Son yıllarda Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a yapılan uzun menzilli uçuşlarda büyük bir artış gözlemleniyor. Başta Air France, Virgin Atlantic ve Delta olmak üzere birçok büyük havayolu, Riyad’a yeni rotalar açtı. Ancak bu artışın arkasında sadece artan yolcu talebi değil, devlet destekli bir strateji yatıyor. Bu kadar fazla sayıda havayolunu Riyad’a çeken şey ne?
Riyad, nüfus potansiyeli bakımından Körfez’deki diğer başkentleri geride bırakıyor ancak bu potansiyel havacılıkta yeni yeni değerlendirilmeye başlandı. Önümüzdeki yıl içerisinde, Suudi Arabistan’ın iddialı yeni havayolu şirketi Riyadh Air faaliyetlerine başlayacak. Havayolunun hedefi Riyad’ı dünyaya bağlamak. Bu proje, ülkenin Vision 2030 projesi kapsamında hükümet desteğiyle yürütülüyor. Amaç ekonomiyi çeşitlendirmek ve özellikle turizmi artırmak. Her ne kadar bazı analizlere göre bu hedefler biraz iyimser görünse de projeye olan inanç büyük.

Riyadh Air’in CEO’su Tony Douglas, projenin temel savını şu şekilde özetliyor: Riyad, küresel ölçekte yeterince bağlantıya sahip olmayan, büyük ama az hizmet verilen bir havacılık pazarı. Bu durumun değişmesi gerektiğini savunan Douglas, “Qatar Airways’in en fazla gelir getiren yolcu grubunun Suudi Arabistan vatandaşları olması haram ve kesinlikle kabul edilemez” diyerek iddialı bir çıkış yaptı.
Nüfus açısından birçok Körfez ülkesinden daha büyük olan Suudi Arabistan’ın bu alanda daha fazla talep yaratması zaten beklenen bir durum. Ancak bir soru hâlâ havada: Riyadh Air henüz faaliyete geçmemişken, neden bu kadar çok havayolu Riyad’a uçuş başlatıyor? Üstelik bu şirketlerin çoğunun Riyadh Air ile doğrudan bir ortaklığı bile yok!
Çin’den Avrupa’ya, Herkes Riyad’da!
Son zamanlarda Riyad’a uçuş başlatanlar sadece Air France, Virgin Atlantic veya Delta değil. Bu şirketler Riyadh Air ile ortaklık planları yapıyor. Ancak Çin’in önde gelen üç büyük havayolu şirketi (Air China, China Eastern ve China Southern) de Riyad uçuşlarına başladı. Bu genişleme sadece bir pazar stratejisi mi yoksa başka bir neden mi var?
Sorunun Cevabı: Para
Suudi Arabistan, “Air Connectivity Program” (ACP) adı verilen bir teşvik programı ile havayolu şirketlerini ülkeye uçmaya teşvik ediyor. Suudi Turizm Bakanı bu programı şu şekilde açıklıyor:
“Amacımız, öncelikli hedef pazarlarımızdan direkt uçuşlar oluşturmak. Bu program sayesinde havayolu şirketlerinin bu pazarlara uçarken yaşayacağı zararları telafi ediyoruz. Her şirketle tek tek pazarlık yapmamız gerekiyor.”

Suudi Arabistan, havacılık sektörüne şu anda on milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor ve ACP, bu stratejinin önemli bir parçası. Detaylar şirketten şirkete değişse de temel prensip şu: Suudi Arabistan’a uç, zarar etmeyeceksin!
Delta’nın Dönüşümü: Eskiden Şikayet Ediyordu, Şimdi Yararlanıyor
ABD’li Delta Havayolları, bunun en iyi örneği. Geçmişte en çok devlet destekli havayollarına karşı çıkan şirket, bugün Riyad’a büyük teşviklerle uçuş başlatmaya hazırlanıyor. Üstelik bu, Delta’nın son yıllarda açtığı rotalar arasında, Brisbane dışında, herhangi bir ortaklık içermeyen nadir uzun menzilli uçuşlarından biri olacak.
Bu Rekabet Sürdürülebilir mi?
Riyadh Air’in yakında faaliyete geçmesi ve mevcut havayolu şirketlerinin agresif uçuş planları, Riyad Havalimanı’nda kapasite patlaması yaşanmasına neden olacak. Hükümetin bu kadar yüksek kapasiteye zorlaması, bazı şirketlerin zarar ederek rekabeti sürdürmesine ve çok düşük fiyatlı biletler sunmasına yol açabilir. Üstelik tüm bu şirketler, devlet destekli Riyadh Air ile doğrudan rekabet edecekler.

Riyadh Air’in faaliyete geçmesiyle birlikte, bu agresif kapasite artışının sektöre etkileri, zamanla daha net ortaya çıkacak. Uçuşlar arttıkça rekabet de artacak. Riyad, önümüzdeki yıllarda küresel havacılığın en önemli merkezlerinden biri haline gelebilir. Ancak bu dönüşümün ne kadar sürdürülebilir olacağını görmek için şimdilik beklemek gerekiyor.












