Çöp Poşetiyle Kaplanan Boeing 787

Kuyruğu American Airlines renklerine boyanmış bir Boeing 787’ye ait fotoğraflar, son günlerde havacılık ile ilgili sosyal medya hesaplarında yoğun bir şekilde paylaşılmaya başlandı. N876AL tescilli bu uçağı ilginç hale getiren detay, kuyruğu dışında neredeyse tüm gövdesinin siyah bir çöp poşetiyle kaplanmış gibi görünüyor olması. Pek sık rastlanmayan bu durumun nedeni Boeing’in Simple Flying isimli web sitesine yaptığı açıklama ile ortaya çıktı.

Boeing’in Seattle’deki tesislerinde görüntülenen gövdesi garip siyah bir örtü ile kaplanan uçak, American Airlines için üretilen; yaklaşık 2 yıldır teslim edilmeyen bir Boeing 787. Uçağın gövdesinin boyanması için hangara alınacağı günlerde, boyanma prosedürü ve süreci ile ilgili bir değişiklik kararı geldiği için, uçağın bir süre daha dışarda, açık havada beklemesi zorunlu hale geldi.

Bildiğiniz üzere Boeing 787’nin en önemli özelliklerinden biri, üretiminde yüksek oranda kompozit malzeme kullanılıyor olması. Boeing 787’nin yaklaşık yüzde 50’si kompozit malzemeler ile üretiliyor. 

Uçağın üretildiği kompozit malzemeler, üzerinde koruyucu bir boya tabakası olmadan, uzun süre doğrudan Güneş’e maruz kaldığında, kompozit malzemenin temel bileşeni olan karbon fiberleri bir arada tutmak için katkı maddesi olarak kullanılan epoksi reçine, ultraviyole etki nedeniyle zarar görüyor. Bu da kompozit malzemenin mukavemet yani dayanım özelliğini 3’te 1 oranında düşürerek, ciddi bir uçuş emniyeti sorunu ihtimalini doğuruyor. 

Bu sebeple Boeing, boyanma sürecindeki değişiklik netleşene kadar uçağı hangar dışında bekleyeceği süreçte siyah bir örtüyle koruma kararı aldıklarını ve bunun standart bir uygulama olduğunu açıkladı.

Ekim 2020’de ilk uçuşunu yapan Boeing 787’nin, önümüzdeki Ekim ayında American Airlines’a teslim edilmesi planlanıyor. Ama 787’nin üretim süreçlerinde uzun süredir devam eden sorunlar nedeniyle FAA tarafından 787’lerin teslimatına aylardır izin verilmiyor.

UÇAKLAR NASIL BOYANIYOR?

Üretimi tamamlanan ve fabrikadan yeni çıkan uçaklar, hep aynı renkte oluyor. Metalik gövdeli olanlar, korozyona karşı koruma sağlayan çinko kromat kaplamaları nedeniyle yeşil; kompozit gövdeli olanlar ise korozyon inhibitörleri olmadığı için bej renkli olarak son montaj hattını terk ediyor. Daha sonra ciddi bir emek gerektiren, maliyeti yüksek ve hataya yer olmayan boyama süreci başlıyor.

Uçağa önce çevre dostu, krom içermeyen bir astar boya uygulanıyor. Bu katman, sonraki katmanlarının yapışmasına yardımcı olan bir hazırlayıcı kaplama. Ardından, uçağın bizim dışarıdan göreceğimiz (genellikle beyaz) arka plan rengin boyası uygulanıyor. Bu katmanının üzerine, uçağın üzerindeki tüm renk, yazı, desen ve işaretler, çeşitli şablonlar yardımı ile uygulanıyor.

Son aşamada ise şeffaf bir kaplama katmanı uygulanıyor. Bu vernik kaplama, kapatıcı özelliğinin yanı sıra hava akışı erozyonuna, her tür sıvıya ve UV ışınlarının etkilerine karşı uçağa güçlü bir koruma sağlıyor.

Aktif olarak uçuşa devam eden uçakların yeniden boyanması gerektiğinde ise, önce uçağın üzerindeki mevcut boya, peroksit bazlı kimyasal maddeler ile soyuluyor. Ardından bir zımpara işleminden sonra, tıpkı yeni uçakta olduğu gibi, astar, ana renk katmanı ve koruyucu şeffaf tabaka ile devam ediliyor. Uçakların nasıl bir boyanma süreci geçirdiğini daha önce şurada açıklamıştık.

KOMPOZİT MALZEMELER HAVACILIKTA ÇIĞIR AÇTI!

İki ya da daha fazla maddenin bir araya getirilerek, üstün özelliklerinin üretilen yeni malzemede birleştirilmesi mantığına dayanan kompozit malzeme kavramı, havacılık endüstrisinde özellikle son 30 yılda adeta devrim yarattı

Uçaklarda kullanılacak malzemeler için en önemli iki kriter, hafiflik ve yüksek dayanım. Kompozit malzemeler sayesinde bu iki kriter net bir şekilde sağlanabildiği için, kompozit malzemelerin gelişimi ile uçak üretimindeki geleneksel yöntemler tamamen alt üst oldu. Uçak parçalarında kompozit malzeme kullanımı inanılmaz boyutlara ulaştı. 

Kompozit malzemeler, uçağın daha hafif ve dayanıklı olmasını sağlaması ile yakıt tüketimini azaltarak, ciddi bir para ve enerji tasarrufu sağlarken, çevrenin daha az kirletilmesine neden oluyor. Kompozitler sayesinde uçakların yüzeyleri çok daha pürüzsüz hale geliyor, manevra kabiliyetleri artıyor; bu da hem mürettebat hem de yolcular için daha sorunsuz ve konforlu bir uçuş deneyimi anlamına geliyor. Özetle kompozit malzemeler, havacılık endüstrisinde bir çok farklı alanda ciddi bir verimlilik sağlıyor.

adbanner