30 Yılda Zirveye Çıkan Girişimcilik Öyküsü: HİTİT

Uçak Mühendisi Muhammed Yılmaz’ın YouTube kanalı Boarding Info’da hazırlayıp sunduğu “Havacılığın Zirvesi” isimli söyleşi programının bu haftaki konuğu, havacılık ve seyahat yazılımları alanında dünyanın en büyük üç şirketinden biri olan Hitit Genel Müdürü Nevra Onursal Karaağaç oldu.

TAV tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde gerçekleştirilen söyleşide, sadece bir şirketin değil, aynı zamanda bir vizyonun hikâyesi konuşuldu. 30 yıl önce iki kadın girişimci tarafından kurulan Hitit’in aradan geçen süre içinde bir dünya devine dönüşmesi sürecinde hangi kırılımları yaşadığı ve şirketin gelecek projeksiyonu anlatan Nevra Onursal Karaağaç, dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

“Yılda 100 Milyon Yolcuya Dokunuyoruz!”

2025 yılı verilerine göre dünya genelinde Hitit sistemleri üzerinden uçan yolcu sayısının 100 milyona ulaştığını aktaran Nevra Onursal Karaağaç, biletini alıp uçmayan, rezervasyonunu değiştiren, iptal eden veya yarıda bırakanlar da düşünüldüğünde Hitit’in dokunduğu yolcu sayısının çok daha yüksek olduğunu söyledi.

Bir havayolunun operasyonlarını ve ticari faaliyetlerini planlarken, arkasında bir yazılım gücü olmadan bunu başarmasının mümkün olmadığını belirten Karaağaç, havayolu şirketlerinin arka planda çalıştırdığı yazılımların tümünü “dijital kokpit” olarak tanımladı. Hitit’in, havayolları için uçtan uca ihtiyaç duyulan tüm hizmetleri sağlayan bir teknoloji şirketi olduğuna vurgu yaptı.

Hitit’in yaklaşık 30 yıl önce iki kadın girişimci tarafından kurulmasına dikkat çeken Karaağaç, bugün gelinen noktada 6 kıtada, 48 ülkede, 70’e yakın havayoluna hizmet veren bir şirket olmasının gurur verici bir hikâye olduğunu ifade etti.

Türk Hava Yolları’nın sadakat programının altyapısı için “Crane FF Frequent Flyer” isimli yazılımla yola çıkan Hitit’in, ülkenin ulusal havayolu ile yola çıkmasının en önemli kırılmalardan biri olduğunu söyleyen Karaağaç, o günden bu yana şirketin ana hedefinin, havayolunun can damarı ve kalbi olarak tarif ettiği rezervasyon ve biletleme sistemlerini geliştirmek olduğunu vurguladı.

Nevra Onursal Karaağaç, Pegasus Havayolları’nın Türkiye’de düşük maliyetli havayolu olarak faaliyete başlaması ve Hitit’in geliştirdiği altyapıyı kullanmasının şirket için ikinci önemli kırılma noktası olduğunu anlattı.

Hitit’in başlangıç hedefinin, modüler bir yapıyla uçtan uca hizmet vermek ve bunu tüm havayollarının kullanabileceği bir versiyona dönüştürmek olduğunu aktaran Karaağaç, zaman içinde bu hedef doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini ifade etti.

“Rakiplerinden Müşteri Kazanan Tek Şirket Biziz”

Havacılık yazılımı alanında dünyanın en büyük iki şirketi olan ABD merkezli Amadeus ve Sabre ile girdikleri rekabette, rakiplerinden aldıkları ilk havayolunun 2019’da Pakistan Havayolları (PIA) olduğunu aktaran Karaağaç, sabrın sonunda Sabre’den ilk müşteriyi kazandıklarını söyledi. Bu altyapı geçişini 4 ay gibi rekor bir sürede tamamlamalarının sektörde büyük ses getirdiğini belirtti. Şu anda rakiplerinden müşteri kazanmayı başarabilen tek servis sağlayıcısının Hitit olduğunun altını çizdi.

Yaklaşık 3 yıl önce halka arz sürecini tamamlayarak borsaya açıldıklarını anlatan Karaağaç, pandemiden hemen sonra halka arz kararının yanlış olduğu yönündeki eleştirilere karşılık, bu hedefin şirketin kuruluşundan bu yana stratejik planları arasında yer aldığını vurguladı. Hitit’in, kurulduğu ilk andan itibaren tüm planlarını adım adım ve stratejik hamlelerle hayata geçirdiğini ifade etti. Türkiye merkezli bir dünya markası olma hedefinin tüm aşamalarını kesintisiz gerçekleştirmekten gurur duyduklarını belirtti.

