Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları için New York’a giden İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun uçağı, dikkat çekici bir rota izleyerek, Avrupa’nın bazı hava sahalarından kaçındı. Peki bu rotanın sebebi neydi? Netanyahu, gözaltına alınmaktan mı korktu?
Geçtiğimiz hafta, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nedeniyle, birçok ülkenin lideri, ABD’ye resmi ziyaret gerçekleştirip, New York’ta bir araya geldi. Ancak, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun uçağı, alışılmışın dışında bir uçuş rotası izledi ve Avrupa’nın bazı bölgelerini adeta “pas geçti.”
Netanyahu’nun Uçağı Sıradışı Bir Rota İzledi
Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı’ndan (TLV) New York John F. Kennedy Havalimanı’na (JFK) yapılan uçuşta Netanyahu, İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait 4X-ISR tescilli ve “Wing of Zion” isimli, 25 yaşındaki Boeing 767-300ER tipi özel uçakla seyahat etti.
Ancak bu 9.100 kilometrelik uçuşta, EL AL gibi sivil havayolu uçuşlarında bile nadiren görülen sıra dışı bir rota tercih edildi. Uçak, Yunanistan ve İtalya’nın güneyinden geçerek kuzeye yönelmek yerine, İspanya, Fransa gibi ülkelerin hava sahalarını tamamen es geçti. En dikkat çekici bölge ise uçuşun Cebelitarık Boğazı üzerinden, İspanya ile Fas arasındaki dar hava koridorunu kullanarak Atlantik Okyanusu’na çıkması oldu.
Güzergah Değişikliğinin Nedeni: Uluslararası Ceza Mahkemesi Korkusu mu?
İsrail hükümeti bu sıra dışı rotayla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak uluslararası gözlemciler, bu tercihin tesadüf olmadığını düşünüyor. En yaygın yorumlardan biri, Netanyahu’nun Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında çıkarılan yakalama kararı nedeniyle belirli ülkelerin hava sahasından özellikle kaçındığı yönünde.
UCM, 2024 Kasım ayında Netanyahu hakkında, Gazze savaşı sırasında “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suç” işlediğigerekçesiyle yakalama kararı çıkarmıştı. Suçlamalar arasında, sivilleri aç bırakma, cinayet, zulüm ve insanlık dışı eylemler yer alıyor.
Netanyahu’nun uçağının, özellikle Roma Statüsü’ne taraf olan ülkeler olan Fransa ve İspanya gibi devletlerin hava sahasını kullanmaktan kaçındığı düşünülüyor. Bu ülkeler, Roma Statüsü çerçevesinde UCM kararlarını tanıma yükümlülüğüne sahip ve olağanüstü durumlarda bu kararları uygulamaları mümkün.
Acil Durum Senaryoları: Nereye İnecek?
Analistler, güzergahın sadece gözaltı korkusuyla açıklanamayacağını da belirtiyor. Acil bir iniş gerekmesi durumunda, Netanyahu’nun hangi ülkeye ineceği, güvenlik açısından büyük önem taşıyor. Zira, İspanya veya Fransa gibi Batılı ülkeler kadar, Cezayir veya Libya gibi Kuzey Afrika ülkeleri de güvenli bir seçenek olmayabilir. Bu durum, hem hukuki hem de güvenlik temelli bir endişe ile güzergahın bu şekilde belirlendiği ihtimalini güçlendiriyor.
Sonuç
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun New York uçuşunda izlediği sıra dışı rota, uluslararası diplomasi ve hukuk açısından dikkat çekici bir gelişmeye işaret ediyor. Resmi bir açıklama yapılmasa da, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin hakkında çıkardığı yakalama kararı ve bazı Avrupa ülkelerinin Filistin devletini tanıması, bu kararın ardındaki temel nedenler arasında gösteriliyor.
Netanyahu’nun uçağının Avrupa hava sahasını ustaca “zigzaglar çizerek” geçtiği bu uçuş, sadece bir rota tercihi değil; aynı zamanda diplomatik tansiyonun gökyüzüne yansıyan bir göstergesi olarak yorumlanıyor.














