“Dijitalleşme ile Dünyada İlk Olmaya Başladık”
Uçak Mühendisi Muhammed Yılmaz’ın YouTube kanalı Boarding Info’da hazırlayıp sunduğu “Havacılığın Zirvesi”adlı söyleşi programının bu haftaki konuğu, Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek oldu.
TAV tarafından işletilen Ankara Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde gerçekleştirilen söyleşide, Türkiye sivil havacılığının mevcut durumu, geleceği ve Kurumsal Dönüşüm Modeli (KDM) detaylarıyla ele alındı. Prof. Dr. Kemal Yüksek, hem regülasyon hem de teknoloji odaklı çok sayıda dikkat çekici açıklamada bulundu.
“Devletin Dijital Anlamda Kurumsallaşması Gerekiyor”
2019 yılında Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladığı günden bu yana Kurumsal Dönüşüm Modeli (KDM) üzerinde çalıştıklarını aktaran Prof. Dr. Yüksek, bu projenin çıkış noktasının, devletin dijital anlamda kurumsallaşması gerektiği fikri olduğunu söyledi.
KDM’nin temel felsefesinin, sistem içerisindeki olumsuz insan faktörünü ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Yüksek, belirsiz, kişiye bağlı ve kontrol edilemeyen tüm süreçlerin bu sistemle elimine edileceğini ifade etti. Kurumsallaşmadan kastın; görevlerin net olduğu, zaman ve parametrelerin kontrol altında tutulduğu ve tesadüflerin minimize edildiği bir yapı olduğunu dile getirdi.
“Dijitalleşmenin getirdiği güç ve modelleme kültürüyle dünyada ilk olmaya başladık” diyen Yüksek, Türkiye’nin bu alanda öncü bir rol üstlendiğini belirtti.
SHGM’nin Temel Görevi: Denetleme ve Düzenleme
2920 sayılı kanun çerçevesinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün en önemli görevinin denetleme ve düzenleme olduğunu hatırlatan Yüksek, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) politikalarıyla tam uyumun sağlanmasının öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
ICAO’nun anayasal ilkeleri arasında yer alan yetkinlik bazlı eğitim (Competency Based Training), kanıta dayalı denetim (Evidence Based Audit) ve son yıllarda öne çıkan dijitalleşme konularının, KDM’nin de temel yapı taşlarını oluşturduğunu aktardı.
“Taklitçi Sivil Havacılıktan Özgün Modele Geçtik”
“Önceki sivil havacılık anlayışı taklitçiydi. Taklitler her zaman sıkıntılıdır ve hedefleri daraltır” diyen Yüksek, büyük Türkiye ideali için daha kaliteli, daha üstün yaklaşımların zorunlu olduğunu vurguladı.
Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da en az 50 ülkenin Türkiye’den güçlü bir liderlik beklediğini ifade eden Yüksek, siyasi etkinliğin altının sivil havacılık gibi alanlarla doldurulması gerektiğini söyledi.
“Türkiye, 100 Ülke İçin Bir İdeal Ama Bu Yetmez”
Havacılığın diğer ulaşım modlarından farklı olarak uluslararası regülasyonlara tabi ve ülkeler için güçlü bir yumuşak güç unsuru olduğuna dikkat çeken Yüksek, Türkiye’nin sivil havacılıkta en az 100 ülke için örnek bir ülke konumunda olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi.
SHGM’nin hedeflerinden birinin ICAO’nun sahadaki partneri ve uygulayıcısı olmak olduğunu belirten Yüksek, bunu minimum maliyet – maksimum kalite anlayışıyla ve teknoloji desteğiyle gerçekleştireceklerini söyledi. ICAO’nun “No country left behind” mottosunun Türkiye tarafından sahada gerçek anlamda uygulanacağını ifade etti.
Kurumsal Dönüşüm Modeli (KDM) Üç Ayaktan Oluşuyor
Yeni sivil havacılık modeli olan KDM’nin üç temel ayağı bulunduğunu aktaran Yüksek:
- KDM ORG: Organizasyonel yapı, lisanslama ve yönetici personel süreçleri
- KDM ERP: Şirket kuruluşları, ruhsatlandırma, havalimanı denetimleri ve tüm operasyonel süreçler
- Dijital Eğitim ve Denetim Platformları
KDM’nin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, eğitim içeriklerinin ICAO’nun tanıdığı altı resmi dilde dijital olarak üretildiğini ve bu modelin başka ülkelere de ihraç edilebileceğini söyledi.
