Havacılık Bülteni-307

BOEING 737 MAX UÇAKLARININ MOTORLARINDA YENİ SORUN!

ABD Ulusal Ulaştırma Emniyeti Kurulu (NTSB), Boeing 737 MAX uçaklarına güç veren CFM International LEAP-1B motorları konusunda ciddi endişeler içeren, acil kodlu bir emniyet tavsiyesi yayımladı. NTSB’nin açıklamasında, LEAP-1B motorlarından güç alan uçakların kokpit veya kabininin bir anda dumanla dolabileceği belirtildi.

NTSB’nin açıklamasında, hasarlı bir motordan gövdeye iletilen titreşimlerin şiddetini azaltmak için bir emniyet özelliği olarak tasarlanan motor yük azaltma cihazının (engine load reduction device-LRD) motor yağı sistemine zarar verebileceğinin tespit edildiği vurgulandı. Böyle bir durum, sıcak yağdan çıkan dumanın önce havalandırma sistemine sonra da kokpite veya yolcu kabinine girmesi mümkün olabilir ifadeleri kullanıldı.

NTSB, Aralık 2023’te, Southwest Havayolları’na ait Boeing 737 MAX-8’in sol motoruna kalkıştan kısa bir süre sonra kuş girdiği ve kokpitin dumanla dolduğu olayı, bu konuya örnek gösterdi.

Pilotlar, gösterge panelini görmekte zorluk çekmelerine sebep olan “keskin beyaz duman” olarak tanımladıkları yoğun duman sebebiyle, maske takmak zorunda kalmış ve uçağı kalkış yaptıkları New Orleans’a acil olarak indirmişlerdi.

Mart 2023’te Küba’nın başkenti Havana’dan kalkış yapan farklı bir Southwest uçağının sağ motoruna kuş girdi. Yolcu kabini, bir anda dumanla dolan uçağın kokpit ekibi acil durum ilan etti ve kısa süre içinde yeniden Havana’ya iniş yapıldı.

NTSB, LRD kaynaklı duman vakalarının yaratacağı potansiyel tehlike nedeniyle, ABD Federal Havacılık İdaresi- FAA’den acil emniyet tavsiyesi yayımlaması ve operatörleri bilgilendirmesini talep etti. Ayrıca bu motorları kullanan operatörlerin, CFM ve Boeing tarafından geliştirilen yazılım değişikliklerini de hemen uygulamaları istendi.

Boeing, pilotlar için hazırlanan, LRD aktivasyonundan sonra, dumanın kokpite veya kabine girmesini önlemek için atılması gereken adımları ayrıntılı olarak açıklayan talimatlarını da revize etti.

NTSB ayrıca, LEAP-1A ve -1C motorlarında da benzer sorunların yaşanma olasılığını değerlendirmek üzere ek tavsiyeler yayımladı. LEAP-1B motorları yalnızca Boeing 737 MAX uçakları tarafından kullanılırken, LEAP-1A ve -1C motorları A320neo ailesi uçaklarının bazı varyantlarında ve Çin üretimi COMAC C919 uçaklarında da kullanılıyor.

FAA, Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) ve Çin Sivil Havacılık İdaresi’ne iletilen emniyet tavsiyelerinde, CFM LEAP-1A ve 1C motorlarının da LRD aktive olduğunda kabinde veya kokpitte dumana maruz kalıp kalmadığını belirlemeleri istendi.

AIR INDIA’NIN BOEING 787 KAZASINDA NETLEŞEN DETAYLAR

Air India Havayolları’na ait Boeing 787 uçağının Ahmedabad-Londra seferi için kalkıştan çok kısa bir süre sonra düştüğü ve toplam 265 kişinin hayatını kaybettiği trajik kazanın arkasında bıraktığı soru işaretleri henüz giderilemedi.

Geçtiğimiz hafta içinde, uçağın pistten teker kestiği ve yere çakıldığı anları gösteren videonun, yüksek çözünürlüklü bir versiyonu yayınlandı. Görüntü ve ses kalitesinin çok daha iyi olduğu bu versiyonda, uçağın ram air turbine adı verilen parçasının, kalkıştan hemen sonra devreye girdiği kesin olarak görünüyor. 787’ye güç veren motorlardan farklı bir ses çıkaran RAT’ın aktif olduğu videodaki sesten de net bir şekilde anlaşılıyor. Kazadan sağ kurtulan tek yolcunun, kalkıştan sonra kabinde ışıkların titrediğini söylemesi de RAT’ın devreye girdiği bilgisiyle tutarlı görünüyor.

Gövdenin altındaki bir kapağın açılmasıyla ortaya çıkan küçük bir pervane görünümüne sahip olan RAT’ın amacı, uçağa acil elektrik gücü sağlamak. RAT, uçakta elektrik arızası, hidrolik arızası veya çift motor arızası yaşandığında otomatik olarak devreye giriyor. Uçak yüksek irtifadayken, uçağı kurtarabilmek için bir opsiyon olarak tasarlanan bu ekipman, uçak yerden sadece yüzlerce fit yüksekteyken aktif hale geldiğinde ise çok efektif bir etki yaratmıyor.

Kaza ile ilgili olarak ortaya çıkan bir başka gerçek ise 787’nin, kalkış yaptığı 3500 metre uzunluğundaki pisti sonuna kadar kullandıktan sonra kalkış yapması. Hava sıcaklığının yüksek, uçağın ağırlığının neredeyse maksimum seviyelerde olmasına rağmen, 787’nin pistin sonuna kadar teker kesememesi de normal olarak değerlendirilmiyor.

Öte yandan Hindistan Sivil Havacılık otoritesi tarafından yapılan ön değerlendirmeler sonusunda, kuş çarpması ihtimalinin elendiği belirtiliyor. Çünkü pist ve çevresinde kuşlara ait herhangi bir kanıt bulunamadı. Kaza ile ilgili hazırladığımız videomuzda, kuş çarpması yaşandıysa bununla ilgili bir kanıt bulunması gerektiğine vurgu yapmıştık.

Uçağın yükleme işlemlerinin de sorunsuz ve rutin şekilde gerçekleştiği belirtilirken; kazaya uçakta ağırlık dengesizliğinin neden olmadığı da net olarak anlaşıldı.

Pilotların kalkış için kritik bir eşik olan “V1” hızına ulaşmadan önce herhangi bir sorun fark etmedikleri ve bu nedenle kalkıştan vazgeçmedikleri düşünülüyor. Dolayısıyla uçağı düşüren faktörlerin birkaç saniye içinde bir araya geldiği anlaşılıyor. Kuş çarpması olmadan kalkış esnasında çift motor arızası yaşanması ise uzmanlar tarafından son derece nadir rastlanabilecek hatta imkansıza yakın bir durum olarak yorumlanıyor.

Uçaktaki sağ motorun Mart 2025’te uçağa takıldığı ve yeni olduğu açıklanırken; sol motorun en son 2023’te bakıma alındığı ​​ve bir sonraki planlı bakımının Aralık 2025’te olduğu duyuruldu.

Pilotların kuleye yaptıkları acil durum çağrısında ‘İtki yok… düşüyoruz… Mayday! Mayday! Mayday!’ dediği de biliniyor.

RAT’ın neden devreye girdiği ve uçağın neden aniden güç kaybettiğini anlamak için soruşturmanın tamamlanması; kara kutudan gelecek veriler ile olşturulacak nihai kaza raporunun hazırlanmasını beklemek gerekiyor.

Kara kutuya ait uçuş veri kayıt cihazı, kazadan bir gün sonra, uçağın düştüğü binanın çatısında bulunmuştu. Kokpit ses kayıt cihazı ise 4 gün sonra bulundu. Kara kutuların yangında zarar gördüğü; bu nedenle Hindistan’daki laboratuvarlarda verilerin kurtarılamadığı duyurulurken; soruşturmanın sağlıklı şekilde devam edebilmesi için kara kutuların ABD’ye gönderilmesine karar verildi. Bu karar Hindistan kamuoyunda büyük tepki gördü.

Air India’nın sahibi olan Tata Grup tarafından yapılan açıklamada, kazada hayatını kaybedenlerin ailelerine 117.000 Dolar ödeme yapılacağı duyurulmuştu. Kazadan sağ kurtulan tek kişi olan Vishwash Kumar Ramesh’e de 28.000 Dolar ödeneceği açıklandı.

SKYTRAX 2025’İN EN İYİ HAVAYOLLARINI AÇIKLADI!

1999’dan bu yana yolcu dağıtılan, tamamen yolcuların oylarıyla belirlenen, havacılık dünyasının Oscar ödülleri olarak bilinen Skytrax dünyanın en iyi havayolları ödülleri 26’ncı kez sahiplerini buldu. İngiltere merkezli Skytrax, bu yılın kazananlarını belirlemek için 22,3 milyon yolcu ile anket yaptı ve 325’ten fazla havayolu değerlendirildi.

1993 yılında kurulan Qatar Airways, 9’uncu kez dünyanın en iyi havayolu seçilerek, kırılması güç bir rekora imza attı. Katar’ın ulusal havayolu ayrıca Orta Doğu’nun En İyi Havayolu Şirketi, Dünyanın En İyi Business Class Kabin’i ve En İyi Business Class Lounge ödüllerine de layık görüldü.

Qatar Airways Group CEO’su Badr Muhammed El-Meer, havacılıkta yeni standartları kendilerinin belirlediğini söylerken, “bu takdir, bir ödülden çok daha fazlası, bir havayolu olarak kim olduğumuzu tanımlayan tutku, hassasiyet ve amacın kutlaması” şeklinde konuştu.

Dünyanın En İyi Havayolu Ödülü’nü beş kez kazanan Singapore Airlines, bu yıl listenin ikinci sırasında kaldı. Singapur’un ulusal havayolu ayrıca Dünyanın En İyi Kabin Ekibi Ödülü’nü, Dünyanın En İyi First Class Kabin Ödülü’nü ve Asya’nın En İyi Havayolu Ödülü’nü almayı başardı.

Dünyanın en iyi havayolları listesinde, Hong Kong’un bayrak taşıyıcısı Cathay Pacific üçüncü; Dubai merkezli Emirates dördüncü, Japon All Nippon Airways ise beşinci sırada kendine yer buldu.

Listenin altıncı sırasında yer alan Türk Hava Yolları, geçtiğimiz yıla göre bir basamak yükseldi. Türk Hava Yolları ayrıca Avrupa’nın En İyi Havayolu, Dünyanın En İyi Business Class Uçak İçi İkram Hizmeti ve Güney Avrupa’nın En İyi Havayolu ödüllerine de layık görüldü.

Listenin yedinci sırasında Güney Kore’nin ulusal havayolu Korean Air; sekizinci sırada ise Fransa’nın bayrak taşıyıcısı Air France yer aldı. Japan Airlines’ın dokuzuncu sırada yer aldığı listeye, Çinli Hainan Airlines 10’uncu sıradan girmeyi başardı.

AirAsia, 16’ncı kez üst üste Dünyanın En İyi Düşük Maliyetli Havayolu Ödülü’nü kazanırken, Tayland merkezli Bangkok Airways üst üste dokuzuncu kez Dünyanın En İyi Bölgesel Havayolu seçildi. Kanadalı Air Transat ise üst üste üçüncü kez Dünyanın En İyi Eğlence Havayolu oldu. Dünyanın en temiz havayolu ödülü ise EVA Air’e verildi.

Tayvanlı havayolu STARLUX, 2025’te Dünya’nın En Çok Gelişen Havayolu Ödülü’nü kazanırken; ilk kez 5 yıldızlı havayolları arasına da girdi. Böylece Skytrax 5 Yıldızlı Havayollarının sayısı 11’e yükseldi.

Dünyanın En Aile Dostu Havayolu Şirketi Ödülü’nü Almanya’nın ulusal havayolu Lufthansa kazanırken; Avrupa’nın en iyi düşük maliyetli havayolu ödülünü Eurowings’in kazanması sürpriz olarak değerlendirildi.

Plaza Premium’un Roma Fiumicino Havalimanı’ndaki özel yolcu salonu ise, 2025 yılında Dünyanın En İyi Bağımsız Havalimanı Lounge Ödülü’nü aldı.

