ABD merkezli bir havacılık emniyeti savunuculuk grubu, 2025 yılında yaşanan Air India Boeing 787 Dreamliner kazasına karışan uçağın, kazadan yıllar önceye uzanan ciddi ve tekrarlayan teknik sorunlar geçmişine sahip olduğunu iddia etti. Söz konusu iddialar, ABD Kongresi bünyesindeki bir komitenin gündemine taşınırken, zaten yoğun baskı altında yürütülen kazaya ilişkin soruşturmayı daha da hassas bir noktaya taşıdı.

Foundation for Aviation Safety (FAS) adlı grup, uçağın 12 Haziran 2025’te Ahmedabad’dan kalkıştan kısa süre sonra düşmeden önce, uzun yıllar boyunca elektrik ve sistem arızaları yaşadığını öne sürüyor. Kazada uçaktaki yolcu ve mürettebatla birlikte yerde bulunanlar dahil olmak üzere toplam 260 kişi hayatını kaybetmişti.
Soruşturmayı Hindistan Yürütüyor, ABD Sürece Dahil
Kazaya ilişkin resmi soruşturma, Hindistan’daki Aircraft Accident Investigation Bureau (AAIB) tarafından yürütülüyor. Ancak uçağın ve motorlarının ABD’de tasarlanıp üretilmiş olması nedeniyle, ABD’li otoriteler de sürece teknik destek sağlıyor.
FAS ise resmi bir düzenleyici kurum veya kaza araştırma otoritesi değil. Grup, Boeing’in Renton tesislerinde daha önce üst düzey yönetici olarak görev yapan ve uzun süredir şirketin emniyet ve kalite süreçlerini kamuoyu önünde eleştiren Ed Pierson tarafından yönetiliyor.
ABD Senatosu’na Sunulan Dosya Ne Anlama Geliyor?
FAS, Ocak 2026’da, kazaya karışan uçakla ilgili topladığı bilgi ve iddiaları ABD Senatosu Daimi Soruşturmalar Alt Komitesi’ne sundu. Ancak bu başvurunun:
- Yeminli ifade olmadığı
- Resmi bir kongre soruşturması başlatmadığı
- Kazanın nedenine ilişkin bir tespit içermediği
özellikle vurgulanıyor.
Bu tür başvurular, ABD Kongresi’nde genellikle “bilgilendirme” veya “denetim çağrısı” niteliği taşıyor ve hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor. Şu ana kadar Kongre üyeleri, Air India kazasına özel yeni bir duruşma ya da soruşturma ilan etmiş değil.
İddiaların Odağındaki Uçak: VT-ANB
FAS’ın iddiaları, VT-ANB tescilli Boeing 787 uçağının bakım kayıtları, olay raporları ve regülasyon dosyalarının incelenmesine dayandırılıyor. Bu uçak:
- Boeing 787 ailesinin erken üretim örneklerinden biri
- İlk uçuşunu 2013’te yaptı
- 2014 yılında Air India filosuna katıldı
Gruba göre bu kayıtlarda, uçağın hizmet süresi boyunca tekrarlayan elektrik ve sistem arızalarına dair bir örüntü bulunuyor.
Öne Sürülen Teknik Problemler
FAS’ın iddiaları arasında şunlar yer alıyor:
- Yazılım hataları
- Sürekli circuit breaker (sigorta) atmaları
- Kablolama hasarları ve kısa devreler
- Elektrik güç kayıpları
- Elektrik bileşenlerinde aşırı ısınma
En ciddi iddia ise, Ocak 2022’de Frankfurt’a iniş sırasında, uçağın P100 güç dağıtım panelinde yangın çıktığı ve bu panelin daha sonra değiştirildiği yönünde.
Ancak bu iddialara ilişkin orijinal belgeler kamuoyuyla paylaşılmış değil ve şu ana kadar bağımsız soruşturmacılar veya düzenleyici kurumlar tarafından doğrulanmış durumda değil.
Air India ve AAIB Ne Diyor?
- Air India, grubun iddialarına dair ayrıntılı bir açıklama yapmış değil.
- AAIB, uçağın geçmiş bakım kayıtlarının kazada rol oynayıp oynamadığına ilişkin henüz bir değerlendirme paylaşmadı.
Dolayısıyla bu aşamada iddialar, resmi soruşturmanın parçası ya da sonucu olarak kabul edilmiyor.
FAS: “Sorun Tek Bir Uçak Değil”
FAS, incelemesinin yalnızca kazaya karışan uçakla sınırlı olmadığını savunuyor. Gruba göre:
- ABD, Kanada ve Avustralya’da uçan yüzlerce Boeing 787’ye ait
- Yaklaşık 2.000 adet arıza ve olay raporu incelendi
Bu raporlar arasında, elektrik bölmelerine su girişi gibi bazı konuların daha önce ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından da kabul edilmiş ve ele alınmış olduğu biliniyor.
787’nin Elektrik Mimarisi ve Tarihsel Arka Plan
Boeing 787 Dreamliner, önceki nesil yolcu uçaklarına kıyasla:
- Pnömatik ve mekanik sistemlerin yerini büyük ölçüde elektrikli sistemlere bıraktığı
- Bu sayede ağırlık ve yakıt verimliliği kazandığı
bir tasarıma sahip.

Ancak bu yaklaşım, uçağın ilk yıllarında yoğun tartışmalara yol açmıştı. 2013 yılında yaşanan lityum-iyon batarya yangınları, küresel bir 787 yere indirme (grounding) kararına neden olmuş, Boeing sonrasında güç dağıtım ve batarya sistemlerinde kapsamlı tasarım değişiklikleri yapmıştı.
Boeing ise 787’nin genel operasyonel sicilinin güçlü olduğunu savunuyor. Ahmedabad kazasına kadar model, yaklaşık 15 yıl boyunca ölümcül bir kazaya karışmamıştı.
Resmi Bulgular Henüz Netleşmedi
Kazaya ilişkin yayımlanan ön AAIB raporu, kalkıştan kısa süre sonra yakıt kontrol anahtarlarının “cut-off” konumuna geçtiğini ortaya koydu. Ancak raporda:
- Bu hareketin insan müdahalesi mi
- Yoksa teknik bir arıza sonucu mu gerçekleştiği
konusunda herhangi bir hükme varılmadı.
Değerlendirme
ABD’li güvenlik grubunun iddiaları, kaza nedenine dair resmi bir tespit değil, ancak Boeing 787’nin erken üretim uçaklarına ve bakım–gözetim süreçlerine yönelik denetim tartışmalarını yeniden alevlendirebilecek nitelikte.
Önümüzdeki aylarda yayımlanması beklenen nihai kaza raporu, bu iddiaların teknik karşılığının olup olmadığını netleştirecek en kritik belge olacak.











