Heart Aerospace ES-36’yı Tanıttı: 36 Yolcu, 1.200 Km Menzil

Heart Aerospace, bölgesel havacılık için geliştirdiği yeni 36 koltuklu hibrit-elektrikli ES-36’yı tanıttı. Daha önce planlanan ES-30’un yerini alacak uçak, yalnızca bataryalarla 200 kilometre, gaz türbinli jeneratörlerin devreye girdiği hibrit modda ise 1.200 kilometre menzil hedefliyor. İlk uçuşun 2028’in ikinci yarısında yapılması, FAA Part 25 sertifikasyonunun ardından 2031’de ticari hizmete girmesi planlanıyor. ABD’li JSX de 50 uçak için depozito destekli satın alma anlaşması imzaladı ve 50 uçak için daha satın alma hakkı aldı.

Elektrikli bölgesel uçak geliştiren Heart Aerospace, yıllardır üzerinde çalıştığı uçak tasarımında önemli bir değişikliğe giderek 36 koltuklu ES-36’yı tanıttı.

Yeni uçak, şirketin 2022’de duyurduğu 30 koltuklu ES-30’un geliştirilmiş basit bir varyantından daha fazlasını ifade ediyor. Heart Aerospace, ES-36’yı artık şirketin seri üretime ve sertifikasyona götürmeyi planladığı bölgesel yolcu uçağı olarak konumlandırıyor.

ES-36’nın tasarımında Heart’ın ağustos ayında ilk uçuşunu gerçekleştirdiği tam ölçekli X1 elektrikli demonstratöründen elde edilen veriler kullanıldı.

Heart Aerospace CTO’su Ben Stabler, X1’in tasarım, üretim, test ve uçuş programından çıkarılan sonuçların yeni uçağın daha fazla yolcu ve yük taşıyabilecek şekilde geliştirilmesinde etkili olduğunu belirtiyor.

Ortaya çıkan tasarım 36 yolcu kapasitesi, iki elektrik motoru, iki gaz türbinli jeneratör ve bataryalardan oluşan seri hibrit-elektrikli tahrik sistemi kullanıyor.

ES-30’un yerini ES-36 alıyor

Heart Aerospace’ın önceki üretim uçağı planı ES-30 üzerine kuruluydu. 30 yolcu taşıması planlanan ES-30’da dört nacelle ve dört pervane bulunuyordu. ES-36 ile şirket bu mimariyi önemli ölçüde sadeleştirdi.

Yeni tasarımda nacelle ve pervane sayısı dörtten ikiye düşürüldü. Her iki pervaneyi de 1,65 MW gücünde bir elektrik motoru döndürüyor. Her tahrik sisteminde ayrıca megawatt sınıfında bir turbogeneratör bulunuyor. Ticari olarak mevcut kompakt bir gaz türbini tarafından çalıştırılan jeneratör, uzun uçuşlarda elektrik üreterek bataryalara ve elektrik motoruna enerji sağlıyor.

Heart bu değişikliğin yalnızca aerodinamik avantaj sağlamadığını, bakım gerektiren tahrik sistemi bileşenlerinin sayısını da azalttığını belirtiyor. Şirketin hedefi, eski nesil bölgesel uçaklara kıyasla işletme maliyetlerini en az yüzde 40 azaltmak.

Bu oran henüz ticari operasyonda kanıtlanmış bir sonuç değil; Heart Aerospace’ın ES-36 için açıkladığı işletme maliyeti hedefi.

Altı koltuk daha eklendi, azami kalkış ağırlığı artırılmadı

Yeni tasarımın dikkat çeken taraflarından biri kapasite artışının uçağın planlanan azami kalkış ağırlığı veya batarya kapasitesi artırılmadan gerçekleştirilmesi.

ES-36, ES-30’a kıyasla altı ilave yolcu taşıyacak. Yük kapasitesi de 1.415 lb, yaklaşık 642 kilogram artırıldı. Heart’ın verilerine göre hem yolcu sayısında hem de faydalı yük kapasitesinde yaklaşık yüzde 20 artış sağlandı. Buna rağmen önceki tasarımdaki azami kalkış ağırlığı ve batarya kapasitesi korunuyor.

Heart bunu yeniden optimize edilen gövde ve tahrik sistemi mimarisiyle sağladığını belirtiyor. Kanat açıklığı da önceki tasarıma kıyasla yaklaşık 3,5 metre kısalarak 29 metreye indirildi.

