Written by 12:16 Güncel-Gündem, HAVACILIK, Videolar

Türk İş Jeti İran’da Neden Düştü?

11 can, 11 umut ve 11 yarım kalan hikaye…

11 Mart’ta, Dubai’den İstanbul’a dönen Başaran Holding’e ait Challenger 604 tipi özel uçak İran hava sahasında düştü. 2 pilot 1 kabin memuru ve 8 yolcudan kurtulan olmadı. Uçağın kaptan pilotu Beril Gebeş’in cenazesine ise henüz ulaşılamadı.

Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’ın kızı Mina Başaran, 14 nisanda gerçekleşecek düğünü öncesinde, 7 kız arkadaşı ile birlikte Dubai’ye bekarlığa veda partisine gitti. Dönüş yolunda kendilerini bekleyen korkunç senaryodan elbette haberleri yoktu.

Tüm Türkiye o günden beri uçağın neden düştüğü sorusunun cevabına kilitlenmiş durumda. Ancak olayın neden gerçekleştiğini anlamamızı sağlayacak tek şey; kara kutunun incelenmesinin ardından ortaya çıkacak olan rapordu.

İşte o rapora bir kaç gün once Kokpit.aero internet sitesi ulaştı. Kokpit.aero’nun haberine göre, kazanın nedeni uçağın hızını ölçen pitot tüplerinde meydana gelen bir arıza.

Peki olay nasıl gerçekleşti?

Pilotlar 36 bin feet irtifada seyrederken kule ile bağlantıya geçerek 38 bin feete yükselmek için izin aldı. İşte hazin sonun başlangıcı tam olarak bu an oldu.

Normal şartlarda tırmanma esnasında süratin sabit olması veya düşmesi beklenirken; Challenger 604’te Tırmanma sırasında uçağın kaptan pilotu Beril Gebeş’in önündeki hız göstergesinde ibre yükselmeye başladı. İkinci Pilot Melike Kuvvet’in hız göstergesinde ise herşey normaldi. Kokpitte ne olduğu anlaşılmaya çalışılıyordu. Uçağın hızını kesmek için Beril Gebeş lövyeyi çekmeye başladı. Kara kutu analizinden çıkan sonuçlara göre, pilot tam 51 kez uçağın lövyesini çekerek tırmanma kumandası vermeye çalıştı.

Bu esnada uçağın gerçek sürati düşüyordu. Bir süre sonra kokpit ekibi uçağın kontrolünü yitirdi. Stoll denilen anormal duruma girildi ve uçak kendi ekseni etrafında dönerek hızla irtifa kaybetmeye başladı. Ve tabiri caizse bir taş gibi düştü. Kara kutunun iki temel parçasından biri olan ve kokpitteki tüm sesleri kaydeden Cockpit Voice Recorder CVR verileri incelendiğinde; o esnada kokpitte ciddi bir panik yaşandığı anlaşılıyor.

20 bin feet yani 6 bin 600 metre yükseklikte; motor parçalarının kopması; kuyruğun gövdeden ayrılması gibi yapısal parçalanmalar meydana gelmeye başladı. Ardından uçak dağlık alana düşerek yandı.

PİTOT TÜPÜ NEDİR?

Pitot tüpü akış yönü birbirine zıt olan iç içe geçmiş iki ince borudan ibaret. Yaklaşık 25 cm uzunluğunda ve1 cm çapındaki bu küçük borular uçak için hayati öneme sahip. Statik sistemlerle dinamik basıncın çevrilmesi prensibiyle hız ölçüm cihazı olarak kullanılıyor. Tüplerden elde edilen iki basınç değerin karşılaştırılarak hız ölçülüyor ve kokpitteki ekrana yansıtılıyor. Her iki pilota, iki farklı pitot tüpünden bilgi aktarılıyor ve bu bilgiler daima karşılaştırmalı olarak teyit ediliyor.

PİTOT TÜPÜ KAYNAKLI KAZALAR

Ancak pitotüpün tıkanması, buzlanması veya arızalanması gibi durumlarda sağlıklı ölçüm yapılamadığı için uçağın hız göstergesinde anormallikler oluşuyor. Bu da kazalara neden olabiliyor. Pitot tüpü kaynaklı meydana gelen kazalara yakından bakalım:

Uçakların belli bir süre yerde kalması gerektiğinde bazı bölgeleri özel korumalar ile pislik, böcek vb sebeplerden korunmak için kapatılmak zorunda. Kapatılması gereken bölümlerden biri de pitot tüpleri. 1 ay süre ile Dominik Cumhuriyeti’nde yerde bekleyen Birgen Air’e ait Boeing 757 uçağının pitot tüpleri kapatılmadı. Uçağın yerde beklediği süre içinde pitot tüplerinden birine arı girdi. 6 Şubat 1996’da Pilotlar uçakla kalkış gerçekleştirdikten sonra göstergelerdeki anormalliklere çare bulamayınca uçağı düşmekten kurtaramadı. Yapılan büyük bir hata ve küçücük arı, 189 kişinin canına mal oldu.

Pitot tüpü kaynaklı Trajik kazalardan biri de 2009 yılında Rio de Janeiro-Paris uçuşu sırasında Atlas Okyanusu üzerinde gerçekleşti. Air France’a ait Airbus A330 uçağında Pitot tüpünün buzlanması nedeniyle gerçekleşen bu trajedi ile 228 kişi Senegal hava sahasına 550 km kala okyanusa çakıldı. Kazada ünlü Arp sanatçımız Fatma Ceren Necipoğlu da hayatını kaybetti.

10 Ekim 1997’de Uruguay’da düşen Austral Havayolları’na ait DC-9’da 74 yolcu ve tüm mürettebat hayatını kaybetti. Kazaya pitot tüpündeki buzlanmanın neden olduğu anlaşıldı.

 

(Visited 63 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info