Uçakta Camdan Fırlayan Yolcunun Öyküsü

17 Nisan 2018 saat 10:30… Amerikalı Southwest Havayolları’nın SWA1380 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştirecek olan Boeing 737-700, New York – LaGuardia Havalimanı’ndan 143 yolcu ve 5 mürettebat ile kalktı. Hedef 4 saat 15 sonra Dallas Love Field Havalimanı’na teker koymaktı.

Kalkıştan 20 dakika sonra, uçak 32.500 feet yani yaklaşık 10 kilometre irtifada seyrederken 1 numaralı motor aniden büyük bir gürültü ile patladı. Patlayan motordan savrulan parçalar kanat ve gövdeye çarparak uçağa hasar verdi. Uçak aniden 41 derece sola yattı. Pilotlar uçağı düzeltmeye çalıştıkça, uçaktan sesli ve görsel uyarılar aldılar.

Motordan fırlayan parçalardan biri de bir bankada müdür yardımcısı olan 43 yaşındaki iki çocuk annesi Jennifer Riordan isimli yolcunun oturduğu 14A numaralı koltuğunun hizasındaki cama isabet ederek çatlattı. Çatlayan cam kısa bir süre içinde basınç farkına dayanamayarak tamamen yerinden fırladı. Ardından uçakta bulunan pek çok şey, gökyüzü tarafından adeta emilmeye başladı. Tam o anda yolcular için oksijen maskeleri açıldı.

Jennifer Riordan da hava akımının etkisiyle camdan dışarıya doğru savruldu. Uçaktaki diğer yolcular, onu yeniden içeriye çekmek için büyük çaba sarf etti. Ancak Riordan, ciddi biçimde yaralandı ve kısa süre sonra da hayatını kaybetti. Olay esnasında Riordan’ın emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Hayatını kaybeden yolcu dışında 1’i ağır olmak üzere 7 yolcu daha çeşitli şekillerde yaralandı.

Veriler incelendiğinde pilotun uçağı 31,684 feetten yaklaşık 5 dakika içinde 10,000 feet irtifaya indirdiği görülüyor. Zira insanlar yaklaşık 15.000 feet irtifada normal şekilde nefes alabilir, ancak pilotlar güvenliği sağlamak için 10.000’in altına düşmeyi hedefler. Ancak gövdesi hasar görmüş bir uçağı dik bir dalışa itmek istemezler. Hedefleri olabildiğince çabuk olmaktır. Modern uçaklar yaklaşık 90 saniyede 20.000 feet alçalır. Bu esnada, iki motorundan birinin gücünü tamamen yitiren pilotlar, uçağı dengelemek için dümenlerini, kanatları ve diğer uçuş kontrol yüzeylerini kullanarak Philadelphia Havalimanı’na güvenli bir acil iniş yaptı. Uçağı kullanan kadın pilot Tammie Jo Shults’un, ABD donanmasında görev yapan ilk F-18 kadın savaş pilotu olduğu ortaya çıktı. Uçaktaki tüm yolcular, hayatlarını pilotun olay esnasında sakin kalması ve tecrübesine borçlu. Zira hava trafik kontrolörleri ile yaptığı konuşmalar internette yayınlanan pilotun konuşmaları ve analitik yaklaşımı göze çarpıyor. Philadelphia’ya uçağı indirdikten sonra da yolcuları kontrol etmek için kabine gittiği görülüyor. Onu bir kahraman olarak adlandırmak yanlış olmaz.


İlgili Haber | Havayollarında Kaç Kadın Pilot Var?


Bu kaza, 2009 yılından bu yana ABD’li havayollarının ilk ölümlü uçak kazası oldu. Colgan Air’e ait uçağın karıştığı 2009 yılındaki kazada 50 kişi hayatını kaybetmişti. 2013 yılında San Francisco’da üç kişinin hayatını kaybettiği uçak kazasında ise havayolu Güney Koreli Asiana idi.


İlgili Haber | Hiç Kaza Yapmayan Havayolları


KAZANIN NEDENİ NE?

Kazanın nedeni ile ilgili yapılan ön araştırma sonucunda uçağın CFM56-7B tipi motorundaki fan bladelerden birinin eksik olduğu ortaya çıktı. Motorda bulunan 24 fan blade arasında, 13 numaralı olanın uçuş esnasında koptuğu anlaşıldı. İlk belirlemelere göre Fan Blade’in kırıldığı noktada bir metal yorgunluğu olduğu düşünülüyor. Motorun etrafını saran ana kapak parçalarından biri Philadelphia’nın 70 mil uzağında Bernville bölgesinde bulundu.

Olayın ardından ticari havacılıkta çok yaygın olarak kullanılan CFM56 motorlarının ciddi şekilde mercek altına alınması kararlaştırıldı. Bu motoru uçaklarında kullanan tüm havayolları olayın ardından FAA tarafından yayımlanan acil kodlu AD (airworthiness directive) doğrultusunda motordaki blade adı verilen parçalara 30 gün içinde ultrasonic inspection işlemi uygulayacak. CFM-56 motorları 1997 yılında hizmete başladı. Dünya çapında 6700’den fazla uçakta hizmet veren motorların bugüne kadar 350 milyon saat uçuş tecrübesi bulunuyor. Southwest’e ait bir başka Boeing 737 uçağı, 2016 yılı Ağustos ayında, New Orleans-Orlando uçuşunda yine fan blade kaybı nedeniyle Pensacola Havalimanı’na acil iniş yapmıştı.


