİ SİPARİŞ ALAMADAN KAPATTI!

Boeing, Şubat ayında yeni siparişlerden daha çok sipariş iptali yaşadı. 2020 yılının ocak ayını 1962’den beri ilk kez hiç yeni sipariş alamadan kapatan imalatçı, şubat ayında Air Canada’nın 11 737 MAX siparişini iptal ettiğini, bazı başka müşterilerin daha önce verdikleri siparişleri dönüştürdüklerini açıkladı. Örneğin, uçak kiralama şirketi Air Lease dokuz adet 737 MAX siparişini üç adet 787’ye dönüştürdü. Oman Air, 10 adet MAX siparişini dört adet 787’ye dönüştürdü.

Sipariş iptalleri, Boeing’in aylık siparişlerini negatif bölgeye indirdi. Boeing şubat ayında geçen ay 18 brüt sipariş aldı ve bunlar yılın ilk siparişleriydi. Alınan siparişlerin bir adedi 767 modeline ve 17 adedi de 787 modeline verildi. Ancak şubat ayı boyunca toplam 46 sipariş iptali yaşandı ve böylece 2020’nin ilk iki ayı sonunda net sipariş sayısı -28 oldu.

Şubat ayında Boeing, toplam 17 uçağı da müşterilerine teslim etti: ABD Donanmasına bir adet 737NG tabanlı P-8 Poseidon teslim edilirken; 3 adet 767 kargo uçağı, 1 adet 777 ve 12 adet 787 müşterilere teslim edildi.

Avrupalı imalatçı Airbus ise şubat ayını hiç sipariş alamadan kapattı.

Ocak ayında toplam 274 yeni sipariş alan imalatçının şubat ayını sipariş anlamında boş geçmesinin nedeni olarak, küresel bir salgın haline gelen coronavirusun havacılık endüstrisi üzerinde yaptığı olumsuz etki gösteriliyor.

Öte yandan Avrupalı imalatçı, şubat ayında 35 müşteriye 55 uçağı teslim etti. Teslimatların 40 adedi A320 Ailesi uçakları, 4’ü A220, 7’si A350 ve 2’si de A330 Ailesi uçakları oldu. İmalatçının birikmiş toplam sipariş sayısı ise 7.670.

(Visited 20 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info