Aralık 2024’te ABD Ulaştırma Bakanlığı (DOT), Avrupa ve Birleşik Krallık’ta uygulandığı gibi, uçuş gecikmeleri veya iptalleri durumunda havayolu şirketlerinin yolculara nakit tazminat ödemesini zorunlu kılacak bir düzenleme önerdi. Ancak bu öneri, Biden yönetiminin son dönemlerinde sunulduğu için, yasal hale gelmeden yönetim değişikliği yaşandı. Trump yönetimi birkaç ay önce bu planı ilerletmeyeceklerini açıkladı ve bu karar artık resmen kesinleşti.
Biden yönetimi döneminde eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, öneriyi şöyle açıklamıştı:
“Amerikalılar güçlü bir havayolu endüstrisinin önemini biliyor. COVID pandemisi sırasında ABD havayollarının ayakta kalması için ülke ve vergi mükellefleri destek verdi. Şimdi ise pandemi sonrası rekor kıran hava yolculuğu döneminde, yolcu haklarını ilerletmeye devam etmeliyiz.”
Yeni düzenleme ile, havayollarının yolculara nakit tazminat ödemesi, bir sonraki uygun uçuşa ücretsiz rezerve yapması, yemek, konaklama ve ulaşım masraflarını karşılaması planlanıyordu. Nakit tazminat miktarları ise gecikme süresine göre kademeli olarak belirleniyordu. Örneğin:
- 3–6 saat gecikme: 200–300 USD
- 6–9 saat gecikme: 375–525 USD
- 9 saat ve üzeri gecikme: 750–775 USD
DOT ayrıca, havayollarının yolculara otomatik olarak minimum tazminat ödemesi yapmasını ve yolcuların masraflarını belgelerle sunmalarına gerek kalmadan bir sınır belirlemesini de planlıyordu.
Havayollarının, gecikme veya iptallerde yolcuları başka havayollarında bir sonraki uygun uçuşa rezerve etmesi de önerilen kurallar arasındaydı.
Trump Yönetimi Öneriyi İptal Etti
Ocak 2025’te Trump yönetimine geçişle birlikte DOT’ta da değişiklik yaşandı. Sean Duffy’nin Ulaştırma Bakanı olmasıyla öneri resmen iptal edildi ve “gereksiz düzenleyici yükler” olarak tanımlandı. Havayolu şirketleri bu karara karşı çıkmıştı ve görünüşe göre kazanan onlar oldu.
Böylece mevcut yönetim altında geciken uçuşlar için nakit tazminat artık gündemde değil. Ancak önerilen düzenlemeler, yolcuların başka havayolu ile rezerve edilmesi gibi temel hakları da kapsayacak şekilde çok daha kapsamlıydı.
Yolcu Hakları ve Gelecek
Havayolu şirketleri, bu tür düzenlemelerin bilet fiyatlarını artıracağını iddia etti. Ancak Avrupa örnekleri, benzer düzenlemelerin uçak biletlerini artırmadığını ve gecikmeleri azalttığını gösteriyor. Ayrıca, havayollarının daha güvenilir operasyonlar yapmasını teşvik ediyordu.
Ne yazık ki ABD’de havayolu sözleşmeleri tek taraflı ve yolcular için sınırlı hak içeriyor. Bu tür düzenlemeler, havayollarının sorumluluklarını artıracak ve tüketicilere önemli avantaj sağlayacaktı.