THY Döneminde Başlayan Dönüşüm
Kurumsal dönüşüm fikrinin temellerini, Türk Hava Yolları’nda Eğitim Başkanı olduğu dönemde attığını belirten Yüksek, sistemin ilk yılında 50 milyon dolar tasarruf sağlanacağını hesapladıklarını ve bu rakamın her yıl artacağını aktardı.
KDM’nin, işletmelerin kendi ana işlerine odaklanmasını sağladığını ve ciddi ekonomik kazanımlar sunduğunu ifade etti.
Yolcu Hakları, Veri Yönetimi ve Denetim
KDM’nin yolcu hakları süreçlerine de entegre edildiğini söyleyen Yüksek; uçuş iptali, rötar ve overbooking gibi durumlarda yolcuların haklarını havayolu üzerinden ararken, tüm sürecin SHGM tarafından izlenebilir olduğunu aktardı.
Tüm havayollarının uçuş, bakım ve operasyonel verilerinin SHGM’ye aktarıldığını belirten Yüksek, sistemin tamamen otomatize ve anlık denetlenebilir hale geldiğini vurguladı.
Tavan Fiyat, SAF Yakıtları ve Karbon Salınımı
İç hat biletlerinde uygulanan kademeli tavan fiyat modelinin SHGM tarafından inşa edildiğini, son kararın ise bakanlık tarafından verildiğini söyleyen Yüksek, bu modelin Suudi Arabistan tarafından da talep edildiğini açıkladı.
Karbon salınımı konusunda ise SAF yakıtlarıyla ilgili gerçek çözümü talimatla yayınlayan ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirten Yüksek, üretici ve tedarikçilere sorumluluk yükleyerek sürdürülebilir ve takip edilebilir bir sistem kurduklarını ifade etti.
“Türkiye Yeni Havayollarına İhtiyaç Duyuyor”
Son 20 yılda Onur Air, Atlas Global ve Borajet gibi önemli oyuncuların sektörden çekilmesiyle ilgili soruya “Evet, Türkiye’nin yeni havayollarına ihtiyacı var” yanıtını veren Yüksek, SHGM’nin özellikle bölgesel havacılığı teşvik eden yapılar üzerinde çalıştığını söyledi.
Hava Kampüsleri ve Sıfır Bürokrasi
Amatör ve sportif havacılığı yaygınlaştırmak amacıyla hava kampüsü konseptini hayata geçireceklerini söyleyen Yüksek, Türkiye’de insanların kendi uçaklarıyla işe gidebileceği bir modelin yaygınlaşacağını ifade etti.
SHGM’nin temel yaklaşımının “sıfır bürokrasi” olduğunu vurgulayan Yüksek, devletle temasın yazılım, arayüz ve mobil uygulamalar üzerinden gerçekleştiği bir yapıya geçildiğini söyledi.
“THY’nin Troya Sisteminin Yerine Geliştirdiğim Proje Reddedildi!”
İlk kez 1990 yılında Onur Air ile uçtuğunu, ilk yurt dışı seyahatini Delta ile business class’ta gerçekleştirdiğini anlatan Yüksek; favori destinasyonlarının ise Beyrut, Cape Town ve İspanya olduğunu söyledi.
Kariyerinde kendisini en çok geliştiren başarısızlığın, THY’de Troya sisteminin modernizasyonu projesinin rafa kaldırılması olduğunu belirten Yüksek, bugün dahi bu projenin uygulanabilir olduğunu vurguladı.
Bürokratlık, sektörde yöneticilik ve akademisyenlik arasında hepsinin kendine göre zor yanları olduğunu söyleyen Kemal Yüksek en kıymetli olanın ise bürokrasi olduğunu dile getirdi. Devlete doğrudan hizmet edebilmenin, kendisi için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.











