ABD’li imalatçı Boeing, 2045 yılına kadar dünya genelinde 728 bin yeni uçak bakım teknisyenine ihtiyaç duyulacağını öngörüyor. Şirket, mevcut eğitim modellerinin bu talebi karşılamakta yetersiz kalacağını belirterek çıraklık, mentorluk ve yetkinlik temelli eğitim sistemlerinin öne çıkacağını açıkladı.

Küresel havacılık sektöründe uçak teslimatlarının artması ve filoların büyümesiyle birlikte nitelikli uçak bakım teknisyeni (Aircraft Maintenance Technician-AMT) ihtiyacı da hızla yükseliyor.
ABD’li uçak üreticisi Boeing, 2045 yılına kadar dünya genelinde 728 bin yeni uçak bakım teknisyenine ihtiyaç duyulacağını öngörürken, bu ihtiyacın mevcut eğitim sistemiyle karşılanmasının giderek zorlaştığını açıkladı.
EAA AirVenture etkinliğinde konuşan Boeing yöneticileri, sektörün karşı karşıya olduğu en büyük sorunun artık yalnızca personel eksikliği değil, aynı zamanda eğitim modeli ve yetkinlik dönüşümü olduğunu vurguladı.
Boeing: Klasik eğitim modeli artık yeterli değil
Boeing Global Services Mühendislik Başkan Yardımcısı ve Baş Mühendisi Sergio Bustamante, birçok havayolu ve bakım kuruluşunun artık adayları lisanslarını almadan işe almaya başladığını söyledi.
Yeni modelde adaylar çalışırken aynı zamanda eğitim görüyor ve Airframe & Powerplant (A&P) lisanslarını şirket desteğiyle tamamlıyor.
Yapılan bakım işlemleri yine lisanslı teknisyenlerin onayıyla yürütülüyor ancak adaylar çok daha erken dönemde gerçek bakım ortamında deneyim kazanıyor.
Bustamante, bu yöntemin sektörde giderek yaygınlaştığını belirterek bunun iş gücü açığını azaltmada önemli rol oynayacağını ifade etti.
Deneyimli ustalar yeni nesli yetiştiriyor
Boeing’in dikkat çektiği bir diğer konu ise mentorluk sistemi oldu.
Şirket, kariyerinin son dönemindeki deneyimli teknisyenleri “Workplace Coach (İşyeri Koçu)” olarak görevlendiriyor.
Bu kapsamda kıdemli bakım personeli, genç teknisyenlerle birebir çalışarak bilgi ve tecrübelerini aktarıyor.
Boeing’e göre bu uygulama yalnızca teknik becerilerin gelişmesini değil, aynı zamanda iş kültürünün ve güvenlik anlayışının yeni nesillere aktarılmasını da sağlıyor.
Uçak bakım teknisyenlerinin görev tanımı değişiyor
Boeing yöneticileri, günümüz uçaklarının geçmişe kıyasla çok daha karmaşık sistemlere sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Eskiden bakım teknisyenlerinin temel görevi mekanik arızaları gidermekken, bugün;
- Dijital test sistemlerini kullanmak,
- Sensör verilerini analiz etmek,
- Yazılım tabanlı arıza teşhisi yapmak,
- Tahmine dayalı bakım sistemlerini yönetmek
gibi yeni yetkinlikler ön plana çıkıyor.
Bustamante, “Artık teknisyenler sadece anahtar kullanmıyor. Uçağın yerdeki performansını analiz eden gelişmiş test sistemlerini de yönetiyorlar.” ifadelerini kullandı.
Veri analizi yeni dönemin vazgeçilmez becerisi
Boeing Ticari Eğitim Mühendisliği Direktörü Mike Miller, havacılık sektöründe veri okuryazarlığının artık tüm meslek grupları için zorunlu hale geldiğini söyledi.
Miller’e göre pilotlardan bakım teknisyenlerine, yöneticilerden mühendislik ekiplerine kadar herkes büyük miktarda operasyonel veriyi doğru yorumlayabilmeli.
Bu sayede olası arızalar gerçekleşmeden önce tespit edilerek plansız bakım süreçleri azaltılabiliyor.
Yetkinlik temelli eğitim modeli öne çıkıyor
Boeing’in üzerinde durduğu en önemli değişimlerden biri ise Competency-Based Training and Assessment (CBTA) yani Yetkinlik Temelli Eğitim ve Değerlendirme modeli.
Geleneksel eğitimlerde adaylar belirli görevleri yerine getirmeye odaklanırken, CBTA yaklaşımı;
- Problem çözme
- Takım çalışması
- İletişim
- Karar verme
- Durumsal farkındalık
- İnsan faktörleri yönetimi
gibi becerileri de değerlendiriyor.
Şirketin paylaştığı verilere göre Avrupa Havacılık Bakım Eğitim Komitesi’nin (EAMTC) yürüttüğü bir çalışmada CBTA sistemine geçilmesinin ardından insan faktörlerinden kaynaklanan bakım olaylarında bir yıl içinde %35 azalma sağlandı.
Bu sonuç, yeni eğitim modelinin operasyonel güvenliğe önemli katkı sunduğunu ortaya koyuyor.
Boeing eğitim yatırımlarını büyütüyor
Boeing, değişen ihtiyaçlara uyum sağlamak amacıyla küresel eğitim yatırımlarını da artırıyor.
Şirket yakın zamanda Şanghay’da yeni bir eğitim merkezi açarken;
- 5 eğitim kampüsü
- 4 geliştirme ofisi
- 3 ticari eğitim merkezi
ile toplam 9 ülkede faaliyet gösteriyor.
Bu merkezlerde pilotlar, bakım teknisyenleri ve kabin ekipleri için gelişmiş simülasyon sistemleriyle eğitim veriliyor.
Türkiye açısından bu gelişme neden önemli?
Boeing’in açıkladığı tablo, yalnızca ABD veya Avrupa’yı değil, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.
Son yıllarda Türk Hava Yolları (THY), AJet, Pegasus, SunExpress, MNG Airlines, Turkish Technic, TUSAŞ, TEI ve çok sayıda MRO (Bakım, Onarım ve Revizyon) kuruluşu filolarını büyütürken, buna paralel olarak lisanslı uçak bakım teknisyenine olan ihtiyaç da artıyor.
Özellikle İstanbul Havalimanı’nın küresel bakım merkezi olma hedefi ve Turkish Technic’in yeni hangar yatırımları, önümüzdeki yıllarda nitelikli AMT ihtiyacını daha da artırabilir.
Uzmanlara göre Türkiye’de de sektörün, Boeing’in işaret ettiği çıraklık programları, mentorluk sistemi ve yetkinlik temelli eğitim modellerini daha yaygın kullanması bekleniyor.
Eğitmen açığı sektörün en büyük sorunlarından biri
Boeing yöneticilerine göre sektörün çözmesi gereken en kritik sorunlardan biri ise eğitmen ve sınav yetkilisi eksikliği.
Şirket, emeklilik yaşına yaklaşan deneyimli teknisyenlerin ve pilotların eğitim kurumlarında görev almasının teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor.
Ayrıca havacılık sektörünün gençlere daha iyi tanıtılması ve mesleğin kariyer fırsatlarının daha görünür hale getirilmesi gerektiği de vurgulanıyor.
Bustamante, “Bu mesleğin sunduğu kariyer fırsatlarını yeterince iyi anlatamıyoruz. Gençlere daha fazla ulaşmamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Sonuç
Boeing’in değerlendirmesi, önümüzdeki 20 yılda havacılık sektöründe yalnızca yeni teknisyenlere değil, aynı zamanda yeni bir eğitim anlayışına da ihtiyaç duyulacağını gösteriyor.
Dijitalleşme, veri analitiği ve gelişmiş bakım teknolojileri, uçak bakım teknisyenlerinin görev tanımını yeniden şekillendirirken; mentorluk, çıraklık ve yetkinlik temelli eğitim modelleri sektörün geleceğinde belirleyici rol oynayacak.












