Havacılık Bülteni-313

737 MAX UÇAKLARINA YERLİ VE MİLLİ KOLTUK: MİLİGRAM

AJet’in filosuna kattığı yeni Boeing 737 MAX-8 uçaklara, Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde yüz yerli ve milli üretim koltuklar monte edildi. Ağustos ayı başında AJet filosuna katılan iki Boeing 737 MAX-8 uçağı yerli koltuklarla donatıldı.

AJet’in filosuna katılacak tüm fabrika çıkışlı Boeing 737MAX-8 uçaklarında, Türk Hava Yolları’nın iştiraki şirketlerinden biri olan TCI Aircraft Interiors üretimi Miligram adı verilen bu koltuklar yer alacak. Yerli koltuklar hem daha konforlu seyahat deneyimi sunacak hem de ekonomik katma değer sağlayacak.

TCI Aircraft Interiors Endüstriyel Tasarım Yöneticisi Burak Ünal, “Miligram” marka koltukların, ilk kez AJet’in filosuna kattığı Boeing 737 MAX-8 uçaklarında kullanıldığını açıkladı.

İnce yapısı ve hafifliği sayesinde yolculara daha geniş bir diz mesafesi ve daha konforlu bir yolculuk sunacağını anlatan Ünal, sırt yapısında kullanılan, geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen karbon fiber sayesinde alternatiflerine göre daha hafif ve sağlam bir ürün ortaya çıkardıklarını vurguladı. Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı EASA’nın belirlediği bir dizi teste tabi tutulan bu koltuklar, yanmazlık, statik ve dinamik testlerden başarıyla geçti.

Dinamik, ergonomik, ince ve hafif tasarımıyla dikkati çeken; geniş diz mesafesi, ferah oturma alanı sunan ve modern tasarımıyla öne çıkan koltuklar, yolculara daha konforlu bir uçuş deneyimi sunuyor.

AJet’in yakıt maliyetlerini düşürmesini, daha az karbon salınımı yapmasını ve daha çevreci bir hava yolu olmasını sağlayacak olan bu koltuklar, havacılık sektöründe dışa bağımlılığın azaltılması açısından da oldukça önemli.

23 derecelik sırt yaslanma açısı, 4 cm’lik zarif kolçaklar, 45 cm’lik oturma genişliği, 35 cm’lik oturum yüksekliği, 76 cm’lik koltuk arası mesafe sunan koltuklar, hafif ve yanmaz suni deri koltuk kılıfları ile donatıldı. Telefon tutucu ve kişisel depolama/sabitleme alanları ile seyir zevki artırıldı.

AJet, 2025 yıl sonuna kadar fabrika çıkışlı 10’a yakın Boeing 737-8 MAX’i filosuna katmayı hedefliyor. Bu süreçte filoya katılan bütün Boeing 737-8 MAX uçakları yüzde yüz yerli üretim koltuklarla donatılacak.

THY’NİN AIR EUROPA’YA SUNDUĞU TEKLİF KABUL EDİLDİ!

Türk Hava Yolları, İspanyolların tatil havayolu Air Europa’nın azınlık hissesini satın almak üzere 300 milyon Euro değerindeki teklifinin kabul edildiğini açıkladı. Satın alma sürecinin, gerekli izinler ve düzenleyici onayların ardından 6 – 12 ay içinde tamamlanması bekleniyor. Bu anlaşma, Türk Hava Yolları’na AB ülkelerine ait havayollarının karşılaştığı sınırlamalara takılmadan, Batı Avrupa’da daha güçlü bir varlık kurma imkânı verecek.

THY tarafından yapılan açıklamada, satın alma işleminin büyük bölümünün sermaye artırımı yoluyla gerçekleştirileceği belirtildi. Globalia’ya ait olan Air Europa’daki nihai azınlık hisse oranı ise satın alma işleminin kapanışı sırasında yapılacak teknik ve finansal düzenlemelerle netleşecek.

THY’nin açıklamasında, Air Europa için sunulan bağlayıcı teklifin amacının, “küresel havacılık sektöründe THY’nin stratejik konumnu güçlendirmek, Türkiye’ye gelen turist sayısını artırmak, Latin Amerika’da yeni turizm pazarları açmak ve Türkiye ile İspanya arasında yolcu ve kargo ağını genişletmek” olduğu vurgulandı.

Bu satın alma, Avrupa ile Latin Amerika arasındaki hava taşımacılığı pazarındaki yoğun rekabeti ve konsolidasyon eğilimini bir kez daha gözler önüne serdi. Son dönemde Avrupa’daki birçok büyük havayolu, Air Europa ve TAP Air Portugal gibi şirketlerle ilgilendiğini açıkladı.

Portekiz hükümeti, kısa süre önce ülkenin ulusal havayolu TAP’ın özelleştirme sürecini resmi olarak başlattı. TAP, Avrupa-Brezilya arasındaki uçuş kapasitesinin %25,2’sini tek başına oluşturuyor. Öte yandan Air Europa, %8,1’lik kapasite payı ile Iberia ve Air France’ın ardından Avrupa-Latin Amerika pazarında üçüncü sırada yer alıyor. Air Europa, Iberia ve TAP Air Portugal’dan sonra, Latin Amerika’daki ayak izi en geniş Avrupalı havayolu durumunda. São Paulo, Buenos Aires, Bogotá, Lima ve Caracas gibi yoğun hatlarda Iberia ile doğrudan rekabet halinde.

1986’da charter havayolu olarak operasyonlara başlayan Air Europa, 1990’ların ortasında tarifeli seferlere geçti. Bu süre içinde sayısız havayolu şirketi başarısız olurken Air Europa’nın ayakta kalmasının en büyük nedeni, tur operatörleri, seyahat acenteleri ve otelleri de kapsayan Globalia ile entegrasyonu oldu. Avrupa’nın en büyük üç havayolu grubundan biri olan International Airlines Group IAG’nin de şirkette %20 oranında hissesi bulunuyor. IAG, daha önce Air Europa’yı tamamen satın almak istemiş ancak 2024 yılında Avrupa rekabet kurumlarının onayını almakta yaşadığı zorluklar nedeniyle bu planı iptal etmişti. Türkiye’nin AB üyesi olmaması, alınacak hissenin azınlık ve kontrol gücü taşımıyor olması, THY’nin yabancı mülkiyet kurallarından kaçınmasını sağlayacak. Bunun da rekabet otoriteleri engelini aşmasını kolaylaştıracağı düşünülüyor.

İç hatlarda düşük maliyetli rakiplerin, dış hatlarda ise full servis hizmet veren devlerin arasında kalmış orta ölçekli bir havayolu şirketi konumundaki Air Europa’nın filosunda Ağustos 2025 itibarıyla 57 adet Boeing uçağı bulunuyor. Bu uçaklar arasında 737NG, 737 MAX ve 787 modelleri yer alırken, havayolunun teslim alınmayı bekleyen 18 adet 737 MAX siparişi daha mevcut.

IAG tarafından yapılan açıklamada ise IAG’nin, sermaye artışına katılarak, Air Europa’daki %20’lik hissesini koruma hakkına sahip olduğuna vurgu yapıldı. Ayrıca, Globalia’nın hisse satışı yapması durumunda, kendi hisselerini aynı koşullarla satma (tag-along) hakkına da sahip olduğu; ancak bunun bir zorunluluk olmadığı belirtildi. Hisseye dair alınacak kararın tamamen finansal parametrelere göre alınacağı söylendi.

THY için Air Europa’nın hisselerini almak iki temel amaca hizmet edecek: Madrid’deki yolcu trafiğini İstanbul’daki dev uçuş ağına aktarmak ve Atlantik ötesi bağlantıyı artırmak. İspanya’nın başkenti, Avrupa–Latin Amerika uçuşları için en iyi konumlanmış merkezlerden biri olduğu için, THY bu yatırımı sadece ticari bir ortaklık olarak değil, İstanbul’un küresel bir bağlantı noktası olarak rolünü pekiştirmek için de istiyor.

THY attığı bu adımla, agresif genişleme stratejisine yeni bir halka ekleyerek, lider küresel ağ taşıyıcısı olma hedefini açıkça ortaya koydu. Şu anda dünyanın en fazla ülkesine uçan havayolu durumundaki şirket, İstanbul’un coğrafi konumundan faydalanarak, Doğu ile Batı arasında bir mega merkez işlevi görüyor. Bu yönüyle, Türk Hava Yolları, sadece küresel bir havayolu değil; aynı zamanda Avrupa, Orta Doğu ve ötesi arasında stratejik bir yatırımcı olarak bağlantılar kuran Qatar Airways modelini izliyor.

Türk Hava Yolları’nın Air Europa’nın azınlık hissesini stratejik bir etki gücüne dönüştürüp dönüştüremeyeceği henüz belli değil. Ancak IAG saf dışı kalmışken, Lufthansa ilgisini yitirmişken ve Air France-KLM yarıştan çekilmişken, THY, Air Europa’nın geleceğini şekillendirme konusunda tek başına kalmış durumda.

DALAMAN HAVALİMANI’NDA YENİLİKLER BİTMİYOR!

Hafta içinde, Dalaman Havalimanı CEO’su Yiğit Laçin ile bir araya geldik. Havalimanında, öümüzdeki süreçte hayata geçirilecek projeler ile ilgili bilgi veren Laçin, elektrik ihtiyacının tamamının Güneş’ten sağlanabilmesi için düğmeye basılan havalimanında, yeni bir havalimanı oteli ve THY’ye ait CIP Lounge açılması için de çalışmaların sona geldiğini anlattı. Önümüzdeki günlerde Dalaman Havalimanı’nın adını çok daha fazla duyacağız.

Yiğit Laçin, genç ve başarılı bir yönetici. TAV kökenli. Türkiye ve yurt dışında önemli görevlerde bulunduktan sonra, Dalaman Havalimanı’nda direksiyonun başına geçti. Göreve başladığından beri Dalaman’da fark yaratan işlere imza attı. Havalimanının yolcu sayısı, 2 yılda yaklaşık 1 milyon artarak, 2024’te 5,5 milyona ulaştı. Bu rakam, havalimanı için tarihi bir başarıydı. Pandemi sonrası bu kadar istikrarlı bir büyüme, bölgesel havalimanı statüsündeki bir meydan için oldukça kritik bir başarı olarak yorumlandı. Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çeşitli krizler nedeniyle, kötü geçen bir yaz sezonuna rağmen, Dalaman Havalimanı’nın, 2025’i de geçtiğimiz yıla benzer rakamlarla kapatacağı öngörülüyor.

Yaklaşık iki yıl önce Boarding Info’nun tüm Türkiye’ye duyurduğu üzere, Dalaman Havalimanı’nda tüketilen elektrik ihtiyacı, Güneş’ten elde edilmeye çalışıyor. Bu projede ikinci faz çalışmaları başladı. Kısa süre sonra, havalimanı tamamen yeşil ve temiz enerjiye geçmeye hazırlanıyor. Bu gelişme, çevreciliğin yanında, ciddi bir ekonomik kazanç anlamına da geliyor.

Önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmeler arasında en heyecanlandıran detaylardan biri, Dalaman Havalimanı’na 120 odalı bir havalimanı oteli projesi. Mart ayında açılması planlanan otel için, alanında uzman, Accor Grubu’na bağlı Mercure ile anlaşıldı.

Terminal dışında, münhasır girişi olan Türk Hava Yolları’na özel bir CIP Salonu’nun da önümüzdeki yıl içinde hizmete açılması planlanıyor. Bu gelişmeyle, özellikle Bodrum Milas Havalimanı’ndan ciddi bir iç hat yolcu trafiğini Dalaman’a çekebileceği tahmin ediliyor.

Dış Hatlar Terminali içindeki tüm ticari alanlar, sezon başlamadan önce, çok kısa bir süre içinde tamamen yenilendi. Ortaya çok keyifli, yolcuların ihtiyaç ve beklentilerinin merkezde olduğu, bol seçenekli ve konforlu bir terminal ortaya çıkarıldı.

Terminal girişinde uygulamaya alınan fast track hizmeti büyük ilgi görüyor. Yolculara terminale geldiklerinde, kalabalığı görüp, kiosktan bu hizmeti anında satın alabilme imkanı sunulmasıyla, bir bölgesel havalimanı için fark yaratan detaylar ortaya çıkarılmış.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı kararname doğrultusunda, Sarıgerme Bölgesi’ne yapılacak yeni yatırımlarla, bölgeye talebin artması ve havalimanında yolcu kapasitesinin yükselmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu gelişmeler üzerine, havalimanında yıllık yolcu kapasitesinin 6.5 ila 7 milyon seviyelerine ulaşacağı öngörülüyor.

2006 yılından beri YDA Grup tarafından işletilen Dalaman Havalimanı’nın işletme hakkının yüzde 60 hissesi, 2022’de İspanyol Ferrovial Grubu tarafından satın alınmıştı. İspanyolların bu yatırımdan oldukça memnun olduğunu söyleyen Laçin, Ferrovial’in hem Türkiye içinde hem de farklı coğrafyalarda yeni yatırım fırsatları kovaladığını da ekledi.

JOBY AVIATION eVTOL İLE İKİ HAVALİMANI ARASINDA UÇTU!

ABD merkezli Joby Aviation, tamamen elektrikli ve dikey kalkış-iniş (eVTOL) özellikli hava taksisi ile Amerika Birleşik Devletleri’nde bir ilke imza attı. Şirket, Kaliforniya eyaletinde bulunan Marina (OAR) ve Monterey (MRY)havalimanları arasında pilotlu eVTOL uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Bu gelişme, FAA (Federal Havacılık İdaresi) tarafından lisanslı iki kamu havalimanı arasında gerçekleştirilen ilk eVTOL uçuşu olma özelliğini taşıyor.

Aralarında yaklaşık 20 km bulunan iki havalimanı arasındaki uçuş, yaklaşık 12 dakika sür. Uçuş sırasında hava aracı, dikey kalkış yaptıktan sonra yatay (kanatlı) uçuş moduna geçti, FAA kontrolündeki hava sahasında diğer hava araçlarıyla senkronize olarak hareket etti ve Monterey Havalimanı’na dikey iniş gerçekleştirdi. Uçuşun bir bölümünde, bir yolcu uçağına yol vermek amacıyla beş dakikalık bir bekleme paterninde de seyretti.

Joby Aviation tarafından yapılan açıklamada, bu uçuşun şirketin ticari pazara hazırlık süreci açısından önemli bir kilometre taşı olduğu vurgulandı. Uçuş aynı zamanda, şirketin kendi üssü dışındaki bir noktada mobil test operasyonlarıyürütme ve yer destek hizmetlerini sağlama yetkinliğini de ortaya koydu.

Uzun süredir test ettikleri performansı, gerçek operasyon ortamında kanıtlama zamanı gelmişti diyen Joby CEO’su Didier Papadopoulos, uçuşun, eVTOL’ün daha geniş ulaşım ağına nasıl entegre olabileceğini gösterdiğini söyledi.

FAA’nın sertifikasyon sürecinde, eVTOL araçlarının birden fazla havalimanı arasında güvenli şekilde çalışabilirliğini göstermesi zorunlu. Bu uçuşla birlikte, Joby’nin hava aracı, ticari hava trafiği ile aynı hava sahasında güvenle hareket edebileceğini ve hava trafik kontrol protokollerine uyum sağlayabileceğini de ispatlamış oldu.

Joby Aviation bugüne kadar ürettiği hava araçları ile toplamda 40.000 milin üzerinde test uçuşu gerçekleştirdi. Şirket kısa süre önce, FAA tarafından gerçekleştirilecek Type Inspection Authorization (TIA) testleri için kullanacağı hava aracının montajına başladı. Bu sürecin ardından, 2026 yılında FAA pilotlarıyla yapılacak resmi uçuş testlerinin başlaması planlanıyor. Joby, gerekli sertifikasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından, ilk ticari hava taksi hizmetini Los Angeles ve New York City gibi büyük şehirlerde sunmayı hedefliyor.

AIRBUS ÇALIŞANLARINDAN GREV KARARI!

Avrupalı imalatçı Airbus’ın Birleşik Krallık’taki çalışanları, Eylül ayında, toplam 10 gün sürecek bir grev kararı aldı. Unite sendikası, 20 Ağustos 2025’te yaptığı açıklamada, uçak teknisyenleri ve mühendislerin üç haftalık bir dönem boyunca belirlenen günlerde iş bırakma eylemi gerçekleştireceğini duyurdu.

Grevin ilk etapta 2-3 Eylül ve 10-11 Eylül tarihlerinde yapılacağı belirtilirken, 15 Eylül’den itibarenki ilave grev günlerinin ilgili iş yerlerindeki vardiya düzenine göre şekilleneceği aktarıldı.

Unite sendikasının açıklamasına göre, grev kararı, üyelerin yüzde 90’ının desteğiyle alındı. Grevin merkezinde ise ücret artışı talepleri yer alıyor.

Unite Genel Sekreteri Sharon Graham, Airbus’ın milyarlarca sterlinlik kâr elde ettiğini ancak çalışanlarına adil bir ücret artışı sunmadığını savundu. Graham, “Airbus büyük kârlar elde ederken, çalışanlar sadece adil bir anlaşma talep ediyor. Bu bir ayrıcalık değil, bir hak meselesidir. Üyelerimizin bu mücadelesinde tam desteğimiz var,” dedi.

Grevin, Airbus’ın ticari ve askeri uçak programlarında kanat üretimini sekteye uğratması, teslimatlarda gecikmelere ve küresel tedarik zincirinde baskıya yol açması bekleniyor. Şirketin Broughton (Galler) ve Filton (Bristol yakınları) tesislerinde çalışan işçiler, A320, A330, A350 ve A400M gibi modellerin kanat üretimini gerçekleştiriyor.

Unite Ulusal Yetkilisi Rhys McCarthy, mevcut ücret teklifinin hem Airbus’ın kâr marjını hem de yaşam maliyetlerindeki artışı karşılamaktan uzak olduğunu belirtti. “Hâlâ müzakereye hazırız ancak üyelerimizin emeğinin karşılığını alamamasına göz yummayacağız. Eğer Airbus daha iyi bir teklif sunmazsa, Eylül ayında grevde olacağız,” dedi.

Sendika, Airbus’tan yeniden masaya oturmasını ve:

  • Enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artışı karşılayan,
  • Üyelerinin yüksek uzmanlık düzeyini yansıtan,
  • Şirketin zamanında ve kaliteli teslimatlar yapmasını sürdürebilmesini sağlayan
    bir ücret artışı teklif etmesini talep ediyor.

Airbus’tan henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

adbanner