Daylight / Getty

Yapay Zekâ Seyahat Planlamasını Değiştiriyor: Uzmanlardan Yanlış Bilgi Uyarısı

Yapay zekâ destekli sohbet botları ve akıllı uygulamalar, seyahat planlamasından navigasyona kadar birçok alanda giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. Google Haritalar’daki Gemini entegrasyonu, Apple’ın yeni nesil görsel yapay zekâ özellikleri ve akıllı gözlükler gibi teknolojiler, seyahat deneyimini dönüştürmeyi hedefliyor. Ancak uzmanlar, yapay zekânın sunduğu bilgilerin her zaman doğru olmadığını belirterek özellikle destinasyon araştırmalarında kullanıcıların dikkatli olması gerektiği konusunda uyarıyor.

Peru’da yaklaşık 30 yıldır profesyonel tur rehberliği yapan Evolution Treks Peru’nun kurucusu Miguel Angel Gongora Meza, yapay zekânın ürettiği yanlış bilgilerin sahada ciddi sorunlara yol açtığını söylüyor.

Yakın zamanda İnka Yolu’nda (Inca Trail) rehberlik yaptığı bir grup antropoloğun bölgeye ait olduğunu düşündükleri eski efsaneleri birbirlerine anlattığını belirten Meza, bu hikâyelerin hiçbirini daha önce duymadığını ifade ediyor.

Kaynağını sorduğunda ise aldığı cevap şaşırtıcıydı: Yapay zekâ.

Araştırmasına rağmen bu hikâyelerin hiçbir tarihsel kaynağına ulaşamayan Meza, anlatılan efsanelerin tamamen yapay zekâ tarafından üretildiğini belirtiyor.

Benzer şekilde 2024 yılında BBC’ye konuşan Meza, iki turisti “Humantay Kutsal Kanyonu” isimli gerçekte var olmayan bir destinasyona gitmek üzereyken durdurduğunu da açıklamıştı.

Büyük Dil Modelleri Neden Yanlış Bilgi Üretebiliyor?

Distributed AI Research Institute (DAIR) Araştırma Direktörü Alex Hanna’ya göre birçok kişinin “yapay zekâ” veya “chatbot” olarak adlandırdığı büyük dil modelleri, bir bilgi veri tabanından cevap üretmiyor. Bunun yerine sistemler, internette bulunan mevcut içeriklerden öğrendikleri örüntülere dayanarak bir sonraki en olası kelimeyi tahmin ediyor.

Bu nedenle özellikle hakkında az sayıda içerik bulunan destinasyonlarda hata yapma olasılığı önemli ölçüde artıyor.

Hanna bu durumu şu örnekle açıklıyor:

New York hakkında binlerce kaynak bulunduğu için öneriler daha doğru olabiliyor. Peru’nun az bilinen bölgeleri gibi sınırlı veri bulunan yerlerde ise yapay zekâ tamamen yanlış bilgiler üretebiliyor.

Uzmanlara göre sohbet botlarının doğru bilgi vermesi mümkün olsa da zaman zaman gerçekte var olmayan yerler, etkinlikler veya hikâyeler de oluşturabiliyor.

Google ve Apple Yapay Zekâyı Seyahat Deneyiminin Merkezine Yerleştiriyor

Teknoloji şirketleri, yapay zekâyı mobil uygulamaların ve işletim sistemlerinin merkezine taşımaya devam ediyor.
Google, bu yıl Google Maps içerisine entegre ettiği Ask Maps özelliğiyle kullanıcıların seyahat planlarını sohbet ederek oluşturmasını hedefliyor.

Şirket, örneğin Büyük Kanyon’a gidecek bir kullanıcının yol üzerindeki durakları, rota önerilerini ve kullanıcı tavsiyelerini doğrudan yapay zekâdan alabileceğini belirtiyor.

Wired dergisinin kıdemli teknoloji editörü Julian Chokkattu ise bu tür sistemlerin tamamen güvenilerek kullanılmaması gerektiğini söylüyor.

Chokkattu’ya göre insanlar tatilleri için ciddi bütçeler ayırıyor ve tüm planlamayı yalnızca yapay zekâya bırakmak risk oluşturabiliyor.

Uzmanlar, yapay zekâdan alınan bilgilerin mutlaka resmi kaynaklar veya güvenilir seyahat platformları üzerinden doğrulanmasını tavsiye ediyor.

Yapay Zekâ Destekli Akıllı Gözlükler Seyahatin Yeni Yardımcısı Olabilir

Büyük teknoloji şirketleri yalnızca yazılım tarafında değil, donanım alanında da yapay zekâ yatırımlarını hızlandırıyor. Meta, Ray-Ban iş birliğiyle geliştirdiği akıllı gözlükleri seyahat için ideal yardımcı olarak tanıtıyor.

GettyImages

Google ise Gentle Monster ve Warby Parker ile ortak geliştirdiği Android XR gözlüklerini piyasaya hazırlıyor.

Snap’in yeni akıllı gözlükleri yaklaşık 2.195 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulurken, Apple’ın da 2027 yılına doğru benzer bir ürün tanıtması bekleniyor.

Bu cihazların sunacağı özellikler arasında;

  • Gerçek zamanlı çeviri,
  • Tabeleleri kamerayla anında tercüme etme,
  • Sesli yapay zekâ asistanları,
  • Artırılmış gerçeklik destekli navigasyon,
  • İşitme güçlüğü yaşayan kullanıcılar için canlı altyazılar
    bulunuyor.

Gizlilik Endişeleri Devam Ediyor

Akıllı gözlüklerin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engellerden biri ise gizlilik kaygıları. Google Glass döneminde başlayan tartışmalar, günümüzde de devam ediyor.

Özellikle kameralı gözlüklerle insanların haberi olmadan görüntülenebileceği endişesi sıkça dile getiriliyor.

Meta ise ürünlerinde fotoğraf veya video çekildiğinde yanıp sönen LED ışık bulunduğunu, bu göstergenin devre dışı bırakılamadığını ve LED’in kapatılması ya da zarar görmesi durumunda kameranın çalışmadığını belirtiyor.

Şirket ayrıca güvenlik önlemlerini geliştirmeye devam edeceğini ifade ediyor.

Dijital Detoks Cihazlarına İlgi Artıyor

Yapay zekâ destekli cihazların yükselişiyle birlikte farklı bir teknoloji trendi de dikkat çekiyor: dijital minimalizm.
Akıllı telefonlardan uzaklaşmak isteyen kullanıcılar, yalnızca temel ihtiyaçlara odaklanan cihazlara yöneliyor.

Son dönemde ilgi gören ürünler arasında;

  • Fujifilm’in kompakt fotoğraf makineleri,
  • E-kitap okuyucular,
  • Siyah-beyaz ekranlı minimalist tabletler,
  • Instagram gibi uygulamaları engelleyen dijital detoks telefonları,
  • Light Phone III gibi yalnızca temel işlevlere sahip cihazlar yer alıyor.

Bu cihazların çoğu GPS, müzik dinleme veya Uber çağırma gibi temel özellikleri sunarken sosyal medya kullanımını sınırlandırıyor.

“Seyahat Ederken Asıl Amaç Çevreyle Bağ Kurmak”

Light şirketinin kurucu ortağı Kaiwei Tang, insanların akıllı telefonlarla kurduğu ilişkinin yeniden sorgulandığını belirtiyor. Tang’a göre birçok kullanıcı akıllı telefonunu tamamen bırakmak yerine ikinci cihaz olarak kullanmayı tercih ediyor. Özellikle hafta sonu gezileri veya tatillerde dijital detoks telefonlarına ilgi artıyor.

Julian Chokkattu da bu yaklaşımın seyahat sırasında daha anlamlı olduğunu ifade ediyor. Ona göre insanlar tatilde sürekli bildirim almak yerine bulundukları yere odaklanmak istiyor.

Miguel Angel Gongora Meza ise teknolojiyi tamamen reddetmediğini vurguluyor.

Çevrim dışı haritalar sunan yürüyüş uygulamaları, kayaç veya yıldız tanımlama uygulamaları gibi araçların doğayla etkileşimi artırdığını belirten Meza, asıl sorunun insanların dikkatini sürekli telefon ekranına yönelten teknolojiler olduğunu söylüyor.

Meza’ya göre seyahatin temel amacı gidilen yerle bağ kurmak olmalı.

“Kullanıcıların dikkatini telefonlarından ziyaret ettikleri yerlere, ekranlarından dağların büyüklüğüne ve ormanların renklerine çevirmemiz gerekiyor. Günümüzde her zamankinden daha fazla gerçek bağlantıya ihtiyacımız var.”

adbanner