Boeing 737 MAX Uçaklarında Rudder Neden Kilitleniyor?

ABD Ulusal Ulaşım Emniyeti Kurulu (NTSB), United Havayolları’na ait Boeing 737 MAX 8 uçağında yaşanan “rudder sıkışması” olayına ilişkin yürüttüğü soruşturmada bir ön rapor yayımladı.

20 Şubat 2023’te United filosuna katılan, 4 yaşındaki, N47280 kuyruk tescilli Boeing 737 MAX-8 uçağı, 6 Şubat 2024’te Newark Liberty Uluslararası Havalimanı’na (EWR) indi. Uçakta görev yapan kaptan pilot, inişin başlatılması sırasında, rudder pedallarının kumanda almadığı ve hareket etmediğini bildirdi.

Pilotlar, inişte uçağı pist merkez çizgisinde tutmaya çalışırken, rudder pedallarının nötr konumda kaldığını ve buna bağlı olarak, uçak emniyetli bir taksi hızına yavaşlayana kadar, burun iniş takımı yönlendirme kolunu kullandıklarını söyledi.

Kaptan pilot, yanında oturan yardımcı pilottan, rudder pedallarını test etmesi istendiğinde de herhangi bir sonuç alınamadı. Kısa süre sonra rudder pedallarının normal şekilde çalışmaya başladığı da tespit edildi.

Uçağın kara kutusunda bulunan uçuş veri kayıt cihazında (FDR) depolanan bilgiler incelendiğinde, uçak piste teker koyduktan yaklaşık 30 saniye sonra “şiddetli şekilde rudder pedallarına basıldığı; ancak herhangi bir yanıt alınamadığı gözlemlendi” bilgisi yer aldı.

9 Şubat 2024’te, 737 MAX-8’in hizmet dışı bırakılmasının ardından United, aynı rudder sistem arızasının tespit edildiği bir test uçuşu daha gerçekleştirdi ve ardından NTSB’ye, yaşanan sorun hakkında bilgi verildi.

NTSB, ön raporunda, “Olay sonrası, rudder kontrol sisteminin incelenmesi, sistemde veya herhangi bir bileşeninde, 1539 sefer sayılı uçuş ve daha sonraki test uçuşu sırasında gözlemlenen, hareket kısıtlılığına yol açabilecek bariz bir arıza tespit edilmediği” bilgisini paylaştı.

Daha sonra, NTSB sistem grubu tarafından, daha detaylı incelemeler yapılabilmesi için, uçağın rudder sistemine ait, giriş tork borusu, ilgili üst ve alt yatakların ve rudder kılavuz servosunun sökülmesine karar verildi.

NTSB raporuna göre, rudder sistemine ait bileşenlerin sökülmesinin ardından, uçakta ikinci bir test uçuşu gerçekleştirildi ve rudder kontrol sisteminin normal şekilde çalıştığını tespit edildi.

28 Şubat 2024’te SVO-730 kılavuz servosu, Cedar Rapids’deki Collins Aerospace tesislerinde test edildi.

NTSB’ye göre bu test, servonun ısıl işlemlerinin gerçekleştirildiği sıcaklık değerlerinin, servonun çıkış krank kolunu hareket ettirmek için ihtiyacı olan tork üzerindeki etkilerini değerlendirmek için yapıldı.

Oda sıcaklığında yapılan testlerde, servoda herhangi bir sorun bulunamadı. Ancak sistem bir saat süreyle soğuk suya batırıldıktan sonra, testler yapıldığında, servonun çıkış krank kolunu hareket ettiren torkun “belirtilen tasarım sınırlarının önemli ölçüde ötesinde” olduğu tespit edildi.

NTSB ön raporunda şu sonuca vardı: “Servo çıkış krank kolu, rudder giriş tork tüpüne mekanik olarak bağlı olduğundan, servo çıkış krank kolunun sınırlı hareketi, 1539 sefer sayılı uçuşta ve daha sonra gerçekleştirilen test uçuşu sırasında gözlemlendiği gibi, rudder pedallarının hareket etmesini engelleyecektir. Soruşturma devam ettikçe SVO-730 yönlendirme servosunun daha ayrıntılı incelemesi gerçekleştirilecektir.”

adbanner