Savaş Uçaklarında İşaret Fişeği Neden Kullanılıyor?

Askeri uçaklar için, uçuş sırasında ilk savunma hattını işaret fişekleri oluşturuyor. Savaş uçakları, ısı güdümlü kızılötesi (IR) füzelerin hedefini şaşırtmak ve bu füzelerin zararlı etkilerinden korunmak için işaret fişeklerini kullanıyor. IR füzeleri, uçakları hedeflemek ve onları takip etmek için ısı arama teknolojisini kullanıyor. Bu da onları savaş uçakları için çok önemli bir tehdit haline getiriyor.

İşaret fişeği atan savaş uçaklarının temel amacı, ısı arayan, karadan havaya veya havadan havaya füzeler gibi kızılötesi tehditleri uçağın motoru yerine, işaret fişeklerinin yarattığı ısı imzasına kilitlenmeye zorlamak. Böylece uçağı füzenin zararlı etkisinden korumak. Her uçak, görevine, konumuna ve gereksinimlere bağlı olarak çeşitli işaret fişekleriyle donatılabilir.

Genellikle magnezyum bazlı bir piroteknik bileşimden oluşan işaret fişekleri, uçağın motor egzozuna eşit veya daha yüksek bir yanma sıcaklığına sahiptir. Savaş uçakları ve helikopterler, karadan havaya veya havadan havaya ateşlenen ısı güdümlü füzelere karşı koymak için işaret fişeklerini kullanıyor.

Alevler binlerce santigrat dereceye ulaşıyor. Bu, bir uçağın motorlarından veya art yakıcılardan yayılan egzoz ısısından çok daha yüksek bir sıcaklık değeri. Bunun sonucunda füzeler, uçağın motorlarından veya art yakıcılardan ziyade, işaret fişeklerindeki alevlerden gelen ısının peşine düşüyor.

İlk Isı Güdümlü Füze: Sidewinder

İlk ısı güdümlü füze, 1957’de Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri’nin kullandığı, Amerikan yapımı Sidewinder oldu. Hava hava füzesi Sidewinder’ı satın alan ilk yabancı hava kuvvetleri ise 1958’de Tayvan Hava Kuvvetleri oldu. (ROCAF-Republic of Chinese Air Force)

1958’deki İkinci Tayvan Boğazı Krizi sırasında, Tayvan hava kuvvetleri, Çin ana karasındaki bir MIG-17’yi düşürmek için, Sidewinder ile donatılmış bir F-86 Sabre savaş uçağı kullandı. Çin ve Tayvan arasındaki gerginlik bugün bile devam ediyor.

Sovyetler Birliği, Sidewinder isimli bu füzenin başarısının farkındaydı ve nasıl çalıştığını öğrenmek için füzeyi ele geçirdi. Tersine mühendislik süreci sonunda, Sidewinder üzerinden Vympel K-13 ortaya çıkarıldı. Sovyetler Birliği, Vympel K-13’ü geliştirirken, bir yandan da SA-2 adı verilen karadan havaya füze (SAM) üzerinde de çalışıyordu.

1 Mayıs 1960’da, Gary Powers’ın pilotluk yaptığı bir Amerikan U2 casus uçağı, Sovyetler Birliği’nin derinliklerinde bir S-75 Dvina füzesi tarafından düşürüldü. Powers uçaktan başarıyla atlamayı başardı ancak yere indiğinde Sovyet askerleri tarafından ele geçirildi.

Sovyetler Birliği kara-hava füzelerini (SAM) 206 Amerikan uçağını düşürmek için S-75 Dvina füzeleri kullanan Kuzey Vietnam da dahil olmak üzere, pek çok dost ülkeye ihraç etti. B-52 bombardıman uçaklarında görev yapan mürettebat, SAM’leri gözetleyecek ve birini tespit etmeleri halinde, karşı manevra olarak işaret fişeklerini ateşleyecekti.

Yıllar içinde ordular, işaret fişeklerini ve konuşlandırma stratejilerini geliştirdi. Günümüzde işaret fişekleri, uçağın elektronik karşı tedbir sistemleri tarafından otomatik olarak veya pilotlar tarafından manuel olarak fırlatılabiliyor. Teröristlerin ve isyancıların, omuzdan ateşlemeli FIM-92 Stinger gibi karadan havaya füzelere sahip olması nedeniyle birçok ordu, helikopterlere de işaret fişeği savunma sistemleri entegre etmeye başladı.

Yolcu Uçaklarında İşaret Fişeği Kullanılıyor

Amerikan Başkanı’nı uçurmak için kullanılan Air Force One uçakları ile İsrail’in ulusal havayolu El Al’ın tüm yolcu uçakları da işaret fişeği savunma sistemleri ile donatılıyor.

28 Kasım 2002’de Somali’deki El Kaide ajanları, Mombasa’da İsrail’e ait bir otele saldırarak, Moi Uluslararası Havaalanından (MBA) kalkan Arkia İsrail Havayolları’na ait Boeing 757-300 uçağına iki adet karadan havaya füze ateşledi. Füzeler, uçağı ıskaladı ve uçak Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’na (TLV) doğru seyrine devam etti. Ancak bu başarısız saldırısının ardından El Al Havayolları uçaklarına işaret fişekleri entegre edilmesine karar verildi.

adbanner