Havacılık Bülteni-176 | Boarding Info

Written by 03:29 Havacılık Bültenleri

Havacılık Bülteni-176

İLKER AYCI NEDEN İSTİFA ETTİ?

Hafta içinde yapılan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu toplantısında, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkan İlker Aycı ile birlikte Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi üyeleri Görkem Aksoy ve Muzaffer Akpınar istifa etti. Prof. Dr. Ahmet Bolat THY’nin yeni Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı oldu.

İstifalar nedeniyle boşalan bağımsız Yönetim Kurulu üyeliklerine, Şekib Avdagiç’in ve Mehmet Kadaifçiler getirildi. Nisan ayında gerçekleştirilecek Olağan Genel Kurul’da bu atamalar onaya sunularak resmileşecek.

2015 yılından bu yana Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanlığı koltuğunda oturan İlker Aycı, bu koltukta en uzun süre oturan kişi ünvanını da eline geçirdi. Görevi süresince, pandemi, 15 Temmuz darbe girişimi ve Atatürk Havalimanı’na bombalı saldırı gibi sorunlar ile yüzleşen ve İstanbul Havalimanı’na büyük taşınma gibi büyük bir projeyi yönetmek durumunda kalan İlker Aycı, havacılık dünyasında, THY’ye çağ atlattıran, küresel çapta büyük başarıların altında imzası olan biri olarak anılmayacak gibi görünüyor. İlker Aycı dönemine dair hafızalarda 2 kritik olay var.

29 Eylül 2018’de, boarding tamamlandıktan sonra, yolculardan biri, koltuk bozuk diye yerinden kaldırıldı ve birkaç dakika sonra Aycı uçağa binip, bozuk denilen o koltuğa oturdu. Yerinden kaldırılan yolcunun tepki vermesi üzerine, Aycı yolcuya “showa gerek yok” şeklinde karşılık verdi.

2022 yılı Ocak ayının başında ise Kazakistan’da çıkan iç karışıklık sonrası, THY’nin yaklaşık 50 çalışanı, günlerce zor şartlarda ülkede mahsur kalırken, Aycı, eşi ile birlikte devlet tarafından alınan özel izinlerle Kazakistan’ı terk edip THY’ye ait kargo uçağıyla ülkeye dönmüştü. Bu olayın, Aycı’nın istifasının istenmesi için kritik eşiğin aşılmasına neden olduğu iddia ediliyor. Aycı, Türkiye’ye döndükten günler sonra düzenlenen tahliye uçuşuna kendisi de katılıp, İstanbul’a inişte tüm personeli uçağın kapısında uğurlamıştı. Ancak Aycı’nın bu hamlesi ‘günah çıkarma’ olarak yorumlanmıştı.

Bu olaylar, Aycı’nın görev süresi boyunca, şirketin en önemli iki direği olan yolcu ve personele genel yaklaşımını özetleyen iki olay olarak kayıtlara geçti.

15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dalaman’dan İstanbul’a geldiğinde, Gulfstream G550 tipi uçağını Genel Havacılık Apronu’nda, dönemin THY Genel Müdürü Temel Kotil karşılamış, Aycı ise özel işleri nedeniyle Almanya’da olduğu için orada bulunamamıştı. O dönemde bu olayın Aycı’ya büyük kredi kaybettirdiği konuşulmuş ve Aycı, ancak birkaç gün sonra yapılan ilk seferle Türkiye’ye gelebilmişti.

“Yakın” çalışma arkadaşları ile birlikte, THY’yi bu süreçte adeta kapalı devre yöneten Aycı, “şirketin kaynaklarının verimli ve adil kullanımı” başta olmak üzere, yönetimsel açıdan verdiği kararların birçoğunda kamuoyunun aklında soru işareti oluşturdu.

Aycı döneminde, şirketin üst yönetimindeki çeşitli koltuklarda oturan insanların sürekli kendi arasındaki iç hesaplaşmaları gündeme taşındı. Şu an Bilal Ekşi’nin oturduğu THY Genel Müdürlüğü koltuğu, çift başlılığa neden olduğu gerekçesiyle fiilen pasifize edildi.

Göreve geldiği ilk günlerinde uçak temizleyen, gece vardiyalarına baskınlar yapan, işçilerle aynı masaya oturup yemek yiyen ve sürekli ‘Personelin yanındayım’ imajı çizen Aycı, bu tavrını sürdüremedi. Neticede bir THY geleneği olarak, İlker Aycı da ‘geldiği şekilde’ koltuğunu terk etti…

Ahmet Bolat Kimdir?

THY’nin yeni patronu 1959 Konya doğumlu Prof. Dr. Ahmet Bolat, İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra 1984’te ABD’de Stanford Üniversitesi’nde Yöneylem Araştırması alanında yüksek lisansını, 1988’de University of Michigan’da Endüstri ve Operasyonlar Mühendisliği bölümünde doktorasını tamamladı. 2012 yılından itibaren THY Yatırım Yönetimi, Uluslararası ilişkiler ve Anlaşmalar ile İnovasyon ve Projeler Başkanlıklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyordu.

Ahmet Bolat, göreve İlker Aycı tarafından yapılan tüm keyfi işler ve gereksiz atamaları iptal ederek; görevi değişen personelleri eski görevlerine tekrar atayarak başladı. İlker Aycı’nın kurduğu özel büro başkanlığı lağvedildi. Kısa süre önce göreve getirilen Memduh Sayıner’in de görevine son verildi.

AVRUPA’NIN EN YOĞUN HAVALİMANI İSTANBUL!

Hafta başında İstanbul’u etkisi altına alan yoğun kar yağışı, hava ulaşımını olumsuz etkiledi. İstanbul Havalimanı da bu durumdan nasibini aldı. Yaklaşık 24 saat boyunca tüm iniş ve kalkışların durdurulmak zorunda kalındığı havalimanında, uçuşların iptal edilmesiyle terminalde 20 bin kişi mahsur kaldı. Uçuşların bir an önce yeniden başlatılabilmesi ve mağduriyetin giderilebilmesi için, apronda ve pistlerde insanüstü bir mücadele örneği verildi. Havalimanı CEO’su Kadri Samsunlu, bu süre içerisinde 60 binden fazla kumanya ve 80 binden fazla su dağıtıldığını açıkladı. Kar yağışının başlamasından yaklaşık 36 saat sonra meydandaki tüm pistler açık hale getirilip, tüm uçuşlar normale döndürüldü.

Öte yandan Uluslararası Havaalimanları Konseyi (ACI) yolcu sayısı bakımından 2021 yılında Avrupa’nın en işlek havalimanlarını açıkladı. İstanbul Havalimanı, 37 milyon yolcuyla listenin zirvesinde yer aldı. Moskova Şeremetyevo (31 milyon) ve Paris CDG (26 milyon) yolcu sayısı ile İstanbul Havalimanı’nı takip etti.

ACI tarafından açıklanan raporda göre, Avrupa’daki havalimanları 2021’de, pandemi sürecinden çıkmak konusunda küçük bir toparlanma yaşamış gibi görünse de yolcu sayısında, 2019 seviyelerine kıyasla, 2021’de 1,4 milyar yolcu kaybedildiği görüldü. 2020’de, bir önceki yıla göre 1,72 milyar yolcu kaybından sonra, 2021’de ortaya çıkan tablo, güçlü bir toparlanma için oluşan beklentileri boşa çıkardı.

2021’in ilk yarısında, Delta varyantı, ülkelerin sınırlarını tamamen kapatması ve ciddi boyuttaki seyahat kısıtlamaları yeniden başlatıldığı için, çoğu kıtalararası pazara ulaşılamadığından yolcu trafiği önemli ölçüde düştü (2019’a göre -%77,7)

AB’nin Dijital Seyahat Sertifikaları ile birlikte aşıların piyasaya sürülmesi ve Kasım ayında transatlantik pazarının yeniden açılması, (Omicron varyantının Aralık ayında bu toparlanma dinamiğini kırmış olsa da) yolcu trafiğinin, yılın ikinci yarısında bir miktar toparlanmasını sağladı. (2019’a göre -%42,4)

Havalimanlarındaki yolcu trafiği 2021’de 2020’ye kıyasla %37 arttı. Ancak 2019 rakamlarına kıyasla %59 geride. Covid-19 virüsünün Omicron varyantı, özellikle AB bölgesinde, yolcu trafiğindeki toparlanmanın önündeki en büyük engel durumunda.

Avrupa’nın en yoğun havalimanları listesine Türk ve Rus havalimanları damga vurdu. İstanbul Havalimanı, 37 milyon yolcuyla listenin zirvesinde yer aldı. Moskova Şeremetyevo (31 milyon) ve Paris CDG (26 milyon) yolcu sayısı ile İstanbul Havalimanı’nı takip etti. Listede 4’üncü sırada Amsterdam Schiphol ve 5’inci sırada Moskova-Domodedovo havalimanları yer aldı.

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı altıncı ve Antalya Havalimanı da dokuzuncu sırada kendine yer buldu. 2021’deki kargo trafiği, Avrupa havalimanları genelinde bir önceki yıla göre +%21,8 arttı ve Pandemi öncesi (2019) seviyelerin de +%7,7 üzerinde gerçekleşti.

UÇAN OTOMOBİL HAYALİNDE SONA GELİNDİ!

Slovak şirket Klein Vision tarafından geliştirilen, hem otomobil hem uçak modu bulunan “AirCar” geçtiğimiz Temmuz’da, 35 dakikalık ilk şehirler arası uçuşunu (Slovakya’nın Nitra şehri ile başkent Bratislava arasında) yapmıştı.

Hafta içinde Slovak Ulaştırma Otoritesi füturistik uçan araba AirCar’ın 70 saatlik zorlu testleri tamamladıktan sonra resmi olarak Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansı EASA’dan Uçuşa Elverişlilik Sertifikası almaya hak kazandığını açıkladı.

AirCar, EASA standartlarına uygun olarak 200’den fazla kalkış ve inişi başarıyla gerçekleştirdi. Zorlu test uçuşları boyunca şaşırtıcı bir stabilite sergileyen AirCar, pilotların uçağın kumandalarına dokunmasına gerek kalmadan, otonom şekilde, iniş kalkış bile yapabildi. Ancak, uçak ve otomobil özelliklerine sahip hibrit aracı uçurmak için bir pilot lisansına ihtiyacınız olacak.

Profesör Stefan Klein’ın kendi adını taşıyan firması, 30 yılı aşkın bir süredir AirCar üzerinde çalışıyor. Gökyüzü ile buluşmak için kritik bir dönüm noktasını aşan AirCar, 160 beygir gücünde benzinle çalışan 1,6 litrelik bir BMW motoru ve sabit pervaneye sahip. AirCar saatte 190 km maksimum hız ile 2,5 km irtifada uçabiliyor.

2 kişilik hibrit uçan otomobil, sadece 2 dakika 15 saniye içinde, spor arabadan uçağa dönüşebiliyor. Aracın kanatları katlandığında, normal bir park yeri kadar yer kaplıyor.

Şirket, AirCar ile tipik seyahat sürelerinin yarıya indirileceğini iddia ediyor. Stefan Klein, AirCar’ın uçuşa elverişlilik sertifikasının, çok verimli uçan arabaların seri üretiminin kapısını açtığı görüşünde. Klein Vision şirketi, ilk AirCar’ın bir yıl içinde ticari olarak satışa sunulmasını umuyor. Aynı zamanda, yaklaşık maksimum hızı 300 km olan ve 1000 km menzile sahip olan daha güçlü bir versiyonun da 12 ay içinde sertifikalandırılması hedefleniyor. Özetle 2023, uçan arabalar için kritik bir yıl olacak gibi görünüyor.

NİJERYA’DA UÇAĞIN FMS BİLGİSAYARI ÇALINDI!

Son dönemde bir dizi güvenlik sorunu yaşanan Nijerya’nın Lagos Murtala Muhammed Uluslararası Havalimanı’nda çok ilginç bir olay yaşandı.

Moğolistanlı Eznis Havayolları tarafından Arik Air’e kiralanan Boeing 737-700’ün (EI-ULN) kokpitine giren hırsızlar, uçağın uçuş yönetim sistemi (FMS) bilgisayarını çaldı.

Olay, Lagos Havalimanı Terminal 2’de gece uçak park halindeyken meydana geldi. Olayın ardından, daha fazla uçağın benzer bir durum yaşayıp yaşamadığının tespiti için, havayolunun çok sayıda uçuşu iptal edildi. Uzmanlara göre böylesi bir soygun, uçak ile ilgili teknik becerilere ve havaalanı operasyonları hakkında bilgi sahibi kişiler tarafından gerçekleştirilebilir.

Hırsızlar, uçağın altında, aviyonik sistemlerin bulunduğu kompartmana erişim sağlayan kapağı sökerek bilgisayarı çaldı. Ayrıca hırsızlar, uçaktaki bazı hassas donanım ve sensörleri de kurcaladı.

Havayolu, çalınan bilgisayarın fiyatının 15.000 Dolar civarında olduğunu, yeni bir uçuş yönetim sistemi bilgisayarının ise 300.000 Dolar’a kadar çıkabileceğini söylüyor. Tüm modern ticari yolcu uçakları için standart bir donanım olan FMS, uçuş planları, navigasyon ve konum belirleme dahil olmak üzere çok çeşitli uçuş görevlerini otomatikleştiriyor.

Dünyadaki tüm uçakların, her bir parçasının seri numarası bulunuyor. Bu da tüm parçaların rahatlıkla takip edilebilmesini sağlıyor. Bu nedenle hırsızların çaldığı bilgisayarı kolay kolay satamayacağı düşünülüyor. Havayolu, olayın iç sabotaj olduğuna inanıyor.

Kısa bir süre önce aynı havalimanında yine Arik Air’e ait 737-800 uçağı terminale doğru taksi yaparken kargo bölümünün kapısı bir grup kişi tarafından açılmaya çalışmıştı. Havaalanındaki yaklaşık 100 güvenlik personelinin, Nijerya Federal Havaalanları Otoritesi tarafından uygun şekilde soruşturma geçirmeden işe alındığı iddia ediliyor. Geçen haftaki hırsızlıkla aynı güne denk gelen, başka bir güvenlik ihlalinden de bahsediliyor. Havalimanı Otoritesi, bir gümrük bölge denetçisini meydanın kısıtlı güvenlik alanına izin almadan zorla girmekle suçluyor.

Lagos merkezli Arik Air, Nijerya ve Batı Afrika bölgesinde uçan, 5 adet Boeing 737-300 de dahil toplam 18 uçaklık bir filoya sahip. Havayolunun filosunda Moğolistan merkezli Enzis Airline’dan kiraladığı iki adet 737-700 var.

BOEING 737 MAX İLK KEZ ANTARKTİKA’DA!

Çekya’nın düşük maliyetli havayolu Smartwings, Antarktika’ya Boeing 737 MAX 8 (OK-SWB) ile inen ilk havayolu oldu. Antarktika’nın kuzey ucundaki Troll meydanına yapılan uçuş, Norveç Kutup Enstitüsü üyelerini üslerine taşımak için gerçekleştirildi.

Troll Araştırma İstasyonu, Antarktika’daki Queen Maud Land’de, Princess Martha Sahili’nin doğu kesiminde, sahilden 235 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Norveç Kutup Enstitüsü tarafından işletilen istasyonda, çevre ve iklim değişikliğini izleme, bilimsel araştırma ve haritalama gibi çalışmalar yapılıyor.

Güney Kutup Dairesi’nin ötesinde, 1232 metre yükseklikteki bir buzul üzerine inşa edilen piste yapılan uçuş için Smartwings’in Boeing 737 MAX uçağı, Norveç’in başkenti Oslo’dan kalktı ve Güney Afrika’nın Cape Town kenti üzerinden Antarktika’ya ulaştı. Cape Town’dan 6 saat süren uçuşun arından, 2 saat Antarktika’da kalan uçak, tekrar Cape Town üzerinden Oslo’ya hareket etti.

Smartwings uçağının mürettebatı, veri bağlantısı ve uydu telefonu iletişimi aracılığıyla uçuş sırasında sürekli hava durumu raporları ve havalimanının işlerliği hakkında güncellemeler aldı.

3 bin metre uzunluğundaki buzla kaplı pist, iniş ve kalkış için kullanılıyor. Buzun kalınlığı, operasyon için ölçüldü ve analiz edildi. Yüzey özel olarak hazırlandı ve tüm güvenlik marjlarını koruyan düzenlemelere ve uçak üreticisi standartlarına göre kalkış ve inişe izin vermek için operasyondan önce Norveç Kutup Enstitüsü tarafından frenleme testleri yapıldı.

Tüm mürettebat üyeleri bölgeyi ve pisti tanımak için Arctic Survival isimli özel bir eğitimden geçti. Uçak, mürettebat için polar giysiler de dahil olmak üzere Polar hayatta kalma kitleri ile donatıldı. Buna ek olarak bazı kritik yedek parçalar uçakta taşındı.

Operasyondan 5 gün önce hava durumu yakından izlenmeye başlandı. Şirketin hava trafik kontrol merkezi, pist ve hava durumunu sürekli olarak izledi ve herhangi bir değişiklik olması durumunda ekiple iletişim halinde kalacak en az bir görevlinin sürekli hazır tutulması sağlandı. Uçuş sırasında uçağın teknik durumu, Prag’daki Smartwings teknik departmanı tarafından otomatik bir veri bağlantısı aracılığıyla değerlendirildi.

Uçuş planlaması yaparken, Troll Havaalanı’nın izole olması yani yerine gerekli donanıma sahip alternatif bir havaalanı planlamak mümkün olmadığı için,.bu uçuşu gerçekleştirebilmek için özel bir onay ve izin alınması gerekti.

(Visited 67 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info