Avrupa’nın ultra düşük maliyetli havayollarından Wizz Air’in Birleşik Krallık merkezli iştiraki Wizz Air UK, Amerika Birleşik Devletleri’ne uçuş başlatabilmek için ABD Ulaştırma Bakanlığı’na (DOT) resmi başvuruda bulundu.
23 Ocak 2026 tarihinde yapılan başvuru, Wizz Air UK’nin hukuki temsilcisi Holland & Knight tarafından sunuldu. Dosyada, ABD ile Birleşik Krallık arasında 2020 yılında imzalanan “Open Skies” (Açık Semalar) Anlaşması temel alınarak, iki ülke arasında tarifeli ve charter yolcu uçuşları yapabilme hakkı talep edildi.
Başvuruda Dikkat Çeken Detay: ABD Vatandaşı Yönetici
Başvuruda ayrıca, Wizz Air UK’nin çatı şirketi WA Holdings’in Yönetim Kurulu Başkanı William Franke’nin ABD vatandaşı olduğu bilgisine de özellikle yer verildi. Bu unsur, regülasyon ve mülkiyet yapısı açısından sürecin değerlendirilmesinde önemli bir detay olarak görülüyor.
2022’de Reddedilen Başvuru ve Sendika Baskısı
Wizz Air, ABD pazarına ilk kez başvurmuyor. Havayolu, Ocak 2022’de ABD DOT’ye Foreign Air Carrier Permit (FACP) başvurusu yaparak kargo uçuşları gerçekleştirmek istemişti.
Ancak bu başvuru, başta ABD’li pilot sendikaları olmak üzere çeşitli kuruluşların itirazları sonucunda reddedilmişti. Sendikalar, Wizz Air’in iş gücü modeli ve maliyet yapısının “haksız rekabet” yaratacağını savunmuştu.
Wizz Air İçin Stratejik Bir U Dönüşü
Eğer bu kez başvuru onaylanır ve Wizz Air ABD uçuşlarını başlatırsa, bu durum şirketin bugüne kadarki stratejisi açısından önemli bir kırılma anlamına gelecek.

Wizz Air CEO’su József Váradi, 2023 yılında AeroTime’a verdiği bir röportajda Kuzey Amerika pazarına girmeyi açık şekilde reddetmişti. Ancak aradan geçen sürede:
- Bazı Orta Doğu pazarlarından çıkış
- Kapasite ve filo yeniden yapılandırması
- Uzun menzilli dar gövdeli uçaklara odaklanma
gibi adımlar, şirketin stratejisinin belirgin şekilde değiştiğini gösteriyor.
A321XLR: Transatlantik Kapıyı Açan Uçak
Ocak 2026 itibarıyla Wizz Air UK filosunda:
- Toplam 21 adet Airbus A321neo
- Bunların 3’ü A321XLR versiyonu
bulunuyor. A321XLR, yaklaşık 4.700 deniz mili (8.700 km) menziliyle Birleşik Krallık’tan ABD’nin büyük bölümüne tek koridorlu uçakla uçuş yapılmasına imkân tanıyor.
Wizz Air UK’nin önümüzdeki dönemde 8 adet daha A321XLR teslim alması planlanıyor. Bu da ABD operasyonlarının sürdürülebilir ve düzenli hale gelmesi için kritik bir kapasite anlamına geliyor.
2025’te Sessiz Bir “Deneme Uçuşu” Yapıldı
Wizz Air, aslında bu operasyon tipine yönelik ilk “testini” Kasım 2025’te gerçekleştirdi. Havayoluna ait bir A321XLR, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ve resmi heyeti Budapeşte (BUD) – Washington DC arasında taşıdı.
Bu uçuş, A321XLR’nin gerçek operasyonel performansının Transatlantik hatlarda test edilmesi açısından dikkat çekici bir örnek oldu.

Transatlantik Pazarda Dengeler Değişebilir mi?
Bugün ABD–Birleşik Krallık hattında çok sayıda nonstop uçuş seçeneği bulunuyor. Ancak bu hatlarda:
- Tam anlamıyla “ultra düşük maliyetli” bir havayolu modeli yok
- Pazar, büyük ölçüde legacy carrier + joint venture yapıları tarafından domine ediliyor
Wizz Air’in bu pazara girişi, fiyat rekabetini kökten değiştirebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.
AB Merkezli Wizz Air de ABD’ye Uçabilir mi?
Bir diğer dikkat çekici ihtimal ise, ilerleyen aşamada Wizz Air’in ana AB merkezli operasyonunun da ABD için yetkilendirilmesi.
Böyle bir senaryo:
- Budapeşte başta olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa havalimanları
- Bugün çok sınırlı ya da hiç Transatlantik uçuşu olmayan şehirler
için tamamen yeni büyüme fırsatları yaratabilir.
Değerlendirme: Düşük Maliyetli Transatlantik Gerçek Oluyor mu?
Wizz Air UK’nin ABD başvurusu, yalnızca bir rota genişlemesi değil; Transatlantik pazarın yapısını sorgulayan stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.
A321XLR gibi uçakların yaygınlaşmasıyla birlikte, önümüzdeki yıllarda:
- Dar gövdeli uçaklarla uzun menzil
- Daha düşük birim maliyet
- Yeni şehir çiftleri
Transatlantik pazarda çok daha sık konuşulacak gibi görünüyor.












