Drone ile Yağmur Yağdırılabilir mi? – Boarding Info

Written by 22:20 Güncel-Gündem, HAVACILIK

Drone ile Yağmur Yağdırılabilir mi?

Teknoloji gün geçtikçe gelişiyor. Bu gelişim, insanlara birçok alanda farklı olanakları da beraberinde getiriyor. Son yıllarda insansız hava aracı ve drone teknolojisinde yaşanan gelişmeler de oldukça dikkat çekici.

Dünya genelinde insanlar, drone teknolojisine ilgi ve merakını artırırken, aynı zamanda bu alandaki gelişmeleri çok sayıda insan yakından inceliyor. Elbette bu konuda çalışmalar yapan şirketler de bu ilgi ve meraka karşılık olarak, her gün kulağa imkânsız gibi gelen birtakım uygulamaları hayata geçiriyor.

Airbus’ın üzerinde çalıştığı, 14 gün boyunca yere inmeden uçabilen uydu drone, bu tarz geliştirmelere verilebilecek en iyi örnekler arasında. Drone’lar sadece şirketler ve devletler tarafından değil, gündelik kullanımda da hayatımıza yerleşmiş durumda. Sosyal medyada drone ile çekilen fotoğraf ve videolar ciddi şekilde ilgi çekiyor.

Dünyanın en büyük kum çölünün bir bölümüne ev sahipliği yapan ve yaz aylarında düzenli olarak 40 santigrat dereceyi aşan sıcaklıkların yaşandığı Birleşik Arap Emirlikleri, 2019’un son birkaç ayında, şiddetli sağanak yağışlarla mücadele edip su baskınlarıyla karşı karşıya kalmış olsa da; ülke genelinde yağmur yağması, nadir rastlanılan bir durum. Ülkenin semalarında bulutların içine çeşitli kimyasallar ile tohumlama amacı taşıyan özel uçuşlar yapılıyor. 

Su krizinin giderek derinleşmesi nedeniyle 2019’un ilk 11 ayında 185 bulut tohumlama işlemi gerçekleştirildi. Ulusal Meteoroloji Merkezi (NCM), bu faaliyetlerin, yağışları ortalama yüzde 10 – 15 ve hatta belirli koşullarda yüzde 30’a kadar artırdığını düşünüyor. 2019’da yaşanan sel felaketinden önce de NCM tarafından 8 ayrı bulut tohumlama operasyonu yapıldığı duyurulmuştu.

Bazı bulutlar çok fazla su içerdiği için, sele neden olabiliyor. Bu nedenle tohumlama operasyonları sırasında tür bulutlardan kaçınılıyor. Bunu başarmak için de BAE’nin tüm atmosferini kapsayan çok gelişmiş radarlar kullanılıyor ve BAE genelindeki bulutlardan düşen her damlacık NCM tarafından takip ediliyor.

Yağmur İçin 15 Milyon Dolar Hibe!

Ülkede yağmur “üretmenin” ve mevcut içme suyu seviyesini yükseltmenin yeni yollarını bulma çabasıyla, 2016’dan beri bu alanda araştırma yapan dokuz uluslararası bilim insanına toplam 15 milyon Dolar hibe verildi. Bu bilim insanlarından biri de, titanyum dioksit nanopartikül teknolojisi ile daha etkili bulut tohumlama umudu veren Profesör Linda Zou. Projeye başladıktan üç yıl sonra Zou, bulut tohumlamasında kullanılmak üzere yeni bir aerosol malzeme geliştirdi: titanyum dioksit nanopartikülleriyle kaplanmış tuz kristalleri. BAE Yağmur Geliştirme Bilimi Araştırma Programı, Zou’nun Amerika Birleşik Devletleri Patent ve Ticari Marka Ofisi ile yaptığı çalışmalarla ilgili olarak zaten iki patent başvurusunda bulunduğunu açıkladı.

Zou tarafından geliştirilen yeni malzeme “buluttaki damlacıkları geleneksel malzemelerden daha fazla büyüttüğü için, bulutların içinde yoğunlaşma sürecini uzatıyor. Bu durum, yağış sırasında, eski yöntemlere göre üç kat daha fazla su damlacığı oluşmasına neden oluyor.

