12 Haziran 2025’te, Air India’ya ait bir Boeing 787 Dreamliner, Londra’ya gitmek üzere Ahmedabad’dan kalkış yaptıktan kısa süre sonra düşerek, 270 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu trajedi, son on yılın en ölümcül uçak kazası ve 787 Dreamliner uçaklarının ilk ölümlü kazası olarak kayıtlara geçerken, ardında birçok cevapsız soru bıraktı. Boeing 787’nin kalkıştan saniyeler sonra neden düşmüş olabileceği ile ilgili yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Kazanın oluşmasında kilit detay, motorlara yakıt beslemesi sağlayan anahtarlarda gizli olabilir.

Hindistan’ın Uçak Kazası Araştırma Bürosu (AAIB) tarafından yürütülen soruşturmada, kazanın hemen öncesindeki saniyelerde, motora giden yakıt akışını kontrol anahtarların (switch) pozisyonuna odaklanıldı. Bu gelişme, uçağın kara kutusuna ait uçuş veri kaydedicisi (FDR) ve kokpit ses kayıt cihazı (CVR) analizlerinden elde edilen bilgilere dayandırılıyor.
Yapılan inceleme, motora yakıt beslemesi sağlayan switchlerin alışılmadık bir şekilde hareket ettirildiğini ortaya koyuyor. Bu hamle, uçağın aniden güç kaybetmesine ve düşmesine neden olmuş olabilir.
Yakıt Kontrol Anahtarları Nedir ve Ne İşe Yarar?
Boeing 787 uçaklarında her iki motor için de ayrı bir yakıt kontrol anahtarı bulunuyor. Bu anahtarların yalnızca iki farklı çalışma opsiyonu var:
- RUN (Çalıştır)
- CUTOFF (Kapat)
Normal şartlarda bu switchler yalnızca uçak yerdeyken; motor çalıştırılmak istendiğinde veya motor tamamen kapatılmak istendiğinde kullanılıyor. Havada ise sadece motor arızası yaşanması durumunda bu anahtarlara kumanda veriliyor.

Gaz kollarının hemen altında yer alan bu switchler, yanlışlıkla kumanda verilmesinin önüne geçebilmek için metal bir kilit mekanizması ile korunuyor. Bu nedenle, pilotların bu anahtarı hareket ettirebilmesi için öncelikle kilidi aşması gerekiyor.
Kaza Neden Yaşanmış Olabilir?
Soruşturma kapsamında şu ana kadar ulaşılan bulgulara göre:
- Uçakta bir tasarım hatası bulunmuyor.
- Motorlarda yakıt kirliliği tespit edilmedi.
- Kanat üzerindeki flaplar uygun pozisyonda hareket ettirildi.
- Hava sahası ile ilgili acil durum oluşturulabilecek bir talimat yayınlanmadı.
Bütün bu bilgiler, uçağın düşmesine neden olan problemin, uçağın sistemlerinden ziyade, kokpitte gerçekleşen bir insan müdahalesinden kaynaklanabileceği düşüncesini akla getiriyor.

Yakıt akışını kontrol eden anahtarların harekete geçirilmesi; yanlışlıkla mı, yanlış prosedür uygulamasıyla mı, yoksa bilinçli bir şekilde mi gerçekleşti, henüz net değil. Bu soruların yanıtlanması aylar sürebilir. Kazayla ilgili önümüzdeki haftalarda yayımlanacak olan ön rapor, kazanın nedenine dair ilk bilgileri sunacak.
Benzer Bir Olay: 2023’teki Horizon Air Vakası
Bu soruşturma akıllara Ekim 2023’te yaşanan bir olayı getirdi. Alaska Havayolları’nın yan şirketi Horizon Air’e ait bir uçakta görev dışı bir uçuş gerçekleştirmek üzere jumpseat koltuğunda oturan bir pilot, uçuş sırasında ani bir hareketle ayaklanıp uçağın her iki motorunu kapatmaya çalışmıştı.
Kaptan ve yardımcı pilotun zamanında müdahalesi sayesinde uçak düşmekten kurtarılmıştı. Motorları kapatmaya çalışan pilotun, o dönem mental sorunlar yaşadığı ve aldığı uyuşturucu maddeler nedeniyle halüsinojen etkisi altında olduğu ortaya çıkmıştı.
Air India kazasında benzer bir durumun yaşanıp yaşanmadığı bilinmiyor. Ancak bu benzerlik, yakıt kontrol anahtarlarının kazara değil, bilinçli şekilde hareket ettirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.











