Havacılık Bülteni-135 – Boarding Info

Written by 11:00 Havacılık Bültenleri

Havacılık Bülteni-135

HAVAYOLLARI İÇ HAT UÇUŞLARINI NEDEN KAPATIYOR?

Air France, maliyetleri düşürme isteği ve devletten aldığı kurtarma paketi anlaşmasının koşulları gereği, C02 emisyon azaltma hedefine ulaşmak için iç hat uçuş ağını büyük oranda azaltmaya başladı. Paris’ten yapılan çok sayıda iç hat uçuşu iptal edilerek, yolcular trene yönlendirilecek.

Son birkaç yıldır Paris’teki merkezlerinden bazı iç hat uçuşlarını Uçuş + Tren şeklinde sunan Air France, geçen yıl devletten aldığı 7 milyar Euro’luk kurtarma paketi karşılığında, çevresel ayak izini önemli ölçüde azaltmayı taahhüt etmişti.

Buna göre havayolu 2,5 saatten kısa iç hat uçuşlarını kaldırıyor. Böylece Paris Orly Havalimanı’ndan Lyon, Bourdeaux, Nantes ve daha pek çok rota kapanacak. Aktarma gibi temel sebepler nedeniyle, Paris CDG üzerinden bazı iç hat rotalarına ise uçuşlar devam edecek. Air France zaten yurtiçi uçuş ağından 2019’da 200 milyon € zarar etmişti. Şirket, ülke genelindeki daha ucuz ve verimli demiryolu ağıyla rekabet etmekte zorlanıyordu.

Şimdi ülkenin demiryolu şirketi ile intermodalite bir sistem geliştirilecek. Tren seferleri ve uçuşların birbiriyle bütünsellik oluşturacağı yeni planlamalar yapılacak. Şirketin bölgesel yan kuruluşu olan Air France HOP ile Charles de Gaulle merkezli bir Avrupa uçuş ağı ve Lyon merkezli bir yerel bağlantı ağı oluşturmaya odaklanılacak.

Daha önce de Hollandalı KLM, kısa mesafeli uçuşlar yerine demir yolu hizmeti sunarak, havayolu ulaşımı için sürdürülebilir bir gelecek yaratmak planını hayata geçirmişti. 29 Mart 2020’de resmi olarak hayata geçen Duyarlı Uçun anlamına gelen “Fly Responsibly” projesiyle birlikte KLM Havayolları, Brüksel ile Amsterdam Schiphol Havalimanı arasındaki günlük 5 seferinden birinin yerine yüksek hızlı trende koltuk sunmaya başlamış ve bu iki şehir arasındaki uçuşları kademeli olarak azaltmıştı. Kısa mesafeli uçuşların yerini demir yolu hizmetlerinin almasına sıcak bakan havayolu, bu sayede karbon salınımını azaltmayı hedefliyor.

Havacılık endüstrisinde, 2035’e kadar emisyonların yarıya düşürülmesi taahhütünün hayata geçirilmesi için, havayollarının kısa mesafeli uçuşların yerine yolcularını tren seferlerine yönlendirmesinin giderek daha da yaygınlaşacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu sayede kalabalık havalimanlarında yaşanan çok sayıda problemin aşılması ve uçuş planlamalarının ve uçuş ağlarının daha verimli olacağı düşünülüyor.

DUBAI HAVALİMANI’NDA İRİS TARAMA DÖNEMİ!

Uluslararası yolcu sayısı bakımından Dünya’nın en yoğun havalimanı olan Dubai Havalimanı’nda, tüm yolcular için temassız kimlik doğrulama yöntemi olarak iris tarayıcılar kullanmaya başlandı. Aylardır bu tür biyometrik teknolojilerin test edildiği havalimanında, COVID-19 salgını nedeniyle iris tarama sistemi hedeflenenden daha erken tam kapasite şekilde devreye alındı.

İris tarayıcısı, ülkeye giren veya ülkeden çıkan yolcuların, insan ile etkileşim kurma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Hem pasaport, hem de biniş kartlarının yerini alan sistem, fiziksel kağıt veya kart ihtiyacını da ortadan kaldırmış oluyor.

İris tarayıcı sistem, dünya genelinde birçok ülkede kullanılan yapay zeka odaklı otomatik kapılar gibi, yolcuların potansiyel olarak virüs bulaşmış yüzeylere dokunma ihtiyacını da azaltıyor. İris taramasının doğruluk oranı ve hızının, diğer yüz tanıma teknolojilerinden çok daha iyi olduğu biliniyor. Sistem sayesinde, havalimanındaki tüm prosedürler yaklaşık beş altı saniyede tamamlanıyor.

