Neden Kokpitte Kamera Yok? – Boarding Info

Written by 19:08 Bunları Biliyor Musunuz?, HAVACILIK

Neden Kokpitte Kamera Yok?

Uçak kazalarının ardından, kazanın neden yaşandığını anlayabilmek için gözler “kara kutu” nün bulunmasına çevriliyor. Uçuş verilerini ve kokpitteki tüm sesleri kaydeden iki ayrı cihazdan oluşan kara kutudan elde edilen veriler, genellikle kaza inceleme ekiplerinin, olayların meydana geliş sürecini net bir şekilde anlaması için yeterli. Öte yandan uçakların kokpitlerine görüntü kayıt cihazlarının kurulması konusunda uzun yıllardır devam eden bir tartışma var.

Kokpitte Kamera Olmalı mı?

ABD Ulusal Ulaşım Güvenlik Kurulu (NTSB), ticari yolcu uçaklarının kokpitlerinin, darbeye dayanıklı kameralar ile donatılması konusundaki ısrarını sürdürüyor. Kurul, bu tür görsel verilerin Endonezya, Etiyopya ve Teksas’ta yaşanan son kazalarda kokpit ekibinin eylemlerini anlamaya ve kazanın neden meydana geldiğinin anlaşılmasına yardımcı olacağı görüşünde.

NTSB yetkilileri, geçtiğimiz günlerde yaptıkları bir açıklama ile otoritelere bu konuyla ilgili bir kez daha çağrıda bulundu:

Öte yandan Federal Havacılık İdaresi (FAA), gizlilik, maliyetler ve güvenlikle ilgili sorunları gerekçe göstererek operatörlerin, uçaklara bu tür cihazları kurmasını zorunlu kılmaktan kaçınıyor. NTSB ise operatörlerin, FAA tarafından zorunlu kılınması beklenmeden bu teknolojiyi kendilerinin uçaklarına entegre etmesini öneriyor.

Endişeler

NTSB, ilk olarak 2000 yılında kokpit kamera kayıt cihazları fikrini ortaya attı. Gerekçe olarak ise “araştırmacılara, kaza öncesi ve kaza sırasında kokpitin içindeki eylemler hakkında kritik bilgiler sağlayacak olmasını” gösterdi. Yeni teknoloji kurmanın ek maliyetleri de göz önüne alındığında, havayolları bu konuya pek istekli yaklaşmadı.


İlgili Haber | Otomatik Pilot Nedir Nasıl Çalışır?


Bu önerinin karşısında duranların argümanları ise videodan elde edilecek bilginin, araştırmacılar tarafından kokpit ses kayıt cihazından (CVR) ve uçuş veri kayıt cihazından (FDR) toplanandan çok daha faydalı olmayacağı yönünde birleşiyor. Ayrıca kokpite yerleştirilecek kameraların, pilotların  işlerini yapma şekillerini etkileyeceğinden endişe ediliyor.

Bu teknolojinin hayata geçmesi ile yalnızca işverenleri tarafından sürekli izlenmekle kalmayıp, aynı zamanda geçmişte ses verilerinde olduğu gibi, kaza-kırım soruşturmaları haricinde, başka durumlarda da kayıtların sızdırılma riski bulunuyor. Çeşitli durumlarda ses kayıtlarının transkriptlerinin eklendiği raporlara artık video görüntülerinin de eklenecek olması huzursuzluk yaratıyor.

ICAO Nabız Yokluyor

Kokpitte kamera olması gerektiğini düşünenler, Malezya Hava Yolları’nın MH370 sefer sayılı uçuşta ortadan kaybolan uçağında olduğu gibi olağanüstü durumlarda, görsel verilerin etkili olacağını düşünüyor. Her iki pilotun da bilincini yitirdiği bir durumda doğal olarak ses kayıtlarının bir işe yaramayacağına inanılıyor.

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), 1995’ten beri panellerinde kokpit video kayıt cihazları üzerine tartışıyor. 2016’nın sonunda ICAO teknik komisyonu tarafından yayımlanan bir raporda ise şu ifadeler yer alıyor:

“… Kokpitte bulunan duruma ilişkin video kayıtlarının müfettişlerin eline geçmesi, kazanın açık nedenlerini belirlemek ve soruşturma komisyonunun sonuçlarına kamuoyunun güvenini artırmak için soruşturma sürecini verimli bir şekilde hızlandırabilir.”

Sektörün geneli, bu rapordaki ifadeleri, video kayıt cihazlarının gelecekte ticari uçakların kokpitlerinde standart ekipman olması için ICAO’nun bir çağrısı olarak yorumladı. ICAO yetkilileri de bu rapor ile böylesi bir karar hakkında sektörden yorum talep ettiklerini doğruladı.

(Visited 456 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info