Boeing 737 MAX 10 FAA Sertifikasını Aldı: Teslimatlar Başlıyor

Boeing’in 737 MAX ailesinin en büyük modeli 737 MAX 10, yıllarca süren gecikmelerin ardından ABD Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) tip sertifikasını aldı. 20 Ekim 2026 tarihinde verilen onay, 1.555 kesin siparişi bulunan uçağın havayollarına teslim edilmesinin önünü açtı. 230 yolcuya kadar kapasite sunan MAX 10’un ilk ticari uçuşlarının 2027 ilkbaharında başlaması bekleniyor. Sertifikasyon, Boeing’in Airbus A321neo karşısındaki rekabeti ve havayollarının filo planları açısından kritik önem taşıyor.

Boeing, uzun süredir beklenen 737 MAX 10 sertifikasyon sürecinde önemli bir aşamayı tamamladı. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), 20 Ekim 2026 tarihinde Boeing 737 MAX 10’a tip sertifikası verdi.

Böylece Boeing’in tek koridorlu uçak ailesinin en yüksek yolcu kapasiteli modeli, yıllarca süren test ve düzenleyici incelemelerin ardından ticari kullanıma yönelik temel sertifikasyon onayını almış oldu.

Karar, Boeing’in havayollarına MAX 10 teslimatlarına başlamasının önünü açarken özellikle yüksek kapasiteli dar gövdeli uçaklara ihtiyaç duyan taşıyıcıların filo planlaması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Boeing, ilk teslimatların önümüzdeki aylarda başlamasını bekliyor. Ancak tip sertifikasının verilmesi, uçağın hemen tarifeli seferlere başlayacağı anlamına gelmiyor.

İlk ticari operasyonların 2027 ilkbaharında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Boeing 737 MAX ailesinin dört modeli de sertifikalandırıldı

737 MAX 10’un onaylanmasıyla Boeing, MAX ailesinin dört ana modelinin sertifikasyon sürecini tamamlamış oldu.

FAA, ailenin daha küçük modeli 737 MAX 7’yi Ağustos 2026’da sertifikalandırmıştı.

737 MAX 10’un onayı ise Boeing açısından çok daha geniş bir müşteri grubunu ilgilendiriyor.

ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Washington eyaletinin Everett kentinde düzenlenen törende sertifikasyon belgelerini Boeing yetkililerine teslim etti.

FAA Başkanı Bryan Bedford, kararın uçağın tasarımının ve emniyet gerekliliklerinin kapsamlı biçimde incelenmesinin ardından alındığını belirtti.

Bedford, Boeing’in MAX 10 üretimine başlamasıyla birlikte FAA’nın üretici üzerindeki denetimlerini ve yüksek emniyet standartlarını uygulamaya devam edeceğini vurguladı.

Boeing Commercial Airplanes Başkanı ve CEO’su Stephanie Pope ise sertifikasyon programının tamamlanmasının, şirketin yeni uçağını müşterilerine teslim etmesinin önünü açtığını ifade etti.

Boeing 737 MAX 10’un teknik özellikleri neler?

737 MAX 10, Boeing 737 MAX ailesinin en uzun gövdeli ve en yüksek yolcu kapasiteli modeli olarak geliştirildi.

Uçak, özellikle yüksek talep bulunan kısa ve orta menzilli hatlarda koltuk başına işletme maliyetlerini azaltmayı hedefliyor.

Teknik özellik 737 MAX 7 737 MAX 8 737 MAX 9 737 MAX 10
Yolcu kapasitesi (iki sınıflı) 135–160 160–180 175–195 185–210
Azami yolcu kapasitesi 172 210 220 230
Azami kalkış ağırlığı 80.280 kg 82.640 kg 88.310 kg 89.760 kg
Azami menzil 7.040 km 6.480 km 6.110 km 5.740 km
Uçak uzunluğu 35,6 m 39,5 m 42,1 m 43,8 m
Kanat açıklığı 35,9 m 35,9 m 35,9 m 35,9 m
Uçak yüksekliği 12,3 m 12,3 m 12,3 m 12,3 m
Motor CFM LEAP-1B CFM LEAP-1B CFM LEAP-1B CFM LEAP-1B

MAX 10, aynı ailenin daha küçük modellerine kıyasla daha fazla yolcu taşıyabiliyor. Bunun karşılığında menzil açısından belirli sınırlamalara sahip.

Boeing’in hedefi, uzun menzil ihtiyacının bulunmadığı yoğun hatlarda daha fazla koltuğu görece sınırlı ek işletme maliyetiyle sunabilmek.

Bu nedenle MAX 10 özellikle büyük iç hat pazarları ve yüksek yolcu talebine sahip bölgesel uçuşlar için önemli bir seçenek oluşturuyor.

Bu Gelişme Türkiye’de Pegasus ve THY İçin Ne Anlama Geliyor?

Boeing 737 MAX 10’un 20 Ekim 2026’da FAA tip sertifikasını alması, Türkiye’deki havayollarının filo planları açısından da önem taşıyor. Pegasus’un 2028’den itibaren teslim edilmesi planlanan 100 kesin MAX 10 siparişi ve 100 ilave uçak opsiyonu bulunuyor. Türk Hava Yolları ise Eylül 2026’da kesinleştirdiği 150 uçağa kadar uzanan Boeing anlaşması kapsamında, siparişlerini MAX 10 modeline dönüştürme hakkına sahip.

Boeing 737 MAX 10 için 1.555 kesin sipariş bulunuyor

Boeing’in açıkladığı verilere göre 737 MAX 10 için 30’dan fazla müşteriden toplam 1.555 kesin sipariş alınmış durumda.

Bu siparişler, şirketin henüz teslim edilmemiş 737 MAX sipariş portföyünün %30’undan fazlasını oluşturuyor.

Uçağın başlıca müşterileri arasında United Airlines, Delta Air Lines, American Airlines, Alaska Airlines, Ryanair ve Pegasus Hava Yolları bulunuyor.

737 MAX 10’un sertifikalandırılması, yalnızca ABD’li ve Avrupalı havayollarının değil, Türkiye’deki havayolu şirketlerinin de uzun vadeli filo stratejileri açısından önem taşıyor.

Pegasus’un 100 kesin Boeing 737 MAX 10 siparişi bulunuyor

Pegasus Hava Yolları, 19 Aralık 2024 tarihinde Boeing ile toplam 200 adede kadar 737 MAX 10 uçağını kapsayan bir anlaşma imzaladı.

Şirket tarihinin en büyük uçak siparişi olarak duyurulan anlaşma kapsamında 100 adet Boeing 737 MAX 10 için kesin sipariş, ilave 100 uçak için ise satın alma opsiyonu bulunuyor.

Pegasus, kesin sipariş verilen ilk 100 uçağın 2028 yılından itibaren filosuna katılmasını planlıyor.

Anlaşmanın toplam 200 uçaklık büyüklüğü, Boeing’in açıklanan liste fiyatları üzerinden yaklaşık 36 milyar dolar olarak duyurulmuştu. Ancak bu tutar, havayolunun fiilen ödeyeceği net satın alma bedeli anlamına gelmiyor.

Pegasus’un MAX 10 tercihi, şirketin kısa ve orta menzilli hatlarda kapasite artırma ve birim maliyetlerini düşürme stratejisiyle bağlantılı.

230 yolcuya kadar kapasite sunabilen model, özellikle yüksek talep bulunan hatlarda daha fazla yolcunun tek uçuşla taşınmasına olanak sağlayabilecek.

Pegasus CEO’su Güliz Öztürk, siparişin açıklandığı dönemde yeni uçakların şirketin büyüme hedeflerini destekleyeceğini, ayrıca Türkiye’de havacılık sanayisi, teknoloji transferi, AR-GE ve istihdam alanlarında yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtmişti.

FAA sertifikasyonunun tamamlanması, Pegasus’un teslimat takvimi açısından önemli bir belirsizliği ortadan kaldırıyor.

Bununla birlikte sertifikasyon, ilk uçakların 2028’de kesin olarak teslim edileceği anlamına gelmiyor. Üretim kapasitesi, teslimat sıralaması ve ilgili operasyonel onaylar da takvimi etkileyebilecek.

THY’nin Boeing anlaşmasında MAX 10 seçeneği bulunuyor

Türk Hava Yolları da Boeing 737 MAX ailesine yönelik önemli bir sipariş anlaşmasını kısa süre önce sonuçlandırdı.

23 Eylül 2026 tarihinde duyurulan anlaşma, 100 adet Boeing 737-8 kesin siparişi ile 50 adet ilave 737 MAX satın alma opsiyonunu kapsıyor.

Anlaşmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, THY’ye siparişlerini Boeing 737 MAX 10 modeline dönüştürme imkânı sunması.

Bu hak, şirketin gelecekteki yolcu talebine ve uçuş ağının ihtiyaçlarına göre daha yüksek kapasiteli bir model tercih etmesini mümkün kılıyor.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: THY’nin 100 kesin siparişi Boeing 737-8 modeli için verilmiş durumda.MAX 10’a geçiş hakkı bulunması, şirketin hâlihazırda 100 veya 150 adet MAX 10 siparişi verdiği anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla THY açısından MAX 10 sertifikasyonu, doğrudan kesinleşmiş bir MAX 10 teslimatından ziyade, gelecekteki filo planlamasında kullanılabilecek seçeneğin önünü açan bir gelişme.

Boeing’in en büyük 737 MAX modelinin sertifikalandırılması, THY’nin ilerleyen dönemde daha yüksek kapasiteli dar gövdeli uçaklara yönelmesi halinde değerlendirebileceği seçenekleri güçlendiriyor.

Pegasus ve THY’nin Boeing 737 MAX siparişleri

Havayolu Kesin sipariş Opsiyon MAX 10 açısından durum
Pegasus 100 Boeing 737 MAX 10 100 MAX 10 İlk teslimatlar 2028’den itibaren planlanıyor
Türk Hava Yolları 100 Boeing 737-8 50 Boeing 737 MAX MAX 10’a model değişikliği hakkı bulunuyor

İki havayolunun sipariş yapıları farklı olsa da Boeing 737 MAX 10’un FAA sertifikasını alması, Türkiye’deki dar gövdeli uçak yatırımları açısından önemli bir gelişme.

Pegasus için sertifikasyon, kesin sipariş verilmiş uçakların teslimatına giden yolda kritik bir aşamanın tamamlanması anlamına geliyor.

THY açısından ise daha büyük kapasiteli MAX 10 modelinin sertifikalandırılması, gelecekteki filo planlamasında değerlendirilebilecek alternatifin düzenleyici belirsizliğini azaltıyor.

Bu nedenle 737 MAX 10’un hizmete girmesi, yalnızca Boeing’in Airbus A321neo ile rekabeti açısından değil, Türk havayollarının önümüzdeki yıllardaki kapasite ve filo büyüme stratejileri açısından da yakından takip edilecek.

Alaska Airlines ilk uçuşları Nisan veya Mayıs 2027’de planlıyor

FAA tip sertifikasyonunun tamamlanmasına rağmen ilk yolcu uçuşları için bazı ek süreçlerin sonuçlandırılması gerekiyor.

737 MAX 10’u filosuna katmaya hazırlanan ilk havayollarından Alaska Airlines, uçağın Nisan veya Mayıs 2027’de ticari hizmete başlamasını hedefliyor.

Şirketin uçaklarında kullanılacak baş üstü gösterge sistemi, yani head-up display (HUD), ile ilgili sertifikasyon çalışmalarının tamamlanması gerekiyor.

Bu ek sürecin birkaç ay sürebileceği belirtiliyor.

Dolayısıyla uçağın tip sertifikasını almasıyla belirli bir havayolunun kendi kabin ve kokpit konfigürasyonuna sahip uçağını hizmete sokması arasında zaman farkı bulunabiliyor.

Ayrıca teslimat, mürettebat eğitimi ve operasyonel hazırlık süreçlerinin de tamamlanması gerekiyor.

Boeing 737 MAX 10 neden havayolları için önemli?

MAX 10’un en önemli ticari avantajı, yüksek yolcu kapasitesi sayesinde koltuk başına maliyetleri düşürme potansiyeli.

Aynı uçak ailesinin daha küçük modellerine kıyasla daha fazla koltuk sunması, yüksek doluluk oranına sahip hatlarda havayollarının kapasitesini artırmasına imkân tanıyor.

Boeing, MAX 10’un şirketin dar gövdeli uçakları arasında en düşük koltuk başına işletme maliyetini sunacağını belirtiyor.

Ancak bu avantajın gerçekleşmesi, uçağın yeterli yolcu talebine sahip hatlarda kullanılmasına bağlı.

Daha büyük bir uçak, yeterince dolu uçmadığında teorik koltuk başına maliyet avantajını ekonomik kazanca dönüştüremeyebilir.

Bu nedenle MAX 10’un özellikle yüksek frekanslı ve yoğun yolcu talebi bulunan hatlarda tercih edilmesi bekleniyor.

Havayolları açısından bir diğer avantaj ise kapasite artışının her zaman yalnızca daha fazla ekonomi sınıfı koltuğu anlamına gelmemesi.

Daha uzun kabin, premium yolcu ürünlerinin genişletilmesine de olanak sağlıyor.

American ve Delta, MAX 10’da daha fazla first class koltuğu sunacak

ABD’li havayollarının MAX 10 için hazırladığı kabin planları, uçağın yalnızca kapasite artırma amacıyla kullanılmayacağını gösteriyor.

American Airlines ve Delta Air Lines, MAX 10 uçaklarında en az 24 first class koltuğu bulundurmayı planlıyor.

Bu sayı, söz konusu şirketlerin mevcut dar gövdeli uçaklarında sundukları premium koltuk kapasitesinin üzerine çıkıyor.

Alaska Airlines ise MAX 10 filosunun belirli bir bölümünde tamamen yatabilen koltuklar ve premium ekonomi sınıfı sunmayı hedefliyor.

Bu düzenleme, Alaska’nın dar gövdeli uçaklarında yeni bir premium kabin yaklaşımına işaret ediyor.

MAX 10’un daha geniş kabin alanı, havayollarına ekstra diz mesafeli koltukları artırma imkânı da sağlayabilir.

Bununla birlikte kabin düzenleri havayolundan havayoluna değişecek. Bütün MAX 10 uçaklarının aynı koltuk kapasitesine veya premium kabin özelliklerine sahip olması beklenmiyor.

200 koltuk sınırı kabin planlamasında neden önemli?

ABD’deki havayolları için MAX 10’un yolcu kapasitesi, kabin ekibi planlaması açısından da önem taşıyor.

FAA kurallarına göre ticari yolcu uçaklarında gerekli asgari kabin görevlisi sayısı, yolcu koltuğu kapasitesine bağlı olarak belirleniyor.

100’den fazla yolcu koltuğu bulunan uçaklarda her 50 koltuk veya bunun bir bölümü için ek kabin görevlisi gerekliliği uygulanıyor.

Bu nedenle 200 koltuğu aşan bir kabin düzeni, asgari kabin görevlisi sayısını dörtten beşe çıkarabiliyor.

MAX 10’un 230 yolcuya kadar kapasite sunabilmesine rağmen bazı ABD’li havayollarının 200 koltuğun altında kalmayı tercih etmesi mümkün.

Bu yaklaşım, daha fazla premium koltuk sunulması ve kabin ekibi maliyetlerinin kontrol edilmesi açısından avantaj sağlayabilir.

Ancak şirketlerin nihai koltuk düzenleri, kendi ticari stratejilerine ve onaylı kabin konfigürasyonlarına bağlı olacak.

MAX 10, Airbus A321neo karşısında Boeing’in en önemli modeli olacak

737 MAX 10 sertifikasyonu, Boeing ile Airbus arasındaki dar gövdeli uçak rekabeti açısından da kritik bir gelişme.

Airbus A321neo, yüksek yolcu kapasitesi ve farklı menzil seçenekleriyle dünya genelinde çok sayıda havayolunun filo planlarında önemli bir yer tutuyor.

Boeing ise MAX 10 ile özellikle yüksek kapasiteli tek koridorlu uçak pazarında daha güçlü bir alternatif sunmayı hedefliyor.

Uçağın sertifikasyon sürecindeki gecikmeler, MAX 10 siparişi veren havayollarının filo planlarını etkiledi.

Yeni onay sayesinde Boeing, söz konusu siparişlerin teslimatına hazırlanabilecek.

Bununla birlikte MAX 10’un Airbus A321neo ailesiyle rekabeti yalnızca koltuk kapasitesine bağlı olmayacak.

Menzil, kabin konfigürasyonu, teslimat takvimi, uçak bulunabilirliği ve toplam işletme maliyetleri de havayollarının satın alma kararlarında belirleyici olmaya devam edecek.

Sertifikasyon neden yıllarca gecikti?

Boeing, 737 MAX 10’un ilk teslimatlarına başlangıçta 2020 yılında başlamayı planlıyordu.

Ancak program, 737 MAX ailesinin karşı karşıya kaldığı emniyet sorunları ve düzenleyici incelemeler nedeniyle yıllarca gecikti.

2018 ve 2019 yıllarında meydana gelen iki Boeing 737 MAX 8 kazasında toplam 346 kişi hayatını kaybetti.

Bu kazaların ardından MAX ailesinin sertifikasyon ve emniyet değerlendirme süreçleri daha sıkı denetime tabi tutuldu.

MAX 10 programında motor buzlanma önleme sistemiyle ilgili teknik konular da gecikmelere neden oldu.

Eylül 2026’da gündeme gelen navigasyon yazılımı sorunu ise sertifikasyon takvimi açısından yeni bir risk oluşturdu.

FAA’nın 20 Ekim’deki onayı, uzun süredir devam eden bu inceleme ve test sürecinin tamamlanması bakımından önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Hücum açısı sensörlerinde yeni emniyet sistemi

737 MAX 10 sertifikasyonunda dikkat çeken teknik değişikliklerden biri, geliştirilmiş hücum açısı (angle of attack – AoA) sistemi.

Hücum açısı sensörlerinden gelen hatalı veriler, 2018 ve 2019 yıllarındaki iki MAX kazasında rol oynayan unsurlar arasındaydı.

Boeing’in yeni sistemi, sensörlerin davranışını izleyerek şüpheli okumaları belirlemeyi amaçlıyor.

Üreticinin açıklamasına göre sistem, hatalı verilerin diğer uçak sistemlerine aktarılmasını engelleyebiliyor veya belirli durumlarda varsayılan bir değer kullanabiliyor.

Etkilenen sensöre ilişkin uyarı, pilotların göstergelerinde görüntüleniyor.

Yeni düzenleme kapsamında kokpite, hatalı biçimde devreye giren stick-shaker titreşimli ikazını susturmak için bir anahtar da ekleniyor.

Boeing, geliştirilmiş sistemin yeni MAX üretiminde standart hale geleceğini ve hizmette bulunan uçaklara da sonradan uygulanabileceğini belirtiyor.

Bu değişiklikler, uçağın sertifikasyonunda insan faktörleri ve sistem güvenilirliği konularına verilen önemi gösteriyor.

Sertifikasyon için yaklaşık 1.000 test uçuşu gerçekleştirildi

Boeing’in verdiği bilgilere göre 737 MAX 10 sertifikasyon kampanyasında kapsamlı uçuş ve yer testleri gerçekleştirildi.

<text weight=”medium”>Sertifikasyon programının öne çıkan rakamları:</text>

Test faaliyeti Kapsam
Test uçuşu Yaklaşık 1.000
Uçuş testi süresi 2.000 saatin üzerinde
Yer testi süresi 1.000 saat

Boeing ayrıca MAX 10’un, 2020 tarihli Aircraft Certification, Safety, and Accountability Act kapsamındaki gerekliliklerin tamamına göre sertifikalandırılan ilk ticari uçak olduğunu belirtiyor.

Söz konusu düzenleme, uçak sertifikasyonunda emniyet değerlendirmelerinin belgelenmesi ve pilotların uçak sistemleriyle etkileşiminin incelenmesi gibi alanlarda ek gereklilikler içeriyor.

FAA’nın onayı, bu değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından verildi.

Boeing için sıradaki aşama teslimatlar ve ticari operasyonlar

737 MAX 10’un sertifikalandırılması, Boeing’in son yıllarda yaşadığı program gecikmelerinin ardından önemli bir gelişme oldu.

1.555 kesin siparişe sahip uçağın teslimatlarının başlaması, üreticinin sipariş portföyünü gerçekleştirmesi ve havayollarının uzun süredir bekleyen filo planlarını uygulaması açısından kritik önem taşıyor.

MAX 10’un yüksek yolcu kapasitesi, özellikle yoğun hatlarda faaliyet gösteren şirketlere koltuk başına maliyet avantajı sağlayabilir.

ABD’deki havayollarının premium kabin planları ise uçağın yalnızca daha fazla yolcu taşımak için değil, daha yüksek gelir potansiyeline sahip kabin ürünleri sunmak için de kullanılacağını gösteriyor.

Ancak sertifikasyonun tamamlanması, teslimat ve hizmete giriş süreçlerinin otomatik olarak sonuçlandığı anlamına gelmiyor.

Boeing’in üretim ve teslimat hazırlıklarının, havayollarının ise uçaklarına özgü ek onay ve operasyonel hazırlık süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.

Mevcut takvime göre Boeing 737 MAX 10’un ilk ticari uçuşlarının 2027 ilkbaharında başlaması bekleniyor.

adbanner