PARIS AIR SHOW 2025’TE HANGİ GELİŞMELER ÖNE ÇIKTI?

Havacılık dünyasının kalbi, geçtiğimiz hafta Paris’in Le Bourget Havalimanı’nda düzenlenen Paris Air Show’da attı. Air India’nın yaşadığı trajedinin gölgesinde ve özellikle Orta Doğu’da yoğunlaşan jeopolitik gerginliklerin ortasında gerçekleşen etkinlikte bir ilk yaşandı. Fuarın yaklaşık %45’i savunma ve güvenlik endüstrisine ayrıldı. Bu oran, Paris Air Show tarihinde daha önce hiç görülmemişti. Fuarın hem statik alanına hem de kapalı alandaki oturumlara, hava ve füze savunma sistemleri, ISR platformları ve drone teknolojileri hakimdi.

Fuardan kısa süre önce gerçekleşen Air India kazası nedeniyle Boeing üst yönetimi fuara katılmama kararı aldı. Boeing’in yokluğunda Airbus, ticari havacılık alanında sahneyi ele geçirdi. Geçmiş yıllarda düzenlenen fuarların aksine bu kez iki dev imalatçı arasında sipariş rekabeti yaşanmazken; Airbus fuardaki akışı tamamen kendi başına belirledi.

Airbus, Vietjet ile 100 adet kesin ve 50 adet opsyionlu A321neo için bir Mutabakat zaptı imzaladı. Kiralama şirketi AviLease, 30 adet kesin ve 55 adet opsiyonlu A320neo ile 10 adet kesin ve 22 adet opsiyonlu A350F kargo siparişi verdi. Suudi Arabistan’ın yeni havayolu Riyadh Air 25 adet kesin ve 25 adet opsiyonlu A350-1000; Polonyalı LOT Polish ise 40 kesin ve 44 opsiyonlu A220 siparişi verdi.

Starlux Airlines uzun menzilli uçak filosuna 10 adet daha A350-1000 ekleyerek toplam sipariş sayısını 18’e çıkarırken, EgyptAir 2023’te verdiği 10 adet A350-900 siparişini 16’ya çıkardı. Japon ANA Havayolları ise 24 adet A321neo ve 3 adet A321XLR için kesin sipariş verdi. Türkiye merkezli MNG Havayolları da 2 adet A350 kargo uçağı için Airbus ile mutabakat zaptı imzaladı. Tüm bunlar biraraya geldiğinde, Avrupalı üretici, fuarı 20,9 milyar Dolarlık siparişle kapattı. Japon ANA Havayolları ayrıca 18 adet Boeing 787-9, 12 adet 737 MAX-8 siparişi verirken; Brezilyalı Embraer’e de 11 adet kesin ve 9 adet opsiyonlu E190-E2 siparişi verdi.

Embraer, bu yıl hem ticari hem de savunma cephesinde önemli imzalar attı. Bölgesel uçak kanadında, SkyWest Airlines ile yapılan 3.6 milyar Dolar değerindeki anlaşma,  60 kesin ve 50 opsiyonlu E175 siparişinden oluştu. Uçakların 16’sı Delta Connection operasyonları için kullanılacak. Teslimatların 2027’de başlaması bekleniyor. Bu imzalar SkyWest’in E175’in dünyadaki en büyük operatörü konumunu güçlendirirken; ABD’de bölgesel uçaklara yönelik talebin devam ettiğini gösteriyor.

Fuarın en dikkat çekici duyurularından birini de motor üreticisi Pratt & Whitney yaptı. Airbus A320neo operatörleri için, halihazırda kullanılan GTF motorunun kanatta kalma süresini iki katına çıkaracak bir motor yükseltme seçeneği duyuruldu. PW1100G-JM motoru için bir geliştirme seçeneği olan Hot Section Plus’ı (HS+) tanıtan şirket, 2026’da başlayacak kurulumlarla GTF Advantage’ın dayanıklılık avantajlarının %90 ila %95’ini sağlayacağını açıkladı. Üstelik bu motor geliştirme işlemi rutin bakım sırasında sadece 35 parça üzerinden gerçekleştirilebilecek.

Paris Air Show’da, Leonardo ve Baykar arasında yüzde 50 ortaklıkla kurulan, yeni nesil insansız sistemler sunmaya odaklanan LBA Systems’ın lansmanı da yapıldı.

İGA İSTANBUL HAVALİMANI BAĞLANTILI UÇUŞTA ZİRVEYE ÇIKTI!

Nisan 2019’da faaliyetlerine başlayan iGA İstanbul Havalimanı, dünyanın önde gelen uluslararası havalimanlarından biri haline geldi. Avrupa ve Asya’nın kesişim noktasında yer alan benzersiz coğrafi konumuyla İstanbul Havalimanı, son dört yıldır Avrupa’nın En Yoğun Havalimanı unvanını elinde bulunduruyor. Havalimanı, 2024 yılında 517.284 uçuşta 80 milyondan fazla yolcuya hizmet verdi.

Uluslararası Havalimanları Konseyi ACI tarafından, havalimanlarının bağlantı gücünü ölçmek ve sıralamak için yayımlanan en kapsamlı endeks olan Havalimanı Endüstrisi Bağlantı Raporu’nun 2025 versiyonu da hafta içinde açıklandı.

Rapora göre İGA İstanbul Havalimanı, Frankfurt’u geride bırakarak, bağlantılı uçuş sayısında dünyanın zirvesine yerleşti. İstanbul Havalimanı ayrıca direkt bağlantılı uçuşlar kategorisinde, 2024 yılında yerleştiği Avrupa’nın zirvesindeki yerini de korudu.

iGA İstanbul Havalimanı, 2019’dan bu yana küresel bağlantısını %59 artırarak uzun yıllardır zirvede yer alan Frankfurt-Main Havalimanı’nı geride bıraktı. 2025 küresel bağlantı sıralamasında İstanbul Havalimanı’nı Dallas-Fort Worth (DFW) ve Frankfurt takip etti. Frankfurt’ta 2019’dan bu yana küresel bağlantıda %21’lik bir düşüş yaşandı.

Rapora göre iGA İstanbul Havalimanı, 2019’a kıyasla doğrudan bağlantılarını %13 artırdı ve 2024’te olduğu gibi 2025’te de zirvedeki yerini koruyarak “Doğrudan Bağlantı” kategorisinde Avrupa’ya liderlik etmeye devam etti.

İGA İstanbul Havalimanı’nın hızlı yükselişinin “Türk Hava Yolları’nın küresel uçuş ağının büyümesi, İstanbul’un stratejik coğrafi konumu ve Türkiye’nin destekleyici havacılık politikalarının birleşik etkisinin olduğu düşünülüyor.

İGA İstanbul Havalimanı’nın ev sahibi durumundaki  Türk Hava Yolları, pandemi sonrası dönemde dikkat çekici bir kârlılık ve büyüme yaşıyor. 2024 yılında 2,4 milyar Dolar net kâr açıklayan şirket, 2024 yılında bir önceki yıla göre %8,2 artışla 22,7 milyar Dolar gelir elde etti.

2024 yılında uçtuğu nokta sayısını 131 ülkede 352’ye çıkaran THY, uçuş ağına Şili’nin başkenti Santiago, Avustralya’nın Sidney ve Melbourne gibi şehirlerini de ekleyerek ayak izini genişletti. Havayolunun uçuş ağının 2025 yılında büyümeye devam etmesi bekleniyor. Yılın ilk yarısında Şam’a yeniden uçmaya başlayan şirket, Phnom Penh, Auckland ve Minneapolis gibi yeni destinasyonların İstanbul’a bağlanacağını duyurdu.

2024’te 85,2 milyon yolcu taşıyan şirket, bu yıl içinde filosundaki uçak sayısını 500’e önümüzdeki on yıl içinde 800’e çıkarmayı hedefliyor. Bu gelişmelerin, İGA İstanbul Havalimanı’nın küresel sıralamalarda zirvedeki konumunu çok daha güçlendirmesi bekleniyor.

adbanner