Titanyum dioksit nanopartikülleri dışında bulut tohumlamada yaygın kullanılan diğer malzeme ise Gümüş iyodür. Yüksek konsantrasyonlarda toksik olan bu madde ile ilgili, şu ana kadar bulut tohumlama işlemlerinde DSÖ tarafından belirlenen eşiklerinin üzerindeki seviyelerde bir çalışma gerçekleştirilmediği düşünülüyor.

Ancak düzenli olarak ve uzun süreler boyunca yapıldığında, tohumlamada kullanılan bu ürünlerin, toksik (zehirli) olabileceğine dair bazı endişeler var. Yeniden emilmeleri ve parçalanmaları çok zor olduğu için toprakta birikerek, insan sağlığını olumsuz etkileyecek bir duruma gelebileceği düşünülüyor.

Tohumlamaya Yasal Engel Yok!

Hava durumu ve iklim değişikliği gibi konuların, haber bültenleri ve siyasi söylemler için taşıdığı önem göz önüne alındığında, şu anda Dünya genelinde hava değişikliği faaliyetlerini düzenleyen uluslararası bir organ yok. Ülkeler bir dereceye kadar az ya da çok bu konuda istediklerini yapabiliyor. Bu durum, bulut tohumlamasını Orta Doğu ile Dünya’nın bazı bölgelerini saran diğer jeopolitik çatışmalar ve su savaşlarında bir cephe haline getireceği düşünülüyor. Dünya Meteoroloji Örgütü’ne bu tür konularda, uluslararası düzenleyici kurallar getirilmesini tavsiye eden çalışmalar da yürütülüyor.


Bir Bakışta | Bulut Tohumlama Nasıl Yapılıyor?

  • BAE, Arap Körfezi’nde bulut tohumlama teknolojisini benimseyen ilk ülkelerden biriydi. Program, 1990 sonunda başladı. Ancak 2000 yılının sonunda, tam teşekküllü proje, NASA da dahil olmak üzere bir dizi kuruluş ve enstitü ile işbirliği içinde gerçekleştirilmeye devam edildi.
  • NCM’nin bulut tohumlama departmanı, atmosferik basıncı günün her saati izleyen gelişmiş bir hava durumu gözetleme radarı (WSR) kullanıyor.
  • NCM ilk olarak gerekli bilgileri, hava durumu uyduları, resimler ve WSR aracılığıyla topluyor. Bulut tohumlama görevleri, yalnızca ülke genelinde yağmur taşıyan kümülüs bulutu oluşumları görüldüğünde gönderiliyor. Tanımlandıktan sonra NCM, magnezyum, sodyum klorür ve potasyum klorür ile karıştırılmış tuz kristalleri taşıyan uçakları harekete geçiriyor.
  • BAE tarafından uygulanan yöntem, hem sıcak hem de soğuk kısımlara sahip “karışık aşamalı” konvektif bulutların, uçaklar veya yer jeneratörleri aracılığıyla, aerosol malzemelerle tohumlanması şeklinde gerçekleşiyor. Bu malzemeler, bulutlardaki su damlacıklarının yoğunlaşıp ardından yağmur olarak düşebileceği bir yüzey sağlıyor.
  • Aerosol parçacıkları, atmosferde zaten mevcut. Ancak mevcut miktarın üzerine daha fazla ekleyerek, bulut tohumlayıcıların çökelmesini artırmak veya meydana gelen çökelme olasılığını artırmak amaçlanıyor.
  • Bulut tohumlamada kullanılan aerosol malzemeler higroskopik olma eğiliminde. Bu da bulutlardaki su damlacıkları için mevcut aerosol parçacıklarıyla rekabet ettikleri ve bunların üzerinde yoğunlaşan daha büyük su damlalarına neden oldukları anlamına geliyor. Yoğunlaşmış damlalar ne kadar büyükse, yağış olarak düşme olasılıkları da o kadar yüksek.
  • Tuz, çoğunlukla sodyum klorür ve potasyum klorür, bulut tohumlamada en yaygın olarak kullanılan higroskopik aerosol malzemedir.
  • Tuz, işaret fişeği ile donatılmış uçakların yanı sıra, malzemeyi dağların tepelerinden alçak bulutlar yönünde ateşlemek için yer jeneratörleri kullanılarak doğrudan bulutlara ekilebiliyor.