Hizmete giren teknoloji, depolanan bilgilerin, Emirates ve Dubai göçmenlik bürosu yetkilileri arasında aktarılması esasına dayanıyor. Sistemin devreye alınması, biyometrik veri toplama eğiliminin artmasıyla birlikte, insanlar arasında gizlilik endişelerini de artırdı.

Emirates’in; yolcuların yüzlerini, pasaport ve uçuş bilgileri de dahil olmak üzere diğer kişisel olarak tanımlayıcı verilerle bütünleştirdiğine dair biyometrik gizlilik beyanı bulunuyor. Havayolu, bu tür bilgilerin, net bir zaman dilimi söylenmeden, toplandığı amaçlar için makul ölçüde gerekli olduğu sürece saklanacağını da açıkladı.

Havayolu verilerin nasıl kullanılacağı ve saklanacağına ilişkin detay vermezken, bazı kişisel verilerin, Emirates’in diğer sistemlerine de işlenebileceği belirtildi.

Dubai göçmenlik ofisi ise yolcuların kişisel verilerinin “hiçbir üçüncü şahıs ve taraf ile paylaşılmayacağını ve yolcuların mahremiyetinin tamamen korunduğunu açıkladı.

Bu güvencelere rağmen, uzmanlar, bu tür verilerin nasıl kullanılacağına dair mevcut sınırlı bilgi nedeniyle, biyometrik verilerin potansiyel kötüye kullanımı konusunda oldukça temkinli. Hangi ülkede olursa olsun bu tip bilgilere sahip olunmasının, tehlike içerdiği düşünülüyor.

ŞUBAT 2021’DE AIRBUS VE BOEING REKABETİ

2021 yılına güçlü bir başlangıç ​​yaparak, sipariş ve teslimat rakamlarında ivme yakalayan ABD’li imalatçı Boeing, Ocak ayını 4 yeni sipariş ve 26 uçak teslimatı ile kapatmış ve ay boyunca 21 teslimat ve 0 yeni sipariş performansı gösteren Avrupalı rakibi Airbus’ı çok uzun bir süre sonra geride bırakmayı başarmıştı.

Boeing, Şubat ayında 82 yeni uçak siparişi aldığını ve 22 uçağı müşterilerine teslim ettiğini duyurdu. Ay boyunca yaşanan 51 siparişi iptal veya dönüşümü de hesaba katıldığında, şirket Şubat ayını 31 net sipariş ile kapattı. Sipariş iptallerinin çoğu, tahmin edileceği üzere 737 MAX modellerine yapıldı. Böylece Boeing, Kasım 2019’dan bu yana ilk kez, net sipariş sayısını pozitif bir değerle kapatmış oldu.

Ayrıca ABD’li imalatçı 2021’in ilk iki ayında aldığı yeni sipariş sayısı ile, 2020 yılında 12 ay boyunca aldığı toplam sipariş sayısının %47’sine ulaşmayı başardı.

Şubat ayında, United Havayolları’ndan 25 adet ve adı açıklanmayan müşterilerden 17 adet 737 MAX siparişinin yanı sıra, ABD Hava Kuvvetleri’nden de 27 adet KC-46 tanker uçağı siparişi alındı.

Yılın ikinci ayında Singapur Havayolları 19 adet 787-10 Dreamliner siparişlerini 11 adet 777X uçağına dönüştürdü. Hem 787 hem de 777X programlarında yaşanan sorunlar ve gecikmeler sürüyor.

Boeing’in Şubat sonu itibariyle birikmiş sipariş sayısı ise 4.041 oldu.

Geçtiğimiz yıl Şubat ayında gerçekleştirdiği 17 teslimata göre de bir aşama kaydeden Boeing’in 2021 yılı Şubat ayı teslimatları 18 adet 737 MAX, bir adet 777, bir adet 767 kargo uçağı ile ABD Hava Kuvvetleri’ne bir adet K6-42 Tanker ve ABD Donanması’na bir adet P-8 oldu.

Boeing, detaylı incelemeleri sürdürdüğü 787 Dreamliner uçaklarında teslimat yapmadığı 4’üncü ayı da geride bıraktı. devam ettiği için dördüncü ay boyunca 787 Dreamliner’ın yeni teslimatını görmedi.

Avrupalı imalatçı Airbus ise Şubat ayında 20 farklı müşterisine toplam 32 uçak teslimatı yaptı. Ay boyunca 11 yeni sipariş aldı.

Şubat ayında teslim edilen 32 uçağın 29’u A320 ailesi uçakları olurken, 2 adet A220 ve 1 adet A350 teslimatı yapıldı. Böylece şirketin yılın ilk iki ayında yaptığı teslimat sayısı 53’e yükseldi.

UNITED’A 5 MİLYON DOLAR’LIK TAZMİNAT DAVASI!

20 Şubat’ta ABD’li United Havayolları’nın Denver’dan Honololu’ya yapacağı uçuş için kalkıştan kısa süre sonra 13 bin feet irtifada, Boeing 777’nin PW4000 serisi sağ motoru arızalandı. Pilotlar, geri dönüş kararı alarak Denver’e acil iniş yaptı.

Uçaktaki 231 yolcu, ciddi fiziksel yaralanma olmadan uçaktan inmeyi başardıkları için şanslı olsa da 20 dakika boyunca yaşadıkları korku dolu anları ve girdikleri duygusal sıkıntılarını gerekçe göstererek, United Havayolları’na dava açtı.

Havayolunu, uçaklarını düzgün bir şekilde kontrol etmemek ve bakımlarını aksatmakla suçlayan yolcular, Colorado mahkemelerinde açılan davada, söz konusu motorun alev aldığı görüntü oluşup parçalarını yağdırmaya başlamadan önce, olağanüstü bir şekilde arızalandığını iddia ediyor.

Olay yaşandığından bu yana tüm yolcuların zihinsel olarak bu durumla başa çıkmaya çalıştığının iddia edildiği dava dilekçesinde, yolcuların o anları yeniden hatırladıkları flashbackler, gece kabusları ve genel korku durumları yaşadığı bilgisi yer aldı.

Dava, yaşanan olaydan havayolunun sorumlu olduğu ve uçaktaki tüm yolculara toplamda 5 milyon Dolar’ın üzerinde tazminat ödenmesi talebiyle açıldı.

Davanın açılmasının ardından havayolu tarafından bir açıklama yapıldı. Açıklamada: ‘Yolcularımızın güvenli bir şekilde havaalanına indirilmesi ve nihayetinde aynı gün içinde daha sonra organize edilen başka bir uçuşta Honolulu’ya ulaştırma becerilerinden ötürü çalışanlarımızla gurur duyuyoruz. Uçuş emniyeti, çalışanlarımız ve müşterilerimiz için en yüksek önceliğimiz olmaya devam ediyor. Devam eden federal soruşturma nedeniyle daha fazla yorum yapmayacağız’ denildi.

2018’de aynı motor tipinde yaşanan benzer bir olay neticesinde, Federal Havacılık İdaresi FAA, motorların fan blade’lerinin her 6500 uçuşta bir detaylı şekilde incelenmesi kararı aldı. 20 Şubat’ta sorun yaşanan motordaki fan bladelerin son kontrollerinin üzerinden henüz 3000 uçuş bile gerçekleşmediği ortaya çıktı. Yani geciktirilen veya ihmal edilen bir bakım durumu söz konusu değil. Yine de son yaşanan olaydan sonra, motor üreticisi Pratt & Whitney, havayollarına bu kontrolleri her 1000 uçuşta bir gerçekleştirmelerini tavsiye etti.

Yaşanan olayla ilgili yapılan ilk incelemeler sonucu ortaya çıkan ön raporda, tıpkı 2018’deki olayla benzer şekilde, kırılan fan blade’in iç yüzeyinde yorulma kaynaklı mikro çatlaklar tespit edildiği vurgulandı.

Rapora göre, olay esnasında, türbülanslı olarak bilinen Denver havaalanı çevresindeki hava sahasında, beklenen türbülanslı süreyi en aza indirmek için pilotlar güç artı artırıyordu. Kokpit ses kayıt cihazındaki veriler “uçağın takati artırılırken motorda güçlü bir patlama olduğunu ortaya koyuyor. Uçuş veri kayıt cihazı, motorun komutsuz bir şekilde durduğunu ve yangın ikaz ışığının kısa bir süre sonra devreye girdiğini gösteriyor.

Raporda, pilotların yangına müdahale etme prosedürünü izledikleri ve inişten önce uçağı hafifletmek için yakıt boşaltma kararı almadıkları görülüyor. Zira pilotların, limit üzeri bir ağırlıkla inişin potansiyel tehlikelerinin, diğer negatif senaryolara göre daha hafif kaldığı yönünde karar verdiği anlaşılıyor.

Rapora göre yangın durumunda motora yakıt akışını kesen valfın düzgün bir şekilde devreye girdiği ve motora yakıtla beslemesinin durduğu anlaşılıyor. Motordaki yakıt, yağ ve hidrolik hatlarının hasar gördüğü belirtiliyor. Rapor ayrıca motorun havalimanına indikten sonra alevler aldığını, ancak itfaiyeciler tarafından hızlı bir şekilde söndürüldüğünü gösteriyor.

DASSAULT FALCON 6X İLK UÇUŞUNU YAPTI

Fransız iş jeti üreticisi Dassault, yeni modeli Falcon 6X’in ilk test uçuşunu başarıyla tamamladığını ve sertifikasyon sürecinin resmen başladığını açıkladı.

Şirketin Bordeaux yakınlarındaki Mérignac fabrikasından çıkan uçağın ilk uçuşunda, pilotlar uçağın kullanım niteliklerini, motor tepkisini ve temel uçak sistemlerinin davranışlarını test etti. 2.5 saat süren uçuşta, 40.000 feet irtifaya ve 0.8 Mach hıza ulaşıldı.

Falcon 6X, iş jetleri arasında en uzun ve en geniş kabine sahip olmasının yanında; Londra’dan Hong Kong’a veya Los Angeles’tan Moskova’ya aktarmasız uçabileceği 10186 km menzile sahip.

Dassault CEO’su Eric Trappier, Falcon 6X’in başarılı test uçuşunu, hafta içinde bir helikopter kazasında hayatını kaybeden, şirketin kurucu ailesinin üyelerinden biri olan Olivier Dassault’a adandığını söyledi. Olivier, ailesinin sınırsız havacılık tutkusunu mükemmel bir şekilde somutlaştıran bir Falcon pilotuydu.

Falcon 6X, Dassault’un askeri bilgi birikimi ve ticari havacılık uzmanlığının birleşiminin en son örneği olarak anılıyor. Savaş uçaklarından türetilen dijital uçuş kontrol sisteminin, Dünyanın en iyisi olduğu iddia ediliyor. Verimlilik, performans ve güvenlik konusundaki yeni yeteneklerinin, uzun menzilli iş jetleri segmentinde yeni bir ölçüt oluşturacağı düşünülüyor. Kabin konforu ve ferahlığı açısından da yeni bir standart oluşturacağına inanılıyor.

İlk teslimatının 2022’de yapılması planlanan Falcon 6X dışında, kısa bir süre içinde yeni bir Falcon modelinin daha kamuoyuna duyurulması bekleniyor.

DÜNYA HAVACILIĞINDAN KISA HABER TURU

  • Bitlis’in Tatvan ilçesi yakınlarında gerçekleşen ve 11 askerimizin şehit olduğu helikopter kazasının ön raporu açıklandı. Kazaya helikopterdeki bir arızanın değil; kötü hava koşulları nedeniyle bir anda kaybolan görüş mesafesinin neden olduğu açıklandı.
  • EUROCONTROL raporuna göre, 1 Şubat-6 Mart arasındaki uçuş trafiğinde THY, günlük ortalama 581 uçuşla tüm rakiplerini geride bırakırken, İstanbul Havalimanı da günlük ortalama 190 uçuşla Avrupa’daki en yoğun havalimanı oldu.
  • ABD Başkanı Joe Biden, ülke ekonomisini desteklemek için 1,9 trilyon Dolar tutarındaki COVID yardım paketini onayladı. Paket, havayolları için 14 milyar Dolar, havalimanları ve diğer havacılıkla ilgili işletmeler için 9 milyar Dolar’lık destek içeriyor.
  • 21 Ocak 2019’da uçak kazasında hayatını kaybeden Arjantinli futbolcu Emiliano Sala’nın ailesi hem Cardiff City hem de oyuncunun eski kulübü FC Nantes’e kazayla ilgili dava açtı. Ayrıca, uçuşu ayarladığı iddia edilen David Henderson, uçuş güvenliğini tehlikeye atmak ve ayrıca geçerli bir izin veya yetki olmaksızın bir yolcuyu tahliye etmeye çalışmaktan Ekim ayında yargılanacak.
  • Boeing ve Airbus’ın aldığı iddia edilen sübvansiyonlar konusunda başlayan ve ABD ile AB arasında 17 yıldır devam eden anlaşmazlıkla ilgili tüm tarifelerin askıya alınması için taraflar anlaşmaya vardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Başkan Joe Biden arasındaki telefon görüşmesinden sonra varılan anlaşma, transatlantik ticaret ortaklığının yeniden kurulmasına olanak verecek. Bu gerginlik ABD’nin AB’ye 4 milyar dolarlık; AB’nin ise ABD’ye 7.5 milyar dolarlık ihracatını etkiliyor.
  • Easyjet, Ryanair, Wizz Air, Jet2 gibi düşük maliyetli havayolları, Avrupa Birliği’nin üzerinde çalıştığı, gezegenimizi etkileyen ve küresel ısınmayı artıran havacılık endüstrisi kaynaklı CO2 emisyonlarını sınırlandırmak için, havayollarının uçuşlarında belirli bir oranda sürdürülebilir havacılık yakıtları (SAF) kullanmasını zorunlu hale getirmek planına itiraz etti. Low cost havayolları, bu kuralın yalnızca Avrupa içindeki kısa mesafeli uçuşlar için değil, tüm uçuşlar için getirilmesini talep ediyor. İtiraza gerekçe olarak, Eurocontrol’ün raporlarında yer alan, Avrupa havalimanlarından 4.000 km’den uzağa yapılan uçuşların toplam uçuş sayısının yüzde 6’sını oluşturmasına rağmen, toplam CO2 emisyonunun yarısını oluşturduğu bilgisi gösterildi.
  • Son dönemde uçak içinde yolcu ve kabin ekipleri arasında çıkan tartışmalar üzerine, Hindistan Delhi Yüksek Mahkemesi, uçaklarda maskelerini doğru şekilde takmayan yolcuların kara isteye alınmasını hukuka uygun buldu.
  • Hong Kong merkezli Cathay Pacific, 2020 için 2,8 milyar Dolar gibi rekor bir zarar açıkladı. Şirketin yan kuruluşu olan Cathay Dragon’un kapatılacağı ve toplamda 8 bin 500 kişinin işine son verileceği açıklandı.
  • Brezilya’nın Sao Paulo-Guarulhos Uluslararası Havalimanı’nın pistlerinden birine yıldırım düştü. Pistte hasar oluştu.
  • Türk Hava Yolları’nın TK1888 sefer sayılı Viyana-İstanbul uçuşu öncesi, yolculardan biri, uçmaktan vazgeçip kanat üzerindeki acil çıkış kapısını açarak slide patlattı. Olay üzerine yolcu göz altına alındı. Uçuş iptal edildi!
  • Çinli Donghai Havayolları’nın Nantong-Xiang uçuşunda, kabin amiriyle kaptan pilot tekme tokat kavga etti. Uçuşta tuvalete giden kaptan pilot, tuvaletin kapısında bir yolcuyla karşılaştı. Güvenlik nedeniyle sefer sırasında pilotların yolcularla karşılaşmasını riskli olduğunu söyleyerek, durumla ilgili kabin memuruna tepki gösterdi. Kabin amirinin karşılık vermesiyle mürettebat üyeleri arasında kavga çıktı. Kabin amirinin kolu, pilotun ise dişi kırıldı. Olay sonrası her ikisinin de işine son verildi.
  • Rusya’nın Vlodivostok kentinden Novosibirsk’e yapılan bir uçuşta, uyuşturucu etkisi altında olduğu belirlenen 39 yaşındaki kadın yolcu, kalkıştan 15 dakika sonra uçağın kabininde gezinmeye, diğer yolcuları rahatsız etmeye ve elbiselerini çıkarmaya başladı. Kabin ekibi ve diğer yolcular tarafından koltuğuna iple bağlanan kadın, inişin ardından göz altına alındı.
  • Jambi-Jakarta seferini gerçekleştirmek üzere kalkışını yapan Endonezyalı Batik Air’e ait Airbus A320’de yaşanan iniş takımı sorunu nedeniyle geri dönüş kararı alındı. Burun iniş takımı 90 derece dönen uçak 117 yolcu ve 6 mürettebatıyla sorunsuz bir şekilde indi. Uçak bakıma alındı. Kısa süre önce aynı sorunu Basel’e inişinde Pegasus Havayolları’nın A320neo uçağı yaşamıştı.
  • Air France’nin Paris-Yeni Delhi uçuşunda, Hindistan vatandaşı bir yolcu uçakta olay çıkardı. Uçuş esnasında ayağa kalkan, diğer yolculara sataşan ve kabin memuruna saldıran öfke nöbeti geçiren yolcu, daha sonra kokpitin kapısını yumrukladı. Olay üzerine uçak Sofya Havalimanı’na acil iniş yaptı. Uçağa gelen polisler tarafından göz altına alınan yolcu hakkında 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açılacağı açıklandı.
  • THY’nin Dubai-İstanbul uçuşunda hırsızlık girişiminde bulunan Çinli yolcu, suçüstü yakalandı. Ekonomi sınıfında oturan hırsız, kabin ışıkları söndükten sonra baş üstü dolaplarını ve yolcuların koltuklarının altındaki çantaları yoklamaya başladı. Biri limitsiz American Express olmak üzere toplam 3 adet kredi kartı çaldığı tespit edilen Çinli yolcu, yolcuların şikâyetçi olmaması üzerine serbest bırakıldı.
  • Uzun süren pazarlıkların ardından, İrlandalı uçak kiralama şirketi AerCap, General Electric’in uçak kiralama birimi, GECAS’ı 30 milyar Dolar’a satın aldı. Anlaşma ile Dünya’nın en büyük iki uçak kiralama şirketi birleşerek 2.000’den fazla uçaktan oluşan bir filoya sahip olacak. İki şirketin uçak imalatçılarından teslim almadığı 500’ün üzerinde de uçak siparişi bulunuyor.
  • Miami-New Jersey seferi yapan American Airlines’a ait Boeing 737 MAX, Newark’a inişe geçtiği sırada yaşadığı motor arızası nedeniyle acil iniş yaptı. Pilotlar, yağ basıncı veya hacim göstergesiyle ilgili olası mekanik sorun nedeniyle motorlardan birini kapattı. Tek motorla sorunsuz gerçekleştiren inişin ardından uçak bakıma alındı. Uçağın 30 Aralık 2020’de Boeing tarafından havayoluna teslim edildiği ve yaşanan sorunun MCAS sistemiyle hiçbir ilgisi olmadığı açıklandı.
  • İzlanda Havayolları, yaklaşık iki yıl aradan 737 MAX ile ticari seferini, Reykjavik’ten Kopenhag’a gerçekleştirdi.Avrupa’da MAX uçaklarıyla ticari uçuşlara başlayan Belçikalı TUI ve Çekyalı Smartwings’in ardından üçüncü havayolu oldu.
  • Dünya genelinde yeniden hizmete döndürülen Boeing 737 MAX uçaklarının sayısı ise 100’ü aştı. Aralık ayında MAX ile ticari uçuşları ilk başlatan Brezilyalı havayolu Gol, günde yaklaşık 11 saat uçan sekiz uçağıyla, MAX uçaklarını en çok kullanan havayolu durumunda.
  • 28 Ocak’ta, Cessna 210 uçağıyla Brezilya’da Amazon Ormanları’nda uçak kazası yapan pilot Antonia Sena, kazadan tam 36 gün sonra bir helikopter ile kurtarıldı. Amazon Ormanları’nda 36 gün boyunca kuş yumurtaları ve yabani meyvelerle hayatta kalan Sena tam 25 kilo verdi. Yanan uçağının enkazının yanında 1 hafta kurtarılmayı bekleyen Sena, arama kurtarma ekiplerinden umudu kesip yardım bulmak için ormanda bir yolculuğa başladı. Yaklaşık beş hafta sonra, ormanda bir grup kestane toplayıcısına rastlayan Sena, yetkililere haber verilmesi ile kurtuldu.
  • Singapur Havayolları, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından geliştirilen dijital seyahat pasaportu Travel Pass uygulamasına pilotluk eden dünyadaki ilk havayolu oldu. Uygulama Singapur-Londra uçuşlarında başladı. Qatar Airways ise Doha-İstanbul uçuşlarında, temassız ve güvenli bir seyahat deneyimi sunmak için geliştirilen uygulamayı hizmete alan Orta Doğu’daki ilk havayolu oldu.

(Visited 134 times, 1 visits today)
Close
error: © Copyright Boarding Info