“AJet’te Kendimizi İspat Ettik, Artık THY’yi Bekliyoruz”

AnadoluJet’ten AJet’e geçiş projesinin havacılık dünyasında benzersiz bir proje olduğunu söyleyen Karaağaç, bunun kendi ekosistemlerinde bugüne kadar gerçekleşen en büyük havayolu start-up dönüşümü olduğunu ifade etti.

Yaklaşık 15 milyon yolcusu olan bir havayolunun, kendi in-house sistemlerinden dışarıya açılan bir yapı ile birlikte sıfırdan kurulan bir havayolunun tüm dinamiklerini de taşıyor olması nedeniyle son derece zorlu bir süreç yaşandığını belirten Karaağaç, bu projenin altından 1 yıl gibi kısa bir sürede kalkmayı başarmalarının büyük bir meydan okuma olduğunu söyledi. Bunu başlı başına bir başarı hikâyesi olarak gördüklerini ifade etti.

AJet ile çalışmanın Hitit için büyük bir gurur olduğunu belirten Karaağaç, Türk Hava Yolları ile çalışmak için her zaman hazır olduklarını söyledi. Havacılıkta planlamaların son derece dinamik olduğuna dikkat çeken Karaağaç, “Ne zaman isterlerse biz hazırız” diyerek iddialarını ortaya koydu.

“En Büyük Farkımız Esneklik ve Herkesi Dinlemek”

Pandemiden önce fiziksel ofisler açma konusunda adımlar attıklarını ve planlamalar yaptıklarını söyleyen Karaağaç, pandemi sonrasında fiziksel ofis ihtiyacının azaldığını ifade etti. Dünyanın farklı bölgelerinde tanıtım, pazarlama ve satış faaliyetlerini yürütecek, markanın yüzü olacak kişilerin sayısını artırdıklarını belirten Karaağaç, bunu yeni ofisler açmadan, uzaktan çalışma modeliyle sürdüreceklerini aktardı.

Eskiden havayollarının teknoloji ihtiyacının daha sınırlı olduğunu belirten Karaağaç, bugün şirketlerin ihtiyaç duyduğu teknoloji yelpazesinin ciddi şekilde genişlediğini vurguladı. Ancak büyük havayollarının tüm teknolojik altyapıyı kendi bünyelerinde geliştirmesinin giderek zorlaştığını ifade ederek, bu noktada Hitit gibi teknoloji sağlayıcılarına olan ihtiyacın artacağını söyledi.

Piyasadaki tüm rakiplerinden kendilerini ayıran en önemli özelliğin esneklik olduğunu belirten Karaağaç, geliştirdikleri tüm ürünlerde partner odaklı çalıştıklarını vurguladı. Sektörden gelen geri bildirimler, regülasyonlar ve çalıştıkları havayollarının taleplerini tek bir potada eriterek ürünlerini geliştirdiklerini ifade etti. Yapılan geliştirmelerin tüm partnerlere aktarılmasıyla toplam kaliteyi artırdıklarını söyledi.

Küçük ya da büyük ayrımı yapmaksızın tüm havayolları ve partnerlerden gelen talep ve önerileri değerlendirerek ürün geliştirme süreçlerine dahil ettiklerini belirten Karaağaç, bu yaklaşımın tüm şirketler için katma değer oluşturduğunu ifade etti. “Herkesin sesini duyuyor ve herkesi dinliyoruz” diyen Karaağaç, kendilerini rakiplerinden ayıran temel özelliklerin esneklik, güvenilirlik, sektörel araştırma gücü ve kapsayıcı yaklaşım olduğunu söyledi.

“Havayollarının Sistem Geçişleri Açık Kalp Ameliyatı Gibi”

Havayollarının teknolojik altyapılarını bir sistemden diğerine geçirmelerinin çok zor bir karar olduğunu belirten Karaağaç, bu süreci açık kalp ameliyatına benzetti. Uçuşların devam ettiği, operasyonların sürdüğü ve yolcuların mağdur edilmemesi gereken bir ortamda, arka planda tüm sistemin değiştirilmesinin son derece zorlu bir süreç olduğunu vurguladı.

“Yapay Zekâdan Korkmuyoruz!”

Bir teknoloji şirketi olarak yapay zekâdan korkmadıklarını belirten Karaağaç, Hitit bünyesinde 10 yıldan uzun süredir makine öğrenimi alanında çalışan ekiplerin bulunduğunu söyledi. Yapay zekâyı bir tehdit değil, aksine bir fırsat ve kaldıraç olarak gördüklerini ifade etti.

Yapay zekâyı iki farklı alanda değerlendirdiklerini belirten Karaağaç; birincisinin şirket içi süreçleri iyileştirmeye yönelik, ikincisinin ise ürünlere entegre edilerek müşterilere değer sunan çözümler olduğunu söyledi. Gelire ve operasyonel verimliliğe doğrudan katkı sağlayan projelerde yapay zekâyı aktif şekilde kullandıklarını ifade etti.

“Havayolları Amazon’a Dönüşecek”

Seyahatlerin arka planındaki süreçlerin giderek daha esnek hâle geldiğini belirten Karaağaç, sistemlerin de bu doğrultuda dönüşüm geçirdiğini söyledi. “Havayolu perakendeciliği” kavramı ile havayollarının birer Amazon’a dönüşmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Farklı sektörlerden ürün ve hizmetlerin, kişiselleştirilmiş önerilerle biletle birlikte sunulabilmesini sağlayan bu modelin, havayollarının farklı markalarla iş birliği yapmasına ve sepet mantığıyla satış gerçekleştirmesine olanak tanıdığını belirtti. Bu dönüşümü havayollarının modernleşmesi olarak tanımladı.

Hitit’in bu alanda öncü konumda olduğunu belirten Karaağaç, IATA’nın değerlendirme endeksinde başından bu yana açık ara önde olduklarını ve bunun temelinde modern teknoloji altyapılarının bulunduğunu söyledi.

Teknolojik Krizler ve Kesintilere Nasıl Hazırlanılıyor?

Teknoloji geliştikçe aksaklıkların ve sistem kesintilerinin de kaçınılmaz hâle geldiğini belirten Karaağaç, burada en kritik konunun bu krizlere ne kadar hazırlıklı olunduğu ve ne kadar esnek yönetilebildiği olduğunu söyledi.

Hitit’in bu konuda güçlü bir altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Karaağaç, farklı senaryolar, kriz yönetimi çalışmaları ve düzenli tatbikatlarla sistemlerini sürekli hazır tuttuklarını belirtti. Yedekli sistemlerle çalıştıklarını ifade etti.

Kısa süre önce Heathrow’da yaşanan teknoloji krizinden Hitit partnerlerinin etkilenmeden operasyonlarına devam ettiğini söyledi.

Nevra Onursal Karaağaç, programın son bölümünde kendisine yöneltilen “6 kıtada, 48 ülkede, 24 saat yaşayan böylesi bir orkestrayı yönetirken sizi en çok uykusuz bırakan şey nedir?” sorusuna, sistem kesintileri ve buna bağlı olası operasyonel krizler yanıtını verdi.

“Pilotsuz Uçakların da Rezervasyon Sistemlerini Yapmak İsteriz”

Havacılığın, havayollarına dokunan tüm ticari, operasyonel ve finansal süreçlerinin giderek otonomlaştığını belirten Karaağaç, Hitit’in bu dönüşümün içinde olduğunu ve gelecekte de olacağını söyledi.

Gelecekte hayatımızın bir parçası olması beklenen otonom hava araçları, pilotsuz uçaklar ve diğer fütüristik sistemler için de rezervasyon ve biletleme altyapıları geliştirmek istediklerini ifade etti.

Geçmişte İDO ile çalıştıklarını hatırlatan Karaağaç, gelecekte demiryolu taşımacılığı alanında da yer alabileceklerini söyledi.

Yolcu Verilerinin Mahremiyeti Kime Ait?

Yolcuların uçabilmesi için havacılık regülasyonları kapsamında kişisel verilerini havayolları ile paylaşmasının zorunlu olduğunu belirten Karaağaç, Hitit’in bu verilerin yalnızca işleyicisi konumunda olduğunu vurguladı.

Verilerin gizliliği ve mahremiyeti konusunda KVKK başta olmak üzere çok sayıda düzenleme ve denetime tabi olduklarını belirten Karaağaç, bu alanda özel bir departmanlarının bulunduğunu ve çok sıkı gizlilik protokolleri uyguladıklarını ifade etti.

“İyi ki Pandemi Sürecinde Yanılmışım!”

İlk uçuş deneyimini 1987 yılında ailesiyle birlikte Yugoslavya’ya yaptığı seyahatle yaşadığını belirten Karaağaç, en sevdiği destinasyonun Londra olduğunu söyledi.

Uçakta zamanını genellikle çalışarak geçirdiğini ifade eden Karaağaç, telefon bağımlılığından kurtulmak istediğini de dile getirdi. Uçakta internet hizmetinin yaygınlaşmasının “uçaktaydım, ulaşamadım” söylemini ortadan kaldırdığını söyledi.

Pandemi döneminde tüm uçuşların durmasıyla işlerin yavaşlayacağını düşündüğünü ancak tam tersine şirketin en hızlı büyüme dönemlerinden birini yaşadığını belirten Karaağaç, bu yanılgının kendisini mutlu ettiğini ifade etti.

Yoğun iş ve seyahat temposunda kendisini ailesiyle geçirdiği zamanın ayakta tuttuğunu belirten Karaağaç, göreve geldiği ilk günden itibaren pandemi sonrası ekiplerin yeniden bir araya gelmesini sağlamak için çeşitli adımlar attığını söyledi.

adbanner