Çin, haziran ayında hafif bir uçağın Pekin’in en yüksek binası CITIC Tower’a çarpmasının ardından başkent çevresindeki hava sahası kurallarını köklü biçimde sıkılaştırdı. 20 Eylül 2026’da yürürlüğe giren yeni düzenlemeyle Pekin, Tianjin ve Hebei’nin büyük bölümünü kapsayan 280 bin kilometrekareden geniş bir “Özel Kısıtlı Bölge” oluşturuldu. Tarifeli ticari uçuşlar devam edecek ancak genel havacılık ve diğer uçuş faaliyetleri çok daha sıkı kontrol altında olacak.
Pekin’de 26 Haziran 2026’da meydana gelen sıra dışı uçak kazasının ardından Çin hava sahası güvenliğinde kapsamlı değişikliklere gidiyor.
Yerel saatle 17.55’te, Sunward SA60L Aurora tipi hafif uçak, Pekin’in Chaoyang bölgesinde bulunan CITIC Tower’a çarptı. China Zun olarak da bilinen 528 metre yüksekliğindeki gökdelen, Çin başkentinin en yüksek binası konumunda.
B-12PP tescilli, tek motorlu ve iki koltuklu hafif spor uçağında yalnızca 66 yaşındaki pilot bulunuyordu. Uçak, Pekin’in doğusundaki Pinggu bölgesinde bulunan bir havaalanından kalktıktan sonra onaylanan rotasından ayrılarak kent merkezine yöneldi.
Çarpmanın ardından parçalanan uçaktan kopan enkaz ve bina cephesinden düşen parçalar yoğun saatlerde çevredeki caddeye savruldu. Olayda pilot hayatını kaybederken yerde bulunan 13 kişi yaralandı.
Binadaki hasarın ağırlıklı olarak dış cephe panellerinde meydana geldiği bildirildi. Düşen parçalar bir taksiye de zarar verirken, olayın ardından gökdelen çevresindeki yollar kapatıldı ve bölgeye çok sayıda acil durum ekibi sevk edildi.
Soruşturma pilotun eylemine odaklandı
Çinli yetkililerin yürüttüğü soruşturmada kazanın teknik bir arızadan ziyade pilotun kasıtlı eylemi olduğu sonucuna varıldığı bildirildi.
Yetkililere göre yalnız yaşayan ve boşanmış olan pilot uzun süredir uykusuzluk ve anksiyete sorunları yaşıyordu. İncelenen kişisel kayıtlarında yaşamına son vermeye ilişkin ifadeler bulunduğu belirtildi.
Pilotun 2021 yılında spor pilot lisansı, 2024 yılında ise özel pilot lisansı aldığı bildirildi.
Bu bulguların ardından Çinli yetkililer yalnızca Pekin çevresindeki hava sahası kurallarını değil, genel havacılık pilotlarının güvenlik kontrollerini de yeniden değerlendirmeye başladı.
Çin 280 bin kilometrekareden büyük alanı kısıtladı
Kazadan yaklaşık üç ay sonra Çin yönetimi başkent çevresindeki hava sahasında çok geniş kapsamlı yeni bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu.
20 Eylül 2026’da yürürlüğe giren “Özel Kısıtlı Bölge”, 280 bin kilometrekareden fazla alanı kapsıyor. Bu büyüklük yaklaşık olarak İtalya’nın yüzölçümüne yakın bir coğrafyaya karşılık geliyor.
Kısıtlı bölgenin genişliği bazı noktalarda yaklaşık 600 kilometreye ulaşıyor. Alan Pekin ve Tianjin’in tamamının yanı sıra Hebei eyaletinin büyük bölümünü kapsıyor. Kısıtlama ayrıca İç Moğolistan, Shanxi, Shandong ve Liaoning’in bazı kesimleriyle Bohai Denizi üzerindeki hava sahasına kadar uzanıyor.
Bölgede yaklaşık 100 milyon insanın yaşadığı ve çok sayıda havalimanının bulunduğu belirtiliyor.
Düzenlemenin kalıcı olması, önlemi belirli bir etkinlik veya geçici güvenlik tehdidi nedeniyle oluşturulan klasik uçuş yasaklarından ayırıyor.
Ticari yolcu uçakları uçmaya devam edecek
Yeni düzenleme, Pekin ve çevresindeki bütün hava trafiğinin durdurulduğu anlamına gelmiyor. Tarifeli ticari havayolu uçuşları kısıtlamadan muaf tutulduğu için Pekin Capital ve Beijing Daxing gibi büyük havalimanlarının normal yolcu operasyonları devam edebilecek.
Onaylanmış bazı iş havacılığı uçuşları ile askeri, polis, yangınla mücadele, arama-kurtarma ve diğer yetkilendirilmiş devlet veya acil durum operasyonları da belirlenen şartlarla gerçekleştirilebilecek.
Ancak izin verilen uçuşların önceden onaylanan uçuş planlarına uyması gerekiyor. Rotadan sapılması gerektiğinde ayrıca izin alınması, hava trafik kontrolüyle kesintisiz telsiz iletişiminin sürdürülmesi ve hava aracının sürekli elektronik olarak tanımlanıp takip edilmesine imkân veren ekipman taşıması gerekiyor.
Bu nedenle yeni uygulamayı klasik anlamda bütün uçuşların yasaklandığı bir “uçuşa yasak bölge” olarak tanımlamak tam olarak doğru değil. Düzenleme daha çok, geniş bir coğrafyada izinsiz ve kontrolsüz uçuş faaliyetlerini engellemeyi amaçlayan özel kısıtlı hava sahası niteliği taşıyor.
Genel havacılık üzerindeki denetim sertleşiyor
Çin zaten dünyanın en sıkı kontrollü hava sahalarından birine sahip. Ülkedeki hava sahasının önemli bir bölümü askeri makamların kontrolünde bulunurken, siyasi ve stratejik önemi nedeniyle Pekin çevresindeki uçuşlar uzun süredir özel kısıtlamalara tabi.
Hazirandaki kazanın ardından ise özellikle küçük uçaklar ve genel havacılık faaliyetleri üzerindeki denetim daha da artırıldı. Pekin dışındaki bazı bölgelerde de özel pilotların uçuşlarının geçici olarak durdurulduğu ve bazı gezi uçuşu işletmelerinin faaliyetlerini askıya aldığı bildirildi.
Yeni düzenlemenin temel amacı, küçük bir hava aracının izin verilen rotadan ayrılarak yoğun nüfuslu veya stratejik açıdan önemli bölgelere ulaşmasının önüne daha güçlü bir kontrol mekanizması koymak.
Bu açıdan elektronik tanımlama ve sürekli takip şartı yeni sistemin en önemli unsurlarından biri. Yetkililer böylece izin verilen hava araçlarının kimliğini ve hareketlerini sürekli takip edebilmeyi amaçlıyor.
Pilot adaylarına daha kapsamlı güvenlik kontrolü gündemde
Kazanın ardından tartışılan değişiklikler yalnızca hava sahasıyla sınırlı değil. Çin’deki havacılık düzenleyicileri pilot lisansı almak isteyen adaylara uygulanan geçmiş ve güvenlik kontrollerinin kapsamının genişletilmesini de değerlendiriyor.
Planlanan kontrollerin öğrenci pilotlardan spor ve özel pilotlara kadar farklı lisans kategorilerini kapsaması gündemde. İnsansız hava aracı pilotlarının da bazı yeni kontrollerin kapsamına alınması değerlendiriliyor.
Önerilerin en dikkat çekici yönlerinden biri, güvenlik incelemelerinin bazı durumlarda adayın yakın aile üyelerinin faaliyetleri ve adli geçmişine kadar genişleyebilmesi.
Bu tür düzenlemelerin nasıl uygulanacağı ve hangi bilgilerin lisans verilmesinde belirleyici olacağı ise nihai kuralların ayrıntılarına bağlı olacak.
Pekin drone kurallarını da sertleştiriyor
Çin’in başkent hava sahasına yönelik sıkılaşma, insanlı hava araçlarıyla sınırlı kalmıyor. Pekin yönetimi insansız hava araçlarına ilişkin kuralları da önemli ölçüde ağırlaştırdı.
15 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek yeni düzenlemeyle Pekin’in tüm idari bölgesi insansız hava araçları açısından kontrollü hava sahası kabul edilecek. Genel kural olarak şehir sınırları içerisinde drone uçurulmasının yanı sıra drone ve temel bileşenlerinin bulundurulması, depolanması ve bölgeye taşınması da yasaklanacak.
Düzenlemede kamu güvenliği, afet ve acil durum çalışmaları, eğitim, bilimsel araştırma, üretim ve bazı tarımsal faaliyetler gibi amaçlar için özel istisna mekanizmaları bulunuyor. Bu faaliyetlerin ilgili güvenlik değerlendirmelerinden ve izin süreçlerinden geçmesi gerekecek.
Pekin’de halihazırda drone sahibi olan kişilere ise cihazlarını yeni kurallar yürürlüğe girmeden şehir dışına çıkarmaları veya belirlenen teslim ve geri dönüşüm yöntemlerinden yararlanmaları için geçiş süresi tanındı.
Yetkililer, kişisel drone sahipleri için cihazların geri satın alınması, hurdaya ayrılması veya posta yoluyla Pekin dışına gönderilmesi gibi seçenekler oluşturdu.
Kazanın ardından hava sahası güvenliği yeniden şekilleniyor
26 Haziran’daki olay, çok küçük bir genel havacılık uçağının dahi yoğun nüfuslu bir metropolün merkezine ulaşması halinde yaratabileceği güvenlik riskini ortaya koydu.
CITIC Tower 528 metrelik yüksekliği ve Pekin’in finans merkezindeki konumuyla kentin en dikkat çekici yapılarından biri. Hafif bir uçağın onaylanan rotasından ayrılarak böyle bir binaya ulaşabilmesi, Çinli yetkililerin başkent çevresindeki genel havacılık güvenlik sistemini yeniden değerlendirmesine yol açtı.
Ortaya çıkan yeni sistem ise yalnızca olayın meydana geldiği Pekin merkezini değil, yüz binlerce kilometrekarelik çok daha geniş bir coğrafyayı kapsıyor.
Bununla birlikte düzenlemenin ticari havacılık ile genel havacılık arasında önemli bir ayrım yaptığı görülüyor. Pekin’in büyük havalimanlarına gerçekleştirilen tarifeli uçuşların devam etmesine izin verilirken küçük özel uçaklar ve diğer hava faaliyetleri çok daha sıkı izin, takip ve uçuş planı kurallarına tabi tutuluyor.
Drone’lar için 15 Kasım’da yürürlüğe girecek düzenlemeler de eklendiğinde Çin’in başkent hava sahasında insanlı ve insansız küçük hava araçlarına yönelik kontrol sistemini önemli ölçüde değiştirdiği görülüyor.
Hazirandaki tek bir hafif uçak kazası böylece yalnızca bir kaza soruşturmasıyla sınırlı kalmadı; Pekin ve çevresinde yüz binlerce kilometrekarelik hava sahasının nasıl kullanılacağını değiştiren kalıcı düzenlemelerin önünü açtı.












