Paris Ceza Mahkemesi, 2014 yılında Mali’de düşen ve 116 kişinin hayatını kaybettiği Air Algérie AH5017 seferiyle ilgili davada, İspanyol havayolu şirketi Swiftair’i taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu buldu. Davanın odağında, kazaya karışan pilotların stall ve stall’dan kurtarma eğitimlerindeki eksiklikler yer aldı.

Paris Ceza Mahkemesi, 2014 yılında Air Algérie’nin AH5017 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştiren McDonnell Douglas MD-83’ün Mali’de düşmesine ilişkin davada, uçağı mürettebatıyla birlikte işleten İspanyol Swiftair hakkında kararını verdi.
28 Eylül 2026’da açıklanan kararla Swiftair, 110 yolcu ve 6 mürettebatın hayatını kaybettiği kazada taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulundu.
Karar, kazadan yaklaşık 12 yıl sonra yürütülen davanın ilk derece aşamasını tamamladı. Swiftair’in karara itiraz etme hakkı bulunuyor.
Davanın odağında pilotların eğitimi vardı
Swiftair, tüzel kişilik olarak 9-26 Mart 2026 tarihleri arasında Paris’te yargılandı. Savcılık, şirket hakkında Fransız hukukunda tüzel kişilerin taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan karşılaşabileceği en yüksek ceza olan 225 bin Euro para cezası talep etti.
Swiftair’in avukatları ise kazaya şirket dışındaki etkenlerin yol açtığını savunarak beraat istedi.
Davayı mahkemeye taşıyan Fransız soruşturma hakimlerinin üzerinde durduğu başlıca konulardan biri, Swiftair’in uçuş ekiplerine verdiği eğitimdi.
Soruşturma kapsamında, her iki pilotun da Swiftair’e katılmalarından itibaren, yaklaşan stall durumunun tanınması veya uçağı stall’dan kurtarma konusunda eğitim ya da kontrolden geçirilmediği belirlendi.
Pilotlar için bu eğitimlerin Kasım 2014’te gerçekleştirilecek bir simülatör seansında yapılması planlanıyordu. Ancak söz konusu tarih, kazadan yaklaşık dört ay sonrasına denk geliyordu.
Araştırmacılar, pilotların daha önce görev yaptıkları Spanair döneminde bu eğitimleri en son ne zaman aldıklarını da belirleyemedi.
Kazadan 46 gün önce benzer bir olay yaşandı
Soruşturmada dikkat çeken ayrıntılardan biri de AH5017 kazasından yalnızca 46 gün önce başka bir Swiftair MD-83’ünde yaşanan olay oldu.

EC-JUG tescilli uçak, 8 Haziran 2014’te 33.000 feet irtifada, autothrottle devredeyken, sürat kaybetmeye başladı. Mürettebat alçalarak motorlara ait buzlanma önleyici sistemi devreye aldı ve uçak stall olmadan uçuşuna devam etti. Bu olay, Swiftair filosunda benzer koşullar altında daha önce de sürat kaybı yaşandığını göstermesi açısından soruşturmanın önemli unsurlarından biri oldu.
Swiftair, dava başlamadan önce İspanya’daki soruşturmanın geçici olarak kapatılmasını gerekçe göstererek, aynı olay nedeniyle iki kez yargılama yapılamayacağını savunmuş ve Fransa’daki davayı durdurmaya çalışmıştı. Ancak şirketin bu yöndeki girişimleri sonuç vermedi.
AH5017’de ne olmuştu?
Air Algérie’nin AH5017 seferi, 24 Temmuz 2014’te Burkina Faso’nun başkenti Ouagadougou’dan Cezayir’e gitmek üzere havalandı.
EC-LTV tescilli McDonnell Douglas MD-83, Air Algérie adına Swiftair tarafından uçak ve mürettebatıyla birlikte wet-lease kapsamında işletiliyordu.
Uçak kalkıştan yaklaşık 50 dakika sonra Mali’nin kuzeyindeki Gossi yakınlarında düştü. Uçaktaki 110 yolcu ile tamamı İspanyol olan altı mürettebatın hiçbiri kurtulamadı. Yolcular arasında 54 Fransız ve 23 Burkina Faso vatandaşı bulunuyordu.
Kaza ile ilgili soruşturmayı Mali yürütürken, Fransa Sivil Havacılık Güvenliği Araştırma ve Analiz Bürosu (BEA) teknik destek sağladı.
Motor sensörlerindeki buzlanma kritik zinciri başlattı
Teknik soruşturma, uçak 31 bin feet seviyesinde seyrederken motor buzlanma önleyici sistemlerinin devreye alınmadığını ve buz kristallerinin motor basınç sensörlerini tıkamış olabileceğini ortaya koydu.
Sensörlerden gelen hatalı değerler nedeniyle autothrottle sistemi motorların itki gücünü sınırladı. Uçağın sürati giderek azalırken, ekip bu durumu zamanında düzeltemedi ve MD-83 sonunda stall durumuna girdi.
Uçuş kayıtları, stall sonrasında mürettebatın uçağı kurtarmaya yönelik bir stall recovery manevrası gerçekleştirmediğini gösterdi. Kazanın kokpit ses kayıt cihazından elde edilen veriler ise kullanılamadı.
Bu teknik bulgular, Paris’teki ceza davasında incelenen eğitim eksiklikleriyle birlikte önem kazandı. Mahkeme süreci yalnızca uçağın stall’a nasıl girdiğine değil, mürettebatın böyle bir durumla karşılaşmaya ne ölçüde hazırlandığına da odaklandı.
AF447 kararından dört ay sonra geldi
Swiftair hakkındaki karar, Fransa’da bir başka büyük havacılık kazasıyla ilgili önemli mahkeme kararından yalnızca dört ay sonra geldi.
Paris Temyiz Mahkemesi, 2009 yılında Atlantik Okyanusu’na düşen Air France AF447 seferiyle ilgili davada Air France ve Airbus’ı taksirle ölüme sebebiyet vermekten suçlu bulmuş, iki şirkete de 225’er bin euro para cezası vermişti.
AF447 davasında da sensörlerin buzlanması, pilotların yaşanan duruma verdiği tepki ve eğitim konuları tartışmaların merkezinde yer almıştı.
Airbus söz konusu kararı Fransa’nın en yüksek temyiz mercii olan Yargıtay’a taşıdı.
Swiftair günümüzde ağırlıklı olarak kargo operasyonları gerçekleştiriyor. Şirketin bir başka uçağı, DHL adına uçuş yapan Boeing 737-400F, 25 Kasım 2024’te Litvanya’daki Vilnius Havalimanı yakınlarında düşmüş ve pilotlardan biri hayatını kaybetmişti.












