Seattle merkezli avukatlık firması, 2024’te Jeju Air’e ait bir Boeing 737-800 uçak kazasında hayatını kaybeden 14 yolcunun yakınları adına Boeing’e dava açtı. Davada, uçağın “güncelliğini yitirmiş” elektrik ve hidrolik sistemlerinin kazaya yol açtığı iddia ediliyor.
29 Aralık 2024’te, Jeju Air’in 7C2216 sefer sayılı Bangkok (BKK) – Muan (MWX) uçuşunu gerçekleştiren Boeing 737, yaklaşma sırasında iniş takımları açılmayınca gövde üzerine iniş yaptı. Uçak, iniş sonrası duramadı, pistten çıktı ve toprak dolguya çarptı. Uçaktaki 181 yolcudan 179’u yaşamını yitirdi.

Kazayla ilgili, Ocak 2025’te açıklanan ön soruşturma raporu, kazanın öncelikli nedenini kuş çarpması olarak belirledi. Ancak Güney Kore Ulaştırma ve Demiryolu Kaza İnceleme Kurulu (ARAIB) henüz nihai raporu yayınlamadı.
Hayatını kaybedenlerin yakınları adına açılan davada, Boeing’in elektrik ve hidrolik sistemlerini modernize etmemesi nedeniyle pilotların güvenli inişi gerçekleştiremeyip kazanın önlenemediği öne sürülüyor. Davacı taraf, Boeing’in eski “mühendislik odaklı” kültürünün 1997’de McDonnell Douglas ile birleşme sonrası değiştiğini savunuyor.
Kuş Çarpması, Sistem Arızaları ve Motor Problemi İddiaları
Ön raporda, kuş çarpmasının her iki motorun da çalışmasını bozduğu, DNA analizleriyle, çarpılan kuşların Doğu Asya’da yaygın görüşen Baikal ördeği olduğu tespit edildiği bildirildi. Temmuz 2025 tarihli ara raporda, pilotun yanlış motoru kapatmış olabileceği yönünde bir hipotez de yer aldı.
Davada, kuş çarpmasının iniş takımı, flap, slat, spoiler ve thrust reverserler dahil birçok kritik sistemin aynı anda arızalanmasına neden olduğu, uçuş veri kaydedicisi, kokpit ses kaydedicisi ve transponder’ın da devre dışı kaldığı savunuluyor.
Sonuç: Sistemlerin Eski Tasarımı Davanın Merkezinde
Davacılar, Boeing’in bu sistemleri 1968 model tasarımlarına dayandırmasını eleştiriyor. Davacı avukat Charles Herrmann, “Pilotu suçlamak kolaydır, ancak gerçek kusur bu sistemlerin bir arızasıdır” ifadesini kullanıyor. Firma, Boeing’in sistem güncellemesini yapmamasıyla bu trajedinin önlenebilir olabileceğini öne sürüyor.











