Havayolları İçin Hiç Uçuş Yapılmayan Bu Havalimanı Neden Kritik?

Pasifik’in ortasında, hiç tarifeli uçuş yapılmayan Midway Atoll Havalimanı, uzun menzilli uçuşlar için kritik bir yedek meydan görevi görüyor. Pist ve altyapının yenilenmesi için 100 milyon Dolar’ın üzerinde yatırım gerekiyor. Havalimanının kapanması halinde, bazı Pasifik rotalarının uzaması, havayollarının daha fazla yakıt taşıması ve özellikle ultra uzun menzilli uçuşlarda yolcu kapasitesinin azaltılması gündeme gelebilir.

Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki küçük Midway Atolü’nde bulunan Henderson Field’ın geleceği, küresel havacılık açısından beklenenden çok daha büyük önem taşıyor. Yaklaşık 25 yıldır tarifeli ticari uçuş yapılmayan havalimanı, Pasifik’i geçen uçakların acil durumlarda kullanabileceği önemli yedek meydanlardan biri.

Midway Atoll Havalimanı’nın mevcut altyapısının ciddi biçimde yenilenmemesi halinde önümüzdeki beş yıl içinde mevcut sertifikasyon şartlarını karşılayamaz hale gelebileceği belirtiliyor. ABD Ulaştırma Bakanlığı (DOT), havalimanının geleceğini değerlendirirken sektör temsilcilerinden de görüş topluyor.

Pasifik’in ortasında 2 bin 377 metrelik pist

Henderson Field olarak da bilinen Midway Atoll Havalimanı, ABD’ye bağlı Midway Atolü’ndeki Sand Island üzerinde bulunuyor. Hawaii’nin yaklaşık 2.100 kilometre kuzeybatısında yer alan atol, Kuzey Amerika ile Asya arasındaki uçuş güzergahlarının ortasında stratejik bir konuma sahip.

Adada çoğunluğu ABD Balık ve Yaban Hayatı Servisi (FWS) çalışanları ile yüklenici personelden oluşan yaklaşık 40 kişi yaşıyor. Havalimanına düzenli ticari yolcu seferi yapılmıyor. Son tarifeli ticari hizmet yaklaşık 25 yıl önce sona erdi. Buna karşılık 2 bin 377 metre uzunluğundaki pist, büyük ticari uçakların acil durumda iniş yapabilmesine imkan sağlıyor.

Midway aynı zamanda, ABD Federal Havacılık İdaresi – FAA’nin Part 139 sertifikasına sahip bir havalimanı. Tesis, hem askeri hem de ticari uçuşlar için, Pasifik üzerindeki yedek meydan ağının parçalarından biri olarak kullanılıyor.

Pist için 100 milyon Dolar’dan fazla yatırım gerekiyor

Havalimanının en büyük sorunu altyapının giderek kötüleşmesi. FWS, FAA’in 2003 tarihli yeniden yetkilendirme yasası çerçevesinde sağlanan yıllık 2,5 milyon Dolar’lık Airport Improvement Program fonunu, Midway’in hava tarafı altyapısını korumak için kullanıyor. FWS ayrıca asgari operasyon kabiliyetinin sürdürülebilmesi amacıyla yılda yaklaşık 2,6 milyon Dolar harcıyor. Mevcut kaynaklar, ihtiyaç duyulan büyük ölçekli yenileme için yeterli değil.

2021 Midway Atoll Comprehensive Master Plan’a göre pistin önümüzdeki beş yıl içerisinde ciddi bozulma seviyesine ulaşması bekleniyor. Pist yüzeyinin yenilenmesi ve deniz duvarlarının onarılması dahil büyük rehabilitasyon çalışmalarının maliyetinin 100 milyon Dolar’ı aşacağı tahmin ediliyor. İnşaat malzemelerinin adaya ulaştırılabilmesi için liman altyapısında da ek yatırımlar gerekebilir.

ETOPS açısından neden önemli?

Midway’in havayolları açısından değeri yolcu trafiğinden değil, bulunduğu konumdan kaynaklanıyor.

Günümüzde okyanus aşırı seferlerin büyük bölümü çift motorlu uçaklarla gerçekleştiriliyor. Bu uçakların uzun menzilli operasyonlarında ETOPS kuralları uygulanıyor. Kurallar, uçuş planlanırken uçağın uygun bir yedek meydana belirlenen azami uçuş süresi içerisinde ulaşabilmesini gerektiriyor. Örneğin ETOPS-180 kapsamında planlanan bir operasyonda uçuş güzergahının uygun yedek meydanlardan gerekli süre sınırı içerisinde kalacak şekilde oluşturulması gerekiyor.

Pasifik’in genişliği nedeniyle kullanılabilecek havalimanlarının sayısı sınırlı. Midway’in konumu, özellikle Kuzey Pasifik’teki yedek meydanlar arasındaki boşlukların kapatılmasında önem taşıyor.

Aircraft Dispatchers Federation (ADF), Midway’in kapanmasının bazı uçuşlarda daha uzun rotalara veya daha yüksek ETOPS yetkilerine ihtiyaç doğurabileceği görüşünde.

