Havacılık Bülteni-67

THY UÇAĞI NEDEN İRAN’DA MAHSUR KALDI?

19 Ağustos 2019 günü Türk Hava Yolları’nın TK878 sefer sayılı İstanbul-Tahran uçuşunu başarıyla tamamlayan TC-JIP kuyruk tescilli yolcular A330-200, İstanbul’a dönüş uçuşunu gerçekleştirmek üzere kalkıştan çok kısa süre sonra meydana gelen motor arızası nedeniyle Tahran İmam Humeyni Havalimanı’na geri dönüp acil iniş yaptı.

O günden sonra da bir daha havalanamadı. 50 günden daha uzun süre önce meydana gelen olayın ardından yapılan ilk kontrollerde motorda teknik bir arıza yaşandığı ortaya çıktı. Yolcular İstanbul’dan gelen başka bir uçakla getirilirken, THY için korkunç bir süreç başladı.

ABD’nin İran’a uyguladığı ambargo nedeniyle uçağın üreticisi Airbus’tan gereken teknik destek alınamazken, THY 10 kişilik bir teknik heyeti Tahran’a gönderdi. Ancak tüm çabalar yetersiz kaldı. Uçağın motor değişimi sonrasında yeniden havalanarak operasyonlara verilebileceği anlaşıldı.

Ambargo kapsamında Yüzde 10 ve üzerindeki oranda Amerika Birleşik Devletleri menşeli ürünlerin, İran’a ihracatı için özel izin alınması gerekiyor. Bu sebeple THY yedek motoru İran’a gönderemiyor. THY yönetimi sorunun çözülmesi için büyük çaba gösterirken ABD yetkili makamlarından uçağa güç veren Pratt & Whitney motorların İran’a ulaştırılması konusunda özel izinlerin gelmesi bekleniyor. Uçağın İran’da 50 günden uzun süredir yerde beklemesinin şirkete milyon doların üzerinde bir zarar faturası çıkardığı düşünülüyor.

Benzer bir sorun kısa süre önce yaşanmıştı. 14 Aralık’ta Dubai’den Oslo’ya uçan Norwegian Havayolları’na ait Boeing 737 MAX, yaşadığı motor problemi nedeniyle İran’ın Şiraz şehrine acil iniş yapmıştı. Yapılan kontrollerde uçağın motorunun değişmesi gerektiği anlaşılmış ancak aynı sorunlar nedeniyle Norwegian yedek motoru bir türlü İran’a ulaştıramadığı için uçak iki aydan uzun süre yerde kalmıştı.

KLM 100 YAŞINDA!

Hollanda’nın milli havayolu KLM, hafta içinde kuruluşunun 100’üncü yılını kutladı. Felemenkçe Kraliyet Havayolları’nın baş harflerini temsil eden KLM, 7 Ekim 1919’da kuruldu. İlk uçuşunu, 1920’de Amsterdam Schipol ve Londra arasında Kaptan Jerry Shaw tarafından uçurulan bir De Havilland DH-16 uçağıyla gerçekleştiren havayolu daha sonra Nisan 1921’de kendi Fokker F-II’leri ve F-III’leri ile uçuşlarına devam etti. Havayolu ilk Transatlantik uçuşunu, 1934’te Amsterdam’dan Curaçao’ya yaptı. Bugün, Boeing, Embraer ve Airbus modellerini barındıran 200 uçaktan oluşan filosuyla yılda 30 milyondan fazla yolcu taşıyor.

KLM, kurulduğu günden bu yana adını değiştirmeden operasyonlarına aktif olarak devam eden dünyanın en eski havayolu ünvanını elinde bulunduruyor. KLM’nin yüzüncü kuruluş yıldönümü dünyanın farklı noktalarında çeşitli şekillerde kutlanırken, Amsterdam’dan gelen KLM’nin Boeing 737-700’ü İstanbul Havalimanı’na inişinde bir havacılık geleneği olan su takıyla karşıladı. Kutlamalar kapsamında ayrıca KLM’in hizmet verdiği check-in kontuarlarında da özel süslemeler yapıldı.

100’üncü yıl kutlamaları kapsamında KLM ve Delft Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen ve geleceğin uçağı olarak lanse edilen Flying-V projesinin test prototipi ilk kez görücüye çıktı.

Düşük hızlarda test edilmeye başlanacak olan prototipin kanatları üzerinde iki adet 4-kW gücünde enerji üreten elektrik motorları görüldü. Drone uçurmak için özel izin gereken 25 kg altında kalmasına özen gösterilen prototipin ağırlığı bataryalar dahil 24,8 kg olarak ayarlandı. Prototip üzerinde uçağın kararlılığı ile kalkış ve iniş sırasında ideal hücum açısının ne olduğu test edilecek.

