Havalimanlarında uygulanan gece uçuşu yasakları sıkı kurallara tabidir ve özellikle Almanya’da bu kurallar titizlikle uygulanır. İşte tam da bu yüzden, Japon havayolu All Nippon Airways’e (ANA) ait Boeing 787-9, Frankfurt Havalimanı’na, sadece 18 saniye erken yaklaştığı için, inişine izin verilmedi ve pilotlardan pas geçmeleri istendi.
Tokyo Haneda (HND) ile Frankfurt (FRA) arasında gerçekleştirilen NH203 sefer sayılı uçuşu icra eden uçaklar, genellikle tam zamanında kalkar ve varış saati olan sabah 05:20’ye yakın bir zamanda iniş yapar. 2 Temmuz’da gerçekleşen uçuşun süresi normalden biraz daha kısaydı. Uçak, Frankfurt’un sabah 05:00’a kadar uyguladığı gece uçuş yasağının bitmesinden yalnızca 18 saniye öncesinde pist başına yaklaştı.

Boeing 787, Frankfurt Havalimanı için, 400 feet (yaklaşık 122 metre) irtifaya kadar alçaldığında, saat 04:59:42 idi. Hava trafik kontrolörü, bu noktada pilotlara “go around” yani ‘pas geçin’ talimatı verdi. Pilotlar şaşkındı; çünkü bu kadar küçük bir farkla, inişin engellenmesini beklemiyorlardı.
Kontrolör tarafından yapılan açıklamaya göre uçak, teknik olarak gece yasağı sona ermeden iniş yapmış olacaktı ve kurallar ne yazık ki çok netti.
Gece Uçuş Yasakları Ne Kadar Mantıklı?
ANA uçağı, yeni bir yaklaşma paterni çizerek, 05:15’te inişini gerçekleştirebildi. Ancak bu zorunlu pas geçiş, daha fazla gürültü ve daha fazla emisyon anlamına geliyordu. İronik bir şekilde, uçağın birkaç saniye erken inmek yerine tekrar tırmanışa yönlendirilmesi, çevreye daha büyük zarar verdi. Bu olay, gece uçuş yasaklarının gerçekten amacına hizmet edip etmediğini sorgulattı.

Ayrıca bu tür olayların tamamen önlenmesi de zor. Örneğin geçtiğimiz günlerde Ryanair uçağına, Almanya’daki başka bir havalimanında, sadece yedi dakika geciktiği için, iniş izni verilmedi. Üstelik bu gecikme, 30 dakikalık tolerans süresinin içindeydi. Havayolu, yaşanan olay üzerine büyük tepki gösterdi.
Sonuç
ANA’ya ait Boeing 787, Frankfurt’a birkaç saniye erken ulaştığı için pas gemek zorunda kaldı. Bu durum, kuralların katılığı nedeniyle ortaya çıkan ironik bir sonucu gözler önüne serdi. Belki de çözüm, daha esnek bir yaklaşım ya da daha iyi planlama olabilir. Ama şu kesin: Bu birkaç saniyelik fark, hem yolcular hem de çevre için gereksiz bir külfete neden oldu.