Daha az tahrik bileşeni ve daha yüksek yolcu kapasitesi, havayolları açısından aynı uçuşta daha fazla gelir üretme potansiyeli anlamına geliyor. Bu özellik özellikle düşük yolcu hacmine sahip bölgesel hatlarda uçağın ekonomik performansı açısından kritik olacak.

200 kilometre tamamen elektrikli uçabilecek

ES-36’nın tahrik sisteminin merkezinde iki adet 1,65 MW elektrik motoru bulunuyor.

Her motor bir pervaneyi çalıştırıyor.

Uçak kısa mesafeli operasyonlarda yerde şarj edilen bataryalarını kullanarak tamamen elektrikli uçabilecek. Heart Aerospace bu konfigürasyonda 200 kilometre (125 mil) artı rezerv menzil hedefliyor.

Bu uçuş profilinde gaz türbinlerinin kullanılmasına gerek olmadığı için uçuş sırasında yakıt tüketilmiyor.

Buradaki ayrım önemli: ES-36 genel anlamda “yakıt kullanmayan uçak” değil.

Yaklaşık 200 kilometrelik tamamen elektrikli görevlerde yakıt tüketmeden çalışması hedeflenirken daha uzun uçuşlarda uçaktaki gaz türbinleri devreye girerek elektrik üretecek.

Bu nedenle ES-36 teknik olarak tamamen elektrikli değil, hibrit-elektrikli bölgesel uçak olarak geliştiriliyor.

Hibrit modda menzil 1.200 kilometreye çıkıyor

Uzun uçuşlarda ES-36’nın iki tahrik sistemindeki turbogeneratörler devreye giriyor.

Her turbogeneratör kendi kompakt gaz türbiniyle elektrik üretiyor. Üretilen enerji bataryalarla birlikte elektrik motorlarına aktarılıyor; pervaneleri doğrudan gaz türbinleri değil, elektrik motorları döndürmeye devam ediyor.

Bu mimari series-hybrid, yani seri hibrit sistem olarak tanımlanıyor.

Heart Aerospace, ES-36’nın bu konfigürasyonda 1.200 kilometre (745 mil) artı rezerv menzile ulaşmasını hedefliyor.

Böylece aynı uçak kısa rotalarda tamamen elektrikli çalışabilirken daha uzun bölgesel uçuşlarda gaz türbinli jeneratör desteğinden yararlanabilecek.

Sistemin havayollarına sunduğu temel esneklik de burada ortaya çıkıyor. Batarya teknolojisinin bugünkü enerji yoğunluğu 30’dan fazla yolcu taşıyan bir uçağın yüzlerce kilometrelik tüm operasyonlarını yalnızca bataryayla gerçekleştirmesini zorlaştırırken, hibrit mimari elektrikli tahrikin avantajlarını daha uzun menzile taşımayı hedefliyor.

X1’in ilk uçuşundan çıkan dersler ES-36’ya aktarıldı

Heart Aerospace’ın tasarım değişikliğinin arkasındaki en önemli programlardan biri X1 demonstratörü.

Tam ölçekli elektrikli demonstratör, 12 Ağustos 2026’da New York eyaletindeki Plattsburgh International Airport’tan ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

106 ft kanat açıklığına sahip X1, kalkışta 25 bin lb’nin üzerinde ağırlığa ulaştı. Heart Aerospace’a göre bu özellikleriyle bugüne kadar uçurulan en büyük batarya-elektrikli uçak oldu.

Pilotlu ilk test uçuşu 27 dakika sürdü. Uçak yerden yaklaşık 1.100 ft yüksekliğe çıktı ve tamamen elektrikli tahrik sistemi uçuş sırasında 1 MW’ın üzerinde güç sağladı.

X1 bir yolcu uçağı veya ES-36 prototipi olarak ticari hizmete girmeyecek. Görevi, Heart’ın elektrikli tahrik, aerodinamik, sistem entegrasyonu, üretim ve uçuş kontrolü konusunda gerçek uçuş verisi toplamasını sağlamaktı.

Şirket bu deneyimden elde ettiği sonuçların ES-36’nın iki motorlu daha sade mimarisine geçişte doğrudan kullanıldığını söylüyor.

JSX 50 uçak için anlaşma imzaladı

ES-36 daha ilk uçuşunu gerçekleştirmeden önemli bir ticari müşteri de kazandı.

ABD’li public charter operatörü JSX, 50 ES-36 için depozito destekli satın alma anlaşması imzaladı. Anlaşma ayrıca 50 uçak için satın alma hakkı içeriyor.

Potansiyel toplam böylece 100 uçağa ulaşıyor.

Bu anlaşma tamamen yeni bir müşteri ilişkisinden doğmadı. JSX, 2023’te Heart Aerospace ile 50 ES-30 ve 50 ilave uçak opsiyonu için bir niyet mektubu imzalamıştı.

Yeni anlaşmayla JSX’in ilgisi ES-30’dan onun yerini alan ES-36’ya taşınırken, önceki niyet mektubu da ilk 50 uçak için depozito destekli satın alma taahhüdüne dönüştürüldü.

JSX CEO’su Alex Wilcox, uçağın şirketin küçük ve yolcu açısından daha kolay erişilebilir havalimanlarından daha fazla direkt hat açmasına imkân sağlayabileceğini düşünüyor.

Heart ve JSX ayrıca kabin düzeni, şarj prosedürleri, uçuşlar arasındaki yerde kalma süresi, rota planlaması ve havalimanlarının gerekli altyapıya hazırlanması üzerinde birlikte çalışacak.

Küçük bölgesel havalimanları hedefleniyor

Heart Aerospace’ın ES-36 için öne çıkardığı kullanım modeli, büyük merkezler arasındaki yoğun hatlardan ziyade daha küçük bölgesel havalimanlarını birbirine bağlamak.

Elektrikli uçuşun potansiyel avantajlarından biri, özellikle kısa mesafelerde geleneksel bölgesel uçakların ekonomik olarak zorlandığı rotalarda daha düşük enerji ve bakım maliyetleri sunabilmesi.

JSX’in mevcut operasyon modeli bu açıdan Heart için uygun bir test alanı oluşturuyor.

Şirket Santa Monica, Westchester County, Naples ve Napa Valley gibi büyük havalimanlarına alternatif olabilen daha küçük noktalardan operasyon gerçekleştiriyor.

ES-36’nın vaat ettiği işletme ekonomisi gerçekleşirse düşük yolcu hacmi nedeniyle geçmişte kapatılan veya geleneksel bölgesel jetlerle ekonomik olmayan bazı direkt bağlantıların yeniden kurulması mümkün olabilir.

Ancak bunun gerçekleşmesi yalnızca uçağın menziline bağlı olmayacak. Elektrik altyapısı, hızlı şarj kapasitesi, bakım ağı, batarya ömrü, enerji maliyetleri ve havalimanlarının yeni uçak tipine hazırlanması da ticari modelin sonucunu belirleyecek.

İlk ES-36 şimdiden üretiliyor

Heart Aerospace henüz yalnızca bilgisayar ortamındaki bir uçaktan söz etmiyor.

Şirket, ilk pre-production ES-36’yı Los Angeles’taki pilot üretim tesisinde inşa etmeye başladığını açıkladı.

Takvim oldukça iddialı.

İlk uçuşun 2028’in ikinci yarısında gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Ardından uçak FAA’nın büyük yolcu uçakları için uygulanan Part 25 transport category sertifikasyon sürecinden geçecek.

Heart Aerospace’ın mevcut planı ES-36’yı 2031 yılında ticari hizmete sokmak.

Bu tarihler kesinleşmiş sertifikasyon veya teslimat tarihleri değil, şirketin mevcut program hedefleri. Yeni bir uçak tipinin özellikle yeni bir tahrik mimarisiyle sertifikasyonu teknik bulgulara ve FAA’nın değerlendirmelerine bağlı olarak değişebilir.

ES-36’nın önündeki asıl sınav da burada başlayacak. X1, büyük ölçekli batarya-elektrikli uçuşun gerçekleştirilebildiğini gösterdi; ES-36’nın ise bunu 36 yolcu taşıyabilen, sertifikalandırılabilir ve havayolları için ekonomik olarak sürdürülebilir bir ürüne dönüştürmesi gerekiyor.

Heart Aerospace’ın yeni tasarımla verdiği mesaj net: Şirket artık ES-30’u geliştirmeye devam etmek yerine, X1’den öğrendiklerini daha büyük kapasiteli fakat daha sade ES-36’da bir araya getirerek bu uçağı ticari hizmete taşımaya odaklanıyor.

adbanner