Bir Bakışta | Kabin Basınçlandırma Sistemi


HAVAYOLUNA YAKINDAN BAKALIM

1971 yılında kurulan Southwest Havayolları, yolcu sayısı bakımından ABD’nin en büyük dördüncü havayolu konumunda. Havayolunun güvenlik anlamında siciline baktığımızda oldukça iyi olduğunu görüyoruz. Salı günü meydana gelen ölüm, şirketin uçakta ölen ilk yolcusu diyebiliriz (2005’te, havayolunun Chicago Midway Havalimanı’nda bir uçağı pistten çıktı ve havalimanının yanından geçen yolda bir kişi hayatını kaybetti. 2000 yılında ise yolculardan biri kokpite saldırmaya çalışırken yaralanarak hayatını kaybetmişti)

Geçtiğimiz yıl Southwest, filosundaki 700’den fazla Boeing uçağı ile 100 farklı noktaya 130 milyondan fazla insan uçurdu. Salı günkü olayın yaşandığı 737-700 tipi uçaklardan havayolunun filosunda tam 512 adet yer alıyor. Şirketin tüm uçakları dünyanın en yaygın ve en güvenilir uçaklarından biri olan Boeing 737’nin varyantlarından oluşuyor. Bundan sonrası için yolcuların endişelenmesini gerektirecek bir şey yok. Zira dünyanın her yerinde 1.8 saniyede bir Boeing 737 uçağı kalkış ya da iniş yapıyor. Böylesine müthiş bir trafiğin içinde yaşanan bu olay genelleme yapmamızı gerektirmeyecek kadar küçük kalıyor.

KAZADAN ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER

Olay nispeten ucuz atlatılmışa benziyor ama aslında tüm dünyanın bu kazadan çıkarması gereken çok ciddi dersler var:

Meydana gelen olayın ardından ortaya çıkan görüntüler, yolcuların, hayatlarının risk altında olduğu böylesine nadir zamanlarda bile temel kabin acil durum prosedürlerini ne kadar önemsedikleri ve kişisel önceliklerinin neler olduğu konusunda bize trajik mesajlar verdi.

Uçaktaki yolcuların videolarına bakıldığında, videoyu kaydeden kişi de dahil olmak üzere, yolcuların bir an önce kendilerine en yakın oksijen maskelerini ağızlarını ve burunlarını tamamen kaplayacak şekilde başlarına geçirmek yerine; elastik bantlarıyla oynamak, evirip çevirmek gibi son derece yanlış hareketler yaptıkları, oksijen maskelerini adeta bir mikrofon gibi kullandıkları görülüyor. Videolar incelendiğinde, yolcuların bilinçli kalması için kabinde yeterince oksijen olduğu görülüyor. Eğer durumlar böyle olmasaydı, bilincini yitiren yolcuların son videolarını izliyor olabilirdik.

Yönetmelikler, panik içinde insanların bunları hızlı bir şekilde devreye sokabilmelerini sağlamak için oksijen maskelerinin tamamen çevrilebilir olmasını gerektiriyor. Bu sebeple, maske olarak görev yapan silikon bardaklar, yumuşak ve esnektir yüzünüzün şeklini alır. Burun ve ağzı sıkıca örtecek şekilde kendini ayarlar. Her boyuttaki yetişkinlere ve çocuklara uygun ve tek seçenek olmasının arkasında bu gerçek yatıyor.

Son yıllarda, acil durumlar ve tahliyeler sırasında prosedürlerin çok ciddi şekilde göz ardı edildiğini görüyoruz. Bu durumlarda yolcuların tepkisi çok şaşırtıcı olabiliyor. Uçakta kendi çıkarlarına en uygun şekilde koşmaya çalışanlar; türbülans anlarında bile emniyet kemerlerini takmayanlar, uçak tahliye edilirken el bagajlarını almaya çalışanlar, yanan veya patlama ihtimali olan uçağın yanında durup telefonla görüntü almaya çalışan yolcuları görmeye alıştık.

Bu davranışları bir çeşit bulaşıcı aptallık olarak görmek işin basit çözümü. Bir kişi bile böylesi kriz durumlarında verilen talimatları dinlemeyip dikkate almadığında sürü psikolojisiyle diğer herkesi etkiliyor.

Son yıllarda, havayolları acil durum talimatlarını içeren güvenlik demolarını daha eğlenceli hale getirip bunu bir pazarlama aracına dönüştürse de anlaşılan bu pek işe yaramıyor.

Uzmanlar, havayolları ve kural koyan otoriteler masaya oturup, kabinde güvenlik talimatlarına uyulmasını sağlayacak sıkı kurallar getirmeli. Uçmak hala en güvenli ulaşım şekli. Bunu hepimiz kabul ediyoruz; ancak havacılık endüstrisi, bu kuralsız yolcu davranışları, bir trajediye dönüşmeden bir şeyler yapmak zorunda.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir