ABD İran Merkezli 27 Hava Yolunu Kara Listeye Aldı

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın havacılık sektörüne yönelik yeni yaptırım dalgasında 27 İranlı hava yolunu ve farklı ülkelerdeki aracı şirketleri hedef aldı. Washington ayrıca Mahan Air’in 2026 yazında en az üç Boeing 777’yi Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Türkiye bağlantılı aracılar üzerinden filosuna kattığını öne sürdü. Yaptırım listesinde Türkiye merkezli Sky Phoenix, S Sistem Lojistik ve Mes Cargo da bulunuyor.

ABD ile İran arasındaki yaptırım gerilimi bu kez doğrudan sivil havacılık sektörüne taşındı.

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), 8 Eylül 2026’da İran’ın havacılık sektörünü hedef alan kapsamlı yeni bir yaptırım paketi açıkladı.

Yeni karar kapsamında 27 İranlı hava yolu şirketi, Mahan Air’e hizmet sağladığı veya uçak tedarikinde rol oynadığı ileri sürülen üçüncü ülke şirketleri ve bazı yöneticiler dahil toplam 36 hedef yaptırım listesine alındı.

ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu 27 şirketi İran’da faaliyetlerini sürdüren kalan hava yolu işletmeleri olarak tanımlıyor.

Yaptırım paketi Türkiye açısından da dikkat çekici.

ABD makamları, Türkiye merkezli üç şirketi doğrudan yaptırım listesine ekledi:

  • Sky Phoenix Hava Yolları Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketi
  • S Sistem Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi
  • Mes Kargo Taşımacılık Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi

OFAC kayıtlarında bu şirketlerin Mahan Air ile bağlantılı faaliyetleri nedeniyle yaptırıma tabi tutulduğu belirtiliyor.

ABD 27 İranlı hava yolunu aynı anda yaptırım listesine aldı

OFAC’ın 8 Eylül kararında yaptırım uygulanan İranlı hava yolları şöyle sıralandı:

  1. Air Shiraz
  2. Asa Jet Airline
  3. Ata Airlines
  4. Atlas Aviation Group
  5. Ava Airlines
  6. Chabahar Airlines
  7. Erwan Airline
  8. Fly Kish Airlines
  9. Fly Persia Airlines
  10. Iran Air Tour
  11. Iran Aseman Airlines
  12. Jsky Airlines
  13. Kish Airlines
  14. Karun Airlines
  15. Lad Airways
  16. Mehr Airways
  17. Nasim Air
  18. Pars Oghyanous Kish Company
  19. Qeshm Air
  20. Raimon Airways
  21. Saha Airlines
  22. Sepehran Airlines
  23. Soroush Air
  24. Taban Airlines
  25. Toos Airlines
  26. Varesh Airlines
  27. Zagros Airlines

ABD yönetimi söz konusu şirketleri İran ekonomisinin havacılık sektöründe faaliyet göstermeleri gerekçesiyle Executive Order 13902 kapsamında yaptırım listesine aldı.

Mahan Air neden yine yaptırımların merkezinde?

Yeni listede Mahan Air’in adı 27 hava yolu arasında yer almıyor çünkü şirket zaten uzun süredir ABD yaptırımlarına tabi.

ABD Hazine Bakanlığı, Mahan Air’i İran Devrim Muhafızları Ordusu ve özellikle Kudüs Gücü adına personel, silah ve askeri malzeme taşımakla suçluyor.

Washington bu nedenle yalnızca Mahan Air’i değil, şirket adına uçak, parça, kargo, lojistik veya satış hizmeti sağladığını ileri sürdüğü üçüncü ülke şirketlerini de hedef alıyor.

Son yaptırım paketi de tam olarak bu yaklaşım üzerine kurulu.

ABD: Mahan Air 2026 yazında en az üç Boeing 777 aldı

ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri Mahan Air’in uzun menzilli filosuyla ilgili.

Washington’a göre Mahan Air, 2026 yazında en az üç Boeing 777 uçağını yaptırımları aşmak için oluşturulan üçüncü ülke ağı üzerinden filosuna kattı.

Uçakların daha önce emekliye ayrılmış bir filodan geldiği, ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman üzerinden yönlendirildiği öne sürülüyor.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre uçaklar bu süreçte geçici tesciller aldı ve nihai kullanıcı olarak Mahan Air’in görünmesini engellemeye yönelik karmaşık bir transfer zinciri kullanıldı.

