Havacılık Bülteni-312

THY İSPANYOL HAVAYOLUNA ORTAK OLUYOR!

Avrupa havacılığı, büyük oranda “üç büyük” havayolu grubu olarak adlandırılan IAG, Lufthansa Group ve Air France-KLM tarafından kontrol ediliyor. Bu gruplar, hem stratejik çıkarlarını korumak hem de rakiplerini engellemek için sık sık bağımsız havayollarını satın alma girişimleriyle gündeme geliyor. Son dönemde Avrupa’daki satın alma görüşmeleri en çok İspanyol Air Europa ve Portekizli TAP Air Portugal etrafında dönüyor.

Türk Hava Yolları, Latin Amerika’daki güçlü varlığıyla dikkat çeken İspanyol tatil havayolu Air Europa’ya yatırım yaparak, küresel ağını genişletmeyi ve çeşitli alanlarda sinerji oluşturmayı hedefliyor. Yaklaşık bir buçuk ay önce, THY tarafından yapılan KAP açıklamasında, şirketin Air Europa ile ilgilendiği paylaşılmıştı. Geçtiğimiz hafta içinde ise THY, bu ilgisini somutlaştırarak, İspanya’nın en büyük ikinci uzun mesafe havayolu şirketi olan Air Europa’nın %27 hissesini satın almak için, 275 milyon Euro’luk bağlayıcı bir teklif sundu. Yapılan teklif, Rekabet Kurumu ve İspanya hükümetinin onayını bekliyor.

Bu yatırım, öz sermayeye dönüştürülecek bir kredi şeklinde gerçekleşecek. Air Europa’nın hedefi, pandemi sırasında İspanyol devletine ait SEPI fonundan alınan 475 milyon Euro’luk kredi de dahil olmak üzere, hükümete olan tüm borçları kapatmak.

THY tarafından yapılan fizibilite çalışmalarının ardından, Air Europa’ya yapılacak yatırımın, şirketin 2033 stratejisi kapsamında; uzun vadeli değer yaratma hedeflerine uygun olduğu değerlendirildi.

Türk Hava Yolları’nın küresel uçuş ağı ile Air Europa’nın İber Yarımadası ve Latin Amerika’daki yolcu ve kargo segmentlerindeki güçlü varlığının birbirini tamamlayıcı niteliği olduğu; Latin Amerika pazarında ölçeklenebilir ve hızlandırılmış büyümeyi mümkün kılabileceği sonucuna ulaşıldı.

THY için, yeni gelir akışları ve artan bölgesel operasyonel çeşitlilik sayesinde, iştirakler ve ortak girişimler de dahil olmak üzere, havacılık ekosistemi için kaldıraç etkisi yaratma potansiyeli olduğuna karar verildi.

THY’nin Air Europa’ya yapacağı yatırımın, hem Latin Amerika ve İber Yarımadası’ndaki uçuş ağını genişletmek hem de bakım-onarım (MRO) ve sadakat programları gibi farklı alanlarda sinerji yaratması bekleniyor.

Air Europa’nın mevcut sahiplik yapısı oldukça ilginç. 2019’da, British Airways, Iberia, Aer Lingus gibi şirketleri bünyesinde barındıran havayolu grubu IAG, Air Europa’yı satın almayı planlıyordu. Bu plan, İspanya havacılık endüstrisi ve sektörün genel dinamikleri için büyük bir sarsıntı olarak yorumlandı. Çünkü satın alma işlemi gerçekleşirse, İspanya’nın en büyük iki uzun mesafe havayolunun kontrolü aynı gruba geçecekti.

Satın alma planı hiçbir zaman hayata geçirilemedi. Önce pandemi nedeniyle büyük bir gecikme yaşandı. Ardından otoriteler, haksız rekabet oluşturacağı endişesiyle, bu satın almayı engelledi. Ancak her şeye rağmen IAG, Air Europa’nın %20 hissesini, yaklaşık 100 milyon Euro’ya satın almayı başardı. Ancak şu an Iberia ve Air Europa arasında yakın bir iş birliği yok. Air France-KLM Grubu, kısa süre önce Air Europa’nın hissedarı olma fikrinden vazgeçtiğini açıkladı. Lufthansa Grubu’nun da Air Europa’ya olan ilgisini kaybettiği biliniyor. Bu gelişmeler üzerine Türk Hava Yolları adımlarını hızlandırdı.