Kuruluşa göre, Rus hava sahasının ABD’li havayollarına kapalı olması da Midway’in önemini artırıyor. ABD ana karası veya Hawaii ile Japonya, Çin, Güney Kore ve Güneydoğu Asya arasındaki operasyonlarda kullanılabilecek okyanus ortası ve Aleut Adaları’ndaki yedek meydanların sayısı oldukça sınırlı.

Midway devre dışı kalırsa bazı güzergahlarda ETOPS-180 kapsamında oluşabilecek kapsama boşluklarının ETOPS-207 veya ETOPS-240 operasyonlarıyla aşılması gerekebileceği belirtiliyor.

Hawaii ile Japonya arasındaki bazı uçuşlarda ise Wake Island ve daha uzaktaki Kwajalein gibi alternatiflerin önemi artabilir.

Midway’e daha önce yolcu uçakları acil iniş yaptı

Havalimanının acil durum rolü yalnızca teorik bir planlamadan ibaret değil. Resmi kayıtlara göre 2003 ile 2021 arasında Midway’e 11 uçak yönlendirildi. Son 15 yıldaki olaylardan en az dördünde tarifeli havayolu operasyonlarında kullanılan uçaklar bulunuyordu ve söz konusu uçuşlarda toplam 800’den fazla yolcu ve mürettebat taşınıyordu.

Yönlendirmelerin nedenleri arasında kabinde duman, kokpit camında çatlak ve düşük motor yağ basıncı gibi teknik sorunlar yer aldı.

Okyanus üzerinde yaşanan böyle bir durumda Midway gibi bir meydanın kullanılabilir olması, mürettebata daha yakın bir iniş seçeneği sağlayabiliyor.

Qantas’ın Project Sunrise uçuşlarını bile etkileyebilir

Midway tartışmasının en dikkat çekici taraflarından biri Qantas’ın 2027’de başlatmayı planladığı Project Sunrise uçuşlarıyla ilgili.

Avustralyalı havayolu, Airbus A350-1000ULR uçaklarıyla Sydney-Londra arasında aktarmasız seferler gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Hat, hizmete girdiğinde dünyanın en uzun tarifeli uçuşları arasında yer alacak.

Sydney’den Londra’ya batı yönündeki uçuşlarda rüzgar ve hava sahası koşullarına bağlı olarak uçağın Avustralya’dan kuzeye yönelip Alaska tarafına ilerlemesi ve ardından Avrupa’ya devam etmesi planlama seçenekleri arasında bulunuyor.

Qantas’a göre Midway’in uygun yedek meydan olarak kullanılamaması, belirli operasyon koşullarında uçakta yaklaşık 2.200 kilogram ilave yakıt taşınmasını gerektirebilir. Ek yakıtın ağırlığı ise 20’den fazla yolcuya karşılık gelen bir payload kaybı yaratabilir.

Ultra uzun menzilli uçuşlarda yakıt, yolcu, bagaj ve kargo arasındaki ağırlık dengesi operasyonun ekonomik performansı açısından kritik olduğu için 2,2 tonluk ek yakıt ihtiyacı önemli bir değişken haline geliyor.

Qantas, jeopolitik nedenlerle kullanılamayan hava sahalarının zaten bazı rotaları uzattığına dikkat çekerek Midway’in kaybedilmesinin Project Sunrise’ın uzun vadeli operasyonel ve ekonomik koşulları üzerinde ek baskı oluşturabileceğini belirtiyor.

Tarifeli uçuş yok ama küresel ağ için kritik

Midway Atoll Havalimanı’nın durumu, bir havalimanının öneminin yalnızca yıllık yolcu veya uçuş sayısıyla ölçülemeyeceğini gösteriyor.

Yaklaşık 40 kişinin yaşadığı bir adadaki ve tarifeli yolcu uçuşu bulunmayan bir havalimanına 100 milyon doların üzerinde yatırım yapılması ilk bakışta ekonomik görünmeyebilir. Pasifik uçuş ağı açısından bakıldığında ise Henderson Field, binlerce kilometrelik okyanus üzerinde alternatif meydan zincirinin önemli halkalarından biri.

Midway’in kapanması Pasifik üzerindeki tüm uçuşların rota değiştirmesi anlamına gelmeyecek. Etki; kullanılan uçak, ETOPS yetkisi, meteorolojik koşullar, diğer yedek meydanların kullanılabilirliği ve ilgili hava sahalarındaki kısıtlamalara göre değişecek.

Ancak başka bir yedek meydanın hava koşulları, pist durumu, volkanik faaliyet veya farklı bir nedenle kullanılamadığı günlerde Midway’in yokluğu çok daha belirgin hale gelebilir.

ABD makamlarının önündeki karar bu nedenle yalnızca az kullanılan bir havalimanına yatırım yapılıp yapılmayacağıyla sınırlı değil. Midway’in geleceği, Pasifik üzerindeki uzun menzilli uçuşların emniyet planlaması, operasyonel esnekliği ve bazı hatların ekonomisiyle doğrudan bağlantılı.

adbanner