Boeing 777’ler hangi güzergâhla İran’a ulaştı?

ABD’nin açıkladığı şemaya göre uçakların transfer sürecinde Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ECT Aviation Support LLC önemli rol oynadı.

Uçaklar emekliye ayrılmış filodan çıktıktan sonra ECT Aviation Support üzerinden geçirildi ve geçici tesciller aldı.

ABD Hazine Bakanlığı, bu uçakların daha sonra Umman ve diğer üçüncü ülke bağlantıları üzerinden Mahan Air’e yönlendirildiğini belirtiyor.

Treasury, transfer yönteminin Mahan Air için geçmişte kullanılan yaptırım aşma şemalarına büyük ölçüde benzediğini savunuyor.

Türkiye merkezli Sky Phoenix’e kritik suçlama

Haberin Türkiye açısından en dikkat çekici bölümü ise Sky Phoenix Hava Yolları Taşımacılığı Ticaret Limited Şirketiile ilgili.

ABD Hazine Bakanlığı, İzmir merkezli olarak kayıtlarda görünen Sky Phoenix’in, ECT Aviation Support ile birlikte Boeing 777’lerin Mahan Air’e transferinde aracı şirket olarak görev yaptığını ileri sürüyor.

OFAC, şirketi Mahan Air’e maddi veya teknolojik destek, mal veya hizmet sağladığı gerekçesiyle yaptırım listesine aldı.

ABD’nin resmi OFAC kaydında Sky Phoenix’in;

  • İzmir, Türkiye merkezli olduğu,
  • 29 Temmuz 2024’te kurulduğu,
  • Türkiye’de kayıtlı bir vergi ve ticaret sicil numarası bulunduğu,
  • Mahan Air ile bağlantılı olarak işaretlendiği

görülüyor.

Bu noktada önemli bir hukuki ayrım bulunuyor:

Sky Phoenix hakkında aktarılan bu faaliyetler ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım gerekçeleri. Bunlar Türkiye’de verilmiş kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olarak değerlendirilmemeli.

S Sistem Lojistik de yaptırım listesinde

Türkiye’den yaptırım listesine alınan ikinci şirket S Sistem Lojistik Hizmetleri A.Ş.

OFAC kayıtlarında şirketin İstanbul merkezli olduğu belirtiliyor.

ABD Hazine Bakanlığı, S Sistem’in Mahan Air adına İran’a gidecek bazı sevkiyatları koordine ettiğini öne sürüyor.

Washington’ın açıklamasına göre bu sevkiyatlar arasında;

  • İnsansız hava aracı bileşenleri,
  • Endüstriyel ekipman

da bulunuyordu.

OFAC, S Sistem’i Mahan Air’e destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım listesine aldı.

Mes Cargo da Mahan Air bağlantısı nedeniyle listede

Türkiye merkezli üçüncü şirket ise Mes Kargo Taşımacılık Turizm ve Dış Ticaret Limited Şirketi.

ABD makamlarına göre Mes Cargo, Mahan Air için General Sales Agent (GSA) yani genel satış acentesi olarak faaliyet gösterdi ve şirket adına kargo sevkiyatlarının koordinasyonunda rol oynadı.

OFAC kaydında şirketin İstanbul’un Esenyurt ilçesinde kayıtlı olduğu, 2003 yılında kurulduğu ve Mahan Air ile bağlantılı olduğu belirtiliyor.

ABD, Mes Cargo’yu da Executive Order 13224 kapsamında Mahan Air’e destek sağladığı gerekçesiyle yaptırıma tabi tuttu.

General Sales Agent nedir?

Havacılık sektöründe General Sales Agent, bir hava yolunun belirli bir ülkede veya bölgede ticari temsilciliğini yürüten şirket anlamına geliyor.

Bu şirketler hava yolu adına;

  • Kargo satışı,
  • Rezervasyon,
  • Müşteri hizmetleri,
  • Freight forwarder koordinasyonu,
  • Satış ve pazarlama,
  • Gönderi organizasyonu

gibi hizmetler sağlayabiliyor.

Bir şirketin GSA olması tek başına yasa dışı bir faaliyet anlamına gelmez.

Ancak hizmet verilen hava yolu yaptırım listesinde bulunuyorsa, özellikle ABD finansal sistemi veya ABD menşeli ürünlerin dahil olduğu işlemlerde ciddi yaptırım riski ortaya çıkabiliyor.

ECT Aviation Support’un sahibi de yaptırım listesinde

ABD yalnızca şirketleri değil, söz konusu ağın yöneticilerini de hedef aldı.

Birleşik Arap Emirlikleri merkezli ECT Aviation Support’un Mısırlı sahibi ve CEO’su Ibrahim Ali Mohamed Mohamed Mahran yaptırım listesine alındı.

Şirketin İngiltere’deki iştiraki ECT Aviation Support LTD de yaptırıma tabi tutuldu.

Ayrıca BAE merkezli Aerobravo Airplane Management and Operation LLC, ECT’ye ait uçakların işletilmesinde rol oynadığı gerekçesiyle listeye eklendi.

ECT daha önce suçlamaları reddetmişti

ECT Aviation Support daha önce eski Saudia Boeing 777’lerinin İran’a transferinde rol oynadığı yönündeki iddiaları reddetmişti.

Şirket, Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada eski Saudia uçaklarının İran’a taşınmasında herhangi bir rolünün bulunmadığını savundu.

ABD Hazine Bakanlığı ise 8 Eylül açıklamasında farklı bir değerlendirme ortaya koyarak ECT’nin Mahan Air’e en az üç Boeing 777’nin ulaştırılmasında rol oynadığını ileri sürdü.

Bu nedenle konu, şirketin reddettiği iddialarla ABD makamlarının resmi yaptırım gerekçeleri arasında devam eden bir uyuşmazlık niteliğinde.

Malezya ve Kazakistan’dan şirketler de listede

Yaptırım paketi yalnızca Türkiye ve BAE merkezli şirketlerle sınırlı değil.

ABD ayrıca;

Malezya merkezli Icargo SDN BHD

ve

Kazakistan merkezli Tour Invest LLC

şirketlerini de Mahan Air’e hizmet sağladıkları gerekçesiyle yaptırım listesine aldı.

Washington’a göre Icargo, Mahan Air için genel satış acentesi olarak çalıştı ve ABD menşeli bazı parçaların İran’a gönderilmesini koordine etti.

Tour Invest’in ise Mahan Air’in Kazakistan’daki genel satış acentesi olarak faaliyet gösterdiği iddia edildi.

ABD üç havacılık iznini de askıya aldı

Yeni yaptırımlar yalnızca şirket ve hava yollarının kara listeye alınmasından ibaret değil.

OFAC aynı zamanda İran’la ilgili üç havacılık yetkilendirmesini askıya aldı.

Bunlar arasında;

  • İran üzerindeki bazı overflight operasyonları,
  • ABD menşeli veya ABD kontrolündeki ticari uçakların ABD dışındaki hava yolları tarafından İran’a uçurulmasına izin veren düzenlemeler

de bulunuyor.

ABD Hazine Bakanlığı, uçuş emniyetiyle doğrudan ilgili başvuruların ise vaka bazında değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Bu karar İran’a uçan yabancı hava yollarını etkileyebilir mi?

Evet.

Yeni yaptırım düzeni yalnızca İranlı hava yollarını hedef almıyor.

Özellikle ABD menşeli Boeing uçakları veya ABD kontrolüne tabi teknoloji ve parçalar kullanan yabancı hava yolları açısından İran operasyonlarının hukuki ve finansal riskleri artabilir.

Bir hava yolu;

  • Boeing uçak kullanıyorsa,
  • ABD yapımı motor veya avionik sistem taşıyorsa,
  • ABD finans sisteminden ödeme geçiriyorsa,
  • ABD merkezli sigorta veya leasing bağlantısına sahipse,

İran uçuşları açısından ek yaptırım kontrolleriyle karşılaşabilir.

Bu nedenle karar, yalnızca İran havacılık sektörünü değil, İran’a sefer düzenleyen üçüncü ülke hava yollarını ve leasing şirketlerini de ilgilendiriyor.

FinCEN bankaları ayrıca uyardı

ABD Hazine Bakanlığı’nın diğer birimi olan Financial Crimes Enforcement Network (FinCEN) de aynı gün İran’ın havacılık sektörüne yönelik özel bir uyarı yayımladı.

FinCEN, bankalardan İran’ın uçak ve uçak parçası tedarik ağlarıyla bağlantılı şüpheli işlemleri tespit etmelerini ve raporlamalarını istedi.

Uyarıda İran’ın;

  • Avrupa,
  • Orta Doğu,
  • Afrika,
  • Asya

gibi bölgelerde paravan şirketler kullanarak Batı menşeli uçak, parça ve çift kullanımlı teknoloji edinmeye çalıştığı belirtiliyor.

FinCEN ayrıca finans kuruluşlarının kullanması için FIN-2026-IRANAIR anahtar terimini yayımladı.

Boeing uçakların İran’a satışı neden sorun oluşturuyor?

Boeing 777 gibi ABD yapımı ticari uçakların İran’a transferi, yalnızca klasik ihracat kurallarına tabi değil.

Uçakların;

  • Gövdesi,
  • motorları,
  • avionik sistemleri,
  • yedek parçaları,
  • teknik yazılımları

ABD ihracat kontrol düzenlemeleri kapsamına girebiliyor.

Bu nedenle bir Boeing uçağının üçüncü ülkeler üzerinden İran’daki bir operatöre transfer edilmesi, ABD makamları açısından yaptırım ve ihracat kontrol ihlali riski taşıyor.

ABD’nin yeni açıklaması da Mahan Air’in bu kısıtlamaları aşmak amacıyla aracı şirketlerden yararlandığı iddiasına dayanıyor.

İran Batı yapımı uçakları nasıl uçurmaya devam ediyor?

İran’ın ticari hava yolu sektörü onlarca yıldır ABD yaptırımları nedeniyle yeni uçak ve yedek parça tedarikinde ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya.

Buna rağmen İranlı taşıyıcılar halen çok sayıda;

  • Boeing,
  • Airbus,
  • McDonnell Douglas,
  • Fokker

uçağı işletiyor.

Bu uçakların önemli bir bölümü oldukça yaşlı.

İranlı hava yollarının filolarını ayakta tutabilmek amacıyla üçüncü ülkeler üzerinden ikinci el uçak satın aldığı veya parça tedarik ettiği uzun süredir biliniyor.

Washington ise bu ağları yaptırımları aşma girişimi olarak değerlendirerek aracı şirketleri de düzenli olarak kara listeye alıyor.

Türkiye neden bu ağlarda kritik konumda?

Türkiye’nin coğrafi konumu bu haberi Türk havacılık sektörü açısından özellikle önemli hale getiriyor.

Türkiye;

  • Avrupa,
  • Kafkaslar,
  • Orta Doğu,
  • Orta Asya

arasında büyük bir hava kargo ve lojistik merkezi.

İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de çok sayıda;

  • freight forwarder,
  • GSA,
  • hava kargo şirketi,
  • uçak bakım kuruluşu,
  • parça ticaret şirketi,
  • havacılık lojistik firması

faaliyet gösteriyor.

Türkiye ile İran arasındaki güçlü ticaret bağlantıları da düşünüldüğünde, ABD yaptırım rejimlerinin Türk lojistik ve havacılık şirketleri üzerinde doğrudan etkisi olabiliyor.

Nitekim OFAC geçmişte de Türkiye merkezli çeşitli şirketleri Mahan Air adına ABD menşeli havacılık parçaları tedarik ettiği veya İran’a taşıdığı iddiasıyla yaptırım listesine almıştı.

Türkiye’den üç şirketin yaptırıma alınması ne anlama geliyor?

ABD yaptırımlarına alınmak şirketlerin Türkiye’de otomatik olarak kapatılması anlamına gelmiyor.

Ancak uluslararası finans ve havacılık sektöründe ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

OFAC yaptırımı nedeniyle özellikle;

  • ABD bankaları,
  • ABD vatandaşları ve şirketleri,
  • dolar işlemleri,
  • ABD bağlantılı finans kuruluşları,
  • ABD yaptırımlarına uyum politikası uygulayan uluslararası bankalar

söz konusu şirketlerle işlem yapmayı durdurabilir veya önemli ölçüde kısıtlayabilir.

Ayrıca secondary sanctions, yani ikincil yaptırım riski nedeniyle ABD dışındaki şirketler de ticari ilişkilerini yeniden değerlendirebilir.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent bu konuda açık bir uyarıda bulunarak yaptırım kapsamındaki İranlı hava yollarıyla iş yapan şirketlerin küresel finans sisteminden dışlanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Yaptırım Türk şirketlerinin suçlu olduğu anlamına geliyor mu?

Burada önemli bir hukuki ayrım yapmak gerekiyor.

OFAC yaptırımı, ABD yürütme organının ekonomik yaptırım kararıdır.

Türkiye merkezli şirketler hakkında ABD Hazine Bakanlığı’nın açıkladığı iddialar, Türkiye’de verilmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.

Bu nedenle haber dilinde;

“Sky Phoenix Boeing 777’leri İran’a kaçırdı”

gibi kesin ifadeler kullanmak yerine;

“ABD Hazine Bakanlığı, Sky Phoenix’in uçakların Mahan Air’e transferinde aracı olduğunu öne sürdü”

demek daha doğru.

Aynı yaklaşım S Sistem ve Mes Cargo hakkındaki kargo faaliyetleri için de geçerli.

Türkiye’deki hava yolları etkilenir mi?

Yeni yaptırımlar doğrudan Türk Hava Yolları, Pegasus, AJet veya SunExpress gibi büyük Türk taşıyıcılarını hedef almıyor.

Ancak İran’a yönelik havacılık izinlerinin daraltılması, ABD menşeli uçak kullanan şirketlerin yaptırım uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirebilir.

Özellikle Boeing filosuna sahip taşıyıcıların;

  • uçak sahipliği,
  • leasing,
  • bakım,
  • yedek parça,
  • sigorta,
  • finansman

sözleşmelerindeki ABD yaptırım hükümlerini yakından takip etmesi gerekiyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren hava kargo ve lojistik şirketleri açısından ise İran bağlantılı yüklerin son kullanıcı ve ürün kontrollerinin önemi daha da artacak.

İranlı hava yollarının Türkiye uçuşları ne olacak?

ABD’nin 27 İranlı hava yoluna yaptırım uygulaması, bu şirketlerin Türkiye’ye uçuşlarının otomatik olarak yasaklandığı anlamına gelmiyor.

ABD yaptırımları ile Türkiye’nin uyguladığı ulusal uçuş izinleri ayrı hukuki mekanizmalar.

Dolayısıyla İranlı bir hava yolunun ABD yaptırım listesine alınması, tek başına Türkiye’ye iniş yapamayacağı anlamına gelmez.

Ancak hava yolu;

  • yakıt,
  • yer hizmetleri,
  • ödeme,
  • sigorta,
  • bakım,
  • biletleme,
  • kargo,

gibi hizmetlerde uluslararası şirketlerle çalışıyorsa yaptırımlar operasyonlarını dolaylı olarak zorlaştırabilir.

Bu nedenle yeni kararın İran-Türkiye hava trafiğine gerçek etkisi önümüzdeki aylarda daha net görülecek.

Havacılık şirketleri için yaptırım riski büyüyor

ABD’nin son kararı, İran’ın havacılık sektörüne uygulanan yaptırımların artık yalnızca hava yollarını değil, onların etrafındaki tüm ticari ekosistemi hedef aldığını gösteriyor.

Uçak satan veya kiralayan şirketlerden;

  • bakım kuruluşlarına,
  • kargo acentelerine,
  • GSA şirketlerine,
  • freight forwarder’lara,
  • bankalara

kadar geniş bir sektör yaptırım uyumunun parçası haline geliyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın mesajı oldukça net:

Mahan Air veya diğer yaptırım kapsamındaki İranlı taşıyıcılarla çalışmak, üçüncü ülke şirketleri açısından da ciddi mali ve finansal sonuçlar doğurabilir.

İran havacılığında yeni dönem

8 Eylül 2026’da açıklanan yaptırım paketi, son yıllarda İran’ın sivil havacılık sektörünü hedef alan en kapsamlı ABD adımlarından biri.

27 İranlı hava yolunun tek seferde listeye alınması, ABD menşeli uçakların İran’a transferine yönelik izinlerin daraltılması ve bankalara özel uyarı gönderilmesi Washington’ın havacılık yaptırımlarını yeni bir seviyeye taşıdığını gösteriyor.

Türkiye açısından en önemli gelişme ise üç şirketin doğrudan yaptırım listesine girmesi.

Özellikle ABD’nin Sky Phoenix’i en az üç Boeing 777’nin Mahan Air’e ulaştırılmasında aracı olmakla suçlaması, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki havacılık ve lojistik sektörünün yaptırım uyumu açısından yakından takip edeceği bir dosya olacak.

adbanner