Air Europa’nın finansal durumu da oldukça iyi. Şirket, 2023’te 165 milyon Euro, 2024’te ise 205 milyon Euro kâr açıkladı.

12 Mayıs 2025’te Madrid-İstanbul uçuşlarına başlayarak Türkiye pazarına giren Air Europa’ya Türk Hava Yolları’nın yatırım yapmasının yolcular için de iyi bir gelişme olacağı düşünülüyor. Türk Hava Yolları’nın geniş uçuş ağı ve çok sayıdaki küresel bağlantısına, nispeten zayıf olduğu coğrafyaların da dahil olması, yolcular için bir avantaj olarak yorumlanıyor.

Eğer satın alma işlemine onay gelirse, Air Europa, Avrupa Birliği’nden bir havayolu şirketinin çoğunluk hissesini asla satın alamayacağı için bağımsız bir oyuncu olmaya devam edecek. Böylece Air Europa, üç büyük havayolu grubundan birine katılmak yerine, onlarla rekabet etmeye devam edecek.

Air Europa Başkanı Juan José Hidalgo İspanya basınına yaptığı açıklamada, hem THY hem de hâlihazırda şirketin %20 hissesine sahip olan IAG’ye atıfta bulunarak, bulabileceğim en iyi ortaklar yorumunu yaptı.

Air Europa şu anda SkyTeam ittifakının üyesi. Ancak THY’nin de devreye girmesiyle, Star Alliance üyesi bir yatırımcısı da olacak. Hidalgo, ‘Madrid, Avrupa’da iki ittifaka ve iki terminale sahip tek havalimanı olacak’ sözleriyle, kentin eşsiz konumunu vurguladı. Böylece başkent, iki terminalde aynı anda operasyon yürütebilen ve aynı zamanda iki büyük havayolu ittifakının üyesi olabilecek bir havayoluna ev sahipliği yapan, Avrupa’daki tek şehir konumuna gelecek şeklinde konuştu. Bu açıklamalar, havayolunun THY’nin de yer aldığı Star Alliance ittifakına katılabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ancak Star Alliance’nin, Air Europa’yı kabul etmesinin pek olası olmadığı düşünülüyor. Çünkü havayolu, Star Alliance’ın transatlantik ortak girişimiyle rekabet ediyor. Bu yüzden THY’nin yatırımcı olması kabul edilirse, Air Europa’nın hangi havayolu ittifakına yakınlaşacağı da şimdilik soru işareti.

Öte yandan THY’nin Air Europa’ya yapacağı yatırım kapsamında, altısı THY’den altısı İspanyol şirketinden olmak üzere en az 12 yeni uçağın filoya katılması bekleniyor. Yapılacak yatırımın, kısa vadeli etkilerinin sınırlı olması bekleniyor. Yatırım azınlık hissesi şeklinde olduğundan, ilk somut çıktıların, code share anlaşmaları ve bağlantı optimizasyonu yoluyla ortaya çıkması öngörülüyor.

Yatırım fikrinin dezavantaj gibi görünen yanları da var. Türk Hava Yolları, Air Europa’nın çoğunluk hissesine sahip olamayacak ve dolayısıyla gücü hep sınırlı olacak. IAG’nin de Air Europa’da neredeyse Türk Hava Yolları kadar hissesi olduğu için, Türk Hava Yolları’nın Air Europa’daki gündemi ne ölçüde belirleyebileceği de kafadaki soru işaretlerinden biri…

WIZZ AIR’IN TEL AVIV OPERASYONLARINA EL AL ENGELİ!

Son yıllarda rekor kârlar açıklayan İsrail’in ulusal havayolu EL AL, bilet fiyatlarının çok yüksek olması ve savaş dönemlerinde fiyatları artırdığı iddialarıyla gündeme geliyor.

Macarların düşük maliyetli havayolu Wizz Air de Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı’nda (TLV) bir operasyon üssü yani base kurmak istiyor. Bölgedeki uçuş seçeneklerini artırmayı hedefleyen bu hamle, potansiyel olarak bilet fiyatlarını düşürebilir ve rekabeti artırabilir. Ancak ülkenin ulusal havayolu EL AL, bu planı durdurmak için devreye girdi. Havayolunun CEO’su Dina Ben Tal Ganancia, İsrail yetkililerine gönderdiği mektupta, bu planın “İsrail havayollarına ve İsrail Devleti’ne ciddi zarar verme riski taşıdığını” belirtti.

EL AL CEO’su mektubunda ayrıca, “İsrail havayolları, ülke ile dünya arasındaki hava köprüsünü sağlayarak devletin dayanıklılığında kritik bir rol oynuyor” ifadesine yer verdi. Şirket, yabancı havayollarına benzer haklar verilmesinin, yerli şirketleri zor durumda bırakacağını savundu.

EL AL CEO’su, yabancı havayollarının kriz zamanlarında İsrail’e uçmayı bıraktığını, ancak kendilerinin uçuşlara devam ettiğini vurguladı. Ayrıca, uçaklarının füze savunma sistemleri gibi ekstra güvenlik önlemleri taşıdığına dikkat çekerek; uçaklara yapılan bu güvenlik yatırımlarının, maliyetleri artırması nedeniyle, bilet fiyatlarının düşük tutulmasını zorlaştırdığına vurgu yaptı.

EL AL ayrıca Şabat günü uçmadığı için haftada bir gün tüm uçak filosu yerde bekliyor. Bu, dini nedenlerle alınan bir karar olsa da operasyonel verimliliği ciddi şekilde etkiliyor.

Özetle EL AL, Wizz Air’in pazara girişinin uzun vadede yerli havayolu kapasitesini zayıflatacağını ve “ulusal güvenlik” açısından risk oluşturacağı endişesini iletti.

Uzmanlar EL AL’in, İsrail devletinin bir uzantısı mı olduğu; yoksa tamamen ticari amaçlarla faaliyet gösteren bir şirket mi olduğu sorusuna net bir yanıt verilmesi gerektiğini düşünüyor. İsrail hükümetinin Wizz Air ile ilgili vereceği karar, tüketici çıkarları ile ulusal güvenlik arasında nasıl bir denge kurulmak isteneceğine bağlı olarak değişecek gibi görünüyor.

Öte yandan geçtiğimiz hafta havacılık dünyası, iki farklı olayda verilen Özgür Filistin mesajını tartıştı. İspanyol havayolu Iberia’nın Buenos Aires-Madrid uçuşunda, Yahudi yolculara verilen yemeklerin üzerinde Özgür Filistin yazılı olduğu anlaşıldı. Yolcuların şikayeti üzerine kabin ekibi özür diledi. Havayolu ise konuyla ilgili soruşturma başlattı. Yazının, yemeklerin hazırlandığı catering şirketinde yazıldığı tahmin ediliyor.

11 Ağustos’ta ise Paris Charles de Gaulle Havalimanı’ndan Tel Aviv’e gitmek üzere hareket eden EL AL Havayolları uçağının pilotları, kalkıştan yaklaşık 12 dakika sonra alışılmadık bir mesaj aldı. İddiaya göre Fransız hava trafik kontrolörü, telsiz konuşmasına “Özgür Filistin” ifadesini ekledi. Pilotlar durumu şirkete raporladı ve konu İsrail hükümetine taşındı. İsrailli yetkililer Fransız muhataplarından konuyla ilgili açıklama istedi.

PİLATUS ABD’YE UÇAK TESLİMATINI DURDURDU!

İsviçre merkezli uçak üreticisi Pilatus Aircraft, Trump yönetiminin İsviçre’ye yönelik uygulamaya başladığı %39’luk ekstra gümrük vergisi kararının 6 Ağustos’ta yürürlüğe girmesinin ardından, Amerika Birleşik Devletleri’ne yönelik tüm iş jeti teslimatlarını durdurdu.

Pilatus tarafından yapılan açıklamada, bu kararın PC-12 ve PC-24 modellerini kapsadığı belirtildi. ABD, İsviçreli şirketin en büyük pazarlarından biri konumunda. Üretilen her 10 adet PC-12 ve PC-24 uçağının dördü ABD’ye gönderiliyordu.

Pilatus’un açıklamasında, ABD makamlarının uyguladığı yeni gümrük tarifesinin Pilatus için önemli bir rekabet dezavantajı oluşturduğuna vurgu yapıldı. Bu ek maliyetlerin ABD ve Avrupa’daki rakiplerine kıyasla ciddi bir dezavantaj yarattığı ve şirketin müşterileri arasında da belirsizliği artırdığı söylendi.

Pilatus, ABD pazarındaki kaybı telafi etmek için yeni pazar arayışına girdiğini ve yerel üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını hızlandıracağını duyurdu. Bu kapsamda Florida Eyaleti’nin Sarasota kentinde, yeni bir uçak montaj tesisi kurma planı bulunuyor.

Şirket, 3.000 çalışanının işini korumak için tüm imkanlarını kullanacağını da açıkladı. Gerekirse, kısa çalışma modeli ya da doğal personel değişimi gibi yöntemlerin devreye alınacağı belirtildi.

Trump yönetiminin yeni gümrük vergileri %10 ile %50 arasında değişiyor ve dünya genelindeki birçok büyük ekonomiyi etkiliyor.

İsviçre, şu anda Suriye, Burma ve Laos ile birlikte en yüksek vergi oranlarına maruz kalan ülkeler arasında yer alıyor. Bu karar, hem İsviçreli yetkililer hem de üreticiler tarafından sürpriz olarak yorumlandı.

İsviçre ve ABD güçlü bir ekonomik ilişkiye sahip. İkili ticaret son 20 yılda dört katına çıktı. Bern yönetimi ayrıca, 40 milyar İsviçre frangı değerindeki ticaret fazlasının “adil olmayan ticaret uygulamalarından kaynaklanmadığını” ve 1 Ocak 2024’te tüm sanayi ürünlerindeki gümrük vergilerini tek taraflı olarak kaldırdığını hatırlattı.

İsviçre Federal Konseyi, şu anda karşı yaptırım düşünmediklerini açıklasa da, bu vergi artışı İsviçre’de bazı yetkililer ve sanayi liderlerinin, ABD’den Lockheed Martin F-35A savaş uçağı alım planının gözden geçirilmesini talep etmesine yol açtı.

BOEING VE AIRBUS’IN TEMMUZ 2025 KARNESİ!

Dünyanın iki büyük uçak imalatçısı Airbus ile Boeing’in Temmuz ayına ilişkin teslimat ve sipariş rakamları açıklandı.

ABD’li üretici Boeing, Temmuz ayında müşterilerine 48 uçak teslim ederken, Avrupalı rakibi Airbus ay boyunca toplam 67 uçağı sahiplerine teslim etti.

product

Boeing’in Temmuz ayında teslim ettiği 48 uçağın 37’si 737 MAX oldu. 8 adet 787 ailesi uçağı sahiplerine teslim edilirken; iki adet 777F ve bir adet 767-300F uçağı da Temmuz ayında sahiplerinin filosuna katıldı.

Airbusise Temmuz ayında 41 farklı müşteriye 67 uçak teslim etti. Bu teslimatlar arasında A320neo ailesi uçakları 54 adetle ilk sırada yer aldı. Ay boyunca 5 adet A220, 2 adet A330 ve 6 adet A350 de sahiplerine teslim edildi.

Avrupalı üreticinin Haziran ayında teslim ettiği 63 uçağı, Temmuz’da 67’ye çıkararak, 2025 sonu için belirlenen toplam 820 teslimat hedefine emin adımlarla ilerledi. Airbus bu süreçte en büyük sorunu, uçak motorlarının tedarik zincirlerinde yaşıyor. Şu anda Airbus’ın üretimi tamamlanan ancak teslim edilmek için motor bekleyen yaklaşık 60 uçağı bulunuyor.

2025 yılının ilk 7 aylık döneminde Boeing müşterilerine toplam 328 uçak teslim etti. Bunların 246’sı 737, 45’i 787, 22’si 777 ve 15’i 767 oldu. Airbus’ın ilk 7 aylık teslimat performansı ise 72 farklı müşteriye 373 uçak olarak gerçekleşti.

Temmuz ayında Boeing, 30’u 737 MAX ve biri 787-8 olmak üzere toplam 31 yeni sipariş aldı. Boeing’in Temmuz ayında aldığı sipariş sayısı, bir önceki ay alınan 116 yeni uçak siparişi ile karşılaştırıldığında büyük bir hayal kırıklığı olarak yorumlandı. Airbus ise Temmuz ayında sadece yedi brüt sipariş alabildi. Avrupalı üretici bir önceki ay Paris Air Show’un da etkisiyle tam 203 yeni sipariş almıştı.

İki şirketin uzun vadeli sipariş defterlerine bakıldığında, 31 Temmuz itibariyle Airbus’ın biriken sipariş sayısı 8678; Boeing’in 6563 olarak görünüyor.

AJET 1 HAFTADA 2 FABRİKA ÇIKIŞLI 737 MAX TESLİM ALDI!

AJet, filosunu gençleştirme ve büyütme hedefi doğrultusunda adımlar atmaya devam ediyor. Havayolu, geçtiğimiz hafta içerisinde, fabrika çıkışlı 2 adet Boeing 737 MAX-8 uçağını, Seattle’de teslim alarak İstanbul’a getirdi.

ABD’de test uçuşları ve teknik kabul süreçleri yapılan TC-OHA tescilli Boeing 737MAX-8, Boeing’in Seattle’deki tesislerinden havalandı. 12 saat 30 dakika süren uçuşun ardından . 9 Ağustos Cumartesi günü İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yapan uçak, AJet ekipleri tarafından karşılandı.

5 gün sonra ise AJet’in fabrika çıkışlı TC-OHB tescilli ikinci Boeing 737 MAX-8 uçağının ABD’de teslim süreci başarıyla tamamlandı. Seattle’den yola çıkan uçak, 13 Ağustos öğle saatlerinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na ulaştı. TC-OHC ve TC-OHD tesciline sahip Boeing 737-8 MAX uçaklarının da Ağustos ayı sonuna kadar İstanbul’a gelmesi bekleniyor. Yıl sonuna kadar filoya 10 civarında uçağın katılması hedefleniyor.

İstanbul’a gelen Boeing 737 MAX uçakları, İstanbul’da AJet’in operasyonel gereksinimlerine uygun şekilde standardizasyona tabi tutulacak. Uçağa yerli üretim Minigram adı verilen daha konforlu ve daha ince koltuklar monte edilecek. Kabin donanımları ve koltuk montajı işlemlerinin ardından uçakların Eylül ayında tarifeli seferlere başlaması bekleniyor.

AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, Boeing 737-8 MAX uçaklarının filoya katılmasıyla uçakların yaş ortalamasının düştüğünü vurgularken, aynı zamanda uçakların yakıt verimliliğini artırdığını ve karbon emisyonlarını azalttığına vurgu yaptı. 737 MAX uçaklarının, havayolunun çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine de önemli katkı sağlayacağını belirten Sarp, 2026 yaz dönemi itibarıyla filonun büyük oranda yeni nesil uçaklardan oluşacağını söyledi.

AJet, 2025-2027 yılları arasında, 189 koltuk kapasiteli, toplam 45 adet fabrika çıkışlı Boeing 737-8 MAX uçağını filosuna katmayı hedefliyor.

AJET ANKARA’YI İSPANYA’YA BAĞLAYACAK!

Öte yandan yurt dışı uçuş ağını hızla genişleten AJet, Ekim ayında Başkent Ankara’dan Barselona ve Madrid’e direkt seferler başlatacak.

Ankara’dan 22 ülkede 29 noktaya sefer yapan AJet, böylece Barselona ve Madrid kentlerine başkent Ankara’dan direkt sefer başlatan ilk hava yolu olacak. Ankara’dan Madrid’e ilk sefer 23 Ekim 2025’te, Barselona’ya ise 24 Ekim 2025’te yapılacak. AJet, Ankara’dan Barselona’ya Pazartesi, Çarşamba, Cuma ve Cumartesi olmak üzere haftanın 4 günü; Madrid’e ise Salı, Perşembe ve Pazar olmak üzere haftanın 3 günü sefer düzenleyecek.

AJet’in Ankara’dan İspanya’nın iki önemli kentine yapacağı uçuşların biletleri 99 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa çıktı.

adbanner