Havacılık Bülteni-209 | Boarding Info

Written by 17:25 Havacılık Bültenleri

Havacılık Bülteni-209

AMERICAN AIRLINES UÇAĞINDA İLGİNÇ İNLEME SESLERİ!

American Airlines’ın bazı uçuşlarında yolcular, interkom sisteminde duydukları ürkütücü iniltiler ve hayali nefes alış veriş seslerini anlamlandırmaya çalışıyor. Film yapımcısı Emerson Collins, geçtiğimiz günlerde Los Angeles-Dallas uçuşunda yaşadığı tuhaf durumu cep telefonuyla kaydetti. Collins’in videosu, Twitter ve TikTok’ta milyonlarca görüntülenmeyle viral oldu.

Collins, Washington Post’a verdiği demeçte, insansı inlemelerin kalkıştan önce başladığını ve uçuş boyunca devam ettiğini söyledi. Videoda, bir kabin görevlisinin Collins’e “Yemin ederim bu bir şaka” dediği duyuluyor. Bir uçuş görevlisinin rahatsız edici ses için özür dilediği ve sorunu çözmek için çalıştıkları da duyuluyor. Ancak anons biter bitmez gırtlaktan gelen bir uğultu ve iç çekme benzeri sesler yeniden başlıyor.

American Airlines’ın bazı uçuşlarında yolcular, interkom sisteminde duydukları ürkütücü sesleri anlamlandırmaya çalışıyor.

Collins, bu garip olayın kaynağını bulmak ve bunun şakacı bir yolcu tarafından yapılıp yapılmadığını anlamak için koridorda uzun süre turladığını söylüyor. 

Collins’in videosundan sonra durum daha da karmaşık hale geldi. Çünkü yakın zamanda American Airlines ile uçan başka yolculardan da aynı sesleri duyduklarına dair şikayetler gelmeye başladı. Tüm uçuş boyunca olmasa da periyodik olarak garip ifade ve sesler duyduklarını söyleyen yolcular, indikten sonra derin bir oh çektiklerini anlatıyor. Birçok yolcu, bu sesin kaynağının, pilotların miktofonu açık unutması olarak düşündüklerini söylüyor.

Gazeteci Doug Boehner de Orlando’dan Dallas’a yaptığı son uçuşunda, kulağa aşırı rahatsız edici insan iniltileri gibi sesler duyduğunu açıkladı. Benzer açıklamaların sayısı giderek arttıkça, olay, komplo teorisyenlerinin de dikkatini çekti. Sesin kaynağının, uçak içi sistemlerin uğursuzluğundan; mürettebat mikrofonunu tuvalete sokan bir yolcuya kadar; çok sayıda farklı teori ortaya atıldı.

Uçaklardaki interkom sistemlerine, herhangi bir harici erişim bulunmuyor. Sistem kablolu tasarıma sahip. American Airlines konuyla ilgili olarak, bakım ekiplerinin, uçağı ve PA sistemini kapsamlı bir şekilde incelediği ve seslerin PA amplifikatöründe, motorlar çalışırken PA sisteminin sesini yükselten mekanik bir sorundan kaynaklandığının belirlendiği açıklamasını yaptı. Konuyla ilgili ayrıntılı incelemelerin de devam ettiği bilgisi paylaşıldı.

TAMAMEN ELEKTRİKLİ UÇAK ALICE İLK UÇUŞUNU YAPTI!

Tamamen elektrikli uçak üreten Eviation Aircraft, elektrikli havacılık için çok önemli bir kilometre taşı olan, sıfır emisyonlu Alice uçağının ilk uçuşunu başarıyla tamamladı. Alice, Grant County Havalimanı’ndan (MWH) havalandıktan sonra 3,500 ft irtifada, 8 dakika uçtu. Bu önemli uçuşta, Eviation’ın ticari üretim için optimize edilebilmesi adına, çok önemli veriler toplandı.

Alice, first class yolculuk deneyimi sunan dokuz kişilik, tamamen elektrikli tahrik sistemine sahip bir uçak. Karbondan arındırılmış bir tasarımla inşa edilen uçak, operasyon sırasında karbon emisyonu üretmiyor, gürültüyü önemli ölçüde azaltıyor. Uçak aynı zamanda, hafif iş jetleri veya gelişmiş turboprop uçaklara kıyasla uçuş saati başına çok daha düşük bir maliyet avantajı da sunuyor.

Tamamen elektrikli uçak üreten Eviation Aircraft, sıfır emisyonlu Alice uçağının ilk uçuşunu başarıyla tamamladı.

Eviation CEO’su Gregory Davis, bu uçuşla, havacılıkta yeni bir çağı başlattıklarını söylerken; Alice’in ilk uçuşunun, gökyüzünü başarıyla elektriklendirdiğini aktardı.

Alice ile insanlar artık sabit kanatlı, tamamen elektrikli bir uçakla uygun fiyatla seyahat edebilecek. Temiz ve sürdürülebilir havacılık konusunda ciddi bir farkındalık oluşturulacak. Böylece, geleceğin yolcu ve kargo uçuşları da şekillendirilmeye çalışılacak. 

Tamamen elektrikli uçakların, bölgesel seyahatleri, hem havayolları hem de yolcular için daha ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir hale getirmesi amaçlanıyor. Alice, gürültü seviyeleri ve kısıtlı çalışma saatleri nedeniyle şu anda ticari uçuşlar için kullanılmayan havalimanlarına erişim sağlayarak toplulukları dönüştürme gücüne de sahip olacak. 

Alice, Federal Havacılık İdaresi FAA’den Deneysel kategorisi altında Özel Uçuşa Elverişlilik Sertifikası aldı. Banliyö ve kargo pazarlarını hedefleyen Eviation Alice’nin, ortalama menzili 240-400 km arasında değişecek. ABD’li bölgesel havayolları Cape Air ve Global Crossing Airlines, 75 ve 50 adet Alice uçağı için şimdiden sipariş verdi. Cape Air, şu anda Amerika Birleşik Devletleri ve Karayipler’de 30’dan fazla şehri birbirine bağlayarak günde 400’den fazla bölgesel uçuş yapıyor. Alice, havayolunun hizmet verdiği rotaların yüzde 80’inde uçabilecek durumda. Öte yandan DHL Express de Eviation’ın 12 adet Alice’nin ilk kargo müşterisi oldu. Bu siparişle DHL, sıfır emisyonlu hava taşımacılığında yeni bir çağın yolunu açan ilk elektrikli ekspres ağı kurmak için düğmeye bastı.

Alice’nin maksimum seyir hızı, saatte yaklaşık 480 km olacak. Uçağın taşıyabileceği maksimum faydalı yük ise yolcu versiyonu için 1150 kg ve kargo versiyonu için ise yaklaşık 1200 kg.

Alice’nin, dokuz yolculu banliyö, zarif ve sofistike kabin tasarımına sahip altı yolculu ve eCargo versiyonu dahil olmak üzere üç farklı varyantı üretilecek. Tüm konfigürasyonlarda iki pilot görev yapacak. Uçak, bu ölçekte kendisini kanıtlayan tek elektrikli tahrik sistemi olan magniX’in iki adet magni650 elektrikli tahrik ünitesinden güç alacak.

Uçağın diğer önemli tedarikçileri arasında AVL (pil desteği), GKN (kanatlar), Honeywell (gelişmiş uçuş kontrol sistemi, uçuş kontrolleri ve aviyonik), Multiplast (gövde), Parker Aerospace (altı teknoloji sistemi) ve Potez (kapılar) yer alıyor. Alice’in gelişmiş pil sistemi, batarya teknolojisi geliştikçe menzil iyileştirmeleri sağlayacak verimli bir yapıya sahip. Uçak ayrıca, daha fazla güvenilirlik ve sistem yedekliliği sağlayan, fly by wire kokpit barındırıyor.

RUS HAVACILIĞI BATIYA TAMAMEN SIRT ÇEVİRDİ!

Rusya’nın devlete ait uçak üreticisi Rostec, tamamen yerel parçalar kullanılarak, 2030 yılına kadar 1.000 adet yeni uçak üretmeyi hedeflediğini açıkladı. Böylece Rus havacılığının, Boeing ve Airbus’a olan bağımlılığının sona erdirilmesi amaçlanıyor. Rusya’nın tek sivil uçak üreticisi tarafından yapılan bu açıklama, ülkenin havacılık sektörünün Batı ile barışmak yerine kalıcı bir ayrılığa hazırlandığının en güçlü göstergesi olarak yorumlanıyor.

Moskova’nın Ukrayna’ya binlerce asker göndermesinin ardından, Batılı ülkelerin Rusya’yı modern tarihin en ağır yaptırımları ile karşı karşıya bırakması, Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinden bu yana Rusya ekonomisine en büyük darbeyi vurdu.

Rus havacılık sektöründe, yolcu trafiğinin %95’ini, çoğunluğu Boeing ve Airbus’tan gelen yabancı uçaklar oluşturuyordu. Ancak yaptırımlar nedeniyle, artık bu uçaklara bakım, servis ve yedek parça desteği sağlanamıyor.

Rusya’nın havacılık sektörü, Batı ile barışmak yerine kalıcı bir ayrılığa hazırlanıyor

Geçtiğimiz aylarda devlete ait ulusal havayolu Aeroflot dahil olmak üzere Rus havayollarının, yurt dışından yedek parça temin edememeleri nedeniyle, bazı sağlam uçakları parçalayarak, onları yedek parça kaynağı olarak kullandığına dair haberler ortaya atılmıştı.

Ancak 1980’lerde Doğu Almanya’da Putin ile birlikte çalışan Sergei Chemezov’un başında olduğu Rostec, bu durumu, kendi kendine yeten bir havacılık endüstrisi inşa etmek için fırsat olarak görüyor. Rostec, yabancı uçakların filodan tamamen çıkarılması gibi radikal bir adıma hazırlanıyor. Yaptırımlarının hafifletilmeyeceğini ve bu sürecin geri dönülemez olduğunu düşünen Ruslar, Boeing ve Airbus’ın bir daha asla Rusya’ya uçak satmayacağından emin. Bu yüzden de planlarını mevcut zorlu senaryoya göre yeniden inşa etmeye çalışıyor.

Rostec, Putin’in 2007’de imzaladığı bir kararname ile kurulduğu günden bu yana Rusya’nın başlıca sanayi, savunma ve mühendislik varlıklarından bazılarını yönetiyor.

Aeroflot da dahil olmak üzere Rus havayollarının, 1990’lardan sonra, filolarını Boeing ve Airbus uçakları ile inşa etmesi, rekabetçi ve yerli bir alternatif oluşturulması konusundaki en büyük engel olarak görünüyor. Havacılık uzmanları, Rostec’in 2030 yılına kadar 1.000 uçak üretme hedefini de tamamen imkansız olarak yorumluyor. Rusya’nın Batılı ülkelerden yarı iletkenler ve diğer hayati bileşenleri alabildiği zaman bile, bir avuç uçaktan fazlasını üretmekte çok zorlandıkları biliniyor.

Rusya ve Sovyetler Birliği’nin tarihinde şimdiye kadar toplamda yaklaşık 2.000 büyük ticari uçak ürettiği düşünülürse, ülkenin yeni yedi yıllık hedefi pek rasyonel görünmüyor. 

Rusya’nın tek sivil uçak üreticisi Rostec’e bağlı United Aircraft Corporation’ın üreteceği modeller, üretim kapasitesi ve yabancı bileşenlere olan ihtiyacı da bu durumu net şekilde ortaya koyuyor.

Rus hükümeti tarafından hazırlanan raporlara göre, 2021’de Rus havacılık endüstrisinde kullanılan bileşenlerin ve teknolojilerin yarısı yabancı ülkelerden geldi. Bu yüzden Rostec’in bu parçaları bulması veya kendi üretmesi gerekecek.

Rostec, bir sonraki hedeflerinin, en kısa sürede, yurtdışından gelen ithal parçaların yerine yerli ikamesi yapılan parçalarla üretilen SSJ-New ve MC-21 uçaklarını üretmek olduğunu açıkladı. 2024’te 6’şar adet ile başlamak üzere 2029’dan itibaren her yıl 20 adet Superjet-New olarak bilinen bölgesel uçaklar ve 72 adet de yeni orta mesafeli MC-21’in üretilmesi planlanıyor.  Rusya, yeni MC-21 uçağını Pratt & Whitney üretimi Amerikan yapımı PW1400G yerine yerli üretim PD-14 motoruyla test ediyor.

Bir yandan da Fransız motor üreticisi Safran ile ortak bir girişim tarafından tasarlanan ve yaptırımlar nedeniyle artık üretilemeyen SaM-146 motoru da dahil olmak üzere Superjet’in yabancı bileşenlerini değiştirmek için büyük bir mücadele veriliyor. Rostec, ellerindeki stok ile SaM-146 motorlara sahip Superjet üretmeye devam edildiğini ve bu motorla yaklaşık 20 uçağın daha üretilip daha teslim edilebileceğini açıkladı. Ardından bu uçaklara da Rusya’da üretilen PD-8 motorları entegre edilecek.

Rostec,  bu yıl itibariyle Batılı ülkelerle uluslararası işbirliğine güvenmediklerini açıklarken, Amerikan yapımı motorlara sahip MC-21’in Rusya pazarında yer almayacağını net bir şekilde açıkladı.

2022’den 2030’a kadar Rusya, 1.036 yolcu uçağı teslim etmeyi planlıyor. Bu, uçaklar yerel olarak tasarlanmış 142 adet Superjet-New ve 270 adet MC-21’in yanı sıra 70 adet turboprop Il-114, 70 adet orta mesafeli Tu-214 ve 12 adet geniş gövdeli Il-96’dan oluşuyor.

AIR FRANCE HANGARINDA SENFONİ KONSERİ!

Radio France Filarmoni Orkestrası, Paris Charles de Gaulle Havalimanı hangarlarından birinde sahne aldı. Orkestra, Air France’ye ait Airbus A350 uçağının önünde, Igor Stravinsky’nin “The Firebird” eserini icra etti. 

Hangardaki bu özel görüntüler, aslında Temmuz 2021’de çekildi. Seksen müzisyenin yer aldığı eşsiz filmde, arka planda, havayolunun en modern ve zarif uçaklarından biri olan Airbus A350 görünüyor. Orkestra, yalnızca ünlü bir şef değil, aynı zamanda Air France’de Airbus A320 pilotu olan Daniel Harding tarafından yönetildi.

Radio France Filarmoni Orkestrası, Paris Charles de Gaulle Havalimanı hangarlarından birinde sahne aldı. 

Stravinsky’nin “The Firebird” eserinin, havayolunun Paris’teki hangarlarından birinde A350’nin önünde icra edilmesi fikri Daniel Herding ile tenor Andrew Staples’tan geldi. İkilinin amacı, müziğin büyüsünü alışılmadık yerlere getirmekti. Böylece tiyatro ve konser salonlarıyla sınırlı kalmadan, mümkün olduğunca çok insan klasik müziğin tadını çıkarabilecekti.

Fransız seyahat deneyiminin elçisi olan ve kuruluşundan bu yana kültürel aktiviteleri teşvik eden Air France, teklifi hemen kabul etti. Fransızların ulusal taşıyıcısı, film için Radio France, Arte, France Musique ve Camera Lucida prodüksiyon şirketi ile çalıştı. 1 Ekim’den itibaren uzun mesafeli uçuş yapan Air France yolcuları, uçakta bu filmin keyfini çıkarabilecek.

Air France’nin bu girişimi türünün ilk örneği gibi görünse de, Ağustos 2021’de Almanların bayrak taşıyıcısı Lufthansa, ABD’de #TogetherAgain kampanyası kapsamında, benzer bir projeye imza attı. Havayolu orkestrası bir hangarda Lufthansa’ya ait Airbus A350’nin önünde performans sergiledi. Air France’nin aksine orkestra, farklı havayolu çalışanlarından oluşuyordu. 

Kısa film, orkestranın 40 üyesinin Edvard Grieg’in Peer Gynt Suite’inden “Morning Mood” çalmasıyla başlıyor. Ardından hangar kapıları, güneş ışığının orkestrayı ve havayolunun Airbus A350’sini yıkamasına izin verecek şekilde yavaşça açılıyor. Sonunda, Airbus A350 gün batımına doğru yola çıkıyor.

HAVACILIKTA SIFIR EMİSYON İTTİFAKI KURULDU!

Avrupa Birliği, Sıfır Emisyonlu Havacılık İttifakı’nın ilk üyelerini açıkladı. İttifak, elektrikli ve hidrojenle çalışan uçakların hizmete girmesi için, Avrupa hava taşımacılığı ortamını hazırlamak üzere bir araya gelen özel ve kamu ortaklarından oluşan gönüllü bir girişim.

İttifakın kurucu üyeleri arasında Airbus, Rolls-Royce, Safran, easyJet ve Wizz Air gibi ünlü markaların yanı sıra eVTOL üreticisi Lilium, hidrojen-elektrik güç aktarma sistemi geliştiricisi ZeroAvia, uzun menzilli hidrojenle çalışan uçak geliştiricisi Beyond Aero ve Cranfield Havacılık Çözümleri gibi yeni nesil şirketler de yer alıyor.

Avrupa Birliği, Sıfır Emisyonlu Havacılık İttifakı’nın ilk üyelerini açıkladı

Havalimanı tarafında ise ittifak ortakları arasında Torino Havalimanı, Dublin Havalimanı Otoritesi, İsveç genelinde on havalimanının işletmecisi olan Swedavia ve Teruel yer alıyor. 

Avrupa Birliği Havacılık Güvenliği Ajansı (EASA) ve Eurocontrol, sektörün kamu ayağını temsil ediyor. IATA, A4E, ACI Europe ve IndustriAll European Trade Union gibi diğer kuruluşlar da ittifak için imza atanlar arasında yer aldı.

İttifak tarafından yayınlanan deklarasyon ile havacılık ekosistemine, Hidrojen’in mümkün olan en erken zamanda girmesi için gerekli çalışmaların yapılacağı beyan edildi. Avrupa’nın 2050’de karbon nötr hedefine katkıda bulunan Destination 2050 Yol Haritasında ana hatlarıyla belirtilen elektrikli uçakların hizmete girmesi için de her türlü adımın atılacağıvurgulandı.

İttifakın amacı, başlangıçta yeni tahrik sistemlerine geçişle ilgili zorlukları belirlemek ve önceliklendirmek olacak. Buna sadece uçak tasarımı ve yakıt depolaması değil, aynı zamanda havalimanı altyapısı ve havayolu operasyonları da dahilolacak. Amaç, sıfır emisyonlu uçuşa geçişle ilgili engellerin üstesinden gelmek için özel ve pratik çözümler ortaya koyabilmek.

İttifak, havacılık endüstrisindeki tüm oyunculara, yakıt tedarikçileri başta olmak üzere daha geniş tedarik zincirlerindeki tüm oyunculara da açık. AB Komisyonu, havacılıkta iklim değişikliği çözümleri üzerinde çalışan daha küçük endüstri oyuncularının ve girişimlerin de bu ittifaka katılımının memnuniyetle karşılanacağını duyurdu.

(Visited 21 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info