Kargo kompartmanı ve yakıt tanklarının çevresini sardığı iki ayrı tek koridora sahip ve dolayısıyla V şeklinde bir görünüme sahip olan uçağın, Airbus A350 ile aynı kanat açıklığına ve yolcu kapasitesine sahip olması ancak dolayısıyla havada daha az sürtünmeye maruz kalacak olması nedeniyle, A350’ye göre yüzde 20 daha az yakıt tüketeceği düşünülüyor.

EN UZUN NON-STOP UÇAN İŞ JETİ!

Kanadalı imalatçı Bombardier’in en yeni iş jeti Global 7500, kendisine ait olan dünyanın en uzun non-stop uçuşunu yapan iş jeti ünvanını geliştirdi. 6 Ekim’de Sidney ile Michigan Eyaleti’nin Detroit şehri arasındaki 15.230 km mesafeyi aralıksız uçan Global 7500 kırılması güç bir rekora imza attı. Daha önceki rekor da Singapur ile Arizona’nın Tucson şehirleri arasındaki 15.097 km ile yine kendisindeydi.

General Electric Passport modeli motorlardan güç alan ve 14260 km menzile sahip olduğu şeklinde bilgiyle satışa sunulan uçak, Aralık 2018’de hizmete girdiğinden bu yana, beklentilerin üstünde ve sınırların ötesinde uçmaya devam ediyor. Böylece bundan sonra üretilecek iş jeti modelleri için performans ve konfor anlamında yeni kriterler belirliyor. Şuana kadar 80 sipariş alan Global 7500 için 11 teslimat yapıldı. Kanadalı imalatçı 2019’da 15 ila 20 arasında teslimat yapmayı; gelecek sene ise teslimat sayısını 40’a çıkarmayı planlıyor.

ATR 42-600S ÜRETİLECEK!

Bölgesel turboprop uçaklar imal eden ATR, aldığı yeni bir kararla daha kısa mesafelerde kalkış ve iniş performansı gösteren ATR 42-600S modelinin geliştirilmesine başladı.

Pazarda ATR 42-600’ün yerini almayacak yeni model, mevcut modelin daha kısa pistlerde kalkış ve inişi performansını yukarı çekecek. ATR 42-600S’ün sadece 800 metrelik bir piste iniş kalkış yapabilen 40 yolcu kapasiteli bir uçak olması planlanıyor. Bu sayede de dünya genelinde yaklaşık 500 yeni havaalanına daha operasyon yapabileceği düşünülüyor.

Air Tahiti ve kiralama şirketi Elix Aviation Capital tarafından daha şimdiden 20 sipariş alan uçağın sertifikasyon sürecinin 2022’nin ikinci yarısında tamamlanarak teslimatların başlaması hesaplanıyor.

Yeni model ile ilgili yapılacak ana değişiklikler, temelde uçağın daha düşük hızlarda daha fazla kontrol edilmesini sağlamak, iniş sırasında frenleme verimliliğini artırmak ve spoiler mekanizmasının çalışma prensibini daha uygun ve simetrik hale getirebilmek üzerine kurulacak.

Geliştirilecek ATR 42-600S modeli, diğer iki ATR modeliyle aynı motoru kullanacak. Ancak pilotlar motor verimliliği için uçuş öncesi bir tercih yapacak. Yani kısa pist için güçlü performans anlamına gelen motorun verimliliğini artıran modda mı yoksa nispeten daha düşük güçle uzun bir pistte operasyon mu yapılacağı pilot tarafından belirlenip gerekli seçimler yapılacak. Ayrıca yeni modelde, iniş anında tam frenleme sağlayacak bir oto-fren sistemi de bulunacak.

KARGO PAZARINA YENİ BOEING 767-XF

Boeing, geniş gövde kargo uçağı pazarına yönelik bir ürün olarak, 767 modelinin yeni bir motor ile daha verimli şekle dönüştürülmüş versiyonu üzerinde çalışıyor. Hedef 2020’lerin ortalarında uçağı piyasaya sürmek.

Çalışmanın bir parçası olarak, aynı uçağın bir yolcu versiyonunun da üretilerek orta gövde uçak pazarı için daha düşük maliyetli bir alternatif yaratılabileceği düşünülüyor.

767-XF adı verilen proje, 767-400ER modeli üzerinden geliştirilecek ve General Electric GEnx motorları kullanılacak. Mevcut modeldeki motorlara göre daha büyük bir motor kullanmanın yaratacağı yükseklik sorununu aşmak için genişletilmiş iniş takımlarının kullanılması planlanıyor.

Boeing mühendisleri 737 MAX 10 modelinin tasarım sürecinde de iniş takımlarının uçak için kısa kalması sorunuyla yüzleşmiş; uçağın kuyruğunun yere sürtmesini engellemek için iniş takımı yuvalarının boyutu değiştirilmeden, dikmenin boyunu yaklaşık 25 cm uzatabilmek için tasarıma bir kol yerleştirmişlerdi.

767-XF projesinin asıl odağı kargo piyasası. Boeing’in şu anda FedEx ve UPS’ten 60 adet yeni 767-300 kargo siparişi bulunuyor. 767-XF modelinin de ana kargo kapısının 767-300 modeli ile aynı olması planlanıyor.

1000’İNCİ AIRBUS A320neo TESLİM EDİLDİ!

Avrupalı imalatçı Airbus fabrikadan çıkan 1000’inci A320neo ailesi üyesini Hint havayolu IndiGo’ya teslim etti. Ailenin 1000’inci üyesi bir A321neo oldu.

IndiGo, Hindistan’ın en büyük havayolu ayrıca A320neo’nun en büyük müşterisi durumunda. A320 neo ailesi uçakları için toplam 430 sipariş veren havayolu, şimdiye kadar, 89 adet A320neo, 7 A321neo’yu teslim aldı. Havayolunun filosunda ayrıca 129 adet A320’nin eski versiyonu da bulunuyor.

Yapılan 1000. teslimat, A320neo programı için önemli bir kilometre taşı. Çünkü A320neo programı, Airbus’ın tarihindeki en büyük başarısı durumunda. 30 Eylül 2019 tarihi itibariyle Airbus, A320neo Ailesi uçakları için toplam 6.660 sipariş almayı başardı. Bu siparişlerin 36’sı A319neo 3830 adedi A320neo ve 2794’ü de A321neo.

2016 yılında, ilk Airbus A320neo, Lufthansa’ya teslim edilerek hizmete başladı. 2017’de ilk A321neo Virgin America’ya teslim edildi. 2018’de uzun menzilli ilk A321LR İsrailli Arkia filosuna katıldı. Airbus haziran ayında Paris Airshow’da ailenin en yeni üyesi ekstra uzun menzilli A321XLR için çalışmaların başladığını duyurdu.

Airbus A320neo programı, Boeing’in 737 MAX programının en büyük rakibidir. Yaklaşık 1 yıldır büyük bir kriz yaşayan 737 MAX’in güvenli bir şekilde yeniden gökyüzü ile buluşacağı süreye kadar Airbus pazarda ciddi bir güç ve ivme kazandı.

Öte yandan Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı EASA yayımladığı bir Uçuşa Elverişlilik Yönergesi ile A380 operatörlerine her iki kanadın firar kenarlarında çatlak oluşumunu kontrol etmelerini ve gerekli aksiyonu almalarını bildirdi! Oluşan çatlakların uçağın kontrolden çıkmasına neden olabileceği belirtildi. Son dönemde 737Next Generation modellerinde kanadı gövdeye birleştiren parçada yaşanan çatlak sorununun ardından bu durum Airbus için ciddi bir sürpriz oldu.

UÇAK BİLETİ TAVAN FİYATI 450 TL OLDU!

Türk havayolu şirketleri için, iç hat ekonomi sınıfı tek yön biletin tavan fiyatı yüzde 27,8 artırılarak 352 TL’den 450 TL’ye yükseltildi. Business Class biletler için tavan fiyat uygulaması bulunmuyor.

Şirketler arasında yürütülen görüşmelerde, uçak bileti fiyatlarının “bayram ve özel gün ayrımı yapılmadan” 450 Lira’yı geçmeyecek şekilde düzenlenmesi kararlaştırıldı.

Tavan fiyat uygulaması, Ulaştırma Bakanlığı’nın koordinasyonuyla havayolları arasında yapılan bir centilmenlik anlaşması niteliğinde. Herhangi bir hukukî bağlayıcılığı bulunmuyor!

İlk olarak Aralık 2013’te 299 TL olarak başlayan tavan fiyat uygulaması, Mayıs 2014’te 309 TL‘ye; Mayıs 2017’de ise 352 TL’ye yükseltilmişti.

Hayatımıza girdiğinde 150 Dolar seviyelerinde uygulamaya alınan tavan fiyat, bugün için tüm zamlara rağmen 80 Dolar seviyelerine indi. Bu da ülkemizdeki enflasyon gerçeği, Türk Lirası’nın değer kaybı başta olmak üzere mali tabloların durumunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Yakıt başta olmak üzere tüm gider kalemleri Dolar olan havayollarının bu şartlarda iç hatlarda kâr elde etmesi neredeyse imkansız görünüyor. Dünya genelinde iflas eden havayollarının sayısı son dönemde ciddi şekilde artarken; pazarda artan rekabet, maliyetlerin yükselmesi ve gelirlerin azalması, havayollarımız için ciddi tehdit oluşturuyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir