Airbus A350 Uçaklarında CEO Dahil Tüm Çalışanlara First Class Yasağı

Önümüzdeki yıl Qantas için oldukça heyecan verici geçecek. Havayolu, dünyanın en uzun direkt uçuşlarında kullanacağı Airbus A350-1000 uçaklarını teslim almaya başlayacak. Bu uçaklar, tamamen yenilenmiş bir yolcu deneyimi sunacak. Ancak bu yeni döneme girilirken dikkat çeken bir detay var: Bu uçakların first class kabininde kimler yer alamayacak?

Havayolu sektörü genellikle çok yüksek maaşlar sunmasa da, en büyük avantajlardan biri seyahat ayrıcalıklarıdır. Elbette bu ayrıcalıklar; çalışanın pozisyonuna, şirketteki kıdemine ve rolüne göre değişiklik gösterir. Pozitif alan (positive space) bilet hakkı olup olmadığı ve hangi kabinde seyahat edilebildiği bu ayrıcalıkların temelini oluşturur.

Qantas’ta halihazırda mevcut ve eski üst düzey yöneticiler ile yönetim kurulu üyeleri, hem yurt içi hem de uluslararası uçuşlarda first class ve business class’ta pozitif alan bilet hakkına sahip. Bu ayrıcalık yalnızca yöneticilerle sınırlı değil; aile bireylerini de kapsıyor. Bu da pratikte, Qantas’ın Airbus A380 first class kabininde istedikleri kadar uçabilmeleri anlamına geliyor.

Ancak bu noktada önemli bir değişiklik devreye giriyor. Rampart’ta yer alan habere göre, Qantas International CEO’su Cam Wallace, mevcut ve eski yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilere bir yazı göndererek, şirketin “Project Sunrise” kapsamında kullanılacak A350 uçaklarında first class seyahat ayrıcalığının geçerli olmayacağını bildirdi.

Bu A350’ler, Sydney (SYD) ve Melbourne (MEL) çıkışlı olarak New York (JFK) ve Londra (LHR)’ya yapılacak duraksız, ultra uzun menzilli uçuşlarda görev alacak.

Üstelik bu kural, Qantas Group CEO’su Vanessa Hudson dahil olmak üzere herkes için geçerli olacak. Yöneticiler, mevcut ayrıcalıklarını 14 koltuklu Airbus A380 first class kabininde kullanmaya devam edebilecek. Ancak Qantas’ın yeni A350 first class kabini sadece 6 koltuktan oluşacak ve tamamen yeni bir tasarıma sahip olacak; koltuk ve yatak birbirinden ayrı olacak.

Beklenmedik Derecede Mantıklı Bir Karar

Havayolu sektöründe sıkça görülen bir durum, yöneticilerin ve yönetim kurulu üyelerinin birbirlerini kollaması ve şirketleri adeta bir “country club” mantığıyla yönetmesidir. Bu nedenle Qantas’ın aldığı bu karar, şaşırtıcı derecede sağduyulu bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle geçmişte oldukça “iç içe” bir yönetim anlayışıyla anılan Qantas için bu yaklaşım dikkat çekici.

Peki bu kararın arkasındaki mantık ne? Öncelikle, 20 saatten uzun süren ultra uzun menzilli uçuşların ekonomik olarak sürdürülebilir olması son derece zor. Bu uçuşlar, yüksek oranda premium koltuk içeren uçaklarla gerçekleştirilecek. Dolayısıyla Qantas’ın bu hatlardan kâr edebilmesi için koltukları yüksek ücretlerle satması şart.

Özellikle first class ve business class koltuklarının yüksek fiyatlardan satılması, bu operasyonların başarısı açısından kritik önemde. Pozitif alan seyahat hakkına sahip yöneticilerin ve ailelerinin first class kabinin büyük bölümünü doldurması, bu uçuşlardan kâr elde edilmesini ciddi şekilde zorlaştırırdı.

Bu tür bir fırsat maliyeti, A380 için aynı ölçüde geçerli değil. Qantas’ın 14 koltuklu A380 first class kabininde tüm koltukların yüksek ücretlerle satılması zaten nadir bir durum. Kabinler doluyor olsa bile, bu genellikle tam ücretli first class yolcularıyla gerçekleşmiyor.

Ayrıca, eski Qantas Group CEO’su Alan Joyce’nin, havayoluna verdiği zararın ardından bu ayrıcalıktan yararlanamayacak olması, birçok kişi için ayrı bir memnuniyet kaynağı olarak görülüyor.

Sonuç

Qantas, mevcut ve eski yöneticileri ile yönetim kurulu üyelerine, yeni Airbus A350 first class kabininde seyahat ayrıcalığı tanımayacağını resmen duyurdu. Bu özel konfigürasyona sahip A350’ler, Qantas’ın bugüne kadarki en uzun uçuşlarında, yani Melbourne ve Sydney’den Londra ve New York’a yapılacak seferlerde kullanılacak.

Sınırlı sayıda koltuğa sahip first class kabin ve bu koltukların yüksek fiyatlarla satılma zorunluluğu göz önüne alındığında, bu karar şirketin çıkarları açısından oldukça mantıklı görünüyor. Elbette seyahat ayrıcalıklarına sahip bazı isimler bu durumdan hoşnut olmayacaktır, ancak ticari gerçekler ağır basmış gibi görünüyor.

adbanner