Uçaktaki Sesler Ne Anlama Geliyor?

Seyahatiniz esnasında uçağın sağından solundan gelen seslere kulak kabartıp, dikkat kesilen ve bunlardan olumlu ya da olumsuz sonuçlar çıkarmaya çalışan yolculardan mısınız? Bugün sizin için, uçakta kulağımıza çalınabilecek seslerden hangilerinin normal ve sorun teşkil etmediğini, hangilerinin ise bir şeylerin yolunda gitmediğine işaret olduğunu anlatmaya çalışacağım.

UÇAKLAR GÜRÜLTÜLÜ!

Öncelikle uçakların oldukça gürültülü araçlar olduğunu kabul ederek başlayalım. Seyahat sürecinde biraz dikkat kesilirseniz uçakta sürekli birbirinden farklı gıcırtılar duyabilirsiniz. Özellikle de türbülanslı havalarda bu seslerin şiddeti ve yoğunluğu da artar.

Uçağı bir araya getiren tüm yapılar yani baş üstü dolapları, koltuk profilleri, tuvaletler ve mutfak yani galleyler, çeşitli perçinler ve cıvatalar vasıtasıyla bir arada duruyor. Uçakta bir şeylerin sürekli gıcırdamasının altındaki en önemli sebep de tam olarak bu. Baş üstü paneller bir bağlantı çubuğundan asılıyor; tuvalet ve galleyler uçak zemini üzerine çeşitli parçalarla monte ediliyor. Bu sebeple havada meydana gelen en ufak sarsıntı, bu bağlantı elemanlarının çeşitli sesler çıkarmasına neden olabiliyor. Ancak uçakta duyduğumuz sesler sadece bu gıcırtıdan ibaret değil. Biraz da diğer sesler ve ne anlama geldiklerine yakından bakalım…

UÇAĞA BİNERKEN DUYDUĞUMUZ: APU

İster körükten ister açık park pozisyonunda merdivenden binin hiç fark etmez; uçağa yaklaştığınız andan itibaren şuna benzer tiz bir uğultu kulağınıza çalınır. Tanıdık geldi değil mi? Bir çeşit motor sesini andıran bu uğultu, uçağın kuyruk kısmında yer alan yardımcı güç ünitesi yani APU’dan geliyor. Uçağın ana motorları çalışmıyorken, uçaktaki bir çok sistemin enerjisini sağlayan; uçaktaki elektriğin ve havalandırmanın çalışabilmesini sağlayan APU, ayrıca uçağın ana motorlarına ilk hareketini vermek gibi son derece hayati bir göreve sahip.

Uçağa tüm yolcular alınıp, boarding işlemi tamamlanıp uçağın kapıları kapandıktan kısa bir süre sonra genelde pilotun, birazdan motor çalıştıracakları ve yolculuğun başlayacağı anonsunu duyarız. Ardından uçaktaki tüm ışıkların anlık olarak sigorta atmasına benzer şekilde yanıp söndüğünü, uçağa bindiğimiz andan itibaren duyduğumuz o tiz uğultunun değiştiğini ve uçağın motorlarının kükremeye benzer bir gürültü ile çalıştığını rahatlıkla fark edebilirsiniz.

UÇAKTAKİ HAVLAMA SESİ!

Sosyal medya üzerinden bana en çok sorulan sorular arasında, uçakta duyduğumuz havlama benzeri sesin ne anlama geldiği var. Seyahatlerim esnasında yolcuları gözlemlediğimde de bu sese çoğu zaman bir anlam veremediklerini fark ediyorum. Şu sesten bahsediyorum. Tanıdık geldi mi? Uçakların, hidrolik sisteminde yer alan güç aktarma ünitesi yani PTU çalıştığı anda, havlama veya ulumaya benzer bu sesi çıkarıyor. Uçakta başka hiçbir aygıt ve cihazın çıkarmadığı bu ses normal yani tehlike arz etmeyen sesler arasında. Bu sesi duyduğumuz anlarda uçakta hidrolik basıncın dengede olduğunu anlıyoruz. Bu sesi genelde uçak park pozisyonundan push back aracıyla geri itilirken, pist başına doğru taksi yaptığı esnada ya da inişte motorlar kapatıldıktan sonra duyabileceğimiz bu ses, yakıt tasarrufu için de önemli bir detay aslında. Hidrolik dengenin sağlanmaya çalışıldığı süreçte sistem sürekli on-off şeklinde pozisyon aldıkça biz de sürekli havlamaya benzer bu sesi duyuyoruz.

Ayrıca genellikle Airbus uçakları ile seyahat ettiğinizde, inişin ardından uzunca vızıltı benzeri şu sesi duyabilirsiniz. Bu sesin kaynağı da yine kargo kompartmanının kapılarının açılıp kapanmasında kullanılan hidrolik pompanın sesi.

FLAP AÇILIRKEN DİKKAT! 

Yine korkmanızı gerektirmeyen başka bir uğultudan bahsedeyim o zaman. Seyahatlerinizde özellikle uçağın kanadını rahatlıkla gözlemleyebileceğiniz bir koltukta oturuyorsanız; kalkıştan önce kanadın arka kısmında bulunan flap dediğimiz parçaların açılır pozisyona geldiğini ve kanadın normalden çok daha geniş bir şekle büründüğünü görebilirsiniz. Uçağın yerden havalanabilmesi ve taşıma kuvvetini artırabilmesi için pilotun bir anahtarı çevirmesi ile ortaya çıkan bu görüntü, aynı zamanda flapların açılırken böylesi bir gürültünün ortaya çıkarması ile sonuçlanır. Eğer bu sesin kaynağını bilmiyorsanız da gereksiz yere endişelenmeniz çok olası. Ama korkmayın. Her şey kontrol altında.

 İNİŞ TAKIMI GÜRÜLTÜSÜ!

Artık uçuş sıramız geldiğinde, uçak ilerlemeye başlar başlamaz, motorların daha güçlü sesler çıkardığını duyarsınız. Bu sırada uçağın hızı arttıkça tekerleklerin dönme hızı artar ve pistteki çizgi ve şeritlerin tekerlekler ile olan teması, daha şiddetli hale gelir buna bağlı olarak da uçak sarsıntılı sesler çıkarmaya başlar. Bu sesler uçak pistten tamamen teker kestiği anda sona erse de uğultuların nihayete ermesi, iniş takımlarının pilot tarafından tamamen içeri alındığını bildiren gürültülü bir tokat benzeri sesi duymamız ile gerçekleşir. Hatırladınız değil mi bu sesi. İşte iniş takımlarının içeri alındığı ve iniş takımı yuvalarının kapakların da kapandığını bu sesten anlayabilirsiniz. Yani yine korkulacak bir şey yok.

DÜZ UÇUŞTA SES AZALIR!

Uçuşun ilk dakikalarında gürültü çok daha fazladır. Yerden tamamen teker kesilip, iniş takımları içeri alındıktan sonra, pilotlar hedef hız profilleri ve yüksekliğe ulaşmayı amaçlar. Uçağın yatay uçuşa devam edeceği irtifaya kadar olan süre içinde yani tırmanma sürecinde motorlardan çok daha güçlü gürültüler duymak mümkün. Yüksek tonda başlayan motor gürültüsünün, maksimum yüksekliğe ulaşılmasının ardından giderek azaldığını rahatlıkla fark edebilirsiniz. Bundan sonra meterolojik faktörler başta olmak üzere ani güç değişikliğinin yapılması gerektiği ve dönüş manevraları gibi özel zamanlar haricinde motordaki gürültüde kısa süreli artışları pek duymayız ve uçsk içinde standart bir ses düzeyi hakimdir.

İNİŞ TAKIMI AÇILIRKEN KORKMAYIN! 

İnişe geçtiysek ve artık uçuşun son 4-5 dakikasını yaşıyorsak; patlama sesine benzer büyük bir gürültü duyarsınız. Yani şu sesten bahsediyorum. Endişelenmeyin. Yere güvenle inmenizi sağlayacak olan iniş takımlarının kapaklarının kilidinin açıldığı ve tekerleklerin dışarı atıldığına dair bir ses bu. İniş takımı kapakları açıldığı için; iniş anına kadar uçağın içine daha fazla gürültü alınacak; rüzgar ve uğultu benzeri dış seslerin uçağın içinde arttığını rahatlıkla duyabileceksiniz.

THRUST REVERSE GÜRÜLTÜSÜ!

İniş gerçekleştikten ve uçak piste teker koyduktan sonra pilot kokpitteki bir anahtarı çevirir ve kanadın üzerinde hızı kesmek için bulunan spoiler adı verilen parçaları kaldırır. İşte tam o anda çok yüksek kükreme benzeri bir ses duyulur. Bu ses uçaklardaki jet motorlarının, motor freni olarak adlandırabileceğimiz reverse işleminin gerçekleşmiş olmasından kaynaklanan sestir. İniş yapılan pistin uzunluğuna göre gücü ayarlanan reverse uçağın kontrollü şekilde hızının kesilmesi için olmazsa olmaz bir işlemdir. Kalkış öncesinde olduğu gibi PTU sisteminin yeniden basınç dengelemesi gerçekleştirmesi sırasında havlamaya benzer sesi bu noktada yeniden duymaya başlarız.

İKAZ SESLERİ İLETİŞİM AMACI TAŞIYABİLİR! 

Uçakta seyir esnasında çan sesine benzer sesler duyuyoruz. Chime adı verilen bu ikaz seslerinin iki sebebi olabilir. Birincisi kokpit ekibinin, kabin ekibi istasyonlarından birini, uçak içindeki interfon sistemi üzerinden araması ile ding dong veya chime sesini duymamız mümkün. Ayrıca kabin ekibi, bu ikaz seslerini kendi aralarında iletişim amacı ile de kullanıyor olabilir ve bu durum havayollarına göre değişkenlik gösterir. Kimilerinde kalkış sonrasında, kimilerinde uçak 10 bin feet irtifayı aştığında, bazı havayollarında yolcuların elektronik cihazları kullanabileceği ana gelindiğinde ya da kabin ekibinin inişe hazır olması talimatı amacıyla chime seslerini bir ya da birden çok defa duymamız mümkün.

 Peki uçakta duyacağımız hangi sesler bizi endişelendirmeli?

Genellikle İnce ve hemen kulağımıza çarpmayan sesler endişelenmemizin yersiz olduğu seslerdir. Uçakta her iki motorun birden durduğunu düşündürecek olan komple bir sessizlik hali belki korkutucu veya endişeye sürükleyici olabilir. Fakat böylesi durumlarda bile motorların yeniden çalıştırılabilmesi için epey bir süzülme vaktine sahibiz. Örneğin 24 Ağustos 2001 tarihinde Air Transat’ın 236 numaralı uçuşunda uçak havada tamamen gücünü kaybetti. Pilotlar yaklaşık 120 kilometre boyunca ve 19 dakika motorları yeniden çalıştırma çabaları ile uçağı havada tuttu. Daha sonra Airbus A330 tipi uçağı acil iniş ile Azor Adaları’na indirmeyi başardı.

TÜM MOTORLAR DURURSA!

Uçak piste teker koyduktan sonra gürültülü bir patlama sesi ürpertici olabilir. Böyle bir durum yanan bir lastiğe işaret edeceği için sesin hemen ardından duman görüntüsü ile karşılaşmak sürpriz olmayacaktır. Bu potansiyel olarak ciddi bir sorunu işaret eder.

KUŞ ÇARPMASI!

Uçak yere yakın irtifalarda seyrederken motordan zamansız ateşleme veya tekleme benzeri sesler duyuluyorsa motora kuş girmiş olabilir. Bu da ciddi bir problem sayılabilir. Uçağın büyük ihtimalle o motoru kaybettiği anlamına gelir. Kısa süre içinde acil iniş yapılacaktır.

YOLCULUĞUN KEYFİNİ ÇIKARIN!

Pilotun mikrofondan tüm yolculara hitaben anons yapacağı iniş takımı arızası, motor problemi veya acil iniş talebi gibi sorunlar, yolcular tarafından ciddi şeyler gibi algılanacak olsa da aslında ölüm kalım meselesi olma ihtimali oldukça düşüktür. Bana kalırsa siz genel olarak bu seslere kulak vermek ve anlam yüklemek yerine yolculuğun keyfini çıkarın. Herkese emniyetli uçuşlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir