Hava trafik kontrolü (ATC) ile pilotlar arasındaki telsiz konuşmaları, pek çok havacılık tutkunu için oldukça ilgi çekici. YouTube’daki VASAviation kanalı, Umman’daki Muscat Uluslararası Havalimanı (MCT)’nda kısa süre önce yaşanan bir ATC-pilot etkileşiminin ses kayıtlarını ve görsel simülasyonunu paylaştı. Olayın kahramanı, İstanbul’dan (IST) Muscat’e yaklaşık 4 saat 30 dakikalık uçuşun ardından yaklaşmaya geçen Türk Hava Yolları’na ait Airbus A321neo uçağının pilotu.
Bu konuşmayı özellikle ilginç kılan nokta, tarafların ciddi şekilde tartışmasına rağmen son derece sakin ve profesyonel kalmaları. Özellikle THY pilotunun, yoğun baskıya rağmen tutarlı ve soğukkanlı davranması büyük takdiri hak ediyor.
Tartışma, Muscat yaklaşma kontrolörünün Türk Hava Yolları pilotuna 2.200 feet’e alçalma talimatı vermesiyle başlıyor. Pilot ise, kullandıkları yaklaşma haritalarına göre 3.600 feet’in altına inemeyeceklerini belirtiyor. Bundan sonra diyalog giderek sertleşiyor:
Muscat Yaklaşma:
“Efendim, 2.200 feet’e alçalın, bu benim minimumumdur. Radar vektörleri altındasınız.”
Türk Hava Yolları Pilotu:
“Şirket prosedürleri gereği vektör kabul edemiyorum, Turkish 2YJ. Sadece MSA üzerinden 3.600 kabul edebilirim.”
Muscat Yaklaşma:
“MSA 2.200, Turkish 2YJ. Benim talimatlarımı takip edeceksiniz. Talimat talimattır.”
Türk Hava Yolları Pilotu:
“Üzgünüm, kimseden emir almıyorum. Bunu yere indikten sonra konuşabiliriz. Üzgünüm, sadece 3.600 kabul edebilirim, sıralamayı buna göre yapabilirsiniz.”
Muscat Yaklaşma:
“Turkish 2YJ, uçuş emniyeti ile oynanmıyor.”
Türk Hava Yolları Pilotu:
“Beni 3.600’den yaklaşmaya sokacak şekilde vektör verebilir misiniz? Turkish 2YJ.”
Muscat Yaklaşma:
“210 sürat bekleyin, 090 baş uçun, ikinci sıradasınız.”
Bu noktadan sonra iletişim büyük ölçüde normale dönüyor, ancak irtifa konusu kısa süreliğine tekrar gündeme geliyor:
Muscat Yaklaşma:
“Turkish 2YJ, tekrar hatırlatayım; emniyet bizim için çok önemli. Size bir irtifa veriyorsam uymanız gerekir. Şirketiniz bizim kurallarımızı bilmiyor mu?”
Türk Hava Yolları Pilotu:
“Evet, şirketimi bilgilendireceğim, verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dilerim. Onların da öğrenmesi için elimden geleni yapacağım.”
Muscat Yaklaşma:
“Bu bir rahatsızlık değil. 3.600, GESOS irtifa kısıtlamasıdır, minimum emniyetli irtifa değildir. Benim minimumum 2.200. Emniyetle oynamıyorum.”
Türk Hava Yolları Pilotu:
“Biliyorum, ancak sizin minimum güvenli irtifanız benim haritalarımda yer almıyor. Bu yüzden alçalamadım. Şirketimle görüşüp bu bilgiyi uçak haritalarımıza ekleteceğim.”
Bu konuşma neden bu kadar önemli?
Konuya aşina olmayanlar için durumu basitleştirelim: Hava trafik kontrolörleri talimat verir, ancak pilotlar kendi uçuş ve yaklaşma haritalarına dayanarak bu talimatları kontrol eder. Bu olayda, pilotun kullandığı Minimum Vectoring Altitude (MVA) haritalarında 2.200 feet güvenli bir irtifa olarak görünmüyor.
Bunun nedeni tam olarak bilinmiyor. Ancak pilot, şirket prosedürleri gereği kendi teyit edemediği bir irtifaya alçalmayı reddetmekte haklı. Bu noktada kontrolörün dili biraz sert ve rolünü yanlış yorumluyor gibi görünüyor. ATC talimat verir, emir vermez; nihai sorumluluk her zaman uçağın emniyetli uçurulmasından sorumlu olan pilottadır.
Yani bir ATC, pistte başka bir uçak varken “pas geçme” talimatı verirse, pilot bu talimata uymak zorunda değildir.
Buradaki ironik nokta ise, kontrolörün “emniyetle oynamıyorum” derken, pilotu kendi şirket prosedürlerini ve haritalarını görmezden gelmeye zorlaması.
Bu olayda Türk Hava Yolları pilotu olağanüstü bir iletişim örneği sergiliyor:
- Sakin kalıyor
- Şirket prosedürlerine bağlı kalıyor
- Alternatif çözümler sunuyor
- Sürekli özür dileyerek tansiyonu düşürüyor
Kokpitte görmek isteyeceğiniz pilot profili tam olarak budur.