Son zamanlarda drone ile ilgili üzerinde çalışılan uygulamalar arasında en dikkat çekeni ise drone ile yapay yağmur oluşturmak.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir grup, drone’ların en değerli ve kıt doğal kaynaklarımızdan biri olan su hakkında bir şeyler yapabileceğini umuyor ve bu konuda çalışmalar yapıyor.  Drone ile yapay bir yağmur oluşturmanın mümkün olup olmadığını keşfetmek için İngiliz araştırmacılar ile işbirliği yapılıyor. NCM, UAEREP ve Birleşik Krallık’taki Reading Üniversitesi ve Bath Üniversitesi de dahil olmak üzere çeşitli ulusal ve uluslararası araştırma ve akademik kuruluşlardan uzmanların desteğiyle yürütülen çalışmalar, Profesör Giles Harrison tarafından yönetiliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, yılda yaklaşık 100 milimetreden daha az yağış alıyor. Yüksek yüzey suyu buharlaşma oranı ve yeraltı sularının yeniden doldurma oranındın aşırı düşük olması da eklendiğinde, ülke oldukça kurak bir iklime sahip. Bu sebeple, ülkenin ihtiyacı olan suyun büyük bir kısmı (%80’den fazlası) tuzlu su arıtma tesislerinden elde ediliyor. Maliyeti azaltmak ve su miktarını arttırmak için yağışların artırılmasına yardımcı olabilecek yeni çalışmalar yapılıyor. Reading Üniversitesi’nden araştırmacılar, elektrik arkları oluşturan drone’ların gökyüzünde nasıl bir fayda oluşturabileceğini test etmeye hazırlanıyor.

Doçent Dr. Keri Nicoll, Arab News’ e verdiği röportajda, yapmış oldukları teori ve modelleme çalışmaları ile küçük damlacıkların şarj edilmesinin elektrostatik kuvvetler yoluyla birleşme olasılığını arttırabileceğini ve nihayetinde bu küçük damlacıkların yağmur damlaları olmalarına yardımcı olabileceğini belirtti.

Peki Drone’lar ile Yağmur Yağdırmak Mümkün Mü?

Şarj emisyon teknolojisi veya elektrik arkları olarak adlandırılan yöntemin, yağmur yağdırmak için Gümüş iyodür ve Titanyum dioksit gibi kimyasallar ile bulutları tohumlamaktan çok daha çevre dostu olduğu kesin.

Birleşik Arap Emirlikleri yağmur geliştirme araştırmaları direktörü Alya al-Mazroui, elektrik yükü emisyon cihazları ve özelleştirilmiş sensörler ile donatılacak drone’ların alçak irtifalarda uçacağını ve hava moleküllerine yağışları teşvik etmeye yetecek bir elektrik yükü vereceğini açıkladı. Al-Mazroui, yapılan çalışmaların ne kadar verimli olacağını tahmin etmek için henüz çok erken olduğunu belirtiyor.

Çalışma, elektriksel yükün küçük su damlacıklarının büyümesini ve yağmur olarak yeryüzüne düşecek daha büyük damlalara dönüşmesini sağlayıp sağlamayacağını araştırıyor. Bulutlar doğal olarak pozitif ve negatif yükler taşıdığı için, yüklerin boyutunun değiştirilmesi, su damlacıklarının büyümesine ve birleşmesine, dolayısıyla yağmur oluşmasına neden olabilir.

Yağmur drone’ları İngiltere, Finlandiya ve BAE’de geliştirildi ve çeşitli testlerden geçirildi.

Bu çalışmaların etkinliği, açık hava koşulları ve atmosferde toz partiküllerinin bulunduğu hafif sisli günlerde test edilecek. Bu koşulların, daha yüksek yüklü koşullara yol açması bekleniyor. Drone’ların kullanımı için belirli izinlere ve alana ihtiyaç duyulduğu için, bu deneyler, Dubai’deki SANAD Academy isimli uçuş okulunda yapılıyor.

Şarj emisyon teknolojisi ile tohumlama yapmak, geleneksel bulut tohumlama yöntemlerine nazaran oldukça uygun maliyetli ve esnek bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Serdar Yavuz KÜÇÜKBERBER

(Visited 22 times, 1 